Jump to ratings and reviews
Rate this book

Binboğalar Efsanesi

Rate this book
Yüzyıllarca yerleşik düzene geçmemek için direnen Türkmenler’in romanı Binboğalar Efsanesi Hıdrellez şenliklerinde, göçerlerin kış için sığınacak topraklar bulma dilekleriyle başlar. Ancak, kış onlar için bir yok oluş öyküsüne dönüşecektir.
Yörüklerin yok oluşuna yakılmış bir ağıt.

“Yaşar Kemal bir kültürün nasıl yittiğini Binboğalar Efsanesi ile sarsıcı bir biçimde betimledi.”
Allan Sandström, Wasterbottes Kurriren, (İsveç)

“Yaşar Kemal’in yazdıkları, bu evrenin çöküşünü, on-dokuzuncu yüzyılda başlatılan ve yirminci yüzyılda ansızın piyasa ekonomisine geçilmesiyle sonuçları şaşırtıcı boyuta ulaşan zorunlu yerleşik yaşamın getirdiği tarihsel çöküşü anlatır.”
Jean-Pierre Deleage, (Fransa)

“Yaşar Kemal’in görkemli, şiirsel, aynı zamanda modern anlatım tarzı sonsuz sürükleyici... O, Kazancakis ve Neruda gibi klasik ‘büyük tarz’ı yüceltti.”
Majbritt Sjödin- Hans Artberg, Folket, (İsveç)

“Zengin bir geleneğin hüzünlü, yavaş masalı....”
Daily Telegraph, (İngiltere)

“İnsanı canlandıracak basitlikte, güzel, ahlaki bir öykü...”
Birmingham Post, (İngiltere)

283 pages, Paperback

First published January 1, 1971

46 people are currently reading
1332 people want to read

About the author

Yaşar Kemal

143 books1,093 followers
Yaşar Kemal, asıl adı Kemal Sadık Gökçeli. Van Gölü’ne yakın Ernis (bugün Ünseli) köyünden olan ailesinin Birinci Dünya Savaşı’ndaki Rus işgali yüzünden uzun bir göç süreci sonunda yerleştiği Osmaniye’nin Kadirli ilçesine bağlı Hemite köyünde 1926’da doğdu. Doğum yılı bazı biyografilerde 1923 olarak geçer.

Ortaokulu son sınıf öğrencisiyken terk ettikten sonra ırgat kâtipliği, ırgatbaşılık, öğretmen vekilliği, kütüphane memurluğu, traktör sürücülüğü, çeltik tarlalarında kontrolörlük yaptı. 1940’lı yılların başlarında Pertev Naili Boratav, Abidin Dino ve Arif Dino gibi sol eğilimli sanatçı ve yazarlarla ilişki kurdu; 17 yaşındayken siyasi nedenlerle ilk tutukluluk deneyimini yaşadı. 1943’te bir folklor derlemesi olan ilk kitabı Ağıtlar’ı yayımladı. Askerliğini yaptıktan sonra 1946’da gittiği İstanbul’da Fransızlara ait Havagazı Şirketi’nde gaz kontrol memuru olarak çalıştı. 1948’de Kadirli’ye döndü, bir süre yine çeltik tarlalarında kontrolörlük, daha sonra arzuhalcilik yaptı. 1950’de Komünizm propagandası yaptığı iddiasıyla tutuklandı, Kozan cezaevinde yattı. 1951’de salıverildikten sonra İstanbul’a gitti, 1951-63 arasında Cumhuriyet gazetesinde Yaşar Kemal imzası ile fıkra ve röportaj yazarı olarak çalıştı. Bu arada 1952’de ilk öykü kitabı Sarı Sıcak’ı, 1955’te ise bugüne dek kırktan fazla dile çevrilen romanı İnce Memed’i yayımladı. 1962’de girdiği Türkiye İşçi Partisi’nde genel yönetim kurulu üyeliği, merkez yürütme kurulu üyeliği görevlerinde bulundu. Yazıları ve siyasi etkinlikleri dolayısıyla birçok kez kovuşturmaya uğradı. 1967’de haftalık siyasi dergi Ant’ın kurucuları arasında yer aldı. 1973’te Türkiye Yazarlar Sendikası’nın kuruluşuna katıldı ve 1974-75 arasında ilk genel başkanlığını üstlendi. 1988’de kurulan PEN Yazarlar Derneği’nin de ilk başkanı oldu. 1995’te Der Spiegel’deki bir yazısı nedeniyle İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde yargılandı, aklandı. Aynı yıl bu kez Index on Censorhip’teki yazısı nedeniyle 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkûm edildiyse de cezası ertelendi.

