КЛАРИНЕТИСТЪТ е роман за невъзможната любов, братството, лоялността, предателството и странните обрати на съдбата.
Прочувственият глас на сол кларинета се превръща в герой на книгата и разказва история, започнала в Истанбул през 1890 г. и приключила в Чикаго през 1955 г. Животът на 17-годишния Осман, който в края на XIX век е най-обичаният кларинетист в Кюплю механа в квартал Галата, се преобръща из основи, когато през 1893 г. със заповед на султан Абдулхамид е изпратен с оркестър на Световното изложение в Чикаго. В Америка Осман впечатлява с таланта си известния пианист Скот Джоплин, който му помага да се нареди сред най-виртуозните джазмени на своето време. Ала Осман никога не забравя Истанбул, любимата си Мелине и кръвния си брат Кеворк, с когото се разделят като врагове.
İlk ve orta öğrenimini Ankara’da tamamladı. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Mezunu. 1989 yılında Kadın Doğum Uzmanı ve Tüp Bebek uzmanı oldu. Çalışmalarını Ankara’da kendine ait bir klinikte sürdürmektedir.
Gırnatacı, beni okurken çok zorlayan bir kitap oldu. Bazı yerlerinde betimlemelere o kadar çok boğulmuştu ki bir ara acaba okumayı bıraksam mı diye düşünmeden edemedim. Fakat ısrarlar üzerine okumaya devam ettim.
Sonlara doğru olay örgüsüne daha çok hakim oluyorsunuz ve bu sayede kitapla ilişkiniz olumsuzken olumluya çevrilebiliyor. Ama genel itibarıyla hem konusu bakımından hem de sırf sonu için okumanız gerektiğini düşünüyorum. Yazar keşke gereksiz yerlere betimlemeler sıkıştırmasaydı dediğiniz yerler çok olacak ama okumaya devam ederseniz kitaptan zevk alacaksınız. :)
Yazara saygılarımla. Bu harika kitabı okuduktan sonra Türk edebiyatının özellikle Ermeni karakterler büyük yer alandığında son derece güzel olduğuna ikna oldum. Roman birçok melodi ve renkle doluydu. Her sayfayı okuyun ve keyfini çıkarın!
Kurgu iyi planlanmış, anlatım biraz abartılı ve uzun; okuma isteğini baskılıyor. Yine de kurgu anlatıma başarılı bir şekilde oturtulmuş. Özetle Gırnatacı, özellikle tarihsel romanlara ilgi duyanlar için okumaya değer.
Շատ հակասական վերաբերմունք ունեմ գրքի նկատմամբ։ Գլուխներ կային, որտեղ կլանված կարդում էի, գլուխներ կային, երբ ուզում էի փակել ու իմ կողմ դնել։ Բայց ամեն դեպքում վատը չէր։
Ödüllü kitabımız Gırnatacı, Ermeni ve Türk iki arkadaşın dostluğu üzerinden şekillenen, tarihsel ve toplumsal meseleleri kişisel travmalarla harmanlayan bir roman. Kitapta Türk-Ermeni ilişkilerine farklı karakterlerin bakış açılarıyla yer verilmiş; kimi düşmanlıkla, kimi ise samimi bir dostlukla yaklaşmış. Bu çok seslilik hoşuma gitti.
Ancak anlatım bana fazla uzun ve dolaylı geldi. Olaylar daha sade ve doğrudan aktarılabilseydi okuma deneyimim çok daha akıcı olabilirdi. Özellikle bazı tesadüfler fazlasıyla planlı ve zorlama hissettirdi. Bu, kurguya inancımı zaman zaman zayıflattı.
Buna karşın roman karakterlerinden birinin geçmiş travmalarına bağlı yaşaması ve bunun eş ilişkisine yansıması incelikle işlenmişti. Bu duygusal yön, hikâyeye derinlik katmış. Ayrıca müzik teması, özellikle gırnatanın varlığı, romana ayrı bir ruh kazandırmıştı. Genel olarak duygu yoğunluğu yüksek, ama anlatımda biraz daha sadeleşme ihtiyacı hissedilen bir kitap olarak aklımda kaldı.
Кларинетистът” е роман,който избрах да чета само и единствено заради заглавието и беглият анонс отзад!Кларинетът е един от най-любимите ми духови музикални инструменти,заради кадифеният му звук,заради концерта на Моцарт за кларинет,на Вебер ,заради красивите му сола в операта “Тоска”на Пучини,мога да изброявам безкрайно...Книгата проследява животът на Осман от Истанбул до Чикаго,неговите любови,страст към музиката и талант.Приятелството му с арменеца Кеворк на младини и разрухата на същото това приятелство заради любовта им към една и съща жена...Има и тайна разбира се,която се разкрива в наши дни...Определено ми допадна и стилът и сюжетът!
konuya girmek için yer yer zorlanan ilk 130 sayfa, akıp giden (ve sonunu tahmin ettiren) sonraki 130 sayfa ve kitabı bitirmek için okunan son 70 sayfa...yine de müzik, jazz, Osmanlı, ABD ve Türk-Ermeni ilişkilerini bir araya getiren orijinal bir fikir bulduğu bir gerçek yazar Ercüment Cengiz'in. O hayalgücü de 2,5 yıldızı yukarı yuvarlıyor 3'e doğru.
Իրականում, ընկե՛րս, կլառնետը կնոջ նման է: Պետք է և՛ նվագես, և՛ լեզվով աշխատես... Դու երբևէ գորտի լեզու տեսե՞լ ես: Կլառնետահարի լեզուն գորտի լեզվի նման ոլորուն պետք է լինի, պետք է մտրակի պես լինի: Ահա այդ ժամանակ անկողնում կնոջ պես կբղավի կլառնետը: Անգամ կարող ես նրան ստիպել ճչալ, եթե ուզում ես... Մեր կողմերում այս տեխնիկային գնչու երաժիշտները «գորտություն» են ասում...
Çok iyi bir hikaye, iyi bir anlatım, iyi bir kurgu..yazarın ilk romanı olması nedeniyle 5 yıldız verdim. Gayet usta işi bir roman diyebilirim. Belli kısımlarında bir İhsan Oktay tarzı anlatım da gördüm. Klarnet, müzik, caz ve 19. Yüzyıl sonu İstanbul ve Chicago hakkında yazarın derin bilgisi var. Bu konulardaki anlatım çok iyi. Tavsiye ederim..
The book is about three friends of Armenian Gevorg, clarinetist Osman and Abdullah. Simple Armenian-Turkish human relations during the time of Sultan Hamid and now.
Özlediğim geleneksel roman tadını bu kitapta buldum. 1800'lü yıllar, Asmalımescit, Küplü Meyhane, Rum-Türk kardeşliği, Chicago, Michigan, Sultan Abdülhamid, caz müziği, Madam Bovary, faşizm, ırkçılık, aşk, tasavvuf... İç içe geçen kurgu, iyi insanlarla örülmüş masum öykü, dilin 'gırnata çalar gibi' usul usul kullanımı, okurken beni çok mutlu etti. 50'li yaşlarını süren kadın doğum uzmanı Ercüment Cengiz'in ilk romanı! Sadece bu tuhaf detay için bile okunabilir. Tek kusuru, 4. baskıda bolca imla hatasının bulunması. Umarım sonraki baskılarda giderilebilir.