Bir töre komedisi özelliği taşıyan "Şair Evlenmesi", görücü usulüyle evliliğin sakıncalarını konu almaktadır. Batılı tutum ve davranışı, kılık ve kıyafetiyle pek sevilmeyen, eğitimli olmasına rağmen saf bir yapıya sahip olan Müştak Bey, şairliğe özenmiş romantik bir gençtir. İki kardeşten yaşı küçük olan Kumru Hanım'ı sevmektedir. Kılavuz ve yenge hanımlar aracılığıyla evlenmeye çalışır. Bu kadınlar mahallenin imamı Ebüllâklaka ile iş birliği yaparak Müştak Bey'i Kumru Hanım'ın ablası Sakine Hanım'la evlendirmeye kalkışırlar. Müştak Bey, nikâh sonrasında kendisiyle evlendirilen kişinin, Kumru Hanım'ın çirkin ve yaşlı ablası Sakine Hanım olduğunu görünce önce bayılır, sonra itiraz eder. Mahallelinin de işe karışmasıyla başına gelenleri kabul etme mecburiyetinde kalan Müştak Bey'in imdadına arkadaşı Hikmet Bey yetişir. Şinasi Batılı bir eseri tercüme etme veya uyarlama yoluna giderek daha geniş kadrolu bir tiyatro eseri meydana getirme yoluna gitmemiş, halk tiyatrosu motiflerini kullanarak tiyatro yazarlarına adeta mesaj vermek istemiştir.
Şair Evlenmesi edebiyatımızın ilk tiyatro eseriymiş. Hatta Moliere'in dilimize kazandırılması bu eser sayesinde olmuş. Oyun bir ilk olduğu için karakterler derinlikten uzak ve stereotipik, olay örgüsü azıcık basit. Ancak konu hala taze. Adaleti ancak rüşvetle sağlayan bir imam, cahil mahalleli tarafından küçümsenen aydın/ eğitimli kişi, görücü usulü evlilik. Eser 1860'ta yazılmış, yıl 2018, tanıdık geldi mi? Kitap 6 lira, alın, okuyun, ağlanacak halimize 6 liraya gülün.
Tanzimat Edebiyatını seviyorum! Ne zaman o döneme ait bir şeyler okusam böyle haykırmak geliyor içimden. Belki de o çöküşün ve zorlukların içinde yegane teselli bu edebiyattır gibi geliyor bazen.
Şair Evlenmesi çok uzun zamandır okumak istediğim bir oyundu. Kısacık, bir hayli yüzeysel ve profesyonel gözler incelese belki çok sevilmeyecek bir tiyatro olabilir ama dönemini düşündüğümüz zaman aniden kıymeti artıyor, katlanıyor.
Şinasi, toplumun yozlaşmış değerlerini, nahoş bulduğu bir geleneği yeriyor bu kitapta: Biriyle yüzünü dahi görmeden evlenmek.
Her karakter ve onlara verdiği isimle farklı tipte insanları, onların tepkileriyle de süregelen yanlışları eleştiriyor. Kitapta ismi de olumlu bir his uyandıran tek karakter hariç herkesin nasıl da bayağı olduğunu görüyor ve bu acınacak hale bir yandan üzülüp bir yandan istemsiz gülüyoruz.
Ben keyifle, severek okudum. Sizlere de tavsiye ederim.
Geç de olsa Türk klasiklerine dair cehaletimi yok etmeye yeltenmekteyim ve bu sebeple okumalarım arasına mutlaka bir iki klasiği sıkıştırmaya gayret ediyorum. Bu süreçte ele aldığım “Şair Evlenmesi” beni şaşırtan bir eser oldu. Öncelikle bu kitabı bir kahve molasında okuyabilirsiniz. Hatta muhtemelen kahveniz bitmeden (hatta soğumadan) kitabı bitirmiş olacağınızdan eminim. Şinasi’nin bu eseri Türk edebiyat tarihinin batılı anlamda ilk Türkçe tiyatro oyunu olarak kabul ediliyor. İşin enteresan tarafı 1800’lü yılların sonlarına doğru yazılmış, mizahi ve iğneleyici bir üslup barındıran bu eğlenceli oyun aslında hem toplumsal hem kültüren birçok unsuru kısacık bir eserde eleştirmeyi başarıyor. Bu temaların başında ise günümüzde bile hala tabu olan görücü usulü evlenme, din adamları tarafından kötüye kullanılan din, rüşvet, mahalle baskısı ve toplumsal bilinç gibi kavramlar yer alıyor. Alafranga kültürden gelen şairin bu toplum eleştirisi üzerinden bir asırdan uzun zaman geçmesine rağmen aslında kültürel değerlerin nasıl zamana direndiğini bir kez daha kanıtlıyor.
ele alınış biçimi tabiki bu döneme kıyasla çok basit ama bence kafa yapısı olarak şu an o dönemden daha gerideyiz, en azından yazarın görücü usulü evliliği övdüğü yok. kısa ve öz, eğlenceli bir oyundu. özellikle müştak bey beni çok eğlendirdi söylemeden geçemeyeceğim.
