Jump to ratings and reviews
Rate this book

Dağın Öte Yüzü #2

Maa rautaa, taivas kuparia

Rate this book
Maa rautaa, taivas kuparia on Yashar Kemalin Puuvilla-trilogian toinen osa. Tässä kirjassaan Kemal kuvaa ensimmäistä kertaa talvea, vuoriston lumimyrskyjä ja kimmeltäviä jääkenttiä. Mutta kyläläisten tarinoissa kukkivat jättiläiskukat, lintuparvet pimentävät taivaan ja maa kuhisee elämää.

254 pages, Hardcover

First published January 1, 1963

24 people are currently reading
1288 people want to read

About the author

Yaşar Kemal

143 books1,092 followers
Yaşar Kemal, asıl adı Kemal Sadık Gökçeli. Van Gölü’ne yakın Ernis (bugün Ünseli) köyünden olan ailesinin Birinci Dünya Savaşı’ndaki Rus işgali yüzünden uzun bir göç süreci sonunda yerleştiği Osmaniye’nin Kadirli ilçesine bağlı Hemite köyünde 1926’da doğdu. Doğum yılı bazı biyografilerde 1923 olarak geçer.

Ortaokulu son sınıf öğrencisiyken terk ettikten sonra ırgat kâtipliği, ırgatbaşılık, öğretmen vekilliği, kütüphane memurluğu, traktör sürücülüğü, çeltik tarlalarında kontrolörlük yaptı. 1940’lı yılların başlarında Pertev Naili Boratav, Abidin Dino ve Arif Dino gibi sol eğilimli sanatçı ve yazarlarla ilişki kurdu; 17 yaşındayken siyasi nedenlerle ilk tutukluluk deneyimini yaşadı. 1943’te bir folklor derlemesi olan ilk kitabı Ağıtlar’ı yayımladı. Askerliğini yaptıktan sonra 1946’da gittiği İstanbul’da Fransızlara ait Havagazı Şirketi’nde gaz kontrol memuru olarak çalıştı. 1948’de Kadirli’ye döndü, bir süre yine çeltik tarlalarında kontrolörlük, daha sonra arzuhalcilik yaptı. 1950’de Komünizm propagandası yaptığı iddiasıyla tutuklandı, Kozan cezaevinde yattı. 1951’de salıverildikten sonra İstanbul’a gitti, 1951-63 arasında Cumhuriyet gazetesinde Yaşar Kemal imzası ile fıkra ve röportaj yazarı olarak çalıştı. Bu arada 1952’de ilk öykü kitabı Sarı Sıcak’ı, 1955’te ise bugüne dek kırktan fazla dile çevrilen romanı İnce Memed’i yayımladı. 1962’de girdiği Türkiye İşçi Partisi’nde genel yönetim kurulu üyeliği, merkez yürütme kurulu üyeliği görevlerinde bulundu. Yazıları ve siyasi etkinlikleri dolayısıyla birçok kez kovuşturmaya uğradı. 1967’de haftalık siyasi dergi Ant’ın kurucuları arasında yer aldı. 1973’te Türkiye Yazarlar Sendikası’nın kuruluşuna katıldı ve 1974-75 arasında ilk genel başkanlığını üstlendi. 1988’de kurulan PEN Yazarlar Derneği’nin de ilk başkanı oldu. 1995’te Der Spiegel’deki bir yazısı nedeniyle İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde yargılandı, aklandı. Aynı yıl bu kez Index on Censorhip’teki yazısı nedeniyle 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkûm edildiyse de cezası ertelendi.

Şaşırtıcı imgelemi, insan ruhunun derinliklerini kavrayışı, anlatımının şiirselliğiyle yalnızca Türk romanının değil dünya edebiyatının da önde gelen isimlerinden biri olan Yaşar Kemal’in yapıtları kırkı aşkın dile çevrilmiştir. Yaşar Kemal, Türkiye’de aldığı çok sayıda ödülün yanı sıra yurtdışında aralarında Uluslararası Cino del Duca ödülü, Légion d’Honneur nişanı Commandeur payesi, Fransız Kültür Bakanlığı Commandeur des Arts et des Lettres nişanı, Premi Internacional Catalunya, Fransa Cumhuriyeti tarafından Légion d’Honneur Grand Officier rütbesi, Alman Kitapçılar Birliği Frankfurt Kitap Fuarı Barış Ödülü’nün de bulunduğu yirmiyi aşkın ödül, ikisi yurtdışında beşi Türkiye’de olmak üzere, yedi fahri doktorluk payesi aldı.
28 Şubat 2015 tarihinde vefat etti.

