Jump to ratings and reviews
Rate this book

Yaşar Kemal Kendini Anlatıyor: Alain Bosquet ile Görüşmeler

Rate this book
Alain Bosquet, Yaşar Kemal ile 1957’de bir Amerikan dergisi için söyleşi yapmak amacıyla tanışmıştı. Tanışmakla yetinmedi, Yaşar Kemal’i yakından tanıdı. 1984’e gelindiğinde, artık yakın dost olduğu Yaşar Kemal’in “kendini anlatması” fikri gelişti aralarında. Yazışmalarla yürüyen bu büyük söyleşi 1989’da tamamlandı.

Yaşar Kemal Kendini Anlatıyor’da Yaşar Kemal masalsı öğelerle bezenmiş çocukluğundan Anadolu topraklarının tarihine, demokrasisi kesintiye uğrayan bir ülkede yazar, birey, insan olmaktan kendi acılarına dek, kendini ülkesiyle, insanlarıyla, beslendiği kaynaklarla birlikte anlatıyor. Türkiye’nin, insanlarının sesini dillendiren evrensel yazarı dünya yazarları ve edebiyat hakkındaki görüşlerini de çekinmeden, açık seçik dile getiriyor.

“Nobel Jürisi’ne açık mektup: Oyunuzu Yaşar Kemal’e verin. Bugün size, neslinin ve çağının en büyük yazarların-dan saydığım bir romancıdan söz edeceğim. Kuşkum yok ki ileride bir Thomas Mann, bir Nikos Kazancakis ya da bir Sinclair Lewis’le birlikte anılacaktır. Öylesine güçlü, öylesine inandırıcı.”
Alain Bosquet, "Le Quotidien de Paris"

191 pages, Paperback

First published January 1, 1992

8 people are currently reading
297 people want to read

About the author

Yaşar Kemal

143 books1,106 followers
Yaşar Kemal, asıl adı Kemal Sadık Gökçeli. Van Gölü’ne yakın Ernis (bugün Ünseli) köyünden olan ailesinin Birinci Dünya Savaşı’ndaki Rus işgali yüzünden uzun bir göç süreci sonunda yerleştiği Osmaniye’nin Kadirli ilçesine bağlı Hemite köyünde 1926’da doğdu. Doğum yılı bazı biyografilerde 1923 olarak geçer.

Ortaokulu son sınıf öğrencisiyken terk ettikten sonra ırgat kâtipliği, ırgatbaşılık, öğretmen vekilliği, kütüphane memurluğu, traktör sürücülüğü, çeltik tarlalarında kontrolörlük yaptı. 1940’lı yılların başlarında Pertev Naili Boratav, Abidin Dino ve Arif Dino gibi sol eğilimli sanatçı ve yazarlarla ilişki kurdu; 17 yaşındayken siyasi nedenlerle ilk tutukluluk deneyimini yaşadı. 1943’te bir folklor derlemesi olan ilk kitabı Ağıtlar’ı yayımladı. Askerliğini yaptıktan sonra 1946’da gittiği İstanbul’da Fransızlara ait Havagazı Şirketi’nde gaz kontrol memuru olarak çalıştı. 1948’de Kadirli’ye döndü, bir süre yine çeltik tarlalarında kontrolörlük, daha sonra arzuhalcilik yaptı. 1950’de Komünizm propagandası yaptığı iddiasıyla tutuklandı, Kozan cezaevinde yattı. 1951’de salıverildikten sonra İstanbul’a gitti, 1951-63 arasında Cumhuriyet gazetesinde Yaşar Kemal imzası ile fıkra ve röportaj yazarı olarak çalıştı. Bu arada 1952’de ilk öykü kitabı Sarı Sıcak’ı, 1955’te ise bugüne dek kırktan fazla dile çevrilen romanı İnce Memed’i yayımladı. 1962’de girdiği Türkiye İşçi Partisi’nde genel yönetim kurulu üyeliği, merkez yürütme kurulu üyeliği görevlerinde bulundu. Yazıları ve siyasi etkinlikleri dolayısıyla birçok kez kovuşturmaya uğradı. 1967’de haftalık siyasi dergi Ant’ın kurucuları arasında yer aldı. 1973’te Türkiye Yazarlar Sendikası’nın kuruluşuna katıldı ve 1974-75 arasında ilk genel başkanlığını üstlendi. 1988’de kurulan PEN Yazarlar Derneği’nin de ilk başkanı oldu. 1995’te Der Spiegel’deki bir yazısı nedeniyle İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde yargılandı, aklandı. Aynı yıl bu kez Index on Censorhip’teki yazısı nedeniyle 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkûm edildiyse de cezası ertelendi.