Bir oturuşta okunan çok önemli bir eser. İş Kültür 'ün Türk Edebiyatı serisi çok eşsiz bir seri olacak burası artık kesin. Serinin beşinci kitabı bir tiyatro metni ama sıradan bir metin değil. Edebiyatımızın ilk tiyatro metni aynı zamanda. Şinasi bildiğimiz gibi ülke basın yayımına ve fikir dünyasına katkısı tartışılamaz, özel bir kişilik. Bilhassa o dönemde çok görülmeyen, batı ülkelerini görmüş, oralarda yaşamış, kendini geliştirmiş insan grubuna dahil. Hatta ilk temsilcilerinden.
Kendisi hakkında çok güzel detaylı bilgiler kitabın sonunda mevcut. Orada ufak bir biyografi bulacaksınız ve ben gerçekten bayıldım bu kısma. Zaten kitabın tiyatro bölümünü okumak beş dakika falan sürüyor. Önemli olan alt metin ve yazıldığı dönem gibi önemli noktalara eğilmek bu kitapta.
Edebiyatımızın ilk tiyatro örneği kısacık ama ufuk açan bir derinliğe sahip. Bu kitap için hayatınızın hiçbir bölümünde "okumadım" demeyin. Alın, hemen okuyuverin. Kültür hazinenize önemli bir parça daha ekleyin.
Gün içinde başlayıp az önce bitirdiğim bu klasik metni oldukça beğendim. Tiyatro metni konusunda diyebileceğim pek birşey yok. Fakat İş Bankası’nı bu seri dolayısıyla tebrik etmek istiyorum. Kapak harika, tasarım harika, günümüz Türkçesine uyarlanışı harika. Kitabın sonundaki Ebüzziya Tevfik’in yazmış olduğu Şinasi’nin Hayatının Son Günleri ve Ölümünü ise kusursuz bir öykü okuyormuş gibi okudum ve Şinasi hakkında bir sürü bilgi edindim.
Şinasi, ilim, felsefe ve edebiyatta ortalamanın çok çok altında olsa da laisizm ideali ve Türk edebiyatına getirdiği yenilikler yazarı ve bu kitabı değerli kılıyor. Ancak söylemeden edemem Şemsettin Kutlu’nun yazdığı bölümler Kemalettin Tuğcu’nun ‘Zavallı Çocuk’ hikayelerinden bile kötü.
Türk Edebiyat tarihinin ilk oyunlarından olarak bilinen Şair Evlenmesi, kısa ama hoş bir güldürü oyunu olmuş. Günümüz Türkçesi ile hazırlanmış olan eserin okuma zorluğu olmadan, anlaşılır bir dilde sunulması çok sevindirdi. O dönemin eserlerini okumayı çok istiyordum. Bu yüzden bu seriyi ayrı bir sevdim.
3/5 Film şeridi gibi gözümün önünden geçen bir kitap oldu. Çok kısa ama güzel bir tiyatro eseriydi. Hele ki edebiyatımızda iz bırakan, öncü olan bir eser olması güzelliğine güzellik katıyor. Çekirdek gibi çitlemelik kitap arıyorsanız buyrun efendim Müştak Beyin izdivacına. Not: Sonundaki bilgilendirici yazı harika olmuş. Sanırım yayınevinin eklemesiydi. Yine harikasın iş bankası! ❤️
Edebiyat tarihimizin İlk Tiyatro Eseri sayılabilecek Şair Evlenmesi, Refik Durbaş 'ın yeni sözcüklerle yaptığı dűzenleme ile artık şimdiki neslin anlayabileceği bir metine dönüştürülmüş.
Tek perdelik metin, düzene eleştiri getiren unsurlar taşıyor. Oldukça kısa olan metin yazar ve dönemi hakkında yararlı makalelerle desteklenmiş.
