Jump to ratings and reviews
Rate this book

Mavi Karanlık

Rate this book
- Bir kez bir ulkede, dedi ozgur, hosgoru yok, dusunceden, dusunmekten korku yayginlastiriliyorsa ne parlamentosu, ne ozgurlugu be; ne demokrasisi?.. 'Ya tam susturacagiz; ya kan kusturacagiz,' diye bas bas bagiriyor adam. Yani onun gibi dusunmedin mi yas

448 pages, Paperback

First published January 1, 1984

19 people are currently reading
372 people want to read

About the author

Vedat Türkali

34 books138 followers
1919 yılında Samsun’da doğan Vedat Türkali, yüksek öğrenimini İstanbul Üniversitesi Türkoloji Bölümü’nde tamamladı. Maltepe ve Kuleli askeri liselerinde edebiyat öğretmenliği yaptı. 1951’de siyasal eylemlerde bulunmakla suçlanarak tutuklandı. Askeri mahkeme tarafından dokuz yıl hapis cezasına çarptırıldı. Yedi yıl sonra koşullu olarak serbest bırakıldı.
Vedat Türkali 1944-1950 yılları arasındaki ağır baskı döneminde devrimci sanat çevrelerinde elden ele gizlice dolaştırılan şiirleriyle, özellikle “İstanbul” şiiri ile tanındı. Şiir uğraşını hapishane yıllarında da sürdürdü. 1958 yılında tahliye olduktan sonra sinema alanında çalıştı. 40’ın üzerinde senaryo yazdı ve üç filmin yönetmenliğini yaptı. Yazdığı dört tiyatro oyunu, ulusal gelenek ve değerlere dayanan özgün, öncü nitelikler taşır. Türkülerle işlenmiş epik yapıdaki 141. Basamak, 1970’de Ankara’da sergilendi. Aynı özellikteki Bu Ölü Kalkacak, 1976 yılında İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nda sergilenirken yasaklandı. Dallar Yeşil Olmalı, 1985’te yayımlandı. Yazdığı son tiyatro oyunu olan Şeytanın Kaşık Oyunları (2000) deprem konusunu işlemektedir.
Vedat Türkali’nin ilk romanı Bir Gün Tek Başına, 1974 yılında yayımlandı. Aydınlar arası hesaplaşmaya dayanan umutsuz bir aşk romanı niteliğindeki ikinci romanı Mavi Karanlık 1983 tarihini taşır. Üçüncü romanı Yeşilçam Dedikleri Türkiye Türk romanında bir dönüm noktası olarak anılmaktadır. 1990’da yayımlanan Tek Kişilik Ölüm, gerçek kişilere ve gerçek olaylara dayalı bir dönem romanıdır. Takip eden on yıl boyunca Türkiye Komünist Partisi’nin tarihi niteliğindeki, İkinci Dünya Savaşı döneminin siyasal yapısının sergilendiği Güven adlı iki ciltlik romanını kaleme aldı; roman 2005’te yayımlandı. 2004 yılında yayımlanan Kayıp Romanlar adlı romanı ise 90’lı yıllar Türkiye’sini, siyasi sürgünden ülkesine dönen emekli bir doktorun gözünden anlatır. Yalancı Tanıklar Kahvesi (2009), 12 Eylül’e giden süreçte geçer. 2014’te Ayrıntı Yayınları’ndan çıkan Bitti Bitti Bitmedi adlı romanında ise Türkiye’nin tartışmalı konularından olan Ermeni meselesini mercek altına almıştır.
Vedat Türkali’nin düzyazıları, söyleşileri, savunmaları Tüm Yazıları Konuşmaları adı altında, 2001 ve 2014’te iki ayrı cilt halinde yayımlandı. Yazarın Kürt sorunu ile ilgili yazıları da Özgürlük İçin Kürt Yazıları adı altında, 2002 ve 2014’te yine iki ayrı cilt halinde yayımlanmıştır.
Vedat Türkali’nin, çocukluğundan tutuklanma sürecine kadarki yaşamından kesitler içeren, Komünist (2001) adlı bir de anı kitabı bulunmaktadır.

