What do you think?


Cumhuriyet Dönemi Azınlık Politikaları ve Stratejileri Bağlamında 6-7 Eylül Olayları
Ratings & Reviews
Friends & Following
Create a free account to discover what your friends think of this book!
Community Reviews
Displaying 1 - 11 of 11 reviews
March 7, 2026
Unutulan Bir Tarih Üstüne
Bu kitabı aslında epey önce bitirdim. Ama üzerine hemen yazmak istemedim. Çünkü okuduklarımı düşündükçe, İstanbul’un geçmişteki çeşitliliğine ve kitap boyunca hissedilen o kaybolmuş şehre duyduğum özlem, içimdeki öfkeyi daha da büyüttü. Biraz beklemek istedim. Hemen yazsaydım muhtemelen çok daha sert bir şey çıkardı. Aradan zaman geçti ama öfke tamamen dinmedi. Hâlâ içimde bir yerde duruyor.
Hakkında
6-7 Eylül olayları üzerine yazılmış ciddi çalışma gerçekten az. Bu konuda hem akademide hem de toplumsal olarak uzun süre yüzeyde kalan bir tartışma vardı. Güven’in kitabı bu yüzden önemli.
Güven,6-7 Eylül’ü birkaç gün süren bir şiddet patlaması olarak ele almıyor. Olayları Cumhuriyet döneminde azınlıklara yönelik politikaların daha uzun bir çizgisi içinde düşünüyor. Ekonomik hayatın millileştirilmesi, bürokrasinin Türkleştirilmesi ve gayrimüslimlerin kamusal alandaki yerinin giderek daraltılması bu sürecin parçaları olarak ele alınıyor. 6-7 Eylül de bu çizginin içinde okunuyor. Kitabın en güçlü yanı da burada bana göre
Güven, Türk ve yabancı diplomatik arşivleri, meclis tutanaklarını, dönemin basınını ve kırk kişiyle yaptığı sözlü tarih görüşmelerini bir arada kullanarak olayların nasıl örgütlendiğini ve devletin bu süreçteki rolünü oldukça güçlü biçimde ortaya koyuyor.
Sonuç Yerine
Sonuç olarak, Güven, 6 7 Eylül’ü yalnızca belirli günlerde yaşanmış bir yıkım olarak anlatmakla yetinmeyip meseleyi daha geniş bir azınlık politikaları tarihi içine yerleştirerek olayın arkasındaki sürekliliği görünür kılıyor.
Kitap her soruya aynı ölçüde derinlikli cevap vermiyor ve özellikle kuramsal olarak daha ileri götürülebilecek noktalar var. Akademik olarak, devlet şiddeti, azınlık politikaları ve Cumhuriyet dönemi homojenleştirme pratikleri arasındaki ilişkileri daha derinlikli biçimde tartışmak isteyen araştırmalar için güçlü bir başlangıç zemini sunuyor.
Özetle, tabii ki oldukça zor bir konunun anlatısı bu kitap. Eksiklik mi bilinçli durma biçimi sorularına daha fazla girmeden (tez çalışması olduğu için) nerde durması gerektiğini, ne söylenmesi üzerine dikkatlice düşünülen yazılmış bir çalışma.
İlgisi olan herkese
4,5/5
Bu kitabı aslında epey önce bitirdim. Ama üzerine hemen yazmak istemedim. Çünkü okuduklarımı düşündükçe, İstanbul’un geçmişteki çeşitliliğine ve kitap boyunca hissedilen o kaybolmuş şehre duyduğum özlem, içimdeki öfkeyi daha da büyüttü. Biraz beklemek istedim. Hemen yazsaydım muhtemelen çok daha sert bir şey çıkardı. Aradan zaman geçti ama öfke tamamen dinmedi. Hâlâ içimde bir yerde duruyor.