Şaşırtıcı imgelemi, insan ruhunun derinliklerini kavrayışı, anlatımının şiirselliğiyle yalnızca Türk romanının değil dünya edebiyatının da önde gelen isimlerinden biri olan Yaşar Kemal’in yapıtları kırkı aşkın dile çevrilmiştir. Yaşar Kemal, Türkiye’de aldığı çok sayıda ödülün yanı sıra yurtdışında aralarında Uluslararası Cino del Duca ödülü, Légion d’Honneur nişanı Commandeur payesi, Fransız Kültür Bakanlığı Commandeur des Arts et des Lettres nişanı, Premi Internacional Catalunya, Fransa Cumhuriyeti tarafından Légion d’Honneur Grand Officier rütbesi, Alman Kitapçılar Birliği Frankfurt Kitap Fuarı Barış Ödülü’nün de bulunduğu yirmiyi aşkın ödül, ikisi yurtdışında beşi Türkiye’de olmak üzere, yedi fahri doktorluk payesi aldı.
28 Şubat 2015 tarihinde vefat etti.

Yaşar Kemal was born as Kemal Sadık Gökçeli in 1926 in the Hemite village of Kadirli, Osmaniye, where his family, originally from the village of Ernis (present-day Ünseli) near Lake Van, had settled after a long period of immigration caused by the Russian occupation during World War I. With his amazing imagination, grasp of the inner depths of the human soul, and lyrical narrative, Yaşar Kemal became one of the leading name not only of Turkish literature, but of world literature as well. Translated into more than forty languages, Yaşar Kemal is the recipient of many awards in Turkey and more than twenty international awards including Prix mondial Cino del Duca, Commandeur de la Légion d'Honneur de France, Commandeur des Arts et des Lettres of the French Ministry of Culture, Grand Officier de la Légion d'Honneur de France, Premi Internacional Cataluña, Peace Prize of the German Book Trade, as well as seven honorary doctorates—five in Turkey and two abroad. The last award Kemal received was the Bjørnson Prize given by the Norwegian Academy of Literature and Freedom of Expression (Bjørnson Academy) on November 9, 2.
Yaşar Kemal died in İstanbul on February 28, 2015.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
823 (56%)
4 stars
486 (33%)
3 stars
103 (7%)
2 stars
29 (2%)
1 star
9 (<1%)
Displaying 1 - 30 of 98 reviews
Profile Image for Sine.
388 reviews476 followers
September 5, 2019
daha önce yaşar kemal'in sadece ince memed serisini tamamlamış ve bir ada hikayesi serisinin ilk kitabını okumuş olduğumdan tek kitapta biten bir anlatısıyla ilgili tecrübem yoktu, bu yüzden ne bekleyeceğimi de tam bilemiyordum. serilerinde, bir atın nefes alışını bile en ince detayına kadar, gözünüzde canlanacak kadar mükemmel bir şekilde anlattığı için romanın daha sade olacağını düşünmüştüm. yanılmışım. sanki 300 sayfalık bir roman değil de yine dört kitaplık bir seri okumuş gibi hissediyorum. yine ana hikayeyi kalbinizi ağrıtacak kadar güzel anlatırken, birçok karakterin hikayesini de bir kenarda masal gibi anlatmış yaşar kemal. insanın içi acıyor. bu topraklarda hiç aklımıza bile gelmeyen, haberimiz olmayan ne çok acı var. yaşar kemal bu ülkede doğduğu, yaşadığı, ve yazdığı için müthiş şanslıyız.
Profile Image for Korcan Derinsu.
587 reviews414 followers
April 18, 2025
Binboğalar Efsanesi, Çukurova yörüklerinin çektiği acıları ve verdikleri mücadeleyi anlatan muazzam bir roman. Yaşar Kemal, göçebe hayatın son demlerini anlatırken (her zaman yaptığı gibi) öyle karakterler yaratmış ki birkaç cümleyle hikayelerine ortak olup onlarla dertlenebiliyoruz. Yaşar Kemal’in yazar olarak en büyük gücü de burada yatıyor bence. Sanki her şeyi daha canlı gösteren bir gözlük takmışım da detaylı şekilde dünyaya bakıyormuşum gibi hissediyorum her seferinde. Üstelik bunu yaparken duygularla çok güzel oynuyor. Her iyi yazarın yapması gerekeni yapıyor ve düşene tekme atmaktan hiç imtina etmiyor. Böylece birkaç bölüm önce umuduna ortak olduğumuz karakterin uğradığı hüsrana çok yoğun şekilde ortak olabiliyoruz. Bir yere ait olma, toprak edinme, düzen kurma hayali ve tüm bunların başında devletle/otoriteyle/erk sahibiyle kurulan (kurulamayan) ilişki öyle incelikli anlatılıyor metin hem akıp gidiyor hem de sessiz sessiz büyüyor. Haydar Usta’nın İsmet Paşa’ya kılıç götürdüğü bir bölüm var ki edebiyat namına uzun zamandır okuduğum en güçlü şeylerden birisiydi. Romanın başından beri anlatılan kılıç hikayesinin vardığı yer Yaşar Kemal’in neden olağanüstü olduğunu bir kere daha hatırlatır nitelikteydi. Çok ama çok beğendim. İlk kez Yaşar Kemal okuyacaklara da başlama kitabı olarak tavsiye ederim.
Profile Image for Burak.
218 reviews168 followers
February 9, 2023
Söze utandığım bir itirafla başlayayım: Binboğalar Efsanesi ile hayatımda ilk kez Yaşar Kemal okudum ben. Bilinçli olarak uzak durduğumdan değil ancak hem kısmet olmadı bir türlü hem de ne yalan söyleyeyim böyle büyük bir isim biraz gözümü korkutuyordu açıkçası. Tabi böyle durumlarda okuyana kadar anlamıyor insan nasıl bir gaflet içinde olduğunu. Sadece bu romanla dahi diyebilirim ki her coğrafyanın, her kültürün bir Yaşar Kemal'e ihtiyacı var. Okullarda, medyada gördüğümüz "resmi" tarihin dışına çıkıp gerçekte yaşananları, çekilen acıları bize anlatacak; yalnızca tarihin değil dilin ve kültürün de kaydını tutacak; tüm bunları yaparken anlatıdan, öyküden ödün vermeyecek ozanlar olmasaydı bugün okuduğumuz birçok eseri, dinlediğimiz masalları, efsaneleri bilemezdik muhtemelen. Yaşar Kemal sadece Binboğalar Efsanesi ile bu ozanların soyundan geldiğini, yalnızca bir hikaye anlatmak için değil de insanlığın kaydını tutmak için de yazdığını gösteriyor.

