Aleksandr Puşkin (1799-1837); Topu topu 38 yıl süren ömrü komploya çok benzeyen bir düelloyla son bulduğunda Puşkin, çoktan ulusal Rus şiirinin dâhi kurucusu olmayı başarmıştı. Elinizdeki kitaptaysa, "Kuran'a Öykünmeler"den Yevgeni Onengin'e, günümüzü de etkilemeyi sürdüren bu büyük şairin şiirinin tüm cepheleri yetkinlikle temsil edilmektedir.
Ataol Behramoğlu (1942): Şiirimizin son 40 yılındaki en önemli toplumsalcı ozanlardan biri olmanın yanı sıra, Puşkin'den Çehov'a, Lermontov ve Turgenyev'den Çağdaş Rus Şiiri Antolojisi'ne çeviri edebiyatımızın da en yetkin adlarından biridir.
Works of Russian writer Aleksandr Sergeyevich Pushkin include the verse novel Eugene Onegin (1831), the play Boris Godunov (1831), and many narrative and lyrical poems and short stories.
People consider this author the greatest poet and the founder of modern literature. Pushkin pioneered the use of vernacular speech in his poems, creating a style of storytelling—mixing drama, romance, and satire—associated ever with greatly influential later literature.
Pushkin published his first poem at the age of 15 years in 1814, and the literary establishment widely recognized him before the time of his graduation from the imperial lyceum in Tsarskoe Selo. Social reform gradually committed Pushkin, who emerged as a spokesman for literary radicals and in the early 1820s clashed with the government, which sent him into exile in southern Russia. Under the strict surveillance of government censors and unable to travel or publish at will, he wrote his most famous drama but ably published it not until years later. People published his verse serially from 1825 to 1832.
Pushkin and his wife Natalya Goncharova, whom he married in 1831, later became regulars of court society. In 1837, while falling into ever greater debt amidst rumors that his wife started conducting a scandalous affair, Pushkin challenged her alleged lover, Georges d'Anthès, to a duel. Pushkin was mortally wounded and died two days later.
Because of his liberal political views and influence on generations of Russian rebels, Pushkin was portrayed by Bolsheviks as an opponent to bourgeois literature and culture and a predecessor of Soviet literature and poetry. Tsarskoe Selo was renamed after him.
YouTube kanalımda Puşkin'in hayatı, bütün kitapları ve kronolojik okuma sırası hakkında bilgi edinebilirsiniz: https://youtu.be/nljKaOPQcBI
Hayatımda en çok sevdiğim şiiri içinde bulunduran kitaptır: "Seviyorum sizi: ve bu aşk belki İçimde sönmedi bütünüyle; Fakat üzmesin sizi artık bu sevgi İstemem üzülmenizi hiçbir şeyle. Sessizce, umutsuzca seviyorum sizi, Kâh ürkeklik, kâh kıskançlıkla üzgün; Bu öyle içten, öyle candan bir sevgi ki, Dilerim bir başkasınca da böyle sevilin."
Hem Rusça hem Türkçe hazırlanmış Puşkin şiirleri. Etkilendiğim daha doğrusu beğendiğim bir kaç şiir dışında diğerleri şiirden çok öykü tadındaydı. Yevgeni Onegin gibi bir yazıma sahip genelde şiirler. Puşkin okuyucuları sevecektir diye tahmin ediyorum.
İmreniyorum sana cesur öğrencisi denizlerin, Saçları fırtınalarda ağaran ve gölgesinde yelkenlerin! Çoktan mı ulaştın dingin rıhtıma- Çoktan mı vardın sessizliğin hazlarına- Ki yeniden çağırmakta seni gönül çekici dalgalar. Haydi ver elini-yüreklerimizde aynı tutkular. İçimizde uzak gökyüzünün, uzak ülkelerin özlemi Bırakalım kıyılarını köhne Avrupa'nın; Ben, yorgun kiracısı yeryüzünün, bambaşka âlemler ardındayım; Ey özgür okyanus, selamlıyorum seni.🖤
Puşkin şiirleri.. Muazzam.. Bir kısmı öykü tadında adeta..
