XI. ve XIII. yüzyılları arasında, Avrupa Ortaçağı büyük öncüleri tüccar ve bankacılardan oluşan gerçek bir ticari devrime tanıklık eder. Bu dönem, uzak mesafelere yolculuk yapmayı mümkün kılan bir barış zamanıdır, fakat aynı zamanda önemli bir demografik büyümenin de zamanıdır. Her şeyden önce kentlerin yeniden doğuşu ve canlanışı söz konusudur. Floransa, Rouen, Brugge, Cenova veya Amiens’teki büyük Ortaçağ fuarlarında kentsel gelişimin ilk izleri, belirli bir serbestiyet, dinî vesayetten kurtuluş ve sanatsal faaliyetlerin desteklenişi görülür.
Le Goff, bu çalışmayı toplumsal tarihin akışını açıkça etkilemiş belli bir özneler grubu ve özneleşme sürecini ele alarak yapmıştır. Üstelik bu metinde toplumların geçirdiği zihinsel/kültürel dönüşüm sürecini ülke ülke ele alınan belli kişiler, aileler ve hanedanların özyaşam öyküleri üzerinden açıklamıştır. Le Goff bunu, özellikle erken kapitalizm konusunda çok yoğun ve ayrıntılı araştırmaların yapıldığı İtalya, Felemenk, Almanya gibi ülkelerde Ortaçağ tarih çalışmalarının artmasına bağlıyor. Kapitalizmin ve kapitalistlerin ya da başvurduğu bir başka ifadeyle, “kendilerini ticarete adamış” insanların hangi tarihten başlayarak sözcüğün gerçek anlamında klasik kapitalizm ve kapitalist kavramlarını içerecek kıvama geldiğinin belirlenmesinin öneminden söz ettikten sonra bu işin ancak özneler, yani kapitalistler tarihine başvurularak yapılabileceğini gösteriyor.
A prolific medievalist of international renown, Le Goff is sometimes considered the principal heir and continuator of the movement known as Annales School (École des Annales), founded by his intellectual mentor Marc Bloch. Le Goff succeeded Fernand Braudel in 1972 at the head of the École des hautes études en sciences sociales (EHESS) and was succeeded by François Furet in 1977. Along with Pierre Nora, he was one of the leading figure of New History (Nouvelle histoire) in the 1970s.
Since then, he has dedicated himself to studies on the historical anthropology of Western Europe during medieval times. He is well-known for contesting the very name of "Middle Ages" and its chronology, highlighting achievements of this period and variations inside it, in particular by attracting attention to the Renaissance of the 12th century.
Me sorprendió el libro, está muy bien escrito, además que es muy corto. Le Goff desde un inicio nos deja claro que se centrará en los hombres que practicaban el comercio en la Europa occidental, quedando de cierto modo, abierta la puerta para estudiar a los mercaderes árabes.
El primer capítulo tratará sobre la actividad profesional del mercader, y es que su gran auge se debe a la revolución comercial y el aumento demográfico que fue testigo Europa entre el siglo X y XII. Los mercaderes terrestre se enfrentaban a muchos obstáculos, malas vías, bandidos, largos días de viaje, y peajes, por el contrario, el comercio marítimo era mucho más eficaz, aunque el mismo no estaba exento de problemas, como la piratería o la velocidad de los trayectos, igualmente los comerciantes estaban divididos entre los que prestaban y los que negocian con metales preciosos, estos se encontraban en su mayoría en las ferias, que era donde se realizaba la actividad comercial, por último, estos comerciantes dieron inicio a los primeros seguros.
En el segundo capítulo, el historiador francés, centra su atención en la relación que tiene el mercader con el mundo social y político, en primer lugar, la nobleza antigua será muy renuente a aceptar a estos comerciantes; no obstante, una nueva nobleza empezará a establecer contactos con mercaderes, igualmente estos últimos desean entrar a este grupo social. Con los artesanos la relación será un tanto de discordia. Por su parte, los campesinos recibirán ayuda de los mercaderes con el fin de que estos puedan acceder a tierras feudales y que los campesinos migren a la ciudad, lugar donde se desenvuelve este comerciante, por último, en el ámbito político, los mercaderes poco a poco acceden al poder, al punto de controlar ciudades.