Şaşırtıcı imgelemi, insan ruhunun derinliklerini kavrayışı, anlatımının şiirselliğiyle yalnızca Türk romanının değil dünya edebiyatının da önde gelen isimlerinden biri olan Yaşar Kemal’in yapıtları kırkı aşkın dile çevrilmiştir. Yaşar Kemal, Türkiye’de aldığı çok sayıda ödülün yanı sıra yurtdışında aralarında Uluslararası Cino del Duca ödülü, Légion d’Honneur nişanı Commandeur payesi, Fransız Kültür Bakanlığı Commandeur des Arts et des Lettres nişanı, Premi Internacional Catalunya, Fransa Cumhuriyeti tarafından Légion d’Honneur Grand Officier rütbesi, Alman Kitapçılar Birliği Frankfurt Kitap Fuarı Barış Ödülü’nün de bulunduğu yirmiyi aşkın ödül, ikisi yurtdışında beşi Türkiye’de olmak üzere, yedi fahri doktorluk payesi aldı.
28 Şubat 2015 tarihinde vefat etti.

Yaşar Kemal was born as Kemal Sadık Gökçeli in 1926 in the Hemite village of Kadirli, Osmaniye, where his family, originally from the village of Ernis (present-day Ünseli) near Lake Van, had settled after a long period of immigration caused by the Russian occupation during World War I. With his amazing imagination, grasp of the inner depths of the human soul, and lyrical narrative, Yaşar Kemal became one of the leading name not only of Turkish literature, but of world literature as well. Translated into more than forty languages, Yaşar Kemal is the recipient of many awards in Turkey and more than twenty international awards including Prix mondial Cino del Duca, Commandeur de la Légion d'Honneur de France, Commandeur des Arts et des Lettres of the French Ministry of Culture, Grand Officier de la Légion d'Honneur de France, Premi Internacional Cataluña, Peace Prize of the German Book Trade, as well as seven honorary doctorates—five in Turkey and two abroad. The last award Kemal received was the Bjørnson Prize given by the Norwegian Academy of Literature and Freedom of Expression (Bjørnson Academy) on November 9, 2.
Yaşar Kemal died in İstanbul on February 28, 2015.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
129 (65%)
4 stars
59 (30%)
3 stars
8 (4%)
2 stars
0 (0%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 - 23 of 23 reviews
Profile Image for Sinem.
348 reviews207 followers
November 14, 2015
her ne kadar Yaşar Kemal kendisine yöneltilen sorulara doğrudan cevap vermemiş olsa da kendisini, fikirlerini dinlemek açısından çok verimli bir kitap olmuş. Yaşar Kemal'in ilk soruya 65 sayfa uzunluğunda cevap vermiş olmasını buraya bi not edelim.
Binboğalar Efsanesi'ni okumayı planlayan varsa bu kitabı okumasın dev bir spoiler var, daha doğrusu Binboğalar Efsanesi'ndeki bir hikayeyi baştan sona anlatmış. kitabı okumayı planlayanlar üzülür okursa.
kitabı okumadan önce Yaşar Kemal'in kendisiyle ve hayatıyla ilgili hiçbir fikrim yokmuş onu fark ettim, kendi hayatıyla ilgili bazı detayları bunlar gerçek olabilir mi diye okudum hatta. toplumsal hafızası olmayan bir millet olduğumuzu da bir kez daha anladım.
kitap düz soru cevap kitabı değil bu arada, yer yer tansiyon yükseliyor, baya serbest stil tartışma gibi.
Profile Image for Tuna Turan.
409 reviews59 followers
July 12, 2019
Yaşar Kemal ile ilgili ne biliyorsun diye sorsalar sanırım hiçbir şey derdim, bu kitabı okuyana kadar. Bu aralar biyografi kitaplarını okumak çok hoşuma gidiyor. Hem tanımak istediğim şairleri, yazarları yakından tanıma fırsatı buluyorum, hem de beni başka kitaplara yönlendirme yapıyor.