Edebiyatın neredeyse bütün alanlarında ürenler veren Vedat Türakli, 29 Ağustos 2016’da hayatını kaybetti.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
279 (40%)
4 stars
265 (38%)
3 stars
117 (17%)
2 stars
25 (3%)
1 star
1 (<1%)
Displaying 1 - 30 of 43 reviews
192 reviews4 followers
May 28, 2020
Klasik bir Vedat Türkali tarafından kaleme alınmış harika bir dönem romanı. Yazıldığı dönemin siyasi atmosferi bir aşk üçgeni etrafında çok güzel yansıtılmış.
Bir diğer yandan toplumun, özellikle gelir seviyesi yüksek, entelektüel kesimin her dönem yaşananlara gözlerini kapamasını ele alınmış. Kahveler taranırken, üniversitelerde karşıt görüşlü öğrencilerin kanlı kavgası devam ederken rakı sofralarında gününü gün eden, bana dokunmayan yolan bin yaşasın diyen kesimi görüyorsunuz.
Profile Image for Dokuyucu.
13 reviews18 followers
May 15, 2019
Nergis, Özgür, Muhtar, Fatoş, Jülide Hadi, Rahmi ve diğerleri gibilerinden biraz daha nefret edelim diye yazmış Vedat Türkali bu kitabı. Bitirdikten sonra rahatlıkla söyleyebilirim ki amacına da ulaşmış. En çok da Nergis için, hani şu içten içe "bakın ben bunların arasındayım ama aslında onlar gibi değilim" diye göbeğinde durduğu çemberi eleştirme cüretini gösterip o çemberden çıkma cesaretini gösteremeyenler için amacına ulaşmış.
Profile Image for manolya.
46 reviews5 followers
July 19, 2013
'Bak Nergis'ciğim,dedi Korhan sevecen bir sesle.Sözcüklerle oynayarak çözümlenebilecek şeyler değil bunlar.Gireceğin kavganın türü senin bileceğin şey.Sonu gelmez kadınlık sorunlarıyla uğraşamam.Eşit olamayız seninle,güzeli;birbirimizden üstün yanlarımız var.Birlikte olabilirdik ancak,istemedin...Sana daha yakın birini yeğledin belki.Hakkın.Benim de yarın yapılacak bir dünya işim var.Yorgunum.İyi geceler.'diyerek ayrılan aşık bir sevgiliden git gidebilirsen :)
Profile Image for Yosum.
260 reviews6 followers
November 11, 2024
Mavi Karanlık, 1980 öncesi henüz talan edilmemiş, parsellenip satılmamış, yeni yeni turistik olmaya başlamış Bodrum'da geçiyor. Kitap bir yandan dönemin Türkiye'sini, siyasal ve toplumsal çatışmaları anlatırken diğer yandan da bireyin çelişkilerini, iç çatışmalarını işliyor. Türkali karakterlerini özenle işlemiş. Hepsini ayrı ayrı ele almak belki de bu kitapla ilgili uzun bir yazı yazmak gerekir. Bu yüzden iki karakter üzerinde durmak istiyorum. Bunlardan birincisi Muhtar. İdealist bir avukatken zamanla düzene uymanın kendi çıkarına olduğunu anlamış fakat kendini de tam olarak buna ikna edememiş, çelişkilerle dolu biri. O ve çevresindeki insanlar zengin, karanlık ilişkileri olan, çıkarları için birbirlerini öldüren, rant peşinde koşan, bu arada yiyip içip eğlenen tipler. Muhtar ne onlar gibi olabiliyor ne de onlardan vazgeçebiliyor.
İkinci ve temel karakter ise Muhtar'ın kızı Nergis. Bir yandan bağımsız ve özgür bir kadın olmak isterken diğer yandan da toplumun baskıcı normlarıyla yüzleşmek zorunda kalan, sorumlulukları ile kişisel özgürlüğü arasında gidip gelen, düşünen ve sorgulayan bir kadın.
Türkali 'nin kadın karakterleri hep ustaca kurgulanmış, cesur ve kişilikli oluyor. Nergis 'de öyle.
Türkali hem 1980 öncesi Türkiye'sinin sosyal ve politik sorunlarını hem de bireylerin bu sorunlara karşı takındıkları tavırları derinlemesine işlemiş.
Güçlü karakter analizleri ve toplumsal eleştirisi ile öne çıkan bir roman.
Profile Image for Hakan.
848 reviews642 followers
June 26, 2022
Ülkemizde 12 Eylül öncesi dönemin Bodrum’daki ağırlıklı bir aydın çevresi ve bir aşk üçgeni temelinde çok iyi bir kesitini veren sağlam bir roman. Karakterler, tüm olumsuzluklarıyla da, yine çok gerçek ve ikna edici. İyi de bir film olurmuş. 40 yıl öncesinin Bodrum tasvirleri bakımından da ayrıca ilgi çekici bir roman.
Profile Image for Burcu Booker.
69 reviews80 followers
Read
March 10, 2022
Tarih: 70’lerin ikinci yarısı
Mekan: Bodrum
Darbe: Yakın
Mavilikler: Karanlık

Vedat Türkali, okumadan sevdiğim yazarlardandı. Bu his, genelde boşa çıkmıyor. Nitekim kendisiyle tanışma kitabım olan Mavi Karanlık’ı bayılarak okudum.

