Kapitalizm mümkün olan tek ufuk mudur, yoksa “sosyalist perspektif” hâlâ gündemde midir? İnsan uygarlığının bugün karşı karşıya kaldığı mücadele başlıklarını nasıl tanımlayıp çözümleyebiliriz? Barbar kapitalist/emperyalist sürüklenmeye karşı insancıl bir alternatifi nasıl oluşturabiliriz? 21. yüzyıl sosyalizmi “gerçekçi”, mümkün bir hedef midir yoksa saf ve basit bir ütopya, bir imkânsızlık mıdır?
Sosyalist Perspektifin Yeniden İnşası alt başlığını taşıyan kitabında Samir Amin, bu ve benzeri soruların arasına cesurca dalıyor, önümüzdeki yüzyılı kazanabilmek, dünyayı barbarca bir çöküş ve çürümeden kurtarabilmek için yapılması gerekenleri tartışıyor.
Önce mevcut sistem: “Çağdaş kapitalizm, artık yalnızca bir sömürü ve emeğin bastırılması rejimi değildir, insanlığın düşmanı hâline gelmiş durumdadır, yani bundan böyle gününü doldurmuş olduğu kabul edilmelidir. Daha da ötesi bu bir zorunluluktur.” Sonra gelecek: “Bu kitap, 21. yüzyıldaki sosyalizme dair güvenilir bir kavrayışın ve kendi başarıları yönünde ilerleme sağlamaya muktedir bir mücadele stratejisinin olgunlaşması açısından bana temel önemde görünen konuları ele almaktadır.”
Kapitalizmden Uygarlığa, bugünkü sömürü sisteminden geleceğin eşitlikçi ve özgürlükçü arayışlarına uzanırken, Kuzey/Güney çatışmalarını, toplumsal emeğin üretkenliği ve teknolojinin gelişimini, “pazar ekonomisi” denen şeyin oligopol karakterini, “demokrasi” söylemlerinin kofluğunu ve Dünya Sosyal Forumu gibi çağdaş toplumsal hareketlerin gücünü de değerlendiriyor.
21. yüzyılda sosyalizm arayanlar için vazgeçilmez bir okuma…
Samir Amin (Arabic: سمير أمين) (3 September 1931 – 12 August 2018) was an Egyptian-French Marxian economist, political scientist and world-systems analyst. He is noted for his introduction of the term Eurocentrism in 1988 and considered a pioneer of Dependency Theory.
This is a pretty good summary of Samir Amin thought. Seems to be a set of MR articles put together. Interestingly some chapters were translated by Beatrice Wallerstein, wife of Immanuel. Diagnoses problems succinctly. Postmodernism catches a few strays in the chapter. Probably don't need to read this if you're familiar with Amin but it was a nice intro.
Great analysis of the changes in the international economic structure int he post-WW2 era built upon both world-system theory as well as dependency theory within a Marxist framework; also offers concrete(-ish) solutions for these problems, though the political feasibility and potential for such mobility remains an issue.
This is one of Samir Amin's outstanding books - his analysis of the pre-colonial African economy is profound, and his recommendations on how the African economy can be reconfigured are robust