Sonunda da güzel bir kaynakça yer alıyor..İş Bankası sürekli kampanyalarla bu seriyi okutmaya çalışıyor, bence de çok iyi yapıyor.
Olayın baş kahramanı Müştak Bey'in güzeller güzeli Kumru Hanım 'la evlenmek isterken bir oyunla çirkin abla Saline Hanım' la evlendirilmesi her nedenle Orhan Pamuk'un Kafamda Bir Tuhaflık romanındaki Mevlud'un evliliğini hatırlattı bana. Okuduğumda orjinal ve komik gelmişti. Bir parça Şinasi'den esinlenmiş belli ki..
"Şinasi'nin bu küçük güldürüsünde kişisel olan önemden daha büyük bir değer vardır. Bu mini mini esercik, Hayri Paşa'yı Tartuffe çevirisine, Ahmet Vefik Paşa'yı Moliere çeviri ve adaptelerine, hatta Namık Kemal'i ve ardından gelenleri tiyatro türünü edebi mekteplerinin en önemli unsuru olarak tutmaya sevk eden ilk ilham aracı olmuştur." Sf:32
İlk kez bir tiyatro okudum ve bu da modern anlamdaki ilk Türkçe tiyatro metin oldu. Niye 4 yıldız verdim? Edebiyat tarihimizdeki ‘ilk’ olma konumundan dolayı verdim. O yıllarda -1800’lü yıllar- görücü usülü evliliğe getirdiği eleştirilerden dolayı verdim. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları edisyonunun kitap ve yazarla ilgili bilgilendirici içeriği sebebiyle verdim. Son yıldızı ise kapaktan dolayı verdim. Yayınevi kapaklar konusunda cidden çok iyi. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’nın Türk Edebiyatı Klasikleri dizisine Şair Evlenmesi ile başladım. Serinin devamını işten güçten fırsat bulursak bu yıl okuyacağım tümünü temin ettim.
Tarihimizde bu kadar önemli bir eserin en azından Goodreads'ta bu kadar az okunmuş olması içler acısı...Bir de kötüleyici yorumlar var.İnanılır gibi değil,yapmayın bu eserin yeri edebiyatımızda çok büyük.
Okuyun,önerin,kitaplığınıza ekleyin.Hatta aynı kitapta Osmanlıca ve Türkçe beraber basımı olanları tercih edin.
Bu eser kötü yorumları hak edecek değil,aksine eseri hem kendimiz öğrenmeli hem de gelecek nesillere öğretmeli ve hatta gerektiğinde yabancı memleketlerden insanlara tanıtılmalı da...
Kısa ama çok keyif verici bir tiyatro eseriydi.🙃 Zaten yaklaşık 50 sayfa olduğu için ne zaman bittiğini anlamıyorsunuz bile. Okurken gerçekten çok eğlendiğim karakterlerin o dönemki olaylara bakış açısı ve yazarın bu işi komediye uyarlaması gerçekten çok güzel💗. Zaten biliyorsunuz İş Bankası kültür yayınlarının çevirlerine ve basımlarına her zaman çok güveniyorum ve bence bu kitapta yeni çıkan Türk klasikleri serisi için mükemmel olmuş. Modern klasikleri seviyorsanız bunu da denemenizi tavsiye ederim hem çok önemli bir eser hem de okuması çok keyifliydi🙊. 5/5
Toplamda 49 sayfa olan kitabın ilk 32 sayfası Şair Evlenmesi olarak geçiyor, diğer kalan sayfalar yazarın hayatı olarak ilerliyor. Tek nefeste bitti resmen. Tiyatro metni olarak yazılmış ve çok eğlenceliydi. Çok beğendim.
Lise hayatımda hep adını duyduğum Şair Evlenmesi’ni 30’lu yaşlarımın ortasında okuyunca eserin kıymetini anlama şansım oldu. Özellikle İş Bankası Kültür Yayınları’nın basımındaki Önsöz ve Sonsöz sayılabilecek kısmı çok beğendim. Hem Şinasi’nin Türk Edebiyatı için önemini anlamamda yardımcı oldu hem de bu eserin Türk Edebiyatı’ndaki anlamını ve açtığı yolu öğrenmemi sağladı. Kişisel olarak çok beğendiğim bu eseri herkese özellikle de Türk Edebiyatı ile ilgilenenlere tavsiye ederim.