Roman Anadoluda göçerliği sürdüren son yörük topluluklarından Karaçullu Obasının peşinde sürüklüyor bizi ve onların Çukurova'da kışı geçirecekleri bir kışlak ararken hem yöre halkı hem de devlet tarafından nasıl eziyet çektirildiklerini anlatıyor. Bunu da birçok karakterin hikayesini paralel anlatarak yapmış yazar. Benim kitapta en çok sevdiğim şey üstte de bahsettiğim gibi aynı zamanda bir zaman kapsülü gibi artık varlığını çok kısıtlı alanda sürdüren bir kültürün geleneklerini, dilini, tarihini saklaması oldu. Böyle acı bir öyküyü ajitasyona ihtiyaç duymadan, karakterlerin kusurlarını, insan olduklarını göz ardı etmeden, yeri gelince gülümseterek anlatması da harika. Özellikle Karaçullu Obasıyla Horzumlu Obasının karşılaştığı bir an var ki hayatımda okuduğum en etkileyici birkaç sayfa arasında artık.

Tüm bunlara rağmen romana dört vermemin birkaç sebebi var. İlk olarak biraz fazla uzatıldığını, oba bir yere yerleşir-orada rahat vermezler-oba yeni bir yer arar örgüsünü art arda çok sık okuduğumuzu düşünüyorum. Bir de karakterlerin ayrı hikayeleri olmasını sevsem de Kerem'in şahini geri almaya çalıştığı kısımda hem biraz sıkıldım hem de bu anlatının romana önemli bir katkısı yok bence. Ufak şeyler bunlar ama yine de varlar, yazmadan edemedim.

