"İyilik ve kötülük, bu gördüğün köpekler gibi sürekli mücadele eder durur içimizde. Sürekli savaş hâlindedirler. Ben onları izlerken hep bunu düşünürüm evlat."
"Peki, hangisi kazanacak?"
"Hangisini daha iyi beslersem o!"
***********
Paradokya'yla ilk tanışmam 2009 basımı Paradokya ve Adalet Yıldızı ile olmuştu. Elimdeki 2016 basımı bu genişletilmiş Paradokya'yı ise Cem Gülbent'in devamını da okumalısın demesiyle almıştım.
Ortaokul yıllarımda büyük bir heyecanla okuduğum bu kitaptan (en azından ilk oyunu) şimdi bir üniversiteli olarak aynı tadı alamadım. Belki yanlış zamanda okumuşumdur -ki şu anda bu daha olası geliyor- belki de her kitabın bir yaşının olmasındandır.
İlk olarak kitabın atmosferine girmekte zorlandım. İlk oyun başladığında ise büyük bir rahatlamayla hızlıca okudum. Ne var ki Kayıp Pusula'ya geçtiğimde yine aynı durağanlığa takıldım. Oyuncuların oyunlarını anlayabilmemiz için öncesini bilmemizin önemini tabii ki anlıyorum ama daha akıcı ve ilgi çekici olabilirlerdi belki de.
Adalet Yıldızı ile ilgili söyleyebileceğim pek bir şey yok. Benim için eski dostlarımı selamlamak gibiydi. Oyunların yerleri de gayet açık ve hayal edilebilirdi.
Öte taraftan Kayıp Pusula'da takıldığım noktalar var. Sırayla gidecek olursam :
Topkapı Sarayı'nın betimlemesi çok canlı olsa da karışıktı. Gezip gördüğüm bir yer olsaydı belki de karışık gelmezdi ama bilmediğim bir yer olduğundan Elif'in geçtiği yerleri tasvir etmekte zorlandım ve hikâyeye girmem zorlaştı.
İkinci olarak, yazarın hikâyeyi oluştururken araştırmalar yaptığı ortada ve hikâyenin altını doldurduğu için de takdir edilesi. Oyunda Çinli bir karakter görmek beni mutlu etse de bir yanlışı bilgi paylaşımı adına düzeltmek isterim: Eski bir Çin bedduası olarak verilen "İlginç zamanlarda, ilginçlikler yaşayasın!" sözü kayıtlarda geçmemektedir.
Son olarak, İzmir betimlemesi. Enes'in Saat Kulesi'ne geldiği sahne İzmir'i bilenler için yazılmış gibiydi. İzmir'i bilmiyor olsaydım muhtemelen bu sahneleri ya tasvir edemezdim ya da yanlış tasvir ederdim. Betimlemelerin bu manada Topkapı Sarayı'nda olduğu gibi biraz daha detaylı olmasını isterdim.
Benim için yeri ayrı olan bu serinin puanlaması gönlümde 5 olsa da hakkının 4 olduğunu düşünmekteyim.