Öncelikle bu kitap alanında çalışan kişilere yönelik yazılmış. Psikonet yayınevinden diğer okuduğum kitaplar gibi olmasını beklerken içeriğin daha profesyonel olduğunu gördüm. Daha çok hasta örneği olmasını isterdim. Dört hasta üzerinden açıklamalar yapıyor. Şizofreni hakkında bilgilendirici.
İkinci olarak kitabın çevirisi ciddi anlamda problemli. Çeviri aksıyor, alana özel Türkçe terimlerin kullanımında sıkıntı var, Türkçe’nin kullanımında sıkıntı var, yazım ve imla hatası kaynıyor. Bu şekilde nasıl basılmış anlayamadım. Kelime kelime bir çeviri yapılmış, kullanılan kelimeler de düşünceleri aktaramıyor. Yayınevinden daha önce okuduğum kitaplar böyle değildi. Dört kişi çevirmiş. 2019 Haziran’ında basılmış. Bir son okuma yapılmamış mı acaba?
1 Şizofreni Nedir?
2 Şizofrenide Etkili Tedaviler İçin Kanıt
3 Erken Müdahale
4 Terapötik İlişki
5 Değerlendirme
6 Bireyselleştirilmiş Vaka Formülasyonu ve Tedavi Planlaması
7 Hastayı Tedaviye Yönlendirmek
8 Psikoeğitim ve Normalleştirme
9 Vaka Formülasyonu ve Sanrılara Müdahale
10 Vaka Formülasyonu ve Varsanılara Müdahale
11 Düşünce Müdahalesi, Edilgenlik Fenomeni ve Biçimsel Düşünce Bozukluğu
12 Negatif Semptomlar
13 Komorbid Durumlar
14 Nüks Önleme ve Tedaviyi Sonlandırma
15 Terapideki Zorluklar
“”Böyle bir semptomu bilişsel davranışı modeller kullanarak nasıl kavramsallaştırabilirim ve bu kavramsallaştırma hangi müdahaleleri önerir?”” (10)
“Psikozda psikolojik hiçlik artık terapötik iyimserlikle yer değiştirmektedir.” (15)
“… içgörü eksikliği …” (19)
“Bu hassasiyetlerin biyolojik kökenleri (örn. genetik yatkınlık) olabilir, bu hassasiyetler doğuştan gelen psikolojik özellikler olabilir veya rahim içi, erken gelişim sırasındaki sosyal koşullar nedeniyle ortaya çıkabilir.” (23)
“İnsanlarla kullandığımız dili müzakere etmek iletişimi, bağlılığı ve paylaşılan anlayışı geliştirebilir.” (50)
“Bu kitapta her ne kadar yanlış olsalar da veya her ne kadar tuhaf görünseler de, güçlü inançların değişmesi gerektiğini varsaymıyoruz. Ancak anlaşılmaları ve sonuçlarının araştırılması gerekmektedir.” (52)
“… çok sayıda insanın kullandığı sözcükleri ve başkalarından türetilen kelimeleri farklı anlamlarda kullanabilmektedir. Ya sıradışı dil bilgisi kurallarına bağlı olarak ya da parçalardan oluşan birleşik kelimeler veya her zaman kullanılan bütün kelimeler olarak.” (59)
“… yüksek düzeyde dışavurumunun, eleştirinin ve aşırı korumayı değiştirmenin etkinliğini gösterdiler …” (69)
“Erken müdahale kişinin sosyal durumu (örn. iş kaybı, aile ve arkadaşlarla ilgili ilişkilerde sorun) ve benlik saygısı konusunda zarar görmesini azaltmaktadır.” (83)
“Şizofreni, bazı uzmanlar da dahil olmak üzere; saldırganlık, erişilemezlik ve sürekli bozulma görüntüleri ile orantısız bir şekilde ilişkili olan birçok kişi için ürkütücü bir hastalıktır. Bu, kitle iletişim araçları tarafından güçlü bir şekilde pekiştirilir ve bu nedenle sizi etkileyecek olması muhtemeldir.” (94)
“İlk olarak, Freud’un iddiasına göre, şizofreni hastaları ile ilişki kurmak mümkün değildir. İkinci olarak terapistler, hastanın psikozunun psikolojik olarak onunla çalışmayı deneyen herkesi etkili bir şekilde içine alabileceğine inanabilir.” (94-95)
“Kişi savaşın kesildiğine dair belirsizliği tartışıyor olabilir - kitle iletişim araçlarının Irak, Orta Doğu’daki çatışmalarla ve diğer yerlerde 7/24 saat meşgul olduğu düşünülürse, bu tamamen gerçekçi olmayan bir değerlendirme değildir.” (105)
“Bilişsel terapinin doğasında insanların inançlarının işbirlikçi ve yargısız şekilde araştırılması yer almaktadır.” (108)
“Molly Bloom’un James Joyce Ulysses’teki monologu otomatik düşüncelerin en iyi edebi örneğidir.” (178)
“Düşünceler eylemler değildir. Ancak (kişi isterse veya izin verirse) onlara yol açabilirler.” (179)
“”Ancak, insanların -en ünlü medyumlar test edildiğinde bile- bir başkasının düşünce zincirini okuyabileceklerine dair hiçbir kanıt görülmemiştir.” (241)
“Bazen düşünce bozukluğu ile ilgili büyüklenmeci bir hava olabilir: “Ben eşsizim ve eşsiz bir tarzda konuşuyorum.” Aslında bu, aşırı zekâ göstergesidir. “Beni anlayıp anlayamayacağınızı zamanla göreceğiz.”” (248)