Anlatıcı tekniği, başta bir miktar kafa karışıklığı yaratabilir. Zira ara ara tanrı anlatıcı devredeyken, başka vakitlerde bilinç akışı eliyle birinci tekillerin konuştuğunu işitebiliyoruz. Bu birinci tekiller kitabın ana karakterlerinden Nergis ile babası Muhtar Bey. Adam, muhtarlığı isminden ibaret olan bir avukat. Nergis ise hayal kırıklıkları, öfkesi, aşkları ile her bakımdan arada kalmış, çelişkileri ile oyun hamuru gibi oynayan esas kız. Zihninde gezinmesi eğlenceli bir karakter. Nergis’in bilinç akışında kürek çekmek özellikle keyifli.

Öte yandan, Bodrum, adeta bir diğer ana karakter. Bizim yarımada, hem tam da şimdiki gibi, hem de çok farklı. Bodrum’da görece uzun vakit geçirenlerin tanıdık bulacağı biçimde vaktin yavaş aktığı, günlük rutinin muhakkak deniz, muhakkak kum ve muhakkak dost meclisinde uzun akşam yemeklerinden oluştuğu ve Bodrum’un dışındaki “şehir” hayatının bir buzlu camın arkasından, hayal meyal seçilebildiği bir yaşam biçimi anlatılmış. Ve çok başarılı, çok gerçekçi bir anlatım. Öyle ki, onlar rakı sofrasına oturdukça siz sarhoş oluyorsunuz.
Ve fakat aynı zamanda bugünün Bodrum’undan farklı, zira yarımada rantçıların eline yeni yeni düşüyor. O kötü isimli koca koca sitelerin yapılacağı arazilerin parsellenişi henüz cereyan ediyor. Benim gibi sadece parsellenmiş halini görmüş olanlar, öncesinde Bodrum’un neler vaat edebileceğini hayal dahi edemiyor.

Türkiye’nin yakın geçmişine ilişkin politik hikayelere çok kolay yabancılaşabiliyorum. Kötü bir dönem dizisi izliyormuşum gibi kanalı değiştirmek isteği uyandıran örneklerle çok karşılaştım. Biraz ihtiyatla yaklaştığım bu konuyu, bana bu hissi hiç yaşatmadan işleyen, sanki yeniden üretilmiş bir gerçeklikten değil de gerçekliğin ta kendisinden sesleniyormuş gibi “doğrudan” bir ilişki kurmamı sağlayan bu anlatıyı ben çok sevdim.

Bebekliğinden üniversite yıllarına kadar her yazını Bodrum’da geçirmiş Burcuttin’i, Lahey’den Ege kıyılarına ışınlayıp, Bodrum’un miskin sarhoşluğu ile mest eden Mavi Karanlık, Türkali’nin en beğenilen eserlerinden biri de değil ha! Bu kitabı bu kadar sevdiysem, kim bilir diğer kitaplarında ağzımın suyu nasıl akacak!