Van’da başlayan hayat hikayesi Çukurova’ya doğru devam eden yolculuk. Çukurova’nın karnına doğru kurulmuş kayalık bir dağın ardında küçücük bir köyde yaşam mücadelesi. 1923 yılında doğan ama nüfus kağıdına 1926 yılında sahip olan küçük bir Yaşar.
1915 yılında Rus ordusu Van’ı işgal edince oradan 1,5 yıl süre içesinde Çukurova’ya gelmişler. Van’dan gelirken ölümden kurtartıp büyüttüğü oğulluğu babasını bıçaklamış ve ardından da kekeme olmuş ve 12 yaşına kadar zor konuşmuş. Kitap okurken de yazarken de hiç kekelememiş. Bu ve bunun gibi bir sürü bilmediğimiz konular Yaşar Kemal’in ağzından kelimelere dökülmüş. Nasıl kör olduğu, aşıklık günleri, ilkokul günleri, Adana günleri, hapishane günleri, İstanbul zamanları, Cumhuriyet gazetesi dönemleri, İnce Memed’in ortaya çıkışı gibi bir sürü güzel ama acı hatıralar ile dolu kitap.

Çocukluğunun krallığı çiğdemler, babasını öldüreni öldürtmek için uğraşlar, amcasının, annesinin uğraşları, hiçbir zaman babasının öldüğüne inanamaması, inandığında da ona sonsuz bir küskünlük, al bir tay, o tayın üstünde ovalarca tayı koşturan bir çocuk, keklikler, kartallar, kartal yuvalarına tırmanma, böğürtlen toplama, Ceyhan ırmağında yüzmeler, boyunu aşan ekinler arasında tavşan yavruları aramalar, kalede yıkıntıların arasından renkli seramik parçaları toplama, akar suya düşen yıldızlar, suyla akıp giden bulutlar, bir gün ulu denizi görebilmek düşü…

Bütün bunların sonun ortaya kocaman dev gibi bir YAŞAR KEMAL çıkmış.

İyi ki de bu topraklarda doğup, büyüyüp, bu toprakların dilinde yazmışsın.

Teşekkürler.
Profile Image for Didem Gürpınar.
129 reviews22 followers
October 17, 2022
Yaşar Kemal’i daha iyi anlamak ve eserlerini daha iyi yorumlayabilmek adına kesinlikle tavsiye edeceğim bir kitap. Keşke daha önce okudaydım dediğim bir kitap oldu.
Profile Image for Bilge.
13 reviews9 followers
June 26, 2018
Yaşar Kemal'in hayatını anlattığı başlangıç kısmı bir destanı okumak gibi. Yaşar Kemal'in dile olan sevgisini, insana olan bitmeyen inancını okudukça kendi inancımın da tazelendiğini hissettim. Belki benim daha çok röportaja dayalı bir kitap beklememden kaynaklanıy0rdur ama Alain Bosquet'in soru mu tespit mi olduğu belli olmayan soruları, yazarı yönlendirmemesi, açık uçlu sorulara Yaşar Kemal'in çok geniş bir perspektiften cevap vermesi sonlara doğru biraz kopmama neden oldu. Yaşar Kemal'in yazmaya "mecbur" bir insan olmasını etkileyen süreçleri ve düşünceleri öğrenmek için okumalı.
Profile Image for isilik.
59 reviews46 followers
July 6, 2023
"Bir gün köye bir çerçi geldi. Köylü kadınlara istediklerini borca veriyor, bir deftere de yazıyordu. Sanırsam sekiz yaşındaydım. Çerçiye sordum, bu yaptığın ne, diye. Yazı olduğunu, sonra okuyup unutmayacağını söyledi...”
Profile Image for Yakup Öner.
181 reviews113 followers
January 13, 2013
Gerçekten bu kitap Yaşar Kemal'in Tanıtma El kitabı gibidir.Bu yazarın Tarihsel süreçte kazandığı perspektifini ortaya koyuyor.Yazma sorunu üzerine, yazma işinin nasıl olması gerektiği veya nasıl oluştuğunu derinlemesine bize sunuyor Yaşar Kemal.Alain Bosquet'in çok önemli ve sıradan olmayan sorularına Yaşar Kemal ise çok değerli cevaplar ile karşılık vermektedir.Kesinlikle Yaşar Kemal'e başlanmadan önce bu kitap iyi bir şekilde hazmedildikten sonra yazarın eserlerinine başlaması gerektiği inancını oluşturdu.
Profile Image for Büşra  .
268 reviews95 followers
November 20, 2023
Yaşar Kemal'i daha yakından tanımak için enfes bir kitap ama özeti hemen hemen şu:

