Jump to ratings and reviews
Rate this book

Kara Yarısı

Rate this book
Burada bir sokak var. Uzun, ağaçsız ve derin derin uyuyan arabalarla dolu karanlık bir sokak. Birazdan gün, süt mavi örtüsünü sokağın üzerine serecek, evler ağaracak. Gün, köşeden sokağa girecek. Sahiplerini bekleyen atlar gibi sıra sıra dizili arabalar bir bir uyanacak, silkelenip yollara düşecek. Bugün bir cenaze kalkacak bu sokaktan.

Mahir Ünsal Eriş altı yıl aradan sonra yeniden okurların karşısına çıkıyor. Kara Yarısı’nda, yaşadıkları yerlerin küçük dünyalarına, aşamadıkları içsel sınırlara yahut muhitin kalıplarına hapsolanları ele alıyor. Kimi öykülerde kasabaların dar sokaklarında gezip tutucu, küçük, hiçbir gelecek vaat etmeyen yerlere sıkışıp çırpınanları resmediyor. Kimilerinde de bir kaza ya da alın yazısına kurban gidenlerin yahut ademoğlunun kara yarısına; yani hasede, fesada, çekememezliğe hatta basbayağı içindeki şerre kaptıranların peşine takılıyor. Lakin aydınlığı da zifiri karanlığı da okurlarının yakından bildiği o canlı, iştahlı, yaşam fışkıran üslubuyla anlatıyor.

144 pages, Paperback

Published April 1, 2019

14 people are currently reading
549 people want to read

About the author

Mahir Ünsal Eriş

48 books810 followers
1980’de Çanakkale’de doğdu. Arkeoloji ve tarih okudu. Hayatını çeviriler yaparak ve yazarak sürdürüyor. Gençlerbirliklidir; söylenişi bile güzel. Kitapları: Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde... (2012), (book: Olduğu Kadar Güzeldik] (2013) (60. Sait Faik Hikâye Armağanı), Dünya Bu Kadar (2015), Benim Adım Feridun (2016), Öbürküler (2017). Kara Yarısı (2019), Sarıyaz (2019), Diğerleri (2020), Gaip (2022), Babil Kulesi Kitabı (2023), Acaip (2023), Tatil Kitabı (2024), Bin 9 Yüz Seksen 3