"Dünyada mutluluk yok, fakat dingin ve özgür olunabilir. İmrenilecek bir yazgı düşlüyorum nicedir Nicedir, ben, yorgun köle, kaçıp gitmektir istediğim, Uzak sığınağına çalışmanın ve lekesiz bir esenliğin.."
Seviyordum sizi ve bu aşk belki İçimde sönmedi bütünüyle. Fakat üzmesin sizi artık bu sevgi İstemem üzülmenizi hiçbir şeyle.
Sessizce, umutsuzca seviyordum sizi. Bazen çekingenlik, bazen kıskançlıkla üzgün. Bu öyle içten, öyle candan bir sevgiydi ki Dilerim bir başkasınca da böyle sevilin.
*Rusçanın dil olarak Türkçeye yakın olduğunu düşünmeye başlayacağım. Çok tanıdık dizeleri okudum. Özellikle soğuk ve erken kararan kış günlerinde Rus yazarları okumak isli, sisli ve hisli hayata daha da bir anlam katıyor. Yazar da sizin gibi sonbahara hayran ve yaza mesafeli ise tanımak daha da güzel oluyor. Puşkin, modern Rus edebiyatının kurucusu ve Rusya’nın ulasal şairi. Mevsimin ve insanların soğuk olduğu yerde kendi içine dönüp kalemine hakim olmak mümkün mü? Değil elbette. Tanıdığıma sevindim. Dilerim başkasınca da böyle içten ve böyle candan sevilin Puşkin.
Ataol Behramoğlu tarafından Türkçeleştirilmiş ekseriyetle pastoral Puşkin şiirleri derlemesi.
Oldukça beğendiğim şiirler var. Şiirler yalın bir dille yazıldığından çeviride kaybedilecek az şey olduğu kanısındayım. Kitabı okudum; odamda tavana bakıyor, müzik dinliyor, hızlı olmayan bir trenle, istasyonla dünyaya bağlanan kırsallara bir kış gecesi adım atmanın hayalini kuruyorum. Bende uyandırdığı izlenimler aşağı yukarı bunlar..
"Dünyada mutluluk yok, fakat dingin ve özgür olunabilir."
Bu da dinlediğim müzik; https://www.youtube.com/watch?v=pAklj... (Rusya steplerinde ne alaka şimdi demeyin, Puşkin'in dedesi de zenciydi sonuçta. Dünya olmuş teknoköy. 1800 lerdeki şiir bende böyle yaşamış çok mu?)
Ben normalde şiir seven bir insanım ama çeviriden midir, aradaki yüzyıl farkından mıdır nedir şiirler yarı yarıya geçti bana. Ama Pushkin'in hayatı, direnişi ve Ataol Behramoğlu'nun özenli çalışması çok çok hoşuma gitti.( Ataol Behramoğlu'nun yaşantısı da hayli bir dolu geçmiş, gıpta ettim.) Pushkin ile yolumuza devam edeceğiz.
Ey dostlar! Halkın ezilmediğini görecek miyim bir gün? Ve köleliğin düştüğünü çarın işaretiyle, Ve sonunda doğacak mı yurdumun üzerinde Güzel şafağı bilginin ve özgürlüğün?
--------------------------------- Gece sisi kaplamış tepelerini Gürcistan'ın; Karşımda akıyor Aragva uğultulu. Hem hüzün hem bir hafiflik var içimde; kederliyim, Seninle dopdolu, aydınlık keder bu. Seninle, sadece seninle... Hiçbir şey Bozmuyor, tedirgin etmiyor üzgünlüğümü, Ve yürek yeniden tutuşuyor, seviyor yeniden, Sevmemesi olanaksız çünkü.