Yaşar Kemal was born as Kemal Sadık Gökçeli in 1926 in the Hemite village of Kadirli, Osmaniye, where his family, originally from the village of Ernis (present-day Ünseli) near Lake Van, had settled after a long period of immigration caused by the Russian occupation during World War I. With his amazing imagination, grasp of the inner depths of the human soul, and lyrical narrative, Yaşar Kemal became one of the leading name not only of Turkish literature, but of world literature as well. Translated into more than forty languages, Yaşar Kemal is the recipient of many awards in Turkey and more than twenty international awards including Prix mondial Cino del Duca, Commandeur de la Légion d'Honneur de France, Commandeur des Arts et des Lettres of the French Ministry of Culture, Grand Officier de la Légion d'Honneur de France, Premi Internacional Cataluña, Peace Prize of the German Book Trade, as well as seven honorary doctorates—five in Turkey and two abroad. The last award Kemal received was the Bjørnson Prize given by the Norwegian Academy of Literature and Freedom of Expression (Bjørnson Academy) on November 9, 2.
Yaşar Kemal died in İstanbul on February 28, 2015.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
437 (52%)
4 stars
283 (33%)
3 stars
93 (11%)
2 stars
22 (2%)
1 star
4 (<1%)
Displaying 1 - 29 of 43 reviews
Profile Image for Jim Fonseca.
1,163 reviews8,540 followers
March 23, 2023
This novel is set in early 1900’s in central Turkey where the author was born in 1922. You don’t (I don’t anyway) normally think of harsh winters in this region but the entire novel is set against a background of raging blizzards where folks disappear into the drifts and aren’t found until the spring thaw. These are dirt-poor peasant farmers living in dirt-floored hovels alongside their animals and relying on animal body heat to keep them warm.

description

The lives of women in this Moslem culture are particularly harsh. The peasants did not pick enough cotton last season to pay their rent and the thought of the landlord coming from a neighboring village to seek retribution keeps the villagers terrorized all winter long.

description

As is sometimes the case in such destitute circumstances, the people need a messiah and sure enough, they find one in their village. I‘m reminded of Rebellion in the Backlands, the Brazilian historical novel by da Cunha, where similarly destitute folks in northeastern Brazil create a messianic movement that is crushed by the government. But this Turkish fellow is a reluctant messiah and he resists his role to comic length. There’s a lot of local color even though most of it is wintry white.

description

The author of this beautiful writing is a classic Turkish writer, the Orhan Pamuk of an earlier generation. This novel I reviewed is the middle book of a trilogy that begins with "The Wind from the Plain" ("Ortadirek” in Turkish) and ends with “The Other Face of the Mountain” (Dagin ote yuzu in Turkish). Thank you to GR friend Selin for this information - see comment below. I also read and enjoyed the author’s most famous work, Mehmed, My Hawk. The author wrote more than 90 novels, many in series, and I have not been able to find a definitive list in English of all his works. Most information on the web about this author (1923-2015) and his books is in Turkish and not all the works have been translated.

Top photo, in the Taurus Mountains of southern Turkey, near where the author was born and the story is set, from gettyimages.com
Turkish peasants in 1909 from cdn.shopify.com
The author from foto.haberler.com

Revised, edited, photos added 1/14/20
Profile Image for tyranus.
110 reviews302 followers
September 25, 2016
** Çukurovadan yeteri kadar pamuk toplayamadıkları için dara düşen köylüler, kendileri gibi yoksul ve çaresiz birini, ermiş mertebesine çıkarıp ona sığınmaya, ondan medet ummaya başlarlar. Lakin garip bir durum vardır ortada; ermişte gördüklerini iddaa ettikleri mucizeleri, gariban ermiş köylü tüm aramalarına rağmen kendinde bulamamaktadır; ne köylülerin iddia ettikleri gibi başının üzerindeki yedi ışık ne de arkasından gelen koca dağ.
** Köşeye sıkışan, başkaca da umudu olmayanların bir efsane yaratıp ona sığınma hikayesidir. İyi okumalar...
Profile Image for Agir(آگِر).
437 reviews711 followers
May 4, 2015
زمین آهن است و آسمان مس جلد دوم کتاب آنسوی کوهستان است
چوكورووا-به تركي بمعنی دره گود- سرزمینی است که بیشتر داستان های یاشار کمال در آن می گذرند
اطلاعاتی از اینترنت درمورد چوکورووا
چوکوروا نام منطقه‌ای است در جنوب باختری ترکیه و دربرگیرندهٔ استان‌های مرسین، عثمانیه و ختای.چوکوروا کنونی منطبق با سرزمین تاریخی کیلیکیه است
نام کیلیکیه‌ای‌ها در نوشته‌های آشوری به گونهٔ خیلیک‌کو آمده و در آغاز هزاره یکم پیش از میلاد یکی از چهار قدرت آسیای باختری بوده‌اند
این سرزمین را ارمنستان کوچک نیز خوانده‌اند

description

در این جلد، افسانه های زیبا و عشقبازی حسنه و رجب و آخرین حرف های تاش باش اوغلو به دهاتی ها و ...زیبای خاصی به داستان داده اند
نکته ای که اضافه کنم:صحنه های جنسی کتاب های یاشار کمال، بیشتر حال و هوای عاشقانه دارند تا هوس آلود. و بر زیبایی داستان می افزایند