Yaşar Kemal'in yazdığı diğer kitapları da okuyacağım tabi ki, bunca senenin eksiğini kapatmak için elimden geleni yapacağım.
Profile Image for Sinem.
346 reviews204 followers
August 3, 2022

Övmeye nereden başlasam bilemiyorum. kökenlerimin hikayesini bu kadar canlı anlattığından başlayabilirim belki. Mutsuz sonu bile bile o dönemde göçmen bir soy yerleşikliğe nasıl zorlanmış, nasıl adapte olmuşlar ve nereden nereye gelmişler hepsini açık bir şekilde anlatmış. Olağanüstü bir anlatıcı olduğu için olan biteni sanki okumuyorsunuz da tanık oluyorsunuz hissi oluyor. Kadın, erkek, genç, yaşlı, çocuk bir insan bütün karakterleri mi bu kadar iyi yazar yahu. Hepsinin kendine has tarzı var, hepsinin hikayesini merak ediyorsunuz. Konuşmayla sayıklama arası parçalara ve bölümlerin başındaki minik hikayelere, Haydar Usta’nın Adana ve Ankara ziyaretlerine ve kitabın başındaki Hıdrellez “sekans”ına bayıldım. Kitap karakterlerinin geleneklerinin, dilinin hala yaşıyor olmasına da çok şaşkınım, nedense onlarla beraber bu geleneklerin, dilin, duaların kaybolmasını beklerdim. Fakat birinci elden söyleyebilirim ki babamın verdiği dualar (dua verilir ifademde hata yok tşk) da, doğayla olan iletişimimiz de hala aynı. Soyadım olan “teber”in de kitapta birçok yerde geçmesine ayrıca sevindim. :’)

Yaşar Kemal’in her hikayesi mikro bir hikaye olmakla birlikte hep makro eleştiriler de içerir(e tabii). Burada da görece kısa bir metin olmasına rağmen osmanlıdan cumhuriyet’e geçiş ve bunun sancılarını görebiliyorsunuz. Göçmenlerin yerleşikliğe zorlanmaları, asimile olan halkın yörüklere en büyük tepkiyi göstermesi, toprak ağaları gibi çok büyük konuları mikro bir hikaye ile gözler önüne seriyor. Yazmıyor, büyü yapıyor Yaşar Kemal.

Kendi dilimde Yaşar Kemal gibi bir yazarımın olması beni çok mutlu ediyor. Nevzat Kaya gibi her konuyu mitolojiye bağlamak istemem ama konu Yaşar Kemal olunca mecburen bağlayacağım. Ne de olsa lakabı Homerosoğlu ve kendisine “Homeros’un bir gözü açılınca Yaşar Kemal oldu” denecek kadar üstatlar bu konuda hemfikir.

Ayrıca 280 sayfalık kitaptan 1200 sayfalık Akçasazın Ağaları spinoffunu çıkardığı da gözümden kaçmadı.
Profile Image for Büşra  .
265 reviews90 followers
October 9, 2021
canım dedemin -benim ince memed'imin- yas sürecinde bu kitaba başlamak pek de iyi bir fikir değildi sanırım. bana anlattığı tüm o göç hikayelerini, yokluk yıllarını, hiçbir yere ait olamamayı; kendi toprağında kendi insanları tarafından kırıma uğratılmayı bir de dünyanın en iyi kalemlerinden birinden okudum.

şimdi ne dedem ne de yaşar kemal hayatta; ne yaylağımız var ne de kışlağımız. torosların, amanosların dili öksüz; çiçekleri yetim. ne yapacağımı bilmiyorum, elimde kalan hatıralara sarılıp ağlamak dışında bir çözümüm yok galiba.
Profile Image for Sinem.
19 reviews45 followers
March 13, 2021
''Vermezsin aslanım. Hiç vermezsin. Ben seni bilmez miyim, sen bizi bıraktın. Sen gökleri, yıldızları, ormanları suları bıraktın, sen camilerden çıkmaz oldun. Sen kendine ışıklı, büyük kentler kurdun. Sen kendine gökte uçan demir kuşlar yaptın. Sen kendine toprağı yiyen, yerken uluyan canavarlar yaptın. Sen üst üste evler, yedi denizler yaptın. Bize Çukurda bir kışlak, Aladağda bir yaylak ver desem, vermezsin ki... Ben de bu gece sana kışlak için yalvarmam, mümkünatı çaresi yok yalvarmam. Bu oba da sürünsün senin sayende. Varsın ölsünler, kırım kırım kırılsınlar. Senin yüzünden.''
Profile Image for Caterina.
1,213 reviews63 followers
February 15, 2016
Özel bir kitap "Binboğalar Efsanesi"... Türk'ün, yörüğün yaşamını yakından tanıyabileceğiniz. Eski değerlerin, modernlik adı altında dayatılan şehircilikle, doğayla ormanın yok edilmesiyle mücadelesi okuyacağınız...