Puşkin’in şiir dilini beğeniyorum. Süslü kelimelerden uzak, eleştirel,eğlenceli bir kalemi var. Okuyup bitirince yine anladım ki, çeviri şiir okumak çoğu zaman anlamsız. Çevirmenin şiirlerini okuyoruz aslında, şairin değil. Yine de, ne yapalım, çeviri şiir okumaya devam :)
“Yarı bilgin, yarı cahil, Yarı milord, yarı tüccar, Yarı alçak, fakat artık Tam bir şey olmasına umut var.”
“Yaşam, bana neden verildin sen? Ve gizemli bir yazgıyla İdama hükümlüsün, neden?”
Enfes... Her biri diğerinden güzel şiirler, destan mı okuyorsun şiir mi belli değil, iç içe. Ben Yön Yayınlarından çıkma Haluk Madencioğlu'nun çevirdiği baskıyı okudum. Gerçi başka çevirmenleri de okuyunca harikulade şiirler. Onları da derlemek lazım belki.
Diyorum ki, kitap okumayı sevmiyorsan bile şiir oku, güzel şiiri bul, sana hitap edeni ama git oku, şiir oku, dinç ol, tokat ye, kendine gel, bağır, dök içini, küfür et, "vay be" de! Şiir oku. Ve bir yerden başlaman gerekiyorsa Puşkin ile de başlayabilirsin. Hatta yaz, şairlerin soyu tükeniyor.
AĞIT
Akılsız yılların sönmüş neşesi, Ağır ve hüzünlü, Bir içki sersemliği gibi. Ama, şarap misali, Geçen günlerin hüznü, Ruhumda yaşlandıkça, Daha da güçleniyor. Yolum, ıssız. Çaba ve kahır bana, Geleceğin çalkantılı denizini vaadediyor.
Fakat istemiyorum, Ah! Dostlarım, ölmeyi. Yaşamak dileğim, Düşünmek ve kavga için. Ve biliyorum ki, eğleneceğim, Acılar, telaşlar ve dertler arasında. Kimi zaman, Yine uyumla içip, sarhoş olup, Uydurduklarım için,
Gözyaşı dökeceğim. Belki de, Üzüntülü günbatımımda, Aşk pırıldayacak. Bir veda gülücüğü gibi.
I am not really good at reading poetry but this one was easy to read and beautifully written. I wish I was able to read it in Russian but sadly I will never be able to. * sighs *
"ve yürek yeniden tutuşuyor, seviyor yeniden, sevmemesi olanaksız çünkü."
"iniyor ilk karlar bir biri ardına yıldızlar gibi düşerek kıyıya"
Alexander Pushkin'in seçme siirlerinden oluşan "Seviyordum Sizi - Seçme Şiirler" toplaması daha çok Rus yazarı daha yakından tanımak isteyen okuyuculara yönelik. Pushkin'in şair kimliğine şöyle genel bir açıdan baktığımız kitapta yazarın kısa yaşamanın son zamanlarına doğru çok da mutlu olmadığı görülüyor. Şiirlerinden eleştirmenleri eleştiren ve devamlı şair olmanın ne demek olduğunu okuyucuya anlatmaya çalışan yazarın şiirleri belki Rus olsaydım beni daha fazla etkileyebilirdi. Buna rağmen geleceği gördüğü "Ben İnsanüstü Bir Anıt Diktim Kendime" ve "Öğüt" şiirlerini fazlasıyla beğendiğimi söylemeliyim.
"Fakat, dostlarım, ölüm yine de gelmesin; Yaşamak istiyorum, düşünmek ve acı çekmek için; Ve biliyorum, tadılacak zevkler var daha Acıların, telaşların, kaygıların arasında: Kimi kez uyum yine mest edecek beni Gözyaşlarımla yıkayacağım kendi yarattığım imgeyi, Ve kederli günbatımında belki de Parıldayacak aşk, veda gülümseyişiyle."
"... Her şey yoksul, yabanıl, bozuk düzen Ama her şey öyle kıpır kıpır canlı ki, Her şey öylesine yabancı ki Anlamsız yaşamlarımızın Ölü gevşekliğine, Kölelerin tek düze şarkısına benzeyen!"