:اما داستان
همه زندگي اين مردم فقير ترکمن از پول فروش پنبه چيني بدست مي آيد ودر آخر به قصبه مي روند و از عادل افندي جنس هايي با 5 برابر قيمت واقعیشان مي خرند ولي اين بار دير به پنبه چيني رسیده اند و نمي توانند بروند چيزي براي زمستانشان بخرند،چون قرض پارسالشان به عادل افندي را پرداخت نکرده اند

از یکطرف دهاتی از عادل افندی می ترسند که بیاید و قرضش را بخواهد
از طرف دیگر اربابان و عادل افندي ترسيده اند،در دهكده اي که ارباب به ناموس زنان تجاوز كرده بود،روزی زنان دِه صبرشان تمام می شود و با سنگ دنبال ارباب می افتند و تکه تكه اش کرده بودند

يكي از اصليترين حرفهايي كه ياشار كمال در بيشتر كتاب هایش مي گويد: اگر باهم متحد باشيم و هر قدر هم تك تك مان ضعيف باشیم، هيچ قدرتی ياراي مقابله با ما را نخواهد داشت
فقط باید ایمان داشت. یاشار کمال میداند که افسانه ها و داستان ها هستند که به مردم ایمان می دهند

:جملاتی از کتاب

اگر اين مزارع لم يزرع بشوند مردم چيكار خواهند كرد؟آيا از گرسنگي خواهند مرد؟؟؟

وقتي "كَل عاشيق" آواز هايش را به كُردي مي خواند.به كُردي مي خواند اما ترك و فارس و روس و انگليسي هم آنرا مي فهميد

شاعري كرد مي سراید:انگار ظلمتي صد ساله همه جارو فراگرفته است
........
عاشیق: عارف و نغمه سرای سیاری است که ساز می‌نوازد و آواز می‌خواند
Profile Image for عائشة.
Author 9 books134 followers
November 25, 2012
من أجمل السرد.. قصة تختطفك إلى قرية تركية نائية لتسترق النظر في كل بيت على حدة و تصبح جارهم الجديد.. رائعة
Profile Image for Bara'a Moussa.
211 reviews8 followers
April 6, 2022
رواية مذهلة تحكي قصة كفاح قرويي قرية جوكوراوفا في جبال طوروس بين سهول الٲناضول وخشيتهم من قدوم الاقطاعي من ٲضنة ومطالبته بديونه المستحقة وما يجب عليهم فعله بعد ٲن خسروا في موسم جني القطن .

الخوف يدفعهم بايعاز من المختار لاخفاء متاع بيوتهم في حفر ٲرضية و اقتياد دوابهم لكهوف جبل "تكيج" مخافة ٲن يٲتي الاقطاعي و ينتزع متاعهم و حتی سراويل نسائهن فتبقين عاريات الٳليتين ، الخوف الذي تسرب حتی لحجارة القرية ودوابها و طيورها وٲشجارها .لقد دب الرعب في كل شيء.

تصور ٲن فئة من القرويين .... ٳنهم مخلوقات بائسة ....
اقتيدت ٳلی مذبح انتظار قدومك ، مثل الخراف التي تقدم كقرابين ..... تلك القرابين التي يصبغون ظهورها و يربطونها من قرونها بحبال حمراء ليذبحوها بعد ذلك . هكذا انتظرك القوم .

يحملون كل ما يملكون في ٲيديهم وعلی ٲجسامهم. قل لي هل شهد العالم منذ نشٲته مثيلا" لهذا ؟؟

ٲيها الشره يا ناكر الجميل




لقد ادرج يشار كمال الاساطير والامثال الشعبية في ٲدبه و جمال الطبيعة الآسر ممزوجا ببؤس القرويين ، فخليل الكبیر الذي اعتقد ٲنه السبب في تٲخير خروج القرويين لجني محصول القطن وما لحقهم من مجاعة يبقی حبيس داره خشية قتله علی الرغم من التفاف القرويين حوله و درء هذه التهمة عنه فيذيع نبٲ موته في القرية وتنفيه العجوز "مريمجة"


يا ٳلهي العظيم ٲنقذني ، ٲنقذني ولسوف ٲقدم ديكا" مزينا" قربانا" لك . ٳنهم يقرٲون مدائح رسولك محمد ، مدائح مختارك الطیب علی ملحد .
ٲلصقت جبينها ٳلی التراب ، ورفعته مرارا" ، فتعلقت ذرات من التراب بجبينها المخضل بالعرق

يا ٲرضنا الٲم ، هذا المغني الٲصلع يقترف كبائر الذنوب فاجعلي لسانه حطبة في حلقه


ٳنه يسيء ٳلی ربنا العزيز ، والی ذي اللحية الطاهرة ٲيضا" . يسيء اساءة كبيرة الی ذي الطلعة المنورة كثيرا" كثيييرا"



مٲساة القرويين بانتظار قدوم شخص ينقذهم مما فيهم فتقع الٲبصار علی "ممد ابن تاشباش" الذين نسجوا الخرافات حوله علی ٲنه قديس وله من الكرامات ما لا يعد و لا يحصی وكان من ضمنها درء الاقطاعي من المطالبة بديونه .