Ceren'in yaşamına dair yazılanları okurken kendimden çok şey buldum. Demirciler ocağına, Türkmen-Yörük törelerine ayrıca bir kere daha saygı duydum.

Güzeldi... Çok güzeldi.

Okumadan ölmeyin!
Profile Image for Yazkizim.
88 reviews
July 23, 2022
Açıkçası bu kitabı iyi olacağını bilerek elime almıştım ama iyi demek de yetmiyor. Öyle bir dil, öyle bir anlatım ki… Kitabın tanıtımında da denildiği gibi baştan sonra bir “ağıt” bu. Bir insanın, bir topluluğun bildiği her şeyin yerle bir olmasının, değişen dünyada hayatta kalmaya çalışmasının ama tutunacak dal bulamamasının ağıdı. Süleyman Kahya’nın bir yerde dediği gibi aslında “bir koca dünyanın ölmesinin” ağıdı…
Bu kitap kadim ama değişen dünyayla yerini kaybeden kocaman bir ağaca bakmak gibi. Yaşar Kemal Haydar Usta, torunu Kerem, Mustan, Resul, Ceren gibi karakterlerin hem birbirinden çok farklı hem de zaman zaman kesişen hikayesini o kadar ustalıkla anlatıyor ki o kadim ağacın dallarına tek tek bakıyor ama ağacın bütününden de kopmuyorsunuz. Özellikle Haydar Usta’nın şehre indiği bölümler uzun süre aklımdan çıkmayacak.
Bu topraklarda doğup hiçbir aracıya ihtiyaç duymadan Yaşar Kemal okuyabildiğim için çok şanslı hissediyorum. Zira böyle bir anlatı nasıl çevrilir hiçbir fikrim yok.
Küçük not: Etraflıca araştırmadım ama Yaşar Kemal kitabın bir yerinde kendisine de yer vermiş gibi. Arzuhalci Kör Kemal doğrudan Yaşar Kemal’in kendisini aklıma getirdi, malum Yaşar Kemal de bir dönem o bölgede arzuhalcilik yapmış.
Profile Image for Elçin Arabacı.
158 reviews201 followers
June 20, 2024
Bence Türkçede yazılmış gelmiş geçmiş en güzel romandır. Yaşar Kemal romanlarının da en iyisi. Herkes İnce Memed der ama, benim için bu destansı kalemin zirvesi Binboğalar Efsanesi’dir. Aşılması çok zor, büyüleyici...






Profile Image for rosshalde.
105 reviews3 followers
March 10, 2013
Okuyalı uzun zaman oldu bu kitabı ama 4 yıldız verdiğimi görünce şaşırdım kendi kendime ve düzelterek hakkında bir şeyler yazmak istedim.

Binboğalar efsanesi bir kurgu hikayeden çok daha ötede. Yörüklerin yaşadığı gerçek acıların Yaşar Kemal'in kalemi sayesinde destanlaştırılmış halidir. Şahsen bir Yörük olarak Yörüklerin yaşadıklarını bu kadar içten ve gerçekçi bir şekilde anlatan başka bir kitap okumadım böyle bir kitabın olduğundan da şüpheliyim.

Yüzyıllarca yerleşik hayata geçmeye direnen Yörüklerin zorla iskan ettirilirken yaşadıklarının, bir kültür birikiminin yok oluşunun hatta asimilasyona varan dayatmaların getirdiklerinin anlatıldığı kitap gerçeklik çizgisinden ayrılmadan epik değerini koruyor.

İskan ettirilmek adına resmen bataklık alanlarda yaşamaya sürüklenmiş, zaten zorla iskan ettirildikleri çukurova bölgesinin insanı tarafından hor görülüp zulme uğramış bir topluluk için böylesine inanılmaz bir kitap yazdığı için Yaşar Kemal'in yeri her zaman ayrı olacak bende ve tabii ki kim olduğumuzu, nasıl bu halde geldiğimizi unutturmadığı için.





