This book investigates the early history of the Seljuq Turks, founders of one of the most important empires of the mediaeval Islamic world, from their origins in the Eurasian steppe to their conquest of Iran, Iraq and Anatolia. The first work available in a western language on this important episode in Turkish and Islamic history, this book offers a new understanding of the emergence of this major nomadic empireFocusing on perhaps the most important and least understood phase, the transformation of the Seljuqs from tribesmen in Central Asia to rulers of a great Muslim Empire, the author examines previously neglected sources to demonstrate the central role of tribalism in the evolution of their state. The book also seeks to understand the impact of the invasions on the settled peoples of the Middle East and the beginnings of Turkish settlement in the region, which was to transform it demographically forever. Arguing that the nomadic, steppe origins of the Seljuqs were of much greater importance in determining the early development of the empire than is usually believed, this book sheds new light on the arrival of the Turks in the Islamic world.A significant contribution to our understanding of the history of the Middle East, this book will be of interest to scholars of Byzantium as well as Islamic history, as well as Islamic studies and anthropology.
Selçuklunun kuruluşu ve imparatorluğun içindeki Türkmen aşiretleri daha çok ilgimi çekti ama genel olarak kapsayıcı ve objektif bir kitap. Sadece verilen bilgi ve alıntılar dahilinde yapılan eleştirilerin çok ve yer yer aynı olması biraz bunaltabilir. Anadoludaki Türkmen etkinliğinin tarihçiler nezdinde olumsuz olarak nitelendirildiği metinler de güzel çürütülmüş. Türkmenlerin sadece yaşamak için sürekli göçe mecbur kalması bizi ayakta tutan yegane şey olmuş sanırım. Geç kalınmış bir okumaydı ama yine de memnunum. Peacock'un da dediği gibi Selçuklular değeri bilinmeyen, araştırılmayan bir imparatorluk.
Yazarın belirttiğine göre yazılı olarak çok fazla kaynak bulunmayan bu nedenle netlik kazanmamış bir dönem. Selçuklu ailesinin ulaşılabilir ilk kökenlerinden başlayıp (yaklaşık 900'lü yıllar), Selçukluların Anadolu'yu fethi ile biten aralık incelenmiş.
Selçukluların Hazar Kağanlığı ile olan bağlantısı, imparatorluğun oluşumundaki göçebe Türkmen aşiretleriyle ilişkileri ve Anadolu'nun kolay fethinin arkasında yatan nedenlerin incelendiği bölümler etkileyiciydi.
Osmanlı'da da, devlet büyüdükçe kurucu unsur olan Türkmen gruplarının dışlanma mekanizmalarını Selçuklularda da görmekteyiz. (Türkmenlerden oluşmayan, köle kökenli Gulam ordusunun kurulması, dönemin tarihsel kayıtlarında Selçuklu ailesinin göçebe Türkmen geçmişi ile olan ilişkilerin görmezden gelinmesi vs.)
Anadolu'nun fethedilmesinde ise sadece Selçuklu ve Türkmen askerî gücünün tek başına yeterli olmadığı, yüzyıllardır Arap tehdidiyle mücadele eden Bizans'ın savunma stratejisindeki farklar, uzun zamandır süregelen nüfus azalması,Bizans'ın Doğu Anadolu'da kontrolsüz genişlemesiyle aradaki tampon krallıkların ortadan kalkması vs. gibi farklı sebepler analiz edilmiş.
Son olarak Anadolu'nun fethindeki askerî harekâtların arkasında yatan ana motivasyonun göçebe aşiret geleneğinden gelen hayvancılık için verimli otlakların/yayla bölgelerinin güvence altına alınması olduğu vurgulanmakta. Bu nedenle daha zengin olan bölgelerin (yağma ve ganimet yönünden) uygun otlak,yaylalara sahip olmadığı için Selçuklu saldırılarına maruz kalmayabildiği belirtilmekte. Bu da Horasan'dan Anadolu'ya kadar genişlemiş bir imparatorlukta Türkmen aşiretlerinin önemini ve etkisini hâlen güçlü bir şekilde koruduğunu göstermekte.
Dini mezhepler ile ilişkileri olan bölümü hızlı geçtim, çok akmadı, bilmediğim bir sürü mezhep ve olaylar anlatılmaktaydı. Buradaki ana mesaj da Selçuklu hanedanının aktarıldığı kadar koyu Sünni bir İslam inancına sahip olmadığı, bölgesel dengelere dikkat ederek hem Sünni mezhepleri hem de Şii toplulukları yönettiğini belirtmekte.
Genel olarak beni saran ve bilgilendirici bir kitap oldu. Okurken Medieval Total War 2 Stainless Steel modunu tekrar oynamaya başladım...
Selçuklu devleti ile ilgili Selçukluların tarih sahnesine çıkışı, göçebe aşiretler ve dini akımlar ile ilişkisi ve nihayet Anadolu'ya yapılan akınların ana nedenleri ve yapısı ile ilgili güncel tartışmaları ele alarak yorumlar getiren faydalı bir eser.
A rather bland and uninspiring view of the Seljuk history - this book tells more about the stuff most historians know and less of what is the "new interpretation" this book claims to present.
Özellikle Türkiye'de yaşayanlar için çok önemli bir boşluğu doldurmaya çalışan bu kitap, kaynak eksikliği nedeniyle daima bir sis perdesi arkasına saklanmış olan Selçuklu Devleti'nin kuruluşu ve gelişmesi gibi temel konuları araştırmaktadır. Buna paralel olarak, Türk ve Türkmen kökenlilerin tarihsel olarak siyasi ve toplumsal özelliklerini de gözler önüne sermektedir. Tüm bunlar kadar önemli olmak üzere; Horasan, İran, Irak, Suriye ve Anadolu topraklarının onuncu ilâ on üçüncü yüzyıllar arasındaki sosyal, siyasi ve ekonomik durumu da kitabın inceleme alanları arasındadır.