Tarihli Sanat adlı web sayfası ve aanatın tarihi (@sanatntarihi) rumuzuyla yaptığı paylaşımlardan tanıdığımız Celil Sadık, bugüne dek sosyal medya çağının tüm nimetlerinden faydalanarak yüz binlerce takipçisini zamanda yolculuğa çıkardı. Bu kitaptaysa uygarlığı biçimlendiren sanatçılar ve eserlerinin öykülerini, olabilecek en romansı ve yalın dille anlatıp bir gizem avına dönüştürüyor. Üstelik Leonardo, Michelangelo, Caravaggio ve Bernini üzerinde durduğu bu ilk cilt, sadece bir başlangıç!
Uygarlık tarihinin ikonik isimleri üzerinden yaptığımız bu okumada sanatçıların hayatından en az bilinenleri öğrenmekle kalmıyor, eserlerinde saklı sırları da birer birer deşifre ediyoruz.
Polisiye kurgunun matematiğiyle sanat tarihinin gizemlerini buluşturan bu yeni evrene hoş geldiniz!
Günümüzde sanat tarihi ile ilgilenenlerin meraklı insanlar olduğunu düşünüyorum. Hayatın özüne varmak; geçmiş ve geleceği bir araya getirip ikisini birden okumak ve çağımızın olanca hızına rağmen yavaşlayıp küçük bir nefes almak isteyen insanlar…
Celil Sadık, Instagram'daki @sanatntarihi hesabıyla tanıdığım genç bir sanat tarihçisi. Kitabının çıkacağını duyduğumda da cidden çok heyecanlanmıştım çünkü sanat tarihi benim çok merak ettiğim bir konu fakat nereden başlayacağımı hiç bilemiyorum ve bulduğum kitaplar da hep oldukça akademik dille yazılmış eserler olduğu için zorlanıyorum. Daha doğrusu zorlanıyor-dum.
Uygarlığın Ayak İzleri 4 büyük sanatçıyı (Da Vinci, Michelangelo, Caravaggio ve Bernini) detaylı olarak inceleyerek Rönesans ve Barok dönemi anlatmayı amaçlamış. Bence çok da iyi olmuş çünkü bu dönemlerin belirgin özelliklerini en iyi temsil eden en çok iz bırakan sanatçıları anlatmak tüm dönemin tüm sanatçılarının ismini tren gibi dizmekten çok daha büyük bir etki bıraktı bende.
Yazarın bu kitaba bir devam kitabı yazacağını da biliyorum ve heyecanla devamını bekliyorum.
FAKAT!
Burada dev bir fakatı ve olabildiğince teessüflerimi Epsilon Yayınevi'ne göndermek istiyorum. Kitabın baskısı, renkleri ve sayfa dokusu çok iyi, bravo, teşekkürler, bunu inkar etmem. Hadi yazım yanlışlarını, noktalama hatalarını, isimlerin farklı yerlerde farklı farklı yazılmalarını da göz ardı ettik diyelim (ki hiç edilesi değil aslında). Ama tabloları gerçek boyutlarında basmamak (yani görsellerin tablonun tamamını değil belli bir bölümünü göstermesi), yanlış tabloyu yanlış isimle basmak (bkz Sistine Şapeli freskleri bölümü) ve bazılarını listede olmasına rağmen görsellere hiç koymamak affedilir şeyler değil.
Celil Bey tabloyu büyük bir iştahla anlatıyor, diyor ki resmin tam merkezindeki koçların kurban edilmesi sahnesi, altındaki görsele bakıyorsunuz ne koç var ne bir şey?! Celil Bey diyor ki, arka plandaki kırmızı perde esere boyut katmak içindir, görselin arka planı yok? Celil Bey diyor ki, İsa'nın üzerine vuran ışık kutsallığını simgeler, İsa'nın yüzü bile görünmüyor görselde!