ابن تاشباش الملحد ، الذي سافد الدواب والٲيائل في البراري ، السارق ، الذي هتك عرض فتيات القرية يصبح قديسا ، لا يهم ... فالقرويون يبحثون عن سبيل ينقذهم من البؤس، و ٲن يجدوا نهاية للظلم . فتثور ثائرة المختار الذي يحيك المؤامرات لقتله وتحريض الدرك لاعتقاله


بين هؤلاء الفلاحين وبين الدولة فجوة ، لقد غضبوا علی عصمت اينونو وعلی مصطفی كمال وغضبوا من الجبال والصخور ، من بلاد طوروس ، من محمد ذي الاسم البهي ، من الرب والكتاب ، من السماء و اليم ، من التراب والنمل ومن مختارهم ٲيضا" ، اعترتهم غضبة ٲسوٲ من غضبة مريمجة




لكن ماذا عن الحب في هذه الرواية ؟؟

رجب و حوسنة العاشقان اللذان كانا يلتقيان خفية في بيت مهجور ويقرران الهرب من جوكوراوفا في خضم العاصفة الثلجية بعد ان مازح رجب بقوله ان الاقطاعي اذا جاء لمقاضاة ديونه لن يجد ما يسلبه منهما !


خلال الٲيام التي طفقت فيها الثلوج بالذوبان وجد صبي حوسنة ذات الشعر الطويل و رجب العريض المنكبين يقعان جاثمين علی الارض هكذا ، يحتضن ٲحدهما الآخر بقوة . ما راعه الا ٲن وجد العاشقين متعانقين بقوة ، في حين ٲن الجليد الماثل بينهما وفي حضنيهما لم يذب بعد

ٲود ٲن ٲشير ٳلی ٲن الرواية التي بحوزتي من جزٲين ب 712صفحة وهي نسخة قديمة من اصدارات دار المٲمون ببغداد خلاف النسخة الدارجة ب 500 صفحة وبجزٲ واحد من اصدر دار نينوی علی ٲن كلا النسختين لنفس المترجم " جلال فتاح رفعت " وهو من تركماني مدينة كركوك ويعمل بترجمة الادب التركي للعربية ، وهو لم يبخل باعطاء الترجمة حقها من السلاسة والمفردات العربية الفصيحة التي قلما ٲجدها في الٲدب المترجم .

عن حياة الكاتب يشار كمال :
ولد بعد تقسيم كردستان غداة الحرب العالمية الاولی في مدينة وان وانتقل بعد المجازر العثمانية لقرية جوكوراوفا التي تدور معظم احداث رواياته فيها ، ومات عن عمر يقارب التسعين عاما .

كان حلمه ان يصبح مغنيا كرديا للٲغاني الشعبية والملاحم الكردية الا ٲن صوته ٲحال دون ذلك فدونها في رواياته وقال ما معناه ٲن مدوني الٲغاني الشعبية ٲقوی من واضعي القوانين .

سجن خمس سنوات لدعمه القضية الكردية وصرح بعد ٲن ٲفرج عنه " ٲنه لن يغفر لهذه الدولة ٲبدا "بعد ٲن قدم تعهد بعدم التطرق للقضية الكر��ية في كتبه .


هذا رابط لفيلم وثائقي عن حياة الكاتب اعدته قناة روداو مترجم للعربية لمن ٲراد الاطلاع ٲكثر عن حياته