Sevgiler!
Profile Image for mondisla.
40 reviews24 followers
September 5, 2020
Sırf Nergisin iç monologları için bile tekrar okurum. Çok kıymetli bir eser ve müthiş bir anlatım. Geç kaldığıma üzüldüm.
Profile Image for dungbeetle.
181 reviews
August 16, 2020
Vedat Türkali, kapısını aşındırdığım sahafın en sevdiği yazarlardan. kitabın her sayfasında nerdeyse adı geçen erkek karakteriyle adaş olan birinin de en sevdiği yazarlardan. açıkçası hep sakladım. geri çektim kendimi onun kitaplarından bu yüzden. benim için onun sevdiği her şey inanılmaz kıymetli. ve kıymetli olan da yeterince öteden baktığında değerli görünüyor. tam olarak bundan korktum. okuyunca, tanıyınca birazcık büyüsü bozulur diye endişe etmiştim. biraz öyle oldu. belki de başından beri abartmadan çevirebilseydim sayfaları hoşuma giderdi daha çok. yani demek istediğim, sıradan olsaydı yazar benim için, muazzam bir kitap okudum diye bağırırdım sağa sola.
kitabı okurken birinin arama girmesi ilk defa olmuyor. tanımadıklarım olunca bu insanlar, bayılıyorum duruma. ama tanıdık sayılabileceklerse ya bendeki yerini değiştiriyorlar ya da yazara bambaşka hisler beslememe neden oluyorlar.
bu kitabı okurken hem yazdı hem kıştı. annem hep "Ağustos'un 15 yazsa 15i kardır." der. tabii ki bunla da alakalı değil sadece, kitabın ilk sayfalarındaki yazın serkeş ve yoğun betimlenişi sonrasında sonbahara dönerken her şey değişti. orada yağmurlar yağmaya başladığında ben de battaniye bakındım geceleri ısıtacak. deniz soğumaya başladığında çoraplarımı çıkardım dolaptan. hayal etsem böyle denk gelemezdi :) seviyorum benzer mevsimlerde yaşamayı kitap karakterleriyle...
kitapta tonlarca karakter olmasına rağmen çok yalnız bir okuma oldu kendim adına. hepsi çok "tutarsız" insanlar. bu tutarsız kelimesi yerine öyle kocaman cümleler yazılır da betimlenirler ki... ama sanırım bunu çoktan yapmış bissürü eleştirmen vardır. çok da açıklama derdinde değilim açıkçası.
edebi anlamda beklediğim şeyi hiç bulamadıysam da tema ve işleniş çok kolay okunası, içine hapsolunasıydı.
çok bozulduğum hatta ağladığım bir iki yer oldu, okuyanlar muhakkak görmüşlerdir. yani beklenmedik bir şey de değildi ama göz göre göre gerçekten kaçıyoruz işte. mutlu olanı, edeni bekliyoruz arsızca. kitap hayat gibi olmalıysa e bol bol ağlamandan daha doğal bi şey yok tuçe.
korhan hakkında ne diyebilirim bilmiyorum, hiç karşılaşmadan çok sevdim. ama özgür hakkında saatlerce konuşabilirim. neden bu yazarı bu kitabını sevdiğini anlıyorum şimdi özgür :)
Profile Image for Murat Gonul.
232 reviews
April 5, 2016
'Ne yaptımsa O'nun gibi olmak için yaptım.
Boşmuş...
Hiç de derinlere dalmamışım oysa.
Bağışlar mı beni?'

Yazarın okuduğum ilk kitabı ama çok pişman oldum daha önce hiç okumadığıma. Kitap adını gerçekten yaşatıyor. 80 öncesi ülkemizde yaşananların kocamanlığını, yalın bir yapmacıksızlıkla bireyselleştirmiş.

Anlatım muhteşem. Gereksiz iddialardan uzak, sade. Karakterler gibi kişisel. 3. kişi olarak anlatılmış olmasına rağmen bu kadar kişilerin içine alabilmesi çok etkiledi beni. Bir ana bir ikincil kişi merkezli anlatım, ama iç dünyalarını rahatlıkla hissettiriyor. Karakterler ince işlenmiş, aralardaki ilişkiler iyi tasarlanmış ve oldukça gerçekçi. Türkiye'nin o dönemiyle ilgili tarihi bir film izler gibi rahat okunuyor.
Profile Image for Gaye.
1 review
January 9, 2014