Profile Image for Beril Ozakinci.
19 reviews12 followers
December 14, 2023
yaşar kemal'den yine ince ince dokunmuş, muhteşem bir roman okumuş olmanın verdiği bir duygu dağınıklığı var üzerimde.

bu kitap değişimin, modernleşmenin ve hatta endişelerin, korkuların, sevinçlerin; kılıca karşı tüfeğin, çitlenmiş toprakların kitabı. bir aydınlıktan, umuttan karanlığa, umutsuzluğa, bir umutsuzluktan aydınlığa geçtiler.

efsanelerin bu dünyada bir yeri kalmış mıdır artık?
Profile Image for Ülkü Doğan.
60 reviews19 followers
May 13, 2021
babaannem çocukluğunu konup göçerek geçirmiş gerçek bir yörük. bir bayramda anne tarafından büyük dedeme ziyarete gittiğimizde babamın milletini sormuşlardı da, anneannem "türkmen" demişti. "hayır yörük" diye düzeltmiştim çocuk gururuyla. bu tepkime gülmüş, oradan ayrılınca da bana yörük lafının türkmenin yerleşmemişi için kullanıldığını anlatmışlardı. türkmen diyerek aslında yörüğü onore ediyorlardı yani. bu anıyı hala anımsarım. anadolu köylerinde yörüğe böyle bir bakış olduğunu hissediyorum. halbuki yeryüzünün ev, şahinlerin arkadaş, keçilerin/koyunların mahpus değil de yoldaş olması gibisi var mı? bu özgürlüğü hangi medeniyet, hangi yerleşik hayat sunabilir? binboğalar efsanesi, bir hıdırellez günü başlayıp bir yıl süren, özgürlüğünden alıkonulmayı reddeden yörüklerin konacak bir yer arayışını, bir beye değil de bir eşkiyaya sevdalı ceren'i, 30 yılını verdiği kılıcın kıymetini anlayan biri cıkar diye bekleyen demirci haydar usta'yı, şahininin peşinden koşan kerem'i, aşiretinin özsaygısını yitirmesine izin vermeyen süleyman kahya'yı anlatan çok güzel bir hikaye.
Profile Image for Zeren.
168 reviews197 followers
November 2, 2015
Anadolu, Yaşar Kemal kadar iyi bir anlatıcıya sahip olduğu için ne şanslı, daha pek çok konuda çok şanssız iken. Taş gibi oturuyor insanın içine koca bir kültürün yok oluşu. Sadece yörük kültürünün sona gelişi ve çektikleri değil, bozulmaya başlayan insanlık da oturuyor insanın içine. Bir Ada Hikayesi dörtlemesinden sonra Yaşar Kemal külliyatında en sevdiklerimden...
Profile Image for İzem Balık.
2 reviews
November 9, 2017
Sıkı sıkıya tuttuğu kılıç ellerinden kaldırımın taşlarına kaydı, çınladı.
"Çok güzel, çok güzel."
Kılıcın hası, suyunu tam kıvamında almışı işte böyle olur. Sert bir yere çarpınca gerilmiş çelik tel gibi, işte böyle çın çın öter. İşte böyle pürüzsüz bir sesle çınlaması uzun uzun dalgalanarak, azalarak biter.
"Çok güzel, çok güzel."
Profile Image for Gonca Gül.
99 reviews2 followers
October 8, 2024
Azala azala bitip, tükenen, yok olan Türkmen-Yörüklerinin dramını, kendi halk dilinden yine çok iyi aktarılıyor.

Ödüllü, muazzam bir kitap. İlk kez Yaşar Kemal okuyacaklar için iyi bir başlangıç olabilir.