https://m.youtube.com/watch?v=CeNd1mBKeQU&t=1s
Profile Image for oguz kaan.
283 reviews33 followers
August 10, 2017
İlk kitabın çektiğinden muzdaripti. Uzun paragraflarla, olmasa da olur denilebilecek cümlelerle doluydu. Yoksa hikaye harika.
Profile Image for Argos.
1,262 reviews492 followers
July 25, 2018
Dağın Öte Yüzü üçlemesinin ikinci kitabı bu, ilkinin (Ortadirek) devamı. Ancak bu kez mevsim kış. Toros köyünü ve köylüsünü kış haliyle resmediyor. Yine Muhtar Sefer, Meryemce Ana, Uzun Ali ve Taşbaşoğlu tüm gerçeklikleriyle anlatılıyor.
Aslnda mevcut efsanelere, söylencelere yenilerini ekleyerek bir destansı roman yazıyor Yaşar Kemal. Köylünün gel-gitlerini daha iyi anlatacak bir yazar olamaz diyorum. Kendi halinde bir insandan nasıl ermiş, evliya yaratılabileceğini, köylünün o sessiz gücünü pek güzel anlatıyor. Sıra üçlemenin son kitabı Ölmez Otu’nda...
Profile Image for Benan.
229 reviews30 followers
May 20, 2014
Onlarca masal anlatan mitolojik bir roman. Bu romanı okuyunca, düş gücümüzün dış güçlerce nasıl katledildiğini daha iyi anlıyor insan. Çoğu zaman dışarıda, burnumuzun dibinde olup da fark edemediğimiz taş, toprak, çiçek, böcek nasıl da apaçık görünür oluyor, bu romanı okuduğumuz ufacık odamızda. Doğa, yeryüzü çok güzel betimlemelerle capcanlı gözümüzün önüne serilirken, Anadolu insanının çilelerini ve çaresizlikten doğan kurnazlıklarını kalbimizde, beynimizde ölçüp, biçip tartıyoruz. Sık sık tekrarlanıp duran aynı betimlemeler okuyucu biraz usandırsa da, roman, insan psikolojisine merak uyandırmayı çok iyi beceriyor : korku, çaresizlik, kurnazlık, kendini kandırma, kendi yalanına inanma, düşlere sığınma.
Çaresizlik midir salt düşleri besleyen? Ya günümüz insanının düşsüzlük çaresizliği?
Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine ve İsmet Paşa’ya ince ince dokundurması da dikkat çekici bir öğe olarak öne çıkıyor.
Özellikle betimlemelerde yer yer yoğun bir şekilde kullanılan yöresel dil okuyucunun söz dağarcığını zenginleştiriyor.
Kara mizah da içeren romanda en sevdiğim hikaye Koca Halil’in hikayesi
En sevdiğim betimleme : “Bu karanlık, taş gibi, duvar gibi, çelik gibi bir karanlık. Dünya kurulduğundan berinin karanlığını bir araya yığıp, bu geceye vermişler. “
En sevdiğim imgeler : Gece, karanlık, ateş, yel, boran
En sevdiğim karakterler : Hasan, Taşbaşoğlu, Koca Halil, Meryemce
Bu kitabın filmini de görmek istiyorum. En çok da betimlemelerin nasıl canlandırıldığını merak ediyorum.
Profile Image for shutterbug423.
136 reviews17 followers
July 27, 2014
Goodreads quotes' a eklediğim aişağıdaki alıntı aslında Dağın Öte Yüzü üçlemesinin ikinci kitabının özeti gibi.
“Tam ocaklığın alnında, orta yerinde de büyük bir Mustafa Kemal resmi asılıydı. Başında kalpak vardı. Kaşları kalkıktı. Yüzüne inceden, alay eden bir hal takınmıştı.Taşbaşoğlu ona baktıkça, içinden bir hoş, acımaya benzer bir duygu geçiyordu.Ona göre Mustafa Kemal iyi adamdı, hem de babayiğit bir kişiydi. Azıcık da alaycı. Bu neden böyleydi? Çok çalışmıştı. Varını yoğunu bu millete vermişti. Hocalar ona karşı koymuşlar, millete gavur diye ilanat vermişlerdi. Çok şey yapmış, çok engeli aşmış... Ama bir eksik yönü vardı, bir yapamadığı işi vardı. Üstesinden gelemediği... Yoksa bir insan böyle inceden inceye oturup da dünyaya gülmezdi. ”
"Yer Demir Gök Bakır" deyimi, "hiçbir yerden yardım görme umudu ve olanağı olmayan, nereye ve kime başvurulursa vurulsun ele bir şeyin geçmediği ve bütün yardım kapılarının kapalı olduğu durumları" anlatmak için kullanılan bir deyimmiş. Ortadirek'te doğaya ve ağaya yenilen köylü bu kez kullanılmaya müsait inançlarına,efsanelere ve köylünün safiyane duygularını sömürmeye hazır muhtara yenilmek üzereyken köylünün, köyün belki aklı başında tek adamını Taşbaş'ı ermiş bir meczup ilan etmesi ne ironiktir.Romanda devleti temsil eden demokrat partili muhtarın olabildiğine simsar, deverim Türkiyesini temsil eden yüzbaşının belki çok makul olan ama gene de köylü düzeyine ulaşmayan devrimleri sopayla da olsa kabul ettirmeye çalışması Yaşar Kemal'in en güzel sistem eleştirilerinden biri belki de...Üçlemenin ilki alabildiğine gerçekken ikincisinin de oldukça fantastik olması köylünün umarsızlığının devamı n'olcak diye merak edenleri tatmin etmeyebilir ama devrimleri bir türlü benimseyemeyen Türk köylüsünün kahramanla otorite sembolü arasında kalırken sürekli olarak istikbalinin değil menfaatinin gittiği yönü tercih etmesinin adına yeni denilen günümüz Türkiyesine de ışık tuttuğunu düşünüyorum. Bu romanı filme uyarlayan Zülfü Livaneli'ye de, Taşbaş rolüyle ilk sinema deneyiminde harika bir iş çıkaran Rutkay Aziz'e de şapa çıkarıyorum.
Profile Image for Rıdvan.
549 reviews93 followers
April 4, 2016
Evet bir önceki kitaba kaldığımız yerden devam ediyoruz. Hatırlarsanız bir önceki kitapta koca Halil'in lafıyla millet köyü terkedip Çukurova'ya gitmiş ve hiç bir şey bulamamıştı. Olan Uzun Ali ve ailesine olmuştu.
Bu kitabın başında öğreniyoruzki köylünün hışmından korkan ve utanan Halil kaçmış sırra kadem basmış, kendini dağlara vurmuş.
Bu sefer kahramanımız şerefsiz Muhtar Sefer.
Köylünün en çok korktuğu adam Adana'dan her an gelmesi beklenen Adil. Bütün köylü Adil'e borçlu. Ve koca Halil'in yüzünden bütün pamuk hayalleride suya düşmüş bu sene. Adil her an gelebilir ve köylünün "karılarının donuna kadar herşeyi alıp gidebilir."
Sefer'se bu korku sayesinde köylüyü kullanıyor, yönlendiriyor. Adil'in köydeki en büyük dostu Sefer.
Ancak bir Taşbaşoğlu var. Sefer'e zerre saygı duymuyor. Hiç sallamıyor Sefer'i. Sefer ise ona boyun eyedirmek için yapmadığını bırakmıyor. Bir gece çarşaflara sarınıp kadın kılığında adamın evine gidio onu öldürmeye bile çalışıyor. Ama ne yaptıysa bir türlü olmuyor. Taşbaş'ı yakalayamıyor.

