On retrouve ici la curiosité inlassable de l'auteur des Études newtoniennes, qui nous livre une histoire de la pensée philosophique de Zénon à Martin Heidegger, de Spinoza à Condorcet et à Louis de Bonald. L'auteur aborde à la fois les questions sur le vide et l'espace infini au XIVᵉ siècle, celle sur le temps d'après la Logique d'Iéna, dont la doctrine inspirera la phénoménologie de Husserl, de Heidegger et de Sartre, et d'autres sur la langue et la terminologie hégéliennes.
Aleksandr Vladimirović Kojre, published as Alexandre Koyré was a philosopher and historian of science. He contributed to the development of the history of science in France and to its diffusion in the United States after the Second World War.
In the 1930's, Koyré began the research that made him one of the most eminent historians of twentieth century scientific thought, the first phase of which ended before the Second World War with the publication of the three volumes of Galilean Studies. Koiré became one of the protagonists of French historical epistemology, a new discipline that claimed to study the history of scientific thought as such and as a whole.
Alexandre Koyre'nin bilim tarihi hakkindaki 11 yazisini iceriyor. Bazi yazilari, baska birinin yazdigi bir metne cevap olarak yazildigi icin konuyu takip etmekte zorlaniyorsunuz. "Bay XX'in dusuncelerine katilmiyorum..." gibi sozler Bay XX'in yazisi hakkinda hicbir fikriniz olmadigi icin konudan kopmaniza yol aciyor. Kitapta cok az bilimsel bilgi var, bilim tarihine yogunlasmis. Ama bilim tarihi hakkinda derin bilgisi olmayan birine cok agir gelecektir. Bir bilim tarihcisinin nelerle ugrastigini ve yontemlerini gormek hosa gidebilir.
Alexander Koyre, Bilim Tarihi - Bilimsel Yöntem alanında çığır açan bu kitabında Ortaçağ’dan Modern döneme (17.yüzyıl) bilim anlayışını, bilimsel yöntemin gelişimini inceliyor.
Koyre’nin incelemesinde bilim tarihinde en önemli kırılma “ BİLİMSEL KURAM” ın gelişmesi ile yaşanıyor.
KURAM; Olguları açıklamak, gözlenebilir verilere ilişkin birleştirici, açıklayıcı bir yöntem geliştirilmesidir . Bu’da doğanın, evrenin bilimsel olarak incelenip anlaşılmasını sağlamıştır. Bu Babilliler’in bilmediği, ilk olarak Yunanlıların keşfettiği yöntemdir.
Sadece deneycilik insanlığı hiçbir yere götürmez. Modern bilim, görünüşte erişilmez ve boş deneycilikten öte, kuramsal gelişimi sayesinde ilerleyebilmiştir. 20. yüzyıl bilimsel devrimleri deney verilerini birbirine bağlamaktan çok, bu verilerin ardındaki gerçekliğe ilişkin kuramsal bir anlayışın gelişmesi sayesinde olmuştur. Galileo ile başlayan doğru bilimsel yöntem, aklın yalın deneye üstünlüğü, yani deneysel birikimin, matematiksel kuram ile birleştirilmesi sayesinde oluşmuştur. Doğaya sorulacak doğru soruları bulmak ve doğanın yanıtlarını yorumlamak için matematiksel (geometrik) dili kullanan, kesinlik evreninin yerine, ölçmeye dayalı, yaklaşıklığı koyan bilimsel yöntem ilerlemeyi sağlamıştır.
Yani sonuç olarak; 17. yüzyılda geliştirilen bilimsel yöntem, kuram sayesinde gözlenmiş olguları birbirine bağlayarak, yaşam üzerine bilgimizin geliştirilmesi üzerine kurulmuştu. Modern bilim başarısını bu tümevarımsal, kuramsal, deneysel süreçlerin geliştirilmesine borçludur.
Gününüzde de bilimsel metodolojinin en önemli sorunları kuramlarla olguların ilişkileri hakkındadır. İnsanlığın geliştirdiği, bilimsel gelişmeyi sağlayan tek yöntem kuram oluşturarak, deneme yanılma yöntemini uygulamak ve kuramı geliştirmektir.
Bilime merakınız varsa, hayata bilim çerçevesinden bakabiliyorsanız mutlaka okumanızı tavsiye ederim.
Este libro esta formado por una colección de artículos (algunos complicados por su especificidad temática y otros complicados por la novedad de sus ideas). Esta colección de artículos, cronológica y temáticamente estructurada, además de ser una estupenda forma de conocer el pensamiento de este gran historiador de las ideas (o como el mismo acepta con agrado: historiador "idealista"), nos permite captar la evolución de su pensamiento a lo largo de los años (de 1951 a 1961). Evolución que no es mostrada en una actitud monotemática sino muy al contrario, no tan evidente por ser expresada en el estudio de variados y distintos autores (Aristóteles, Platón, Leonardo Da Vinci,, Niccolo Tartaglia, Juan Bautista Benedetti, Galileo, Gassendi, Bonaventura Cavalieri, Pascal) y temas (el pensamiento moderno, la filósofa de la Edad Media, la cosmología científica, la revolución científica del siglo XVII, la leyenda del experimento de Pisa, de los experimentos mentales, la actitud estética, la historia de la ciencias y un largo etcétera).