İş Bankası'nın basmış olduğu Türk Klasikleri Serisi'nden alıp okudum.Bence çok güzel bir basım olmuş. Kitabın başına eklenen önsöz ve sonuna eklenen Şinasi'nin hayatından kesitler sunan yazılar çok başarılı. Ancak spoiler a maruz kalmak istemiyorsanız önsözü kitap bittikten sonra okuyun derim.Son olarak edebiyatımızdaki büyük öneminden dolayı dört yıldızı hakediyor bence :)
Bu kitap Şinasi’nin 1860’ta yazdığı tek perdelik bir töre komedisidir. Batılı anlamda yazılan ilk Türkçe oyun olarak kabul edilir. İlk olarak Tercüman-ı Ahval gazetesinde yayınlanmıştır sonra da Selanik’te Mehmed Tayfur Efendi bunu kitap haline getirip basmıştır. Batılı tutum ve davranışı, kılık kıyafeti ve eğitimli olmasına rağmen saf bir yapısı olan şair Müştak Beyin sevdiği Kumru Hanımla evlenir fakat evlendikten sonra, evlendiği kişinin Kumru Hanımın yaşlı ablası Sakine Hanım olduğunu görür, kılavuz ve yenge hanımları suçlar onlar da imamı çağırır bu sırada Müştak Beyin arkadaşı Hikmet Bey olaylara şahitlik eder ve imama rüşvet vererek kılavuz ve yenge hanımların yaptığı hileyi sonuçsuz bırakır. Kitabın sonunda Ebüzziya Tevfik’in yazdığı “Şinasi’nin Hayatı’nın Son Günleri ve Ölümü” adlı bir bölüm de var. Bunun da eklenmesi güzel olmuş.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Türk edebiyatının ilk tiyatro yazını ve noktalama işaretlerinin ilk kez kullanıldığı eser olan Şair Evlenmesi'ni okurken, dönemin şartlarını, edebi durumunu ve toplumsal yapısını göz önünde bulundurarak değerlendirmek gerekiyor. İlk olması sebebi ile oldukça değerli bir yere sahip olan Şair Evlenmesi, İbrahim Şinasi'nin olaylar örgüsüne yaklaşımı ve final sahnesi, dönem koşullarında değerlendirildiğinde takdir edilmesi gereken diğer bir nokta bence.
Şair Evlenmesi edebiyatımızda Batılı anlamda ilk tiyatro metni, bu sebeple merakla okumaya başladım. Şinasi kısa ve öz mesajlar verme niyetinde, ilk olması sebebiyle karakterler ve olay yüzeysel ve basit; yine de karakterler iyi gözlemlenmiş ve konuşmalarına dayalı tasvirleri oldukça başarılı; İş Bankası'nın baskısının sonuna yerleştirilmiş Şinasi'nin yaşamının son günlerinin anlatısı da en az metin kadar önemli.
Tanzimat edebiyatında öncü rolü olan Şinasi'nin kısacık bir oyunu, hatta skeç denmesi daha uygun. Bu son derece basit ve şimdi neredeyse klişe denebilecek karakterlere sahip oyun Tanzimat edebiyatının kıvılcımını yakmış. Kitabın sonunda bir de Şinasi'nin hayatını ve ölümünü anlatan küçük bir bölüm var. Bu bölümde de gördüğümüz kadarıyla Şinasi hem Paris'teki hem de İstanbul'daki yaşamıyla yeni edebi eserlere konu olabilecek ilginç bir kişilikmiş.
Kardeşim edebiyat sınavına hazırlanırken eserin adı kulağıma ilişti. Ben de lise döneminden biliyorum tabii eseri ve yazarını ama okumamıştım. Edebiyatımızdaki ilklerden biri olan bu eseri okumamış olmak canımı sıktı, ben de hemen okudum. Çok da sevdim. O kısacık 17 sayfada hem güldürmüş hem de düşündürmüş büyük usta İbrahim Şinasi.
Batılı anlamda ilk tiyatro denemesi diye okuyunca üç aşağı beş yukarı ne okuyacağınızı tahmin ediyorsunuz. Dönemin adetleri mübalağa ile eleştiriliyor, haklı yönleri de epey fazla tabii. Kumru Hanım'a niyet Sakine Hanım'a kısmet.
Eski eserler ve bunların dili.. Her zaman hoşuma gitmiştir.. Bu da onlardan biri oldu.. Eskilerde olan eleştirel bir konu.. Sevdiği kız yerine ablası ile evlendirilen bir kahraman.. Olaylar bunun etrafında dönüyor.. Güzel bir kısa tiyatro..