Aksine tüm bu olayların sonunda cahil köylü Taşbaşı ermiş ilan ediyor, iyi mi?
Taşbaş hiç oralı değil. Herkese anlatıyor bıkmadan usanmadan, köylüyü meydanda topluyor gene anlatıyor. "Ermiş değilim" diyor. Ama ne yapsa köylü mucizeye, ermişliğe yoruyor. "Hiç ermiş adam ben ermişim der mi?"

İşin garibi gel zaman git zaman köyün aydını Taşbaş kendide inanıyor ermiş olduğuna. Başlıyor hastaları fakirleri okumaya.

Adil'se bu kitapta nedeninin anlamasakta gelmiyor köye. "Sefer'e söyleyin o anlar neden gelemeyeceğimi bu sene" diyor.

Sefer'se "kulun kölen olayım Adil Ağa geliver şu köye" diye yalvarıyor. Bunuda anlamıyoruz neden böyle.

Yaşar Kemal Muhteşem biri.
Profile Image for Olcay Genç.
72 reviews12 followers
November 3, 2017
"Tutamak sorunu dedim. Dünyada hepimiz sallantılı, korkuluksuz bir köprüde yürür gibiyiz. Tutunacak bir şey olmadı mı insan yuvarlanır. Tramvaylardaki tutamaklar gibi. Uzanır tutunurlar. Kimi zenginliğine tutunur; kimi müdürlüğüne; kimi işine, sanatına..." - Aylak Adam

Yalak köyü insanlarının, Adil Efendi ve yokluk karşısında sığındığı dayanağı anlatıyor roman.
Profile Image for Atakan Öztaş.
4 reviews2 followers
June 27, 2019
Yalan, iftira, yalakalık, korkaklık, delilik, seks, dayak ve daha fazlası... Dört dörtlük bir anadolu köyü
Profile Image for Nevra Arslanturk.
251 reviews5 followers
November 5, 2021
Dağın Öteki Yüzü 3’lüsünün ikinci kitabı.

Ortadirek’te muhtar Sefer yüzünden kötü pamuk tarlasına düşmüş bizim köylüler, dağın öteki yüzünde pamuktan köylerine elleri boş dönmüşlerdi. Yer demir, gök bakırdı. Adil’e borçlarını ödeyememiş, yılların geleneği bozulmuştu. Bu bir onur meselesiydi. Bundan sonra ne olacaktı?

Seriye genel bakacak olursak Ortadirek zor bir kitaptı, karakterlerin iç sıkıntılarını derinden hissederek boğuluyordunuz. Meryemceyi Ali’nin sırtında çileli yollarda birlikte taşıdık. Bu kitap daha kolay okunan, daha masalsı bir kitap. Destansı ve şiirsel bir dili var. Düşlere sığınanların sıkıntılardan kaçışı bir nevi. Çaresizlik yine var ama düşler sayesinde üstesinden geliyorlar. Serinin son kitabı olan Ölmez Otu’nun ise daha ferahlatıcı olduğu söyleniyor. Taşbaşın evliya olma süreci sonrasında Ölmez Otu’nda neler olacağı merak uyandırdı.

“Olan olmuştu, bütün bu hikayeler, masallar Taşbaşa varmak içindi. Muhtar Sefer biliyordu ki, bittecrübe sabitti ki bütün ermişler ortalığa mutluk yılları, salgın yılları çıkarılmışlardır.”S198

“Köylü kadınların bu tam yenilgisiydi. Bir daha böyle bir topluluk onun üstüne gelemeyecekti! Bir insan yenilirse bir daha, bir daha gelirdi...Kalabalık yenilirse, bir daha bir araya gelmesi çok zor olurdu.”S313

Ek bilgi, Meryemce karakteri Yaşar Kemal’in annesi ile özdeşleşiyormuş.
Profile Image for Tuba Kılıç.
192 reviews1 follower
February 28, 2023
Korkak adamdan her bir kötülük beklenirdi. İnsan soyunu korkaklıktan daha çok alçaltan hiçbir şey olmamıştı şimdiye kadar.
Profile Image for guclu gozaydin.
102 reviews3 followers
April 9, 2025
Ortadirek'in devamı olan Yer Demir Gök Bakır'da, ilk romanda Muhtar Sefer'in başlıca muhalifi olmak dışında bir özelliğini bilmediğimiz Taşbaş Mehmet'in önce köylülerin, sonra da yavaş yavaş kendi gözünde nasıl bir ermişe, kutsal kabul edilen bir insana dönüşmesinin macerasını okuyoruz.

