Nasıl ki somon balıkları, okyanusların genişliğinde geçirdikleri yıllardan sonra, bedenleri yorgun ama içgüdüleri sarsılmazken, ölmeden önce doğdukları nehrin serin kollarına doğru yüzmeye başlar; Mendel de hayatın gürültüsünde savrulmuş ruhunu, kendisi olduğu yere geri taşıyordu. Gluck, onun için bir mekân değil, bir kaynaktı: cümlelerin su gibi aktığı, zamanın durup insanın kendini dinlediği bir menba. Somonlar akıntıya karşı yüzerek ölümü kabullenmez, onu anlamlandırırlar; Mendel de o kafeye dönerek geçmişe sığınmadı, kendini tamamladı bana kalırsa. Güzeldi.