En el tercer capítulo, el estudio se dará a partir de la concepción religiosa sobre los mercaderes, y lo que hay que decir es que la iglesia, en un primer momento, y desde el ámbito teórico, rechazara mucho esta práctica puesto que la relacionan con la avaricia; no empero, en la práctica muchos serían los papás y los clérigos los cuales defenderán a los mercaderes debido a la prosperidad que traen, pese a que los mercaderes tiene una serie de características muy propias de ellos, lo cierto es que seguirán siendo muy allegados a la religión católica, al punto de dar dinero a los pobres con el fin de no ir al infierno, miedo que es constante para éstos.
El último capítulo versará sobre la función cultural de estos mercaderes, y es que estos aportaron a muchos ámbitos, como el de una escritura mucho más clara, el uso de instrumentos de cálculo, también impulsaron el uso de mapas y herramientas de navegación y el uso de lenguas vulgares, todo ello con el fin de mejorar los procedimientos que hacen los mercaderes, finalmente, éstos últimos fueron mecenas importantes para el desarrollo de distintas artes, está burguesía mercantil iría adquiriendo un gusto por cosas lujosas.
En conclusión un gran libro, pero que a veces no menciona que muchas cosas que aprendieron los mercaderes fue gracias a los árabes musulmanes.
Se lee bien y la edición de Alianza es muy buena, como siempre. Echo de menos un mapa que explique dónde están las zonas de las que habla el autor, también da conocimientos por supuestos, lo que hace que el lector poco especializado pierda interés en algunos capítulos. Por lo demás, es un libro que se lee bien, interesante y recomendable si te gusta la Edad Media.
Excelente libro sobre los mercaderes, su evolución y conexiones con los demás personajes y aspectos de la sociedad en la Edad Media (siglos XI-XIV). Derriba y matiza los lugares comunes que han perdurado en el tiempo sobre estos personajes.
Le Goff Marksist tarihçiler ve diğerleri arasında bir fikir ayrılığı konusu olan Orta Çağ - Rönesans döneminde Floransa, Cenova, Venedik, Fransa, Almanya ve Felemenk bölgelerindeki tüccar ve bankerlerin düşünce, ahlak anlayışı ve iş yapış tarzlarının bir nevi erken kapitalizm ya da kapitalizmin doğuşu olarak tanımlanıp tanımlanamayacağı üzerine düşünmemizi sağlayacak bir kitap yazmış. Burjuva sınıfının soylu sınıfıyla olan önce rekabetinden sonra dayanışmaya dayalı aşk-nefret ilişkisinden hareketle burjuva sınıfının yükselişine dair argümanlarını ve bu sınıfın günümüz kapitalizmine benzer ve günümüz kapitalizminden farklı yönlerini karşılaştırmalı tarihçi gözüyle incelemiş. Bu sırada bu sınıfın ruhban sınıfıyla ve müslüman tüccarlarla ilişkisini de incelemiş. Burjuva sınıfının biriktirdiği sermayeyi zamanla sanat ve eğitime yatırıma nasıl ve ne çapta dönüştürdüğüne de değinmiş. Kitap kısa ve öz diyebileceğimiz bir nitelikte. Kapitalizmin ne olduğunu nereye varacağını anlamak için köklerini ve doğuşunu anlamak gerekiyor. Bu arayış için uygun bir giriş kitabı. Orjinal metni okuyamadığım için değerlendiremiyorum fakat çevirisi biraz daha akıcı olabilirdi. Bazen uzun cümleleri takip etmesi zor oldu ancak genel anlamda akıcı bir kitap. Kaynakçalar kitabın sonunda sıralı halde verilmiş. Metin içinde sayfaların arasında bazı referanslar verilseydi referans takibi yapmak ve hatırlamak daha kolay olabilirdi.