Bunlar gerçekten yapılacak hatalar değil. Görselleri sayfa düzenine sığdırmak için kafanıza göre kestiyseniz de bir zahmet dipnot, ön not, bir şey ekleyin, biz de açıp internetten rahat rahat bakalım.
Yayınevinin bu saçmalıkları yüzünden yazarın puanını kırmak hiç içimden gelmedi o yüzden kitaba 5 yıldız verdim ama konu bu kadar ilgimi çeken bir konu olmasaydı, kitabın bu hatalar yüzünden 3 yıldızdan fazlasını alası hiç yoktu.
Böyle işte. Instagram'da @sanatntarihi'ni takibe almayı unutmayın.
Uygarlığın Ayak İzleri dört muhteşem sanatçının nasıl ünlendiklerini, en önemli eserlerini hangi koşullarda ortaya koyduklarını, hayatlarının eserlerine nasıl yansıdığını mümkün olan en sade dil ile bize anlatıyor.
Celil Sadık okuyucuyu zorlamayan, ders kitabı niteliğinde olmayan hatta sanat tarihi ile ilgili bir şeyler okumamış okuyucular için bile başlangıç olabilecek bir dille yazmış kitabını. Bu da kitabı bir çırpıda ve merakla okumanıza yardımcı oluyor haliyle.
Peki kim bu dört muhteşem sanatçı ? Leonardo da Vinci, Michelangelo, Caravaggio ve Bernini. Hepsi birbirinden harika bu dört sanatçının en ünlü eserlerine göz atarken bunları çok genç yaşlarda yapmış olmaları beni en çok şaşırtan şey oldu diyebilirim.
Benim çok keyifle ve merakla okuduğum bir kitap oldu Uygarlığın Ayak İzleri. Serinin devam kitaplarını da merakla okumayı bekliyorum.
Rönesans dönemine özel bir ilgim olduğundan aldım okudum. Okuyacaklara uyarım şu yönde olacak; kitap tam anlamıyla rönesansı anlatmıyor. Sadece yazarın seçtiği 4 artistin hayatları ve bilinen bazı eserleri anlatılıyor. Ayrıca Da Vinci’ye 30 sayfa ayrılıp Caravaggio’ya 57 sayfa ayrılması beni biraz hayal kırıklığına uğrattı. Yazarda belli bir Caravaggio hayranlığı var. Yaprak kalitesi güzel ancak diğer yorumlarda bahsedilen eserlerin kitaba yanlış açılarla basılması kısmı tamamen doğru. Güzel bilgiler var tabii ama rönesans için okunacak bir kitap mıdır emin olamadım. Ben bu konu hakkında tüm Türkçe yazarların kitaplarını okuduğum için bunu da okumuş bulundum. Tavsiye eder miyim? Etmem.
2020 yılının başlangıcında bu kitapla karşılaşmak çok güzel oldu benim için, okurken muazzam keyif aldım.
Ancak ne yazık ki yayınevinin eserlerin basımında gerekli özeni göstermediğini düşünüyorum; çünkü yazıda anlatılan çoğu detayın eserde olmayışı üzerine Google’a bakınca eserlerin bazılarının yerlerinin ve görüntülerinin kaydığını görüyorsunuz. Umarım diğer baskılarda bu hata düzeltilir, Epsilon’a yakışmadı.
Kitap, Da Vinci, Michelangelo, Caravaggio ve Bernini’yi anlamak adına son derece faydalı olduğu gibi Rönesansın doğuşuna bu sanatçılar ile şahitlik edip Barok dönemi ile büyüleniyorsunuz. Dönemler üzerine detaylı okumalar yapmadan önce sade ve keyifli bir anlatıma sahip bu kitabı sanat tarihine ilgisi olan herkese tavsiye ederim. Ayrıca baskı kalitesi gerçekten çok güzel, görsel anlamda fazlasıyla tatmin edici.