Yörük obasındaki herkesin hıdrellez gecesi başka dilekleri vardır; Kimisi alaca şahin ister, kimisi sevdalısını, kimisi ölümsüzlüğü, kimisi hapisteki babasını, kimisi konakta 1 gece uyumayı… Oysa yörüklerin mezarları vardır ama mezarlıkları yoktur. Bu sanırım hayatlarını anlatan en iyi cümleydi.
Profile Image for Onur Deniz Narin.
7 reviews
May 18, 2023
Yaşar Kemal yine Anadolu tarihiyle mitolojisini, doğası ve insanıyla harika harmanlamış.
Profile Image for Batur Ozan Togay.
2 reviews2 followers
January 7, 2025
Belki on, on beş yıldır kitaplığımda bekletiyordum Binboğalar Efsanesi’ni. Bilmiyorum ilk gençliğimde okusam ne düşünürdüm. Yirmi sekiz yaşımda ne düşündüğümü biliyorum. Yörüklerin dağılışının, kültürlerinin yok oluşunun hikayesi anlatılmak zorundaydı. Ancak iyi ki bu zarureti sırtlayanlardan biri Yaşar Kemal olmuş. İyi ki göçebe atalarının umarsız son çırpınışlarının, uzun ve hazin yitişlerinin destanını; onların şehirli torunlarına bırakmış, izini hâlâ taşıdığımız yaraları bize hatırlatmış.
Profile Image for Metin Gözaçar.
61 reviews7 followers
September 22, 2019
Çukurovada her kış yer arayan Yörüklerin sarsıcı hikayesi. Bir kültürün bin yıldır süregelen yaşantının hüzünlü sonu.
Yaşar Kemal da yok artık, bu hikayeleri bizlere aktaranlarda gidiyor tek tek.
Profile Image for Sezgi.
431 reviews69 followers
July 26, 2018
Şimdiye kadar okuduğum Yaşar Kemal eserleri arasından ‘’Beyaz Pantolon’’ hikâyesini tamamen dışında tutarak (en sevdiğim Yaşar Kemal hikâyesidir) beğendiğim bir kitap oldu. Yaşar Kemal okurken hissiyatı çok nadir yakalayabiliyorum, olaylar hızlı geçiyor, betimlemeler eksik. Konu düz olsa da girift hale getirmeye çalıştığı için karman çorman bir anlatım oluyor. Bu kitapta diğerlerine nazaran daha sade bir tema gördüm. Ama tabii ki Yörük hikâyesi anlattığını iddia ederken bile araya bir şeyler sıkıştırmaktan geri durmamış. Yörük meselesinin ciddi derecede ihmal edildiğini, bu insanlara adaletli davranılmadığını, özellikle de ağalık sistemini bitirmeye çalışılan bir dönemde bile bu insanların sefil edildiğini çarpıcı bir biçimde anlatmış. Yeşilçam filmi tadında.
282 reviews14 followers
July 31, 2020
Binboğalar Efsanesi / Yaşar Kemal