Mevsim kıştır, Yalak köyü ve etrafı aman vermez bir karın altında, doğanın ve borçlu olduklarını kabullendikleri Adil efendinin insafını beklemektedirler. Yaşadıkları büyük çaresizlikle, yakınlarında bir umut arayarak küçük köylerinde mucizeler yaşandığına inanırlar. Bu sırada Muhtar Sefer her zamanki iki yüzlülüğü ve yalancılığıyla türlü numaralar çevirir. Her şey normal akışındadır yani.

Bu seriyi bitirmek her edebiyatseverin vazifesi olmalı. Şimdi sırada Ölmez Otu var.
Profile Image for Hülya Meier.
156 reviews
April 14, 2015
Kendi aralarında bir mit yaratarak, efsane dünyasında yaşayan çaresiz yoksul bir köy halkının hikayesi…

“ Köyün üstünü sanki bir toz bulutu örtmüş. Gök duru, dünya aydınlık, karlara güneş vurmuş. Bir tek leke yok ortalıkta. Her şey , insanların bedenleri, hilim hilim, paçavra giyitleri bile bu aydınlıkta bir iyice yunmuş, arınmış. Ama gene de köyün üstünde bir toz bulutu, ağır toz fırtınası varmış gibi geliyor insanlara.”
1,610 reviews24 followers
June 18, 2022
This mid-20th century Turkish novel, set in a small village facing a bad harvest, tells the story of a man who stands up for his fellow villagers against a brutal landlord. Eventually, the villagers come to think of the first man as a saint, and the Turkish government comes to investigate this base superstition. It is well-written, and I liked the fact that the author delved into the religious aspects of his subject in ways that he hasn't in his previous novels.
Profile Image for Kelly.
297 reviews20 followers
March 4, 2008
This book starts out really slowly, reading like a simple folktale. If you stick with it, the village comes to life, the characters deepen, and you become invested in knowing how the Anatolian villagers will overcome those who would extort their meager harvest.
Profile Image for Mehmet.
12 reviews
April 21, 2013
şiirsel bir roman anlayışına sahip en güçlü Türk kalemlerinden biridir Yaşar Kemal. onun kitaplarını okumak Türkçe ile yıkanmaya benziyor biraz. yıllar öncesinde okuduğum Ortadirek'ten sonra aynı karakterleri yeniden canlandırmak ve daha güçlü bir hikaye içinde okumak büyük keyif verdi.
Profile Image for Zeren.
168 reviews197 followers
April 8, 2016
Anadolu'nun en güzel masalcısı Toros Dağları köylülerinin masalını anlatmaya devam ediyor. Lafta değil, gerçek bir masal. Hayatta kalabilmek, ümit edebilmek için ermiş efsanelerine ihtiyaç duyan köylülerin, insanımızın hikayesi...
Profile Image for Semra Özçelik.
42 reviews
August 8, 2020
Kitapta kendilerinden üstün gördükleri kişiler tarafından sömürülmeye açık ve bu kişiler ardınca sürüklenen bir köylü tipi ortaya çıkıyor. Köylülerin gözünden o dönem, o coğrafyadaki; güç algısı, kadın algısı, toplumsal ve insani değerler gibi pek çok konuda fikir edinmek mümkün.

Betimlemeler o kadar güzel ve gerçek ki kitapta ilerledikçe karakterlerle bir kavga ya da bir dayanışma halinde bulabiliyor insan kendini. Bu kadar gerçeklik içinde Taşbaş'ın köylülerin gözünde ermiş noktasına gelişini anlayabiliyor insan ama olmadık hastalıkları bir dokunuşuyla iyileştirdiği durumlar olmasını kabul edemiyor. O kadar ki Taşbaş'ın hiçbir ermişlik iddiası olmamasına ve başlarda reddetmesine rağmen köylünün bu inancı kendisinin de ermiş olduğuna inanmasına sebep oluyor. Efsaneler ve gerçek bir noktada iç içe geçiyor adeta.