“Özetle Ortaçağ’da yaşamış iş adamlarının mesleğini her şeyden önce böyle bir kentsel çerçeve içine oturtmak gerekir. Bu insanlar çoğunlukla kendi kentlerine öncelik tanır. Onların en çok tasarlandığı ve en çok sevdikleri şey yaşadıkları kenttir. Tüccarların kentlerine olan bu aşırı düşkünlüklerinin bir nedeni de hiç kuşkusuz çıkarlarıdır. Yaşadıkları kent onların kurdukları işin ve sahip oldukları gücün merkezidir. Kentler onlara ne kadar borçluysa keza onlar da kentlerine o kadar borçludur. Sahip oldukları gücün temel taşlarından birinin bu kent olduğunun bilincindedirler. Gene yabancı bir ülkeye gittiklerinde orada hemen kentlerinin bir benzerini oluşturmaya çalışırlar. “
"İşlerin yolunda gitmediği bir sırada Muhteşem Lorenzo ait olduğu Medici ailesinin bir şirketini kurtarmak amacıyla Belediye kasasından yoksul genç kızlar için bağışlanan parayı çekip alma konusunda hiç tereddüt etmemiştir."
"Aziz Thomas ve diğer ilahiyatçılar ya da yasa koyucuların çalışmalarında faiz uygulaması nedeniyle "zamanın satılması" gibi bir akıl yürütmeyle karşılaşıyoruz. Oysa zaman kimseye ait olamaz. Çünkü zaman Tanrıya aittir. Böylelikle 13. yüzyıl düşünür ve hukukçularının tüm çabalarına karşın dini-ahlaki bir çerçeve içine sıkışıp kalan Hristiyan düşüncesi ekonomik kavramlar üretmeyi becerememiştir."
"[...] Ortaçağ iktisat tarihine kısaca bir göz atıldığında, Kilisenin tüccarlara hangi ölçüde boyun eğdiği ve bizzat ürettiği ekonomik doktrine uyulmasını sağlama konusunda ne kadar çaresiz kaldığı görülüyor."
"[...]Kilisenin yalnızca istisnai durumlarda çok öfkelendiğini anlıyoruz."
"Ne var ki Kilise, çoğu kez olayı görmezden gelirken, tüccarlar ve bankerler din adamlarının koydukları yasakları faizi gizleyip tefeciliğe farklı bir anlam kazandırma yöntemleri bularak çabucak deliyorlardı."
"Dış ülkelerle değiş tokuş gereksinimini ekonomik bir eksiklik, bir kusur olarak değerlendiren dışa kapalı Ortaçağ düşüncesinden, bu değiş tokuşların zorunlu ve iyi bir şey olduğuna inanılan bir aşamaya geçilir."
"Armağanlar bilgelerin gözünü kör eder ve doğrucuların konuşmasını engeller."
"Ünlü tarihçilere göre cehennem korkusu tüccarların kafa yapısı üzerinde çok etkili olmuştur. Ortaçağ'da hemen herkesin yaşadığı bu korku sanki en çok tüccarları etkilemiştir."
"Feodalitenin baskısından kurtulmaya çalışan Kilise, Gregoire Reformu'nu hayata geçirebilmek için, yeni bir güç oluşturan tüccarlardan yani para, ticaret dünyasında müttefikler aramak durumunda kalmıştır."
"Bununla birlikte din adamlarına özgü hiyerarşik yapı, zamanla tüccarlara boyun eğecektir."
"Kilise, politik nedenlerle azizleştirdiği kraliyet hanedanları gibi tüccarları da azizleştirmiştir."
"Başka herhangi bir gelişmede göstermediği ölçüde bir esneklik sergileyen Kilise, böylece feodaliteyle uzlaşma aşamasından kapitalizmle uzlaşma aşamasına geçmiştir."
"Ortaçağ'da tüm insani uğraş alanlarını tek bir çatı altında toplama gibi totaliter bir tavır sergileyen Kilise, daha sonra maddi ve entelektüel gelişmenin dayattığı kimi alanlardan tamamıyla çekilerek bu bütünsel yapının bölünmesini kabul etmiştir. Çünkü 12. ve 13. yüzyılda hızlanan laikleşme sürecine bir hamla yaptıran Rönesans onu daha da ileriye taşımıştır. Machiavelli'nin yaşadığı yüzyılda ekonomi ve din alanları tıpkı ahlak ve politika alanlarında olduğu gibi birbirilerinden ayrılmaya meylediyordu. Her zaman tüccar olmak isteyen Katoliklere karşın, Katolik tüccar sayısı giderek azalacaktı."
"1179 yılında Gand'da belediye okulları açılmış ve eğitimde özgürlük hakkı-Kilisenin şiddetli direnişine karşın- kazanılmış [...]"