Öykü çok eski bir yörük masalının içinden çıkıp geliyor.
Kara çadırlar. Kapkara keçi kılından...Kuzular, develer, otlar, iri çoban köpekleri, ince belli tazılar, bir saz, bir kaval, bir davul, bir de ak ipekten sancak. Yedi iklim, yetmişiki bucağın kapısını beklemiş, ala gözlü, uzun adamlar. Omuzlarında tay derisinden sırmalı abalar,  uzun keçe külahlar. Eli tor şahinli yörük beyleri. İşlemeli ceviz sandıklar, bakır cezveler. Sıtma, korku. Horasandan gelip Çukurova'da tutsak olmak.
Zalim bir ok vurdu kırdı belimi
Şu halime şu günüme bak benim.
Hükümet bir yandan, Çukurova ağaları bir yandan yörükleri iskana zorlarlar. Binboğa dağı eteklerinde birkaç evlek konacak yer bile bırakmazlar onlara. Her kondukları yerden toprak bastı, dağ bastı parası isterler. Yeni dünya düzeninde onlara yer yoktur artık. Umut ile umutsuzluğu, insanlıkla kalleşliği, bir de sevdayı öyle güzel anlatmış ki yazar...
Profile Image for Ahmet  Kaya.
65 reviews9 followers
July 8, 2021
Yörüklerin yerleşik hayata geçiş çabalarını konu alan bu kitapta Yaşar Kemal yine karakterleri o kadar derinlikli şekilde işlemiş ve obanın başına gelenleri o kadar başarılı şekilde betimlemiş ki kitabı okurken sanki eski anılarınızı hatırlıyormuş gibi hissediyorsunuz. Yaşar Kemal göçebelik koşullarını, yerleşik hayata geçiş çabalarını ve o hiçbir yere ait olamama hissiyatını farklı karakterlerin bakış açısından harika yansıtmış. Kerem, Süleyman Kahya, Haydar Usta ve diğer öne çıkan karakterlerin dünyayı ve içinde bulundukları durumu algılayış biçimlerini okumak, hayallerine ve beklentilerine ortak olmak gerçekten harikaydı.
Profile Image for Hakan Sipahioğlu.
205 reviews24 followers
April 30, 2024
Bence Yaşar Kemal'in başyapıtı. Yörüklüğün bitişine, hem de tam da tarihsel bir trajedi olarak, perişanlık, kepazelik içinde bitişine böyle bir ağıdı Yörükler hususi ağıtçı tutsa yakamazdı. Bunu yaparken yerleşiklerin dünyasındaki mülkiyet ilişkilerinin yozlaşmışlığını da göstermek değme sosyoloğun harcı değil. Hem de görkemli bir Toros destanı çıkararak, mitsel bir çöküşü getirip İsmet Paşa'ya kadar da dayayarak. Çok çok özel bir roman Binboğalar Efsanesi.
28 reviews1 follower
January 5, 2025
Acı bir gerçek. Boğazında düğümlenmiş lokma gibi insanın. Bir o kadar da akıcı ve şiirsel anlatım. Dağların binyıllar boyu damıttığı bir şiirsellik... inanılmaz
Profile Image for Semih Eker.
129 reviews18 followers
April 11, 2016
Yaşar Kemal, bu destansı romanında yörüklerin asayişi sağlamak amacıyla devlet tarafından zorla yerleşik düzene geçirilmesinden sonra, adetlerini devam ettirerek konar-göçer hayat yaşayan son obanın çektiği sıkıntıları anlatmış. Eserde eskiden yörüklere kışlık olan mekanların nasıl parsellendiği ve Osmanlı'nın köklerini oluşturan yörük obalarına eskiden kendileri de oba olan köylülerin ve yörük soyundan gelen devlet görevlilerinin yaptığı cinayete kadar varan eziyetler aktarılmış.

Yaşar Kemal yine mükemmel bir anlatıma imza atmış. Eser gayet akıcı olmak ile beraber Yaşar Kemal yöre ağzını çok güzel uyarlamış. Kendim de bir yörük olarak, büyüklerimizden duyduğumuz bazı adetleri eserde görmek de ayrı bir tat verdi. Bununla beraber yörüklere yapılanları okudukça da gerçekten içinizin acımaması içten bile değil.

Profile Image for Elif  Yıldız.
243 reviews18 followers
December 23, 2019
Hakkında konuşması bana ne kadar düşer bilemiyorum ama naçizane notumu şuraya düşeyim.

1979’da Fransa’da “Yılın En İyi Kitabı” seçilmiş olan Binboğalar Efsanesi bir tarihin nasıl yok olabileceğini olabilecek en gerçekçi şekilde ifade etmiş.
Kültürüne, topraklarına, inançlarına sahip çıkamayan insanların hikayesi var bu kitapta. Bolca betimlemeye şekillenen bu hikaye yalan yok bana çok farklı geldi. Vatansızlığın çok zor olduğunu, ama vatan içinde vatansızlığın daha zor olduğunu iliklerime kadar hissettim ve kendi ülkemin halini düşünmeden edemedim.

Profile Image for Xapînokan.
122 reviews19 followers
October 29, 2021
...
Her şey olurdu da bu olmazdı. Orada kızlar, yalnız sevdaya gönüle giderdi. Bir can için, para pul için kızlara, onların gönüllerine karışılmazdı. İnsan soyu bu kadar yozlaşamaz, aşağılaşamaz, küçülemezdi...(s.128)
Profile Image for Esra E..
22 reviews3 followers
January 3, 2018
İskandan sonra kendine yer bulamayan ve dağılan yörüklerin hüzünlü hikayesi.. Hıdırellez ile başlayan yörüklerin saf temiz narin yaşamlarına bir güzelleme Binboğlar Efsanesi..
Profile Image for Vuslat.
77 reviews14 followers
December 2, 2019
Benim gibi Batı özentisi olup bu kitapları bu kadar geç okumayın diyeceğim de bunları okumak için belli bir yaş gerekiyor bence. Yörüklere muhteşem bir ağıt. Mutlaka tavsiye ediyorum.
Displaying 1 - 30 of 98 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.