Bosquet: Ee siz kürt idiniz, nasıl oldu, dilinizi konuşmadınız mi? Asimile olmadınız mı? Acı çekmediniz mi? Türkler sizi öldürüp gebertmedi mi?

Yaşar Kemal: Biz beraber yaşayan ve zulüm için beraber savaşan topluluklarız, eserlerimi de Türkçe yazdım. Anavarzam'ın çiçeklerini görsen, Çukurovam'ın kuşlarını duysan...

Batı'nın kılcal damarlarına bile işlemiş bu emperyal kafanın bizim etle tırnak gibi oluşumuzu anlamaması, ahraz ahraz sorular sorması aşırı keyiflendirdi, yalan yok.
5 reviews1 follower
November 29, 2020
Yaşar Kemal külliyatına başlamadan önce bu kitabı okumak en doğru karar. Yaşar Kemal’in kendi ağzından onun yazarlığına, esindiklerine, hayatına dair düşüncelerini okuyoruz. Söyleşi yaparken bile anlatımının destansı olması beni etkiledi. Bu kitaptan sonra diğer eserlerini okumayı heyecanla istiyorum.
Profile Image for merve.
58 reviews8 followers
March 7, 2022
Yaşar Kemal'i tanımak ve eserlerindeki derinliğin, özünün farkına varmak isteyen herkese tavsiyemdir. Bu bir röportaj ve biyografi kitabı olmasına rağmen sürükleyici bir hikaye okumuş kadar oldum. Anadolu'yu müthiş zengin bir dille anlatan başka bir yazar tanımadığım için bu kitapta anlattıkları beni daha da derinden etkiledi. Buralarda sonsuz yıldız butonu yok mu? 🌿🌌
Profile Image for Kitty.
43 reviews
December 15, 2024
So inspiring. He strings worlds together in sentences, with each answer reading like a story; an essay; an examination of the soul and a call to live. And I love his habit of asking a rhetorical question and then saying “I don’t know, it’s a mystery”
Profile Image for ozgurluk kurdu.
317 reviews26 followers
August 6, 2023
Onat Kutlar'ın Fransızcadan çevirisi, Özdemir İnce'nin giriş yazısı ve kapakta Abidin Dino'nun Yaşar Kemal çizimi... Bütün ustalar, bu koca çınarın coşkulu dalları ve yapraklarında oynaşan hafif bir esintiyle bir aradalar.

Bu kitapta, çocukluğundan itibaren Kemal'i besleyen uzamı, sesleri, kokuları, renkleri, anlatıları, deyişleri ve kişileri bir bir tanıma fırsatı buluyoruz. Kemal'in bir halk ozanı olduğu dönemden çocukluk ve gençlik dönemlerine, yazarın hayatının bu çok renkli ve çeşitli dokuları okurlar tarafından özümsenmeyi bekliyor. Yaşar Kemal'i daha yakından tanımak ve de anlamak amacıyla mutlaka okunması gerektiğini düşündüğüm bir kitap bu.