İtalya'da geçirdiğim aylarda yanımda olmadığına üzüldüğüm bir kitap. Sanat Tarihi konusuna ilgili olsam da çok geniş bir bilgiye sahip olduğumu söyleyemem. Kitapta yer alan 4 büyük sanatçı hakkında bilgi edinmek adına iyi bir başlangıç oldu. Yapılan yazım hataları umarım sonraki basımlarda düzeltilmiştir. Ayrıca bahsedilen eserlerin günümüzde nerede sergilendiğinin not düşülmesini çok iyi olacaktır.
Ortalama bir kitap... özellikle da vinci kısmı da cok eksik bilgi var. Sanki magazinsel tutarak daha cok okunur düşüncesiyle kaleme alınmış gibi.. ama sanat tarihine çok ta derinden bakmak istemeyenler için gayet yeterli. Yüzeysel olduğu arkadaki kaynakcadaki az kitaptan da belli
Okuyucuyu yormadan, kısa ve öz bilgiler veren güzel bir çalışma olmuş. Sosyal medya paylaşımları gibi güzel bir akışa sahip. Devam kitapları da güzel olacaktır diye düşünüyorum.
Uygarlığın Ayak İzleri serisinde şimdilik üç kitap bulunuyor. Şimdilik, diyorum çünkü, yazarın bu seriye devam etmesini hem umuyor hem bekliyorum. Rönesans'tan Barok Döneme Sanat Dehaları cildinde yazar, Leonardo da Vinci, Michelangelo, Caravaggio ve Bernini'nin ünlü eserlerini sanatçıların yaşam öyküleri ile harmanlayarak anlatmış. ▪️ Kitap, Rönesans'ın doğuşu ile kısa bir bilgiden sonra dönemin özelliklerini sanatçıların eserleri ile birlikte anlatıyor. @cellsadk Celil Sadık, son derece yalın bir dil kullanarak sanat tarihine meraklı herkesin anlayabileceği bir eser ortaya çıkartmış. Dolayısı ile, sanat kitapları okumaya yeni başlayanlar için de çok uygun ve anlaşılır bir kitap ortaya çıkmış. ▪️ Rönesans ve Barok sanatının ünlü sanatçılarını ve eserlerini okurken zaman zaman kitapla yetinmeyip Google'dan da yardım aldım. Özellikle tabloların tamamını görmek için internetten yardım almak açıkçası kitabı daha keyifli hale getirdi. ▪️ Kitabı @kfenomeni ve @universethathp ile birlikte okuduk. Her aya bir kitap olarak, seriyi tamamlayacağız. Biz okurken çok keyif aldık, yazarın eserleri anlatırken ara ara kendi fikirlerinden de bahsetmesi hoşuma gitti. Sanat kitabı okumayı sevenlere tavsiye ederim.
Rönesans ve barok dönemi, o dönemde büyük rol oynamış dört sanatçının eserleri üzerinden gidlerek bizlere tanıtılmış. Her biri hakkında daha önceden okumalarda bulunmuştum, bu yüzden déjà vue yaşadım ama beni çok rahatsız etmedi. Yeni bilgiler de edindim elbet. Kitabın baskısı, boyutu çok güzel fakat keşke daha fazla görsel eklenilseydi. İlerde tekrar okuyacağım bir eser.
Daha önceden internette yazdığı yazılarla tanıdığım yazarın ilk kitabı, beni fazlasıyla mutlu etti. Açıkçası yeni başlayanlar için güzel bir sanat tarihi giriş kitabı olmuş. Daha çok sanatçı ve eserini anlatabilirdi ama bu haliyle de yeterli olduğunu düşünüyorum.
bu kitabı okuduğum için mutluyum. eserler ve sanatçılar hakkında daha derin bilgiler verip aynı zamanda okuyucuyu da sıkmayan bir yapısı var. sanat tarihine ilgi duyanlar için güzel bir başlangıç kitabı olabilir.