Hakkında
6-7 Eylül olayları üzerine yazılmış ciddi çalışma gerçekten az. Bu konuda hem akademide hem de toplumsal olarak uzun süre yüzeyde kalan bir tartışma vardı. Güven’in kitabı bu yüzden önemli.
Güven,6-7 Eylül’ü birkaç gün süren bir şiddet patlaması olarak ele almıyor. Olayları Cumhuriyet döneminde azınlıklara yönelik politikaların daha uzun bir çizgisi içinde düşünüyor. Ekonomik hayatın millileştirilmesi, bürokrasinin Türkleştirilmesi ve gayrimüslimlerin kamusal alandaki yerinin giderek daraltılması bu sürecin parçaları olarak ele alınıyor. 6-7 Eylül de bu çizginin içinde okunuyor. Kitabın en güçlü yanı da burada bana göre
Güven, Türk ve yabancı diplomatik arşivleri, meclis tutanaklarını, dönemin basınını ve kırk kişiyle yaptığı sözlü tarih görüşmelerini bir arada kullanarak olayların nasıl örgütlendiğini ve devletin bu süreçteki rolünü oldukça güçlü biçimde ortaya koyuyor.
Sonuç Yerine
Sonuç olarak, Güven, 6 7 Eylül’ü yalnızca belirli günlerde yaşanmış bir yıkım olarak anlatmakla yetinmeyip meseleyi daha geniş bir azınlık politikaları tarihi içine yerleştirerek olayın arkasındaki sürekliliği görünür kılıyor.
Kitap her soruya aynı ölçüde derinlikli cevap vermiyor ve özellikle kuramsal olarak daha ileri götürülebilecek noktalar var. Akademik olarak, devlet şiddeti, azınlık politikaları ve Cumhuriyet dönemi homojenleştirme pratikleri arasındaki ilişkileri daha derinlikli biçimde tartışmak isteyen araştırmalar için güçlü bir başlangıç zemini sunuyor.
Özetle, tabii ki oldukça zor bir konunun anlatısı bu kitap. Eksiklik mi bilinçli durma biçimi sorularına daha fazla girmeden (tez çalışması olduğu için) nerde durması gerektiğini, ne söylenmesi üzerine dikkatlice düşünülen yazılmış bir çalışma.
İlgisi olan herkese
4,5/5
June 10, 2022
Adnan Menderes'i Allah kahretsin. Politikacıları Allah kahretsin.
August 29, 2026
Özellikle tez temelli ve derinlemesine araştırılmış olması, sunulan argümanların gücünü ve inandırıcılığını katbekat artırıyordu. Ancak metnin satır aralarındaki o esas gerçek oldukça manidardı: Bu memleketin "kendinden olmayanı dışlama" ve ülkeden uzaklaştırma politikaları ne yazık ki hiç bitmiyor; sadece zamana ve dönemin şartlarına göre operasyonel biçim değiştiriyor.
Dün belirli etnik ya da dini gruplara yönelik uygulanan bu dışlayıcı akıl, bugün biçim değiştirmiş durumda. Artık doğrudan bir "ırk" hedef alınmıyor belki; ama hedefe koyulan şey bu kez entelektüel birikim, dünya görüşü ve farklı yaşam tarzları. Methodlar, ambalajlar ve kullanılan yöntemler değişse de özdeki o "ötekini sistemin dışına atma" dürtüsü ne yazık ki hiç değişmiyor. Aynı hikâyeyi sadece farklı figürlerle tekrar tekrar yaşıyoruz.
Metinde benim için en şaşırtıcı ve zihin açıcı bölüm ise son kısımdaki politik gelişmeler oldu. Sürece ABD’nin dahil olduğu o perde arkası politik olayları ilk kez duymak, meseleye bambaşka bir boyut kazandırdı. Tarihin ve siyasetin lokal zannettiğimiz dönemeçlerinde küresel aktörlerin nasıl rol oynadığını görmek, bugün yaşananları okumak açısından da son derece ilginç bir perspektif sunuyor.