Alain Bosquet'nin Kemal'i ısrarla köşeye sıkıştırma manevraları ve çabası da oldukça dikkat çekici. Yazarı varmak istediği noktaya sürüklemeye çalışıyor ama ne mümkün! Kemal neyse o.

Oldukça samimi bu anlatıyı Yaşar Kemal külliyatına başlamak isteyen ve edebiyat sever herkese öneririm.

Keyifli okumalar!

Kitaplarla kalın!
Profile Image for Idilik.
214 reviews
February 19, 2023
Toprak Ana ile sinandigimiz bu zor ve dar zamanlarda Yaşar Kemal'e sığındım. Kendimi onun hayatı ele alma, toprak ve doğa ile hayat mücadelesi ile teselli ettim, bana illham verdi. Hepinize tavsiye ederim.
351 reviews3 followers
Read
August 29, 2024
Sonradan Fransız vatandaşı olmuş, Fransız edebiyatında önemli bir yeri olduğu kitabın girişinde anlatılan Alain Bosquet ile Yaşar Kemal’in 30 soruluk röportajından oluşan bir kitap. Kitabın ilk baskısı Paris’te, 1992 yılında yapılmış. Kitapta bir yerde Yaşar Kemal 1989’da çıkacak bir kitaptan bahsediyor. Arka kapakta röportajların yazışmalar yoluyla 1989’da tamamlandığı yazıyor. Yaşar Kemal çocukluğundan başlayarak hayatını anlatmanın yanı sıra okumayı öğrenmesinden ilk şiir ve hikâyesini, etkilendiği destan geleneğinden Çukurova’nın kendisi ve eserleri üzerindeki etkisi, politik düşünceleri ve eylemlerinden dolayı çektiği sıkıntılardan ülkenin bugünü ve geleceği, kendisinin gelecekle alakalı planları gibi çeşitli konularda konuşuyor. Yaşar Kemal hayata karşı meraklı, insanı, olayları anlamaya çalışıyor, bir kitabı önce zihninde senelerce yazıp sildikten sonra kağıda dökebiliyor. Kemal bir Türkmen köyünde doğduğunu anlatsa da Bosquet Kürt ülkesi diye vurguluyor. Yer yer bu ve birkaç konuda Bosquet’in cevabı verilmiş soruları tekrar sorması gibi nedenlerden dolayı tekrarlar var. Daha önce romanlarını okumuş olmak bu kitabı okurken söylediklerinin ne kadarını gerçekleştirebilmiş anlamak konusunda yardımcı olur. Ben kısa bir hikâye kitabı dışında Doğan Kardeş seçkilerinden okumuştum ve insanlık vurgusu beklerken oldukça taraflı bulmuştum. İnsanların kendisini onun kafasındaki gibi tanıması isteği ve yanlış anlaşılma tedirginliği anlaşılıyor. Bosquet’in soruları uzun uzun açıklamalı ve cevabı okurken soruyu unutmak olası. Türk edebiyatında önemli bir yeri olan bir yazarın hayatını öğrenmek isteyenler, röportaj, anı, biyografi tarzı kitapları okumayı sevenler için özellikle tavsiye edilebilir.

Kitapta ciddi bir noktalama sorunu var. Yaşar Kemal kendisinin noktalama iyi olduğunu bir yerde söylüyor ama bu kitap bu konuda eksik. Birkaç yerde de özel kelimelere açıklama düşülebilirmiş.