Celil Sadık serinin ilk kitabında Sanat tarihinin önemli sembol isimleri ve eserlerine yer veriyor. Yazım olarak basit ve akıcı bir dil kullanmış. Tarihin önemli yapıtları için kısa bir özet niteliğinde bir kitap olmuş. Serinin diğer kitaplarını bekliyorum.
Anlatım dili yalın ve zengin, sanat tarihi ilgilileri için okuması zevkli bir kitap. Yayınevinin özensizliği çok dikkat çekici, fotoğrafların düzeni çok anlamsız oluşturulmuş.
Çok güzel bir başlangıç kitabı. Yalin Alpay yapitsokumu bitirdikten sonra başlayan sanat tarihi merakım için güzel başlangıç oldu yazarı hem Twitter hem de instagram da takip ediyordum kitap beni tatmin etti. Da vinci,Michelangelo, caravaggio ve bernini ile yalın bir yolculuğa çıktım bu kitap ile. Sanat tarihi okuması yapmak isteyenler için kesinlikle okumaları gereken bir başlangıç kitabı tavsiye ederim.
Basit bir dille rönesans ve barok sanatının üzerinden geçilmiş. Ben beğendim, gayet bilgilendirici. Çok detay olmaması da okuyucuyu zaten bilgi aktaran bir kitap olarak sıkmaması adına önemli. Kitapta bazı typolar vardı, bunlara bence dikkat edilmeli çünkü Celil beye ve bu yayınevine yakışmamış :)
kitap rönesans dönemi'nden barok dönemi'ne kadarki süreçte iki dönemden ikişer ismi mercek altına alarak bizlere bahsi geçen dönemlerin resim ve heykel sanatı anlayışı hakkında bilgiler veriyor. sırasıyla leonardo da vinci, michelangelo buonarotti, michelangelo merisi da caravaggio ve lorenzo bernini'den bahsederken ise gözden kaçılmayacak bir şekilde caravaggio ve michelangelo buonarotti'ye daha geniş yer verilmiş. özellikle bernini bölümü çok yüzeysel kalmış diğer sanatçılara bakıldığında bundan ötürü caravaggio ya da michelangelo'ya verilen ağırlığı bilip almak lazım kitabı.
sanat tarihi kitabı deyince elbette içeriğin görsellerle desteklenmesi beklenen bir şey ancak bu kitapta resimler biraz tuhaf yerleştirilmiş gibi geldi. bir eseri incelerken bahsi geçen ayrıntıdan ziyade o ayrıntı çok da lüzumu olmayan başka detaylara yer verilmişti. bunu bir kenara bırakırsak dediğim gibi kitapta caravaggio'ya belli bir ağırlık verilmiş ve tanımıyorsanız bile arama motoruna yazdığınız takdirde resimlerinde siyah fonun ağırlıkta olduğunu görebilirsiniz. böyle bir sanatçıdan bahsedilirken sayfa kağıdının kuşe kağıdı değil de böyle bir kağıt seçilmesi, geçtiğimiz seneler içinde popüler gruplardan birinin karanlık tema ağırlıklı fotoğraf çekimlerine rağmen şirketin "geri dönüşüm" için posterleri saman kağıdı şeklinde çıkarmaları sonucu albümü alanların hayal kırıklığı içinde fotoğraftakileri kişileri seçmeye çalışmalarıyla sonuçlanması gibi bir şey yaşatabiliyor. karanlık resimler olmasaydı dürüst olmak gerekirse sayfa dokusu aslında normal bir kitap için oldukça hoş, yine de eldeki konuya göre malzeme tercihi yapmak gerekir bana kalırsa.