Taşbaşoğlu halkın kendi yarattığı zor zamanlarda sığınabileceği bir mit durumunda. Bu açıdan eskiden bu yana değişen bir durum olmadığını görüyor insan. Günümüz modern dünyasında da ermişlik kisvesi altında olmasa bile çaresiz hisseden toplulukların kendi olağanüstü kahramanlarını yarattıklarını görmüyor muyuz?
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Faraz.
89 reviews1 follower
May 8, 2022
البته من ترجمه امین سیفی اعلا را خواندم. کتاب در مورد مردمی روستایی ساده دل است که بخاطر خشکسالی، نیاز به پولشان را از طریق قرض گیری همراه با نزول تامین میکنند. سال بعد باز هم قادر به پرداخت بدهیشان نیستند و از ترس طلبکار روی به کارهای مختلف میاوردند. ابتداحرفهای کدخدا را برای مقابله قبول می کنند. اموالشان را پنهان میکنند ولی انتظارشان برای مراجعه طلبکار بی حاصل میماند. کم کم معتقد به نظرکرده بودن تاش باش میشوند که از اهالی ده است و راه حلهای کدخدا را دنبال نکرده است. مردم از او انتظار معجزه دارند. ابتدا کدخدا و بعد خود تاش باش سعی میکنند با این باور مقابله کنند ولی تلاش بیحاصل است. حتی با وجود آنکه خود تاش باش اصرار دارد که نظرکرده نیست کسی حرفش را نمی پذیرد. این داستان به خوبی روندی را تصویر میکند که مردم در رویارویی با استیصال و بیچارگی چگونه برای خود موهوماتی را می‌تراشند و به آن پناه میبرند.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Kerem Gençer Kutman.
81 reviews1 follower
September 19, 2024
73/100

Serinin ilk kitabına göre daha yavaş başlıyor ve ağır bir akış kitabın ortalarına dek sürüyor.
Dil konusunda söyleyecek çok bir şey yok Türkçeyi yeniden sevdiriyor yalnızca bir noktada köylünün "staj görmesi" beni şaşırttı. Çukurova'da elektriksiz bir köyde staj kelimesini kim nereden duyabilir ki? Önemi var mı yok ama aynadaki toz gibi rahatsız etti beni.

Hülasa
"Bozkır köylüklerinde gün kavuşur kavuşmaz, silme bir karanlık çökerdi dünyaya. Evlerin içi dışı aynı karanlıkta... Hiçbir ışık karanlığı delmezdi. Bir Kürt şairinin dediği gibi, bin yıllık mayalanmış bir karanlık çökerdi gecelerine."
60 reviews
March 15, 2021
Yer Demir gök bakır yani İsmet Özel un dediği gibi "cebindeki adreslerden umudu kalmayan" köylülerin dramı tefeciden borç alıp borcunu ödeyemeyen ve kıtlıktan korkan köylü kıtlık ölüm paronayasına kapılıp kendine sahte peygamber(?) yaratır.İşte bu da bizim yıllar süren dramımızdır batıda böyle bir durum olunca yüzleşilir ve akılcı bir çözüm bulunur fakat bizde olduğu zaman hemen kendimize dervişler veya ovalayınca içinden cin çıkacak lambalar uydururuz.İnsanoğlu heykelini yapar altından sonra toprakla kaplar korkusundan
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Kemal.
52 reviews
May 22, 2019
Serinin ikinci kitabında yine usta yine bize yaşatır gibi anlatıyor olayları. Muhtarın gücü elde tutmak için gösterdiği çabaları günümüz siyasetinde bile net bir şekilde görebiliriz. Taşbaşoğlunun ermişliğe karşı ve egosuna karşı direnişi de çok çarpıcı anlatılıyor. Ve insan bir güç elde ettiği vakit kendi kendini kandırması çok kolay oluyor. Köylü kesim ise her zaman olduğu gibi yanar döner vaziyette kendine yanaşacak bir liman arıyor.
Profile Image for Astrid.
30 reviews
October 28, 2023
Es war okay… Für mich war die Geschichte teilweise sehr verwirrend, weil ständig zwischen verschiedenen Charakteren gewechselt wird, und oft auch nicht klar ist, was nun wirklich passiert oder nur in Vorstellung oder Traum. Mehrwert kann ich nicht wirklich daraus ziehen, irgendwie fand ich in diesem Buch einfach keinen roten Faden, was aber natürlich daran liegen könnte, dass ich mit der dargestellten Kultur einfach nicht vertraut bin.
Profile Image for Çağla.
51 reviews1 follower
December 6, 2020
Kitap serinin ikinci kitabı. Bir köyün bir insanı nasıl ilahlaştırdığını ve buna nasıl ihtiyaç duyduğunu anlatan bir kitap ile karşı karşıyasınız. İlahlaştırılan köylü, aslında bu durumdan muzdarip fakat daha sonra kendi bile bu duruma inanmaya başlıyor. Güzel ve anlamlı bir seri kitabı idi. Bugün itibari ile serinin ücüncü kitabına geçeceğim. Merakla bekliyorum. Okuyun.
Profile Image for Mustafa.
22 reviews17 followers
April 23, 2018
Zor durumda kalanlar , başı dara düşenler kendilerine tutunacak dal ararlar . Bulamazlar ise o dalı kendileri yaratırlar . Serinin ikinci kitabı . Yaşar Kemal'in karakterleri , dili,üslubu çok samimi . Okur olarak Yalak köyünün bir mensubu gibiydim sanki.
Displaying 1 - 29 of 43 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.