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
412 (34%)
4 stars
552 (46%)
3 stars
200 (16%)
2 stars
22 (1%)
1 star
3 (<1%)
Displaying 1 - 30 of 103 reviews
Profile Image for Koray.
310 reviews59 followers
January 28, 2021
Yazarın bu kitabını, ilk okuduğum eseri olan "Sarıyaz"dan daha başarılı buldum. Epey "sağlam" hikayeler vardı içinde. 4. bölümün sonundaki Ankara tasviri, sanırım başkentimizi anlatan en iyi tasvirdir. "...Maltepe'de sazın teli koptu mu, Elmadağ'da kuzuların ciğeri titrer. Kaşıkların ahenkli şakırtısı vurduğu pavyonların dışında, homur homur kıpırdanan bir sokak bekler. Etliğin Keçiören' in bağlarından kaynayan cümbüşlü, köçeksi, taze meyveli akşamlardan geriye kalan işte bu Ankara'dır. Her yere benzeyebilen, ama kendisine bir türlü benzeyemeyen... Ankara ayazdır, Ankara memurdur, Ankara halı sahadır, pavyondur, geçiş üstünlüğüdür. Ankara'yı sevmek, evcilleşmiş bir vahşi hayvanı sevmek gibidir. Her an dönüp ısırabileceğini bilerek. Ankara'yı sevmek, şehirde sevilecek tek şeyin Ankara olduğunu bilmektir. Minibüse dolmuş, üst geçide köprü, çamaşır suyuna ozon demek; kapıcıyı kravatlı, mebusu eşofmanlı görmeyi yadırgamamaktır. Kar toplayan kırmızı kara ayaz gecelerinde, soğuğa mukavemetin nafile olduğunu bilmek, kendini ona teslim etmektir Ankara'yı sevmek. Onda neyin sevileceğini, bir onu sevenler görür..."
Profile Image for Hulyacln.
987 reviews592 followers
April 8, 2019
‘Kötülük yapmak kolay ama itiraf etmesi ölüm. İnsanlar birbirlerine kötülük yaparak yaşıyor. Ancak böyle olursa hayatta kalabiliyor artık. Yapmazsa, bundan kaçınırsa daha beteri kendi başına geliyor, bunu bildikçe daha da saldırganlaşıyor.’
.
Tek kalem; bağımsız hikayeler, birbirinden geçen hikayeler, birbirini takip eden hikayeler. Ve hepsi birleşince damakta kalan ‘bitti mi ki şimdi?’ tadı.
.
Mahir Ünsal Eriş, burnun direğini sızlatan hikayeler anlatıyor. İçinde uhde kalanları, çok sevenleri, iftira denen o meluna maruz kalanları, gülüp ağlamak arasındaki kararsızlığı çekenleri; kısaca bizi anlatıyor.
Yumuşak geçişlerle de değil hani. Oldukça sert ve doğrudan yapıyor bunu. Çünkü yaşamlarımız o kadar güvenli zeminler üzerine kurulu değil.
.
“Cinayet. Ne büyük kelime. Hele de bizimki gibi küçük memleketler, bizim gibi küçük garibanlar için. Ama insan, kapısını hangi kelimenin ne zaman çalacağını bilemiyor işte. Hayat, insanı en çok kestirilemez oluşuyla yoruyor.”
Profile Image for Ümit Mutlu.
Author 68 books370 followers
December 17, 2020
“İhaneti anlatmak çok zor. Kötülük yapmak kolay ama itiraf etmesi ölüm. İnsanlar birbirlerine kötülük yaparak yaşıyor. Ancak böyle olursa hayatta kalabiliyor artık. Yapmazsa, bundan kaçınırsa daha beteri kendi başına geliyor, bunu bildikçe daha da saldırganlaşıyor. En tiksindiricisiyse korkak saldırganlığı. Ama ihanet, o kötülükten, saldırganlıktan da başka, daha da zehirli bir şey. Onu ihanet yapan şey de bu. Şeytanı da şeytan yapan şey alçaklığını göze görünmeden yürütmesi değil mi zaten? O yüzden ihanet, yalnızca yakınlarından gelirse, yalnızca hiç beklenmedik yerden, umulmadık elden çıkarsa ihanet oluyor. Öteki türlü safi kötülük. Ama ihanet, o insan kalbinin en iltihaplı yeri. İrin irin kokuyor.”

Ne yazarsa yazsın, hakiki bir öykücü olduğunu her seferinde derinden hissettiren biridir Mahir Ünsal Eriş. Fazla çaktırmasa da genellikle çok öfkelidir. Bazen kör, bazen keskin bir bıçak gibi yazar ama nihayetinde, yazdığı şeyin bıçak olduğu kesindir.

Buradaki öyküler, biraz daha keskine yakın. Bolca siyaset var. Öfke yine gırla. Çaresizlik, kader (Demirkubuz’un Kader’i gibi kader) ve elbette, her zaman, keder.

Haklısın ama, ne yapacaksın... Dediğin gibi, “hayat çok tuhaf. Onu yaşayanın kendisine bile tuhaf.”

Ha tabii, bir de Ankara.

“Maltepe’de sazın teli koptu mu, Elmadağ’da kuzuların ciğeri titrer. Kaşıkların ahenkli şıkırtısının vurduğu pavyonların dışında, homur homur kıpırdanan bir sokak bekler. Etlik’in, Keçiören’in bağlarından kaynayan cümbüşlü, köçekli, taze meyveli akşamlardan geriye kalan, işte bu Ankara’dır. Her yere benzeyebilen ama bir tek kendisine, bir türlü benzeyemeyen. Ankara ayazdır, Ankara memurdur, Ankara halı sahadır, pavyondur, geçiş üstünlüğüdür.
Ankara’yı sevmek, evcilleşmiş bir vahşi hayvanı sevmek gibidir, her an dönüp ısırabileceğini bilerek. Ankara’yı sevmek, şehirde sevilecek tek şeyin Ankara olduğunu bilmektir. Minibüse dolmuş, üstgeçide köprü, çamaşır suyuna ozon demek, kapıcıyı kravatlı, mebusu eşofmanlı görmeyi yadırgamamaktır. Kar toplayan kırmızı-kara ayaz gecelerinde, soğuğa mukavemetin nafile olduğunu bilmek, kendini ona teslim etmektir Ankara’yı sevmek.”


