The word “freedom” is so overly used—and frequently abused—that it is always in danger of becoming nothing but a cliché. In Another Freedom , Svetlana Boym offers us a refreshing new portrait of the age-old concept. Exploring the rich cross-cultural history of the idea of freedom, from its origins in ancient Greece to the present day, she argues that our attempts to imagine freedom should occupy the space of not only “what is” but also “what if.” Beginning with notions of sacrifice and the emergence of a public sphere for politics and art, Boym expands her account to include the relationships between freedom and liberation, modernity and terror, and political dissent and creative estrangement. While depicting a world of differences, she affirms lasting solidarities based on the commitment to the passionate thinking that reflections on freedom require. To do so, Boym assembles a remarkable cast of characters: Aeschylus and Euripides, Kafka and Mandelstam, Arendt and Heidegger, and a virtual encounter between Dostoevsky and Marx on the streets of Paris.
By offering a fresh look at the strange history of this idea, Another Freedom delivers a nuanced portrait of freedom, one whose repercussions will be felt well into the future.
Svetlana Boym is the Curt Hugo Reisinger Professor of Slavic and Comparative Literatures at Harvard University, and a media artist, playwright, and novelist. She is also an associate of the Graduate School of Design and Architecture at Harvard University.
Boym's written work explores relationships between utopia and kitsch, between memory and modernity, and between homesickness and sickness of home. Her research interests generally include 20th century Russian literature, cultural studies, comparative literature and literary studies.
Ağırdı. Altını çizdiğim yerler genelde yazarın başka kitaplardan yaptığı alıntılarmış. Sonradan fark ettim. Yazarı da kadınmış (yazarına dikkat etmeden kitabı okumak), halbuki boynuna üç entel fuları birden geçirmiş huysuz bir yaşlı amca hayal etmiştim.
→ Ölümden dönen kişinin sağaltıcı fantezisi giderek yazarın felsefesinin temellerinden birine dönüşür. Sonunda “daha özgür özgürlük” kaçmaya çalıştığı hapishane duvarlarının mimarisini kabalaştırıp sürdürür. Bu duvarlar genişler ve bunaltıcı bir mecazi hapishaneyi kuşatır: akıl hapishanesi, dil hapishanesi, beden hapishanesi, dünyevi hayat hapishanesi.
→ Yeraltı Adamı sevmeyi beceremediğini idrak eder. Onun için sevmek “karşısındakine zorbalık yapmak, ondan manen üstün olmakla böbürlenmek” anlamına gelmektedir. “Bazen aşkın sevilene gönüllü olarak hediye edilen bir zorbalık etme hakkı olduğunu düşünürüm. Aşkı hep nefretle başlayan ve manevi boyun eğdirmeyle sona eren bir mücadele olarak hayal ettim; fethedilenle ne yapılacağım ise hayal bile etmedim.” [Dostoevsky, Notes from the Underground, s. 147] Sonunda Lisa insan ilişkilerinde yeni bir hayal kırıklığıyla, Yeraltı Adamı da yeni bir retorik soruyla baş başa kalır: Hangisi daha iyidir, ucuz mutluluk mu yoksa soylu ıstırap mı?
→ Modern aşk deneyimi ötekine sahip olmanın imkânsızlığını bir biçimde kabullenmeyle ilintilidir.
Kitapçıdan altım bir tane eve geldim bin tane. Okuma deneyimi olarak zorlayıcı bir kitaptı. Bunun sebebi de çok yoğun bir kitaba asla sığmayacak içeriği barındırması.
Okuması zor kitlesini seçen kitaplardan. Başlığı, içindekiler kısmı ve böyle bir kitabın oluşması fikri beni muazzam etkilemişti.Nostaljinin Geleceği kitabındaki coşkuyu bu kitabı okurken neden hissedemedim bilmiyorum çünkü . özgürlük konusunu işleyen her türden okuma yapmaya bayılıyorum. Sanırım Rus Dünyasına ve edebiyatına ilişkin bilgi birikimim ve okuma deneyimimin çok sınırlı olmasından kaynaklanıyor. Bu kitap üzerine uzunca yazmak istesem de şuanki ruh halim sadece çok cüzi bir yoruma müsaade ediyor ancak. Svetlana Boym evden kaçsam çantama bütün kitaplarımı alıp gittiğim her yere taşımak istediğim bir yazar. Zorlayıcı bir kitap. Özgürlüğe dair kendi anlatisini kurmuş kesinlikle tanısilmasi gereken bir yazar.
This was well thought out, but would make a better lecture series. It was a bit all over the place in certain chapters and sometimes made my brain hurt.