Bir kayıpla yeniden yaşama dönmekte zorlanan, Öfkeleriyle kendilerini yok eden, korkan, ayrılık acısını dibine kadar yaşayan yakınlarınız; hatta öfkeli çocuğunuz için okuyabileceğiniz bu rehberde Tülay Kök, herhangi bir nedenle acı ya da psikolojik olarak sıkıntı çeken sevdiklerinize destek olabilmeniz için ihtiyacınız olan herşeyi anlatıyor ve "Tıp fakültesine gitmeden ilk yardım bilgisi öğrenebileceğiniz gibi, psikoloji okumadan da birinin kalp acısını dindirebilirsiniz." Psikolog Tülay Kök, kendi hikayesinden yola çıkarak kanser ve kemoterapi sürecinde yaşadıklarını anlatıyor ve size yakınlarınıza psikolojik ilk yardımda bulunabilmeniz için bir rehber sunuyor.
3 saatte bitti. Neden bilmem kendime psikolojik ilk yardım uygulama amacıyla elime aldım bu kitabı. Okudukça da acı gerçekle yüzleştim. O da acı çeken birinin, yanında ona ilk yardım uygulayacak kişilere ihtiyacı olduğu. Kayıp, acı, kaygı, ya da hastalık; insanın kendi yarasına pansuman yapmasıyla geçmiyor. Kabul etmek ne kadar zor olsa da birinin elinizden tutmasına muhtaç kalıyorsunuz.
Acı çeken birine yaklaşırken her konuda temkinli davranmak gerekiyor. (act like ur walking on eggshells demek isterdim ama çeviremedim.) Ağzınızdan çıkan her sözü 2 belki daha fazla kez düşünüp söylemenizi, tüm benliğinizi verip bazen de fedakarlıklar yapmanızı gerektirecek kırılgan bir durum. Asıl zorlayıcı kısım ise ilk yardımı nasıl uygulayacağınızın insandan insana değişmesi, birinin derdini dinleyip 'çok üzülmüşsün, bunları yaşamayı hak etmiyordun' demeniz gerekirken diğer kişinin sadece yanında olduğunuzu hissettirmeniz gerekebiliyor. Anlayacağınız bu yolda ilerlemek iki taraf için de çok ağır. Benim iki pozisyonda da bulunduğum zamanlar oldu (hangimizin olmadı ki) ve birçok hatamı fark ettim, bazen söylememem gereken şeyleri ağzımdan kaçırıp karşımdakini rahatlatmaya çalışırken üzebiliyorum, veya nasıl yaklaşacağımı bilmediğimden susup onu istemeden yalnız bırakabiliyorum. Hatalı taraf olduğunu kabul etmek hakikaten zor, ama bazı şeylerin çözümü ancak o yoldan geçiyor. Benim için faydalı oldu. Altını çizdiğim birkaç not:
yoğun duygu durumu içindeki bir insan sorununu çözebilecek durumda değildir. ihtiyacı olan şey sakinleşmek, umut etmek ve mantıklı düşünebilir hale gelmektir.
Kitabın giriş kısmında psikolog Tülay hanım kitabı yazmaya bir cenazede karar verdiğini yazmış. Bir kısmını yazdıktan sonra ise bırakmış yazmayı. Taa ki kanser olduğunu öğrenene dek. O zaman kitabı bitirmesi gerektiğine karar vermiş. İyi ki de bitirmiş. Biz de okumuşuz.
Tam da kitabın da adında yazdığı gibi, "Acıya, Üzüntüye ve Kaygıya Omuz Verme Kılavuzu" olmuş bu kitap. Bazen karşımızdaki insana yardım etmek isteriz ama elimizden ne gelir, ne demeliyiz, ne yapmalıyız hiçbir fikrimiz yoktur. İyilik yapmak isterken karşımızdaki insanı sinirlendirebiliriz, iletişimimiz tamamen kopabilir bile. Hatta bu durumda da sinirleniriz, insanların iyilikten anlamadıklarından dem vururuz. İşte tam da bu durum için yazılmış bu kitap.
Kitapta, sizden, ailenizden, arkadaşlarınızdan, çevrenizden mutlaka birilerini göreceksiniz.
Oxumağınızı şiddətlə tövsiyə edəcəyim bir kitabdır.
Kitabdan həyat dərsi🪴: 🕊”Kuralları ve sınırları belirsiz ilişkiler kurduğumuzda ne yaparsak yapalım suçlu duruma düşmekten kurtulamayız.”
🕊"Bir ilişkide benliğimize sahip çıkmanın ve benliğimizi açık ve net bir şekilde ortaya koyabilmenin yolu ilk önce kendimizle ilgilenmekten geçer. Bu da dış dünyada daha fazla şeye sahip olarak değil, iç dünyamızda her şeyi yerli yerine koyarak olabilir."
_____________________________
🌟Tülay Kök, 1976-cı ildə İzmirdə anadan olub. 1997-ci il Ege Universitetinin “Psixologiya” ixtisası məzunudur.