Kısa bir İzmir tasvirin de var Mahir, ama o konuda tecrübesiz olduğun açık, o yüzden yazmıyorum.

Ve Ankara’yı sevmenin, benim için yarattığı anlam dalgalarına hiç değinmiyorum.
Profile Image for Flybyreader.
716 reviews215 followers
October 5, 2020
Sarıyaz’ın tadında, muazzam betimlemeleri, ruh durumu analizleri, benzersiz üslubuyla yine aldı başka diyarlara götürdü beni Mahir Ünsal Eriş. Hikayelerin her birinin tadı ayrı, hepsi ayrı vurucu ve etkileyici. Genellikle insanı derinden etkileyen güncel konular, kolektif bilincin etkileri, dram ve kadın-erkek ilişkileri üzerine odaklanan yazarın öyküleri kesinlikle Türk edebiyatı için büyük kazanç. Şiddetle tavsiye edilir.
Profile Image for Filiz Demiral.
98 reviews12 followers
April 14, 2019
cok fazla, cok iyi. okurken -benim de okudugum ve okuyacağım😬kimi yazarlar- bu öyküleri okuduklarında kendi yazdıklarından utanıyorlar mı diye düsündüm. çünkü, işte böyle yazılır ve böyle anlatılır.bilemiyorum, ben cok uclarda yasıyorum bu ara. ama öykü canınız çeker, yaz yağmuru yağar, usulcacık bi pazar günü; bu kitabı okuyun.
Profile Image for Elif.
1,383 reviews38 followers
July 15, 2020
Sarıyaz'a kıyasla daha az sevdim ancak içerisindeki her öykü her türden okura az da olsa hitap edebilecek cinsten.
Profile Image for Cihan.
135 reviews14 followers
March 2, 2022
Kitabın ilk yarısında uçurdu resmen bizi Sayın Eriş, ayaklarım bir an bile yere basmadı. Sonra hafiften bir durağanlaşma, sakin ilerleyişler. En sonundaysa yüzlerde yine o buruk tebessümle yükselinen o anlar. Buruk diyorum, çünkü her bir hikayede tatlı ama hüzünlü olaylar işlenmiş, tam gülecekken bir felakete bağlanıyor ve dolayısıyla gülsem mi üzülsem mi ikilemleri yaşanıyor. Fakat ne hoş detaylar, nasıl gerçek betimlemeler, açıktan söylüyorum: muhteşem. Çok seviyorum kendisini, ne yazarsa okurum sevgili Mahir Ünsal Eriş’ten.
Profile Image for Leylak Dalı.
636 reviews154 followers
May 17, 2019
Mahir Ünsal yine sıradan insanların sıradışı öykülerini yazmış, pek de güzel etmiş...
Profile Image for Papatya ŞENOL.
Author 1 book70 followers
September 24, 2020
Mahir Ünsal Eriş'in diline ve edebiyatımızda yükselen öykücülüğe hayranlığım devam ediyor. İçinden yaşamak fışkıran bu öykülerde, insanın mekansal sınırları bazen bir ev, bir sokak, pavyon ya da kahvehane, bazen bir kasaba olarak karşımıza çıkıyor. İnsanın açığa çıkan ya da çıkmayan kara yarısı, kötülükle bezenmiş tarafı ise hep orada duruyor. Yine de iyilik kimi zaman sessiz köşesinde duruyor, kimi zamansa can acıtacak kadar parlıyor. Tavsiye ediyorum.
Profile Image for skyozlem .
214 reviews1 follower
April 23, 2019
kısa cümlelerle uzun uzun düşündüren türe şiir mi diyorduk,
Profile Image for Rıdvan.
551 reviews92 followers
September 17, 2020
Bussuru guzel hikaye var. Hepsi gercek. Hepsi hayatin tam ortasindan kopartilmis. 90 lar.
Profile Image for Sevim Tezel Aydın.
817 reviews55 followers
December 25, 2024
"Hayat, insanı en çok kestirilemez oluşuyla yoruyor."