Kitapta Da Vinci, Michelangelo, Caravaggio ve Bernini’nin hayat hikayeleri ve en ünlü eserleri anlatılıyor. Benim hissettiğim Michelangelo ve Caravaggio’nun üzerinde uzun durulmuş fakat diğer iki değerli sanatçı hızlıca geçilmiş gibiydi. Sanki yazar kendi okuduğu kitapların bir özetini çıkarmış bize ve favorilerinden de uzun uzun bahsetmiş gibi :) Da vinci ve Michelangelo’nun hikayelerinin sonunda kronolojik sıralama vardı fakat diğer 2 sanatçıda yoktu. Bu da kitabın bütünlüğünü bozuyordu. Ya hepsine konmalıydı ya da hiç konmamalıydı. Bunların dışında, kitap kolay okunacak sade bir dille yazılmış. Okurken keyif alıyorsunuz ve anlattığı eserleri görsellerle desteklemesi çok iyi olmuş. Hızlıca okunabilen sizi yormayacak bir kitap.
Sanat ve daha çok Rönesans ve Barok Dönem adına ne kadar okuma yaparsam yapayım, bilmediğim küçük bir bilgi kırıntısı olabilir merakıyla her gördüğüm kitabı alıp kütüphaneme ekliyorum.. Celil Sadık'ın kitabı ise beni iyi tanıyan bir arkadaşımın hediyesi.. O hediye etmese ne zaman elime geçerdi kim bilir? Öyle güzel, öyle duru ve anlaşılır bir ifade şekli var ki; sanat okuması yapmak isteyen ama nereden başlayacağını kestiremeyen herkese öneririm.. Ayrıca kitabın dili yanında özelikle Leonardo ve Michelangelo için yaptığı kronoloji sayfaları da alkışlık diye düşünüyorum..
Sanat Tarihi'ni seven biri olarak bu kitap, kesinlikle sonsuza dek sürmesini istediğim kitaplardan. Akıcı bir uslûpla anlatılmış ve bu özelliği ile de kitabı sayılı kitaplardan birisi arasına sokuyor. Bu kitabı aldığımda bu derecede bir beklentim yoktu; fakat beklentimin de ötesinde tatmin edici ve aklımdaki soru işaretlerini yok eden bir kitap diyebilirim. Bir sonraki kitabını sabırsızlıkla bekliyorum. Kitabın dip notlarında yer alan kitapları da kütüphaneme ekleyeceğim.
İcerik muthis degerli. Tek elestirim resimlerin yerlestirilmesi ve hatta baski kalitesi hakkinda. Resim bir sayfada, aciklamasi baska olunca surekli ileri geri hareket etmeniz gerekiyor. Ayrica mat baski oldugundan detaylar cok net secilemiyor. Bunlara ragmen cok severek okudum. İtalya seyahatlerinde mutlaka yaninizda bulunmali.
Kitabın adından da anlaşılabileceği üzere Rönesans'tan Barok Dönem'e damga vuran 4 sanat dehasından bahsediyor. Caravaggio ve Michelangelo'ya gereken önem verilirken Bernini'ye ve Leonardo Da Vinci'ye yeteri kadar sayfa ayrılmadığı kanısındayım. Özellikle Bernini bölümünde kitabın son kısımlarına gelince yazar sanki sıkılmış ve kısa kesmiş. Sanatçının hayat hikayesi yarım kalmış. Yazar basit bir üslup kullanmayı tercih etmiş. Cümleler günlük hayattan alınmışcasına sıradan. İçerik açısından kapsamlı bir araştırma yapılmadığını hissettiriyor. Farklı eserlerin yorumlamasını yaparken aynı yorumlar birbirini tekrar ediyor. Bir sanat tarihçisinin daha derinlikli açıklamalar yapmasını beklerdim. Bir kitabın -özellikle de yüzyıllar öncesinden bizlere ulaşan bilgilerin bulunduğu kitabın- bir kaynakçaya sahip olmasını beklersiniz. Öyle değil mi? Ancak yazar kitabın son sayfasında ''Okurlara Küçük Bir Not'' başlığı adı altında ''....bu kitabın yazımı sırasında okuduğum Türkçeleştirilmiş kaynakları sizinle de paylaşmak istedim...'' diye belirtmiş ve yaklaşık 11 eser listelemiş. Gelgelelim üniversitede hazırladığım bir ödevde bile daha çok kaynak kullandığım olmuştur. Sanat tarihine merak duyan ve yumuşak bir giriş yapmak isteyen okuyucular için iyi olabilir.