Nihayetinde; geçmişten bugüne sarkan bu sistematik dönüşümü anlamak, sadece dünün değil bugün niye bu noktada olduğumuzun da en net özeti gibi.
Dün belirli etnik ya da dini gruplara yönelik uygulanan bu dışlayıcı akıl, bugün biçim değiştirmiş durumda. Artık doğrudan bir "ırk" hedef alınmıyor belki; ama hedefe koyulan şey bu kez entelektüel birikim, dünya görüşü ve farklı yaşam tarzları. Methodlar, ambalajlar ve kullanılan yöntemler değişse de özdeki o "ötekini sistemin dışına atma" dürtüsü ne yazık ki hiç değişmiyor. Aynı hikâyeyi sadece farklı figürlerle tekrar tekrar yaşıyoruz.
Metinde benim için en şaşırtıcı ve zihin açıcı bölüm ise son kısımdaki politik gelişmeler oldu. Sürece ABD’nin dahil olduğu o perde arkası politik olayları ilk kez duymak, meseleye bambaşka bir boyut kazandırdı. Tarihin ve siyasetin lokal zannettiğimiz dönemeçlerinde küresel aktörlerin nasıl rol oynadığını görmek, bugün yaşananları okumak açısından da son derece ilginç bir perspektif sunuyor.
Nihayetinde; geçmişten bugüne sarkan bu sistematik dönüşümü anlamak, sadece dünün değil bugün niye bu noktada olduğumuzun da en net özeti gibi.
June 13, 2023
büyük bir rezaletin önündeki perdenin kalkışı gibi oldu benim için. yazanların eline sağlık.
February 1, 2022
okurken sinirlerim bozuldu, bu ülkede hiçbir şey değişmiyor, olan farklı kültürlere, renklere olmuş.
July 14, 2022
benim bildiğim kadarıyla alternatifi olmayan bir çalışma ki önsözde de konunun ne kadar gözardı edildiğini belirtiyor yazar. bir doktora tezinin kitaplaştırılmış hali olduğunu öğrendiğimde ilk tırsmıştım fakat gayet yalın akıcı bir dille yazılmış. bu kadar sınırlı kaynaktan böylesi nitelikli içerik çıkarılmış olması etkileyici. bitince ah ulan türkolar ah dedirtti.
September 26, 2023
Çok önemli bir kaynak. Ülkemizin siyasi tarihinin de tıpkı diğer ülkeler gibi hiç de resmi tarihin anlattığı kadar temiz olmadığının en önemli göstergelerinden biri. Kendi kimliğiyle yüzleşmeye hazır olmayan kimsenin okumaya cesaret edemeyeceği kadar ağır gerçekleri belgeleriyle ortaya koyarken akıcı anlatımıyla bir roman gibi ilerliyor.
September 19, 2023
Çok başarılı bir çalışma; başlığında belirtildiği gibi, 6-7 Eylül olaylarını Cumhuriyet dönemi azınlık politikaları bağlamında ele alıyor. Yazarın konuya bilimsel yaklaşımı çok değerli. Gerçek bir kaynak kitap.
June 14, 2021
A look to the mostly unknown part of recent Turkish history
March 10, 2022
Doktora tezi olmanın verdiği ciddiyet ile hazırlanmış güzel bir kitap. Yakın tarihimize ilgi duyan, bugünü anlamak isteyen herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum. Kızsanız da, içiniz yansa da.
October 25, 2024
Dilek Güven hocamız, bu çalışmasında 6-7 Eylül Olayları'nın spontane gerçekleşmediğini; aksine, etnik-kültürel homojenleştirme politikası bağlamında devlet eliyle planlanarak gerçekleştirildiğinin altını çiziyor. 6-7 Eylül Olayları hakkında derinlemesine bilgi edinmek isteyenler için kesinlikle ilk tercih edilmesi gereken çalışmalar arasında.
Displaying 1 - 11 of 11 reviews