Sevdim…
Kitaptaki öyküler sıradan insanları ve onların başına gelen "kestirilemez" olayları anlatıyor. Mahir Ünsal Eriş çaresiz kalıp ne yapacağını bilemeyenlerin ruh hallerini, sokağı, toplumu sade ve insanı uzun uzun düşündüren cümlelerle anlatmış...
Üniversiteli devrime inanmış gençlerle kahveci Erduran Abi'nin yaşadıklarını anlattığı üç öyküye ayrıca vuruldum. Bunlarda saflığı, iyiliğini, bozuk düzeni pek güzel tasvir etmiş...
Profile Image for Seda Asolar.
134 reviews3 followers
April 14, 2025
Çok güzel hikayeler var kitapta. İyi bir anlatıcı Mahir Ünsal Eriş. Okumayı seviyorum 👌🏻
Profile Image for Burcu Yıldızer.
37 reviews20 followers
April 8, 2019
Mahir'in öykülerini okurken hep aynı yakınlığı kuruyor insan sanki bir kasabanın yıllardır bir arada olan insanlarının yaşamlarına günün birinde bambaşka bir zaman diliminde ortak olmak gibi... Gözde canlanması zor olmayan, her cümlede anlatılanlara daha da ortak çıkılan ve bir şekilde iyi ve kötünün arasında çıkış yolu aramaya çalışıp onun umutsuzluklarına, inceden muhalifliğine, öykülerindeki soğuğun içerisinde sıcak bir yer bulabilmek için çaba sarf ediyor insan. O kadar temiz, o kadar dolaysız anlatmış ki kitap bittiğinde geride kalan her öykünün duygusunun bitmesine izin vermiyor. Son sayfa kapanıyor ama öyküler bir şekilde devam ediyor.
Profile Image for Atlantisli.
156 reviews9 followers
November 30, 2022
Bu kitaptaki öyküleri "Olduğu Kadar Güzeldik"ten biraz daha beğendim, kitabın toplumcu gerçekçi bir teması var. Hikayeler pek iyi karakterler barındırmıyor; çoğu öykü küçük bir şehirde yaşamayı, siyasi eylemlerde bulunmaya çalışan gençleri, onların yaşadığı zorlukları ya da gündelik hayatlarını anlatıyor. Halkın içine iyi girebilen biri Mahir Ünsal sanırım çünkü bazı öyküleri okurken olayı mahalle kahvesinde mahalleliden duyuyormuşum hissi aldım. Ayrıca Ankara'nın ayazını, şehrin kışını, genel olarak anlatılan semt betimlemelerini sevdim Ankara'da yaşayan biri olarak kafamda çok net canlandı her şey :'D

Bu kitabı okumalı mısınız sorusuna gelince, hmmm okumasanız pek bir şey kaybetmezsiniz bence ama elinizde varsa okuyun derim. Çok akıcı zaten bir günde bitirebilirsiniz.
Profile Image for aslushka.
93 reviews5 followers
April 7, 2020
Bu sene başından beri okuduğum en iyi öykü kitabı. Öykü kitapları eğer iyi değilse bir azap, bir eziyet oluyor o sayfalar arasındaki koşmaca. Ama o kadar güzel öyküler vardı ki içinde hiç bitmesin istedim.

Not: İzmir bu kadar mı güzel anlatılır. Sokağa çıkıp şehrimde doya doya koşup oynamak istedim.