Son zamanlarda youtube üzerinden sıkça videolarını izlediğim çok sevgili Tülay Kök'ün bir de kitaplarını okuyayım dedim ve ilk olarak bu kitabını sipariş ettim. Yaklaşık 140 sayfalık ince bir kitap. Uzun zamandır okuma temposunu kaybetmiş bir okur olarak 3 günde bitirdim. Dili aynı videolarında olduğu gibi samimi ve yalın. Psikolojik terimlerle sizi sıkan bir dil yok. Günlük hayat örnekleri ile kavramları anlamamıza yardımca olmuş yazar sık sık. Kitabın büyük bölümü "hasta ve hasta yakınlarına verilmesi gereken doğru destek nasıl olur?" üzerinden ilerliyor. Sonraki bölümlerde ise yas sürecinde olan, öfkeli, korkmuş kişilere nasıl psikolojik ilk yardım uygulanırın cevabı verilmeye çalışılmış. Genel olarak hep çevremdeki insanların derdini dinlediysem buna bir çözüm de bulmalıyım kafasında ola ben için bazı kısımlar tokat gibi oldu. :) Ama psikolojik ilk yardımın özü akut dönem geçene kadar ihtiyacı olan kişinin yanında olmak ve ona bu dönemi atlatabilmek için ihtiyacı olan gücün içinde olduğunu hatırlatmakmış. Bundan sonrası için kendime sık sık hatırlatacağım bunu. Araya başka kitaplar aldıktan sonra yazarın diğer kitabını da edinmek planlarım arasında. Son bir alıntıyla yorumumu bitireyim.
"Yaşama gücünüzü çektiğiniz acılardan alırsanız, yani kendinizi yaşadığınız ve dayandığınız acılar kadar güçlü görürseniz hem kimseye faydanız olmaz hem de kendinizi güçlü hissetmek için hayatınızda sürekli acı yaratırsınız."
Yakın akrabamın kanser süresinde ona nasıl davranmam gerektiği konusunda çok yardımcı bir kitap oldu. Bu kitabı bana bir arkadaşım önerdi. Baktı ki sürekli kahroluyorum ve al bunu oku da kendine gel demişti.
Üzerinden zaman geçti ve buraya yeni ekliyorum.
Kanserli bir hastaya, düşük yapmış bir kadına, yakın akrabasını yitirmiş birine;
''Sen bunu atlatırsın demek yerine, seninleyim demek ve sadece orada durmak gerektiğini salık veren bir kitap.
Çünkü onların en son duymak istediği şey.. Bu hastalığı veya yas sürecini atlatmak için gereken güçle ilgili sözcükler. Lütfen moral vermeye çalışmayın. Orada olmanız yeterli.
Bu kitabın yazarı bu hastalığı kendisi de yaşadığı için konuyla ilgili her aşama da edilen klişe sözleri o kadar iyi biliyor ki.. Kitabı okudukça kendimdeki hatalı yaklaşımları görmüş ve biraz olsun düzeltmiş oldum.
Yazarın YouTube videolarını da sıklıkla takip ediyorum o yüzden midir bilmem çok kolay okudum ve kısa sürede bitti. Hayatta sıkıntı yaşadığım konulardan biridir dertli acılı birine yardım etmek. Aslında ne yapacağımı bilmediğim için bu ana kadar hep sakince dinlerdim ve tavsiye veremediğim için de üzülürdüm. Meğer buymuş ilk yardım şimdi daha iyi anladım neden insanların bana bir şeyler anlattığını :) öfkeyle ilgili kısım dikkatimi daha çok çekti çünkü gerçekten çok zor bir durum Yani genel olarak güzel bir kitaptı psikolojiyle ilgilenmeye yeni başladıysanız bile okuyabilirsiniz.
Tülay hanımın youtube takipçisi olarak kitaptaki şeylere oldukça aşinaydım zaten adı üzerinde ilk yardım, yani herkes için temel bir kitap. Detaylandırılmış bilgiler tabiki içermiyor. Öyle bir beklentim de yoktu zaten bu kitaptan ismi gereği.Sayfa sayısı sebebiyle hızlıca bitti. Kesinlikle farkındalığımı daha da arttıracak bi kaç şeye değinilmişti ama onun dışında eğer yazarın takipçisiyseniz ve yeni şeyler ögrenmek istiyorsanız hedeflerinizi değiştirmenizi öneririm. İlk defa tanışıyorsanız o zaman bu kitap size bakış açınızı genişletecek basit bir kaç ipuçlarıyla oldukça yardımcı olacaktır.
Yazarı severim, lakin bu kitabını sevemedim, çoğunu bildiğim şeyleri anlatmış. Ancak, psikolojiye ilk giriş veya alanda sıfır literatür bilgisine sahip olanlara çok şey katacaktır ona şüphe yok..
Psikolojik İlk Yardım, Tülay Kök'ün okuduğum ilk kitabı. Kendisini severek takip ediyorum ve videolarından faydalanıyorum. Kitap yazarın kendi deneyimlerinden başlayarak, gözlemlediğim ve şahit olduğu diğer ilk yardım gerektirebilecek duygular için bir kılavuz niteliğinde. Herkes okusun ve anlayabilsin diye sade bir dille yazılmış, akıcı, 1 ya da 2 gün içerisinde okunabilecek bir kitap. Özellikle yas ve ölüm gibi konularla ilgileniyorsanız kitaplığınıza bu kitabı dahil edebilirsiniz.
Kapakta yazan isim ''Psikolojik ilk yardım'' olmasından dolayı kitap içeriği beklentim daha farklıydı. Subjektif bir yaklaşım ve dille yazılmış, ancak 1 gün içinde bitirebileceğiniz kolay okunabilen bir kitap.