“…ben sanatın gücüne yaşamın gücünden daha çok inanırım, acaba doğru mu?” (25)

“Roma çağında Tarsus deniz kıyısındaymış.” (32)

“Anadolu’da “Deli” yalnız deli anlamına değildir. Yiğit, cömert, iyi anlamınadır da…” (42)

“Yani bir yerlerde insanlık çöktü de insanlığın yerine insana benzer kimi yaratıklar mı geldi, diyorsunuz. İnsan gizeminin ve düş gücünün yok olmasının ne demek olduğunu acaba derinden kavrıyor muyuz?” (83)

“Siz Kafka’nın dünyasına bakmayın, o başka, umutsuzluk dünyası onun dünyası.” (87)

“Bakın size söyleyeyim, Dostoyevski’nin ne yapar biliyor musunuz, karanlığı yığar yığar karşımıza, bir karanlık duvarı örer önümüze, onun işi, hüneri bu, sonra o kurşun geçirmez karanlığın arkasından ışığı daha belirli, daha açık görürüz.” (87)

“Dili her zaman diyalogdan öte, yenemeyeceği güç olmayan büyülü bir araç saydım.” (89)

“Osmanlı kendi dünyasını, uygarlığını kendi içinde, daha doğrusu birkaç büyük şehirde kurmuş, Anadolu’da ondan apayrı bir dünya da kendi içinde oluşmuştu.” (98)

“En çok da Çehova hayrandım.” (100)

“Benim yazma isteğim ne fizik gereksinme, ne delilikti. Bu işe bilinçle hazırlanıyordum.” (106)

“Bir dilin etkisinde kalmak için o dili durmadan yaşamak gerek.” (159)

“Hep, iyi, sağlam, gerçek bir edebiyat nasıl olmalı, diye düşündüm. Bizde bir söz var, çanağında balın olsun, arısı Bağdattan gelir.” (162)

Alain Bosquet - “Kendim için yazıyorum, başka kimse için değil. Kesin bir özgürlüğü mutlaka istiyorum ve doğrudan hiçbir mesajım yok. Ama okuyucumun altbilincinin benim altbilincimle rastlaşacağını umuyorum. O zaman - oldukça az rastlanır bir olaydır bu - başdöndürücü bir girişim meydana gelebilir ve okuyucu kendi içinde aradığını, bende bulabilir.” (164)

“Üç bin yıl önceki yapıtlarla nasıl buluşuyoruz, bunun öznel sebebi nedir? İnsanların insanlarla, insan gerçeğine varabilmiş yapıtlarda buluşması olmasın?” (165)

“Benim koşullara, çevreye önem vermemin sebebi, insan gerçeğine onun koşulları içinde ancak varabilirim düşüncesinden, daha doğrusu bilincinden ileri geliyor.” (166)

“…sorun insanoğlunun özsek gerçeği, sağlam değerleriyle çok derinlerde buluşabilmektir sanıyorum.” (166)

“İnsanın en büyük değeri yaratıcılığıdır. Bütün değerlerinin erozyona uğraması, onun yaratıcılığının da tükenmesi demek değil midir?” (182)

“19. yüzyıldaki gibi makina benim korkum değil, hayranlığımdır. Teknoloji de öyle.” (183)

“Bana göre roman biçimlerini en belirleyici öğe dildir. Dilin yapısı romanın yapısını etkiler, kurar, biçimini geliştirir, sağlar.” (184)

“Yani demem o ki, biz bilinç altını değil, bilincimizi bile gereğince kavramamış; anlamış, anlatmış değiliz. Belki bana öyle geliyor. Anlatmışız da benim birçok şeyden haberim yok.” (186)

“Bilinç altı, bilinç ötesi bütün çabalarımıza karşın en önemli bilinmeyenimizdir.” (186)

43 reviews
August 31, 2019
Yaşar Kemal kendi hayatını bir roman gibi anlatıyor kitabın başlarında. Okurken çok etkileniyor ve nasıl Yaşar Kemal olduğunu anlıyorsunuz.

Bu arada Türkiye’nin yakın tarihi ve kırsal yaşama da öğretiyor.

Altını çizip not aldığım yerler

- Düş gücünü yitiren insanın hiç umudu olur mu?
- Umut, düş gücünün yarattığı ve insanoğlunun sahip olduğu en büyük değerlerden birisi değil mi?
- Doğduğum bu Türkmen köyünde bizi Kürt diye hiç ayrı saymıyorlardı. Biz de kendimizi onlardan hiç ayırmıyorduk. Bütün köylüyle akraba gibiydik.