En sevdiğim yazarlar arasındaki en üst sıralarda yerini aldı Mahir Ünsal Eriş.
Profile Image for Aydan.
22 reviews2 followers
January 6, 2022
Mahir Ünsal Eriş’in öyküleri peşi sıra bağlamasını ve akıcı anlatımını çok seviyorum.Sarıyaz’ı da çok sevmiştim ama Kara Yarısını daha çok severek okuduğumu söyleyebilirim.“İkinci Pavyon” öyküsündeki Ankara betimlemesine ise hayran kaldım.Öyle değil midir zaten Ankara? “Onda neyin sevileceğini bir onu sevenler görür”
Profile Image for Simdineokuyorum.
234 reviews4 followers
June 5, 2025
Mahir Ünsal Erişten ikinci kitabım okuduğum. Sarıyazla başlamıştım onu da çok beğenmiştim.

Ancak Kara Yarısı gündelik başımıza gelebilecek olayları sonunda inanizlmaz bir ters köşe ile anlatıyor. Bazen yazar tarafından kandırılmış gibi hissediyorum tam hikaye bu şekilde gidecek derken sonda beni şaşırtıyor.

mutlaka ama mutlaka okuyun. İlk oykunun hele ki anlatım tarzına bayıldım.
Profile Image for funda.
149 reviews
April 5, 2020
Roman tadında öyküler mi okudum, her biri aslında kıyıda bildiğim insanların gerçek yaşam hikayesi miydi? Bilmiyorum ama son okuduğum 2-3 berbat kitap sonrası gerçek bir edebiyat şöleni yaşadığım kesin.
Mutlaka okuyunuz Mahir Ünsal Eriş’i keşfetmemek büyük kayıp olurmuş.
Profile Image for Banu Sancar.
133 reviews3 followers
May 16, 2021
Daha ilk öyküsüyle beni içine çekti, boğazım düğümlendi okurken.

