12 eylül askeri darbesi, türkiye'ye büyük kötülük yaptı. Demokrasi, hukuk, insan hakları ve özgürlüklerin kolunu kanadını kırdı. Demokrasiye aykırı, daha önceki -ve sonraki- darbeler gibi siyasete istikrarsızlık tohumları eken bir deli gömleğini türkiye'nin sırtına geçirdi.
Tank sesiyle uyanmakta bu deli gömleği ancak bazı açılardan, Çok fazla da derine inmeden anlatılır. Bu durum, habire güncel gerçeğin peşinde koşturan gazeteci için Bir alın yazısı da sayılabilir. Demek istediğim şudur:
12 eylülün, ittihat ve terakkiye kadar uzanan tarihsel kökleri ve bu ülkede "askeri vesayet sistemi"nin çerçevesini kalınca çizen niteliğini, geçip giden zamanın izinde daha iyi anlamaya başladım.
İttihat ve Terakki partisinin en önemli şahsiyetlerinden olan Cemal Paşa'nın torunudur. 1965 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun oldu. Gazeteciliğe 1969 yılında Ankara’da haftalık Devrim dergisinde başladı. Yeni Ortam dergisi, Anka Ajansı ve Günaydın gazetesinde çalıştıktan sonra 1973 yılında Cumhuriyet gazetesine girdi. 1981-1992 yılları arasında Cumhuriyet gazetesinde genel yayın yönetmenliği yaptı. 1992-1998 yılları arasında Sabah gazetesinin birinci sayfa yazarlığını yaptı. Halen Milliyet gazetesinde haftada altı gün iç ve dış politika yazıları yazıyor. Nokta dergisi 1989 Doruktakiler ve Gazeteciler Cemiyeti Fıkra Ödülü’nü kazandı. Genel yayın yönetmenliğini yaptığı Cumhuriyet gazetesi 1986’da Sedat Simavi Ödülü’nü kazanarak yılın gazetesi seçildi.
Enteresan bazı anektodlar var, ayrıntı sayılabilir. Ancak nedense bu tip ayrıntılar hoşuma gidiyor. Özellikle sonlara doğru Ecevit büyük yer kaplamış. Ancak 1980 darbesinin meydana gelişinin ve sonrasındaki gelişmelerin herhangi kuramsal bir irdelemesi yok, ki zaten kitabın amacı bu değil. Hasan Cemal ara sıra fikirlerini paylaşsa da, bunlar çok yüzeysel nitelikte, havada kalan, dayanaksız fikirler gibi. Türkiye tarihindeki aktörlerin ve gazetecilerin geçmişine ilgi duyanlar kitaptan zevk alabilir, kitapta fazla sayıda isim geçiyor. Bu tipte fazla kitap okumadığım için daha iyi kaynaklardan habersizim.
hasan cemal beyfendiyi sadece anı kitaplarıyla özdeşleştirdim. iyi ki de öyle yaptım. kendisinin genel olarak fikirlerini akşam yemeğinde misafirler yediler kusura bakmasın.