- Yaşar Kemal ve Orhan Kemal’in İstanbul planı
araba alacak içine sebze dolduracak mahalle mahalle dolaşıp satacaktık. Orhan, “sen güçlüsün,” diyordu, “arabayı sen sürersin, ben de bağırırım, geçinir gideriz. Ben romanlarımı, sen hikayelerini yazarsın. Belki yazdıklarımızdan da para kazanırız.”

- Batı kültürünü özümsemek başka, batı kültürünün maymunu olmak başka.

- ince memed romanı için
ben bu romana adımı koymayacağım.” “Neden?” “Çünkü ben bu romanı para için yazdım. Üstelik de üç ayda. Benim iyi romanlarım bundan sonra yazılacak.”
“Acımdan ölsem de bu romana adımı koymam, başındaki Çukurova betimlemesini de çıkarmam.”

- Zilli Kurt hikayesi
Şu yaşam hikayemi “Zilli Kurt” hikayesiyle bitireyim. Doğu Anadoluda koyun sürülerine, koyun damlarına kışın acıkan kurtlar girer, koyunlara saldırırlar, bir koyunu alıp götürmezler, bütün bir sürüyü ısırırlar, yaralarlar, parçalarlar kaçarlar. Kurdun dişlerince yaralanmış koyunlar iflah olmaz, ölürlermiş eninde sonunda. İşte böyle köye kurt girdiğinin sabahı köylüler atlanırlar, kurtların ardına düşerlermiş. Kurdu, kurtları yakalayınca fiske bile vurmazlar, sağlam bir zincirle, kopmaz kirişle kurtların boğazına birer zil takar onları bırakırlarmış. Kurtlar kurda kuşa, hiçbir canlıya, koyuna keçiye, eşeğe, danaya, hiçbir yaratığa yaklaşamazlar açlarından ölürlermiş. İşte Türkiye Cumhuriyeti Hükümetleri de bu kurt metodunu köylülerden öğrenmiş, her hoşuna gitmeyen insanın boynuna bir zil takıp bırakıyordu

“Hakkımızda devlet etmiş fermanı/ Ferman Padişahın dağlar bizimdir.”
Profile Image for Yasin Çetin.
174 reviews6 followers
December 21, 2019
Acılar, kederler, ıstıraplar; aydın bir solcunun mukadderatı! Ruslardan kaçan Vanlı ahali, savaşın ıstırabının sözlerde yaşayan hali. Çukurova'da doğar İnce Memed'in yazarı Yaşar Kemal, çocukluğu mutluluk ve acılarla geçer. Çocukluğu sözlü edebiyatın içinde geçer, aşıkları, ozanları dinler; sonunda kendi de Aşık Kemal olur. Adana'ya sürülmüş olan aydınlar(Abidin Dino, Arif Dino vs.) tanışır, onları dinler ve onların önerdiklerini(veya temin ettiklerini) okur. Bir solcudur artık hem de etkin bir solcu, Adana'da sol faaliyetlerin içinde yer alır. Bu tercihi Adana'dan ayrıldığı 1950/51 yılına kadar başına büyük dert açar. Hem polis hem de ahali onun rahat bir nefes almaması için elinden geleni yaparlar. Yanına yanaşan herhangi biri anında Rus ajanı damgası yer. Halkın linç girişimlerinden son anda kurtulur; artık bu diyardan gitme vakti gelmiştir. İstanbul'a gitmeyi başarır ama bir süre sefil hayatı yaşamaya devam eder. Sonunda arkadaşları aracılığıyla gazetede çalışmaya başlar, başarılı röportajlar yapar; İnce Memed romanı da tefrika halinde burada yayınlanır. "Yaşar" ismini polis takibine takılmamak için kullanır, şayet İnce Memed'in yayınlanmaması için savcı elinde geleni yapar. Aslında Yaşar Kemal'in peşini 1971'e kadar rahat bırakmazlar, ki bu tarihte hanımı ile beraber hapis yatar.