Profile Image for Bihter.
54 reviews3 followers
April 27, 2019
3-4 sayfa uzunluğunda, bir oturuşta bitirmelik çarpıcı hikayeler. İçlerinde bir tane zayıf halka yok; hepsi istisnasız iyi. Yazarı bu kitapla tanıdım; diğer kitaplarını da okuyacağım.
Profile Image for Özgül.
12 reviews10 followers
April 5, 2021
Çok rahat okunan/dinlenen bir kitap. İnsanı hiç yormuyor. Yazardan okuduğum 2. Kitaptı. Öyküleri okurken yazarın imzasını çok rahat hissettim.
Profile Image for Ceren S..
311 reviews3 followers
August 17, 2025
"Herkesin başından geçecek kadar alelade olaylar.." demiş MÜE bir röportajında.
Kitabı ilk elime aldığımda, Sarı Yaz'ın kardeşi bir öykü derlemesi olacağını bekliyordum. İlk öykünün ortalarında "eyvah, evde bangır bangır Ferdi çalmaya devam edecek demek ki" diye düşündüğümü, "belki de bu topraklarda arabesk hayatları anlatmadan öykücülük mümkün değil" diye iç çektiğimi de itiraf edeceğim. Hakikaten bilindik, tahmin edilebilen hikayeler... FAKAT. Dil.. Aynı hikayeleri küçük emrah'ın oynadığı bir 90'lar filminden ayıran o dil... Bilindik hikayeleri yeniden okutan, farklı okutan yine o dil.. MÜE'nin yazı dilini artık az çok kaptım diye düşünürken, beni yine şaşırtıyor, yine huzursuz ediyor, yine ters köşe ediyor ama gerçekten keyifle okutuyor.
Ne iyi ettim de 2 ay önce keşfettim seni be MÜE... Okuduğum 6. kitabı da keyifle kaydediyorum buraya.
Birkaç alıntı: "İnsansızlığın boşluğunu hiçbir zevk, hiçbir heves dolduramıyor" , "Allah'ım diyordum her seferinde, kötüleri yarattın tamam ona razıyım. Ama bu kadar güzel gülenini niye yarattın?" , "Dengeler nazik, sınırlar keskin, kavgalar sahiciydi."
Ve bana boylu boyunca kahkaha attıran - çünkü çocukluğumdan bir şeyleri tetikledi - "Bir sürgün anısı" isimli (ki başlığın orijinali Aziz Nesin ustaya aittir, bilen bilir ve çok güzel bir selam çakılmıştır yazı diliyle yine - işte demek istediğim de bu zaten her sefer yeni bir oyun yeni bir yazı dili ve tekniği denemesi görmek iyi geliyor MÜE'nin kitaplarında, hikayelerin kendisinden çok..) ikinci hikayeden şu cümle: "Mücadele benim yaşam biçimim olmuş artık. Dönen dönsün, ben dönmeZEM yolumdan".. Bravo :) Hepimiz 90'lar çocuğuyuz da, unuttu bazılarımız bu güzel dili ve oyunlarını..... Unuttuğumuz bir çok güzel huyumuz gibi... Bu hikayeler bana bu huylarımızı hatırlatıyor işte.
Profile Image for G. İlke.
1,306 reviews
October 28, 2021
Bir yazarın istatistiki olarak bütün kitapları çok iyi olamaz. Mahir Bey bir istisna. Şimdiye kadar yazdığı bütün kitapları çok sevdim. Öykülerindeki konu ve olay örgüsü, kullandığı kelimeler ve üslubu onu diğer öykücülerden ayırıyor. Kendisiyle henüz tanışmadıysanız, bütün kitaplarını (istediğiniz sırayla) okumanızı tavsiye ederim. =)
50 reviews6 followers
May 8, 2019
Mahir Unsal Eris okumak, dimdik bir yokus ciktiktan sonra icilen bir bardak su gibi. Daha once milyon kez su icmis de olsaniz o suyun tadini vermiyor hicbiri ve bitirmek istemediginiz halde bir cirpida iciveriyorsunuz o suyu. Kara Yarisi’ni okurken ben de ayni sekilde her bir oykuyu merakla okudum, dayanamayip son satirlarina gozumu kaydirdim, karakterlerin sonraki hayatlarinin bile hayalini kurdum. Bu surecte de iyi bir oykunun o birkac sayfalik metinde son bulmayan oyku olduguna kanaat getirdim. Iyi bir oykucunun, en karanlik olaylari bile gul bahcesi gibi anlatmayi basarip sonunda o gullerin dikenlerini okuyucuya batirabilen olduguna kanaat getirdim. Mahir Unsal Eris’in ise her zaman soyledigim gibi kitaplarinin ilk basimina sahip olmaktan gurur duydugum bir yazar olduguna bir kez daha kanaat getirdim.
Profile Image for Rabicigim.
28 reviews3 followers
November 5, 2020
Ne düşünülerek uydurulduğunu anlamadığım iki korkunç kelime ile karşılaşmamı saymadığımda “Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde” den çok daha etkileyici ve olgun öyküler.
Bahsi geçen kelimeler ise Can Yayınları baskısının 29.sayfasındaki şu cümlede geçiyor; “Gözdü, dikişti hepsi bir yana da burada *olmalıklığımız*, bu kadar *üşümekliğimiz*, bu kimsesiz gibi, bu dünyanın bir ucuna atılıp da ...”
“Üşümekliğim” ve “olmalıklığım” ne kadar da zorlama...
Profile Image for Özlem.
22 reviews6 followers
November 12, 2022
Mahir Ünsal Eriş ne yazsa okurum, okuyacağım zaten de bu kitabı bugüne bırakmasaymışım keşke. Belki de zamanı şimdiymiş. Hasta yatağında olmak şanstı belki de zira, bütün gün okudum, bırakmak istemedim ve bitti. Çok ama çok sevdim. Bambaşka bir yazar bence kendisi ve çok "kuvvetli"ydi bu kitaptaki öyküler de.
Bu arada İnanç Avadit'i hiç bilmiyordum. Sondaki notu görmeden bölüm aralarındaki şiirler kimin diye araştırınca keşfetmiş oldum. Epeydir şiir okumuyordum, çok iyi geldi. Şükran duyuyorum 🙏
Displaying 1 - 30 of 103 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.