"Tüccar sınıfının eğitim alanındaki etkisi özellikle yazma, hesaplama, coğrafya ve yaşayan dillerden oluşan başlıca dört alanda hissedildi."
"Bilinen en eski İtalyanca metin 1211 yılında Sienalı bir tüccarın muhasebe defterine ait küçük bir sayfadır."
Nesta semana que passou tive a oportunidade de ler pela 3ª vez Mercadores e Banqueiros da Idade Média. É sempre com prazer que leio as obras de Jacques Le Goff, esse historiador de mão cheia. E tenho dependido dele, sempre que necessário, para basear argumentos para palestras e aulas. É essencial que se entenda a importância dos mercadores e banqueiros no desenvolvimento intelectual da Europa, para podermos chegar a uma visão mais clara de como a Renascença aconteceu. E nesse livro temos a certeza de que suas informações são sólidas e compreensíveis. A história não é feita dos grandes momentos. Só. Ela é, na verdade, feita pelas pessoas comuns que vão mudando seu comportamento. É isso que Le Goff demonstra. São 100 páginas de conhecimento concreto. Um prazer.
Cok kaliteli yazilmis, akici, ogretici ve keyifle okunan bir kitap. Ortacag Avrupasinda "prekapitalist" bir tuccar-banker sinifinin nasil ortaya ciktigini, zamanla gezgin, aktif tuccarliktan yerlesik, rantiye tuccara nasil donustugu cok iyi anlatiyor. Bu tuccarlarin sahip olduklari ekonomik ve politik gucu kullanarak calisanlarina adeta bir modern kapitalist gibi baski uyguladigini gormek sasirtici ve etkileyici.
Bunlarin yaninda, isleri kolaylastirmak icin kullanilan yeni teknikler (senet, ortaklik, sigorta, muhasebe gibi) ve tuccarlarin soylularla ve din adamlariyla olan iliskileri, Kilise'nin tuccarlara karsi teorik durusunun pratikle ortusmedigi gibi konular da cok guzel anlatilmis. Son olarak, kitabin cevirisi de cok iyi yapilmis.
Estupendo ensayo de 160 páginas publicado en 1956 en el que el autor nos explica el origen de los mercaderes y banqueros, cómo salvaron las primeras dificultades para crear y hacerse hueco en las economías europeas, hasta entonces controladas por la nobleza y la Iglesia. Aporta importantes datos acerca del origen del capitalismo, y cómo paulatinamente se convirtieron en pieza fundamental para financiar a las monarquías y a la propia Iglesia, que acabó por acertar a la nueva clase burguesa y apoyarla en su objetivo de ánimo de lucro. Una maravillosa obra indispensable para los amantes de la historia y la economía.
Un libro corto pero muy interesante del gran LeGoff sobre todos los aspectos relacionados con los mercaderes europeos cristianos del bajo medievo. Da una visión muy pertinente y bien documentada de lo que supone el paso de una etapa a otra del medievo y elimina varios prejuicios sobre el dominio del pensamiento eclesiástico durante todo el periodo, así como la influencia de la gran burguesía en el pensamiento y la cultura europea medieval.
Nice book which deals with the birth of the great merchants and bankers in the Late Middle Ages, and how their appearance and evolution gave rise to capitalism, and its subsequent expansion. We owe the medieval merchant the secularization and rationalization of society. His tastes and sensibilities will be those that shape modern ethics.
La explicación de cómo en la Edad Media también existieron métodos de producción capitalistas y el surgimiento de un protocapitalismo en el s. XII que dará origen al capitalismo moderno.
Magnífica monografía interdisciplinar acerca de los mercaderes medievales. El autor se centra tanto en la profesión comercial como en su relación con la sociedad. Imprescindible!
Este es la clase de libros que como escritor resultan muy útiles por toda la información práctica, conflictos y costumbres que da y te hace lamentar que el autor no hubiera profundizado un poco más.
Easy to read introduction into the character of the Merchants in Medieval and late Medieval Europe with particular focus on Northern France/Champagne. Quick cross check against the descriptions of Hanseatic Merchants and the English Merchant adventurers.
One of the most thorough descriptions of medieval mercantile society around. If French is beyond you, learn it if for no other reason to read this extensive yet concise work on medieval merchants and their relationship to the rest of the medieval world.