İşte bu kitap kendi hayatını 'büyülü' dili ile anlatır, ülkenin durumu hakkındaki düşüncelerine yer verir ve yazarlığının sırlarına bir pencere açar.
Profile Image for mine..
28 reviews34 followers
March 23, 2021
Alain Bosquet sorularını, en çok merak ettiklerini ve edilenlerini yöneltiyor Yaşar Kemal’e. O da tüm yalınlığı ve içtenliğiyle anlatıyor kendini, hayatını, düşüncelerini. Bilmem söylememe gerek var mıdır, Yaşar Kemal benim için çok özeldir. Bir yazar değildir sadece; yol gösterendir, umut ve sevgi aşılayandır, aydınlık bir yoldur aslında. Onu okumak, derinlerine inmek, anlamaya çalışmak çok heyecanlandırıyor beni. Bu kitapta da yazdıklarının arka planını sunuyor bizlere aslında. Onu neler etkilemiş, neler görmüş, bizi mest eden satırları nasıl oluşmuş? Bir bir cevaplandırıyor ve özellikle hayatına dair, belki hiçbir yerde okuyamayacağımız ya da öğrenemeyeceğimiz şeyler de anlatıyor. Kısaca söylemek gerekirse, Yaşar Kemal’i okuyan, seven, onu daha derinden anlamak isteyenler bu röportaj tarzındaki kitabı da mutlaka okumalıdır. Sevgilerle.
Profile Image for Gizem Demirsöz.
20 reviews
September 2, 2023
Bu kitabi okuduktan sonra kendisine hayranligim ve saygim bir kat daha artti. Yasar Kemal severlerin onu ve romanlarini daha iyi anlamak icin mutlaka okumasi gereken bir kitap. Tek kotu yani Turkiye’nin kitap ciktigi tarihten bu yana bir adim ileriye gidememis oldugunu gormek ve gelecek icin daha da umutsuzluga kapilmak oldu.
29 reviews9 followers
Read
June 5, 2020
222) Okuduğum en sürükleyici yaşamöyküsü bir özyaşamöyküsü; Alain Bosquet sormuş, Yaşar Kemal söylemiş
Profile Image for Adem.
14 reviews1 follower
March 10, 2023
Ince memed serisinden sonra bu kitabi okudum. Yaşar Kemal in hayatını ve fikirlerini cok daha iyi kavradım bu kitapla. Babam gibi seviyorum seni büyük usta.
Profile Image for Beybulat-Noxcho.
273 reviews10 followers
June 12, 2016
Muhteşem bir kitap daha. Yaşar Kemal işi öyle bir hale getirmiş ki, sorsan naber nasılsın ona bile destansı bir şekilde cevap verecek herhalde. Ne deyim marketten alacaklar listesi yazsa onu bile okurum.

Üslubuna kesinlikle söz yok. Destansı birşey. eserlerini türkçe okumayan Allah'ın fransız yazarı bile epik epik diye sayıklıyor. Ama Yaşar Kemal'in bir tarafı var ki neredeyse şuana kadar okuduğum eserlerde hissedilmiyor ve özellikle kendini anlattığı kitapta. O da genelinde din özelinde ise islam. ister buna iyi tarafı ile baksın ister kötümser - her iki bakış açısı hakkıdır bu topraklarda yaşanan tecrübeye bakarsak - bu konu hakkında neredeyse kör kesilmiş. İş sosyalizme gelince daha ebesinin kıyısındaki Castro selam veriyor ama kendi doğduğu topraklarda bildiği şey ise sadece birkaç epik söz. Bu tuzlu Akdeniz suyunda yüzdende hiç mi tuzun tadını alamadın?
Profile Image for Bilgesu Kaya baydemir.
16 reviews
July 7, 2014
Biyografi ve otobiyografileri okumayı çok severim. Bir Yaşar Kemal hayranı olarak, biyografi nitaliğindeki bu kitap da çok güzel, sıkmıyor insanı, hem sonra Yaşar kendini anlatmış hiç sıkılabilir miyiM.
Displaying 1 - 23 of 23 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.