Ben sevdiysem herhangi biri kolaylıkla sevebilir. Ben asla ve katta sanat tarihinden keyif alamıyorum, bu kadar ilgi çekici konular nasıl olur da böyle sıkıcı anlatılabilir diye çıldırıyorum. Defa kez ders aldım, çeşitli kitaplar okumayı denedim, senaryolaştırılmış biyografik filmler bile cehennem gibi geldi ve hatta koskoca internet de tatmin etmedi. En az üç defa kendi rızamla almış olduğum sanat tarihi dersinde uyuyakalmış biri olarak bu kitabı bir oturuşta hevesle okudum. Celil Sadık sen bu işi biliyorsun, magazinle bizi!
Keyifli ve öğretici bir kitaptı. İlk başlarda yazarın dili yüzünden biraz önyargıyla yaklaştım çünkü edebi bir anlatımdan ziyade konuştuğunu yazıya geçirmiş gibi bir dili var. Ancak kitap okumakta çok zorlandığım bir dönem, o yüzden iyi geldi böyle basit bir dil okumak. Onun dışında rönesans ve barok sanatına dair gerçekten çok şey öğrendim ve tadı damağımda kaldı. Zaten anladığım kadarıyla bir seri olacakmış bu. Devamını da okumak isterim.
Benim okuduğum ilk sanat tarihi kitabı. Da Vinci'yi Michelangelo'yu Caravaggio'yu ve Bernini'yi anlatıyor. Yazarın Caravaggio'dan çok bahsetmesi ve Bernini'yi hızlıca geçmesi değişik. Özellikle Caravaggio'nun kötü özelliklerini cesurluk olarak adlandırırken Bernini'nin kötü özelliklerini hayal kırıklığı olarak yazmış. Görselleri çoğunlukla kaliteli sadece bazıları tam olarak çıkmamış. Keyif alarak okudum ve yeni bir kapı açtım sanıyorum.
Sanat tarihine ve rönesans dönemi sanatçılarına ilgi duyanlar için dönemin sanatçılarının kişilikleri, eserlerini yaratma biçimi ve genel dünya görüşleri hakkında gayet anlaşılabilir bir dille yazılmış bir kitap.
Gözden kaçan ayrıntıları ve eserlerin hikayelerini öğrenmek, mitolojik arka planlarını görmek sanat tarihi meraklısı olarak hoşuma gitti.
Seriye dönüşürse çok güzel olacak kitap. Baskı kalitesi çok iyi, bir sanat kitabına yakışacak şekilde düzenlenmiş. İçeriği ise kapakta adı geçen ressamlarla ilgili, yormayan ve herkese hitap eden bir dille yazılmış. Şahsen çok beğendim, arşivlik bir kitap.
Düşündürdüğü imgelemeler ve tabloların arka planında geçen hayatları anlatmak bu bağı zorlamadan kurmak konusunda çok iyi fakat edebi anlamda çok yavan bir dil ile yazılmış. Tamamı işlevsel düz cümleler ve yer yer çok fazla didaktiğe kaçmış oluyor.
Kitabın beni en çok etkileyen tarafı, sanat tarihi hakkında henüz okumaya başlamış birisinin kolaylıkla anlayabileceği bir dilde yazılmış olmasıydı. İlgi çekici anlatımıyla aynı zamanda sürükleyici bir kitap. Amacınız bu alanda genel kültürünüzü arttırmak ise kesinlikle tavsiye ediyorum.