Profile Image for Reyhan Kaboglu.
58 reviews12 followers
January 6, 2019

80 öncesi dönemdeki karmaşayı Bodrum’da “sakince” geçirmekisteyen bir avuç insan. Kitabın merkezinde Nergis, babası ve hangisini daha çok sevdiğine karar veremediği sevgilisi Korhan eski sevgilisi Özgür var. Anlatım daha çok Nergis tarafından gerçekleştiriliyor, çokça iç hesaplaşmalarını okuyoruz. Ülkede kıyametler koparken Bodrum’da herşeyin normalleştirilmeye çalıştığı zamanları Vedat Türkali çok güzel yansıtıyor bize. Ne kadar 80 dönemi öncesi olduğunu bilsek de konular hala güncel.
Konusu ve anlatımı çok güzel olmasına ragmen, gereksiz uzatıldığı için ben 5 üzerinden 3 verdim.
Profile Image for Aymir  Gamze Ünalır.
148 reviews8 followers
June 28, 2019
_Mavi Karanlık_
.
.
Yine hakkını veremeden, çook uzun sürede okuduğum ama çok keyif aldığım bir kitap. Özellikle son çeyreği su gibi aktı gitti.
.
.
Kitapta karakterlerin kendi kendine konuşmalarına, iç hesaplaşmalarına sıkça yer verilmesi başta kitabı anlamamı zorlaştırsa da alışınca çok keyif verdi. Samimi ve içten geldi...
.
.
İnsanın kendiyle hesaplaşması, çevresiyle hesaplaşması, hayat şartları ve o günün durumu karşısındaki tutumu, duruşu... Çok etkileyici bir kitaptı. Tam bir Vedat Türkali kalemi...
.
Profile Image for Mehmet Furkan Kocaaslan.
229 reviews5 followers
February 11, 2019
Vedat Türkali'den korunaklı hayatlarında fanusun içinde yaşayan "çakma" aydınlar portresi.

Yer yer olay zinciri kendini tekrar ediyor gibi hissettirse de Türkali'nin yalın ve akıcı anlatımıyla kolayca okunuyor.

Dönemin karanlık atmosferine ucu kendisine dokunmadıkça ilgi göstermeyen fakat lafa gelince mangalda kül bırakmayan karakterleri yer yer trajikomik yer yer dramatik şekilde oldukça iyi aktarmış Türkali.

Okuduğum ilk kitabıydı bu fakat devamı da gelecek.
Profile Image for Memed Koz.
270 reviews12 followers
January 7, 2020
Roman eleştirmeni Fethi Naci’nin, Vedat Türkali romanı olan Bir Gün Tek Başına’yı bir şaheser kabul edip Mavi Karanlık için “saçma” nitelemesinde bulunmasının merakıyla da okumuş oldum bu kitabı. Evet, sonuna doğru git gide senaryolaşabilen bir roman (zaten Türkali bir senaryo yazarı aynı zamanda). Ama birbirinden sorunlu tipleri çok iyi bir şekilde romanlaştırmış. Türkali harika.
Profile Image for G. İlke.
1,357 reviews
January 25, 2021
Çok güzel bir hikaye var burada, kolay unutulmayacak cinsten. Karakterlerin her anlamda aşırı uçlarda olması, buna rağmen gayet sıradan tepkiler vermeleri inanılmaz bir samimiyet katmış hikayeye. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin kara lekelerinden '80 darbesinin hemen öncesinde yapılan haksız işkenceleri/adam kaybetmeleri de okuyoruz bu kitapta, cennetten bir parça sayılan Bodrum'un o muhteşem atmosferinde yaşanan kafa karıştırıcı aşkları da. İyi ki okumuşum dediğim kitaplardan biri oldu. Tavsiyemdir. =)
Profile Image for Elçin Arabacı.
158 reviews210 followers
October 24, 2020
Bir nefeste okudum, ama zorladım kendimi okurken ne yalan söyleyeyim. Hayatımızın içine edenlerin bir kısmı kimlerin çocuklarıymış onu daha iyi anlamak okumak için okudum. Tam bu sefer belki akıllanıp düzelecekler derken altından yeniden kat kat açılan ve kendini yeniden üreten bir yozlaşma, çürüme. Temeli çürük çünkü, ne yapsalar bir pişme olgunlaşma çıkamıyor içinden. Kiminin düzelme ümidi hiç yok zaten, külliyen bitmiş. Özgür İlhan Serhan'ı öldürdüğünde ha şimdi olacak dedim, gene içinden başka bir çürüklük çıktı adamın. Sevmesini bilemeyen, beceremeyen bir dünya adam, kadın... Romanın ana karakteri Nergis'le 448 sayfada en azından bir kadın olarak bir an bile özdeşlik kuramaz mı insan? Yok, valla her adımında gıcık oldum, öyle bir bal yapmaz arı, öyle bencil, öyle sevme özürlü, öyle aptal bir kadın. Vedat Türkali'nin de gayesi bu tiplerden tiksindirtmekti okuru galiba. Başarmış.
Profile Image for Burcu.
393 reviews47 followers
Read
April 27, 2015
70'li yillar toplumcu gercekci sol romanlarin donemiydi. Sadece sistem/siyaset degil, sol ve aydin elestirisi de yapan metinler yayimlandi. Attila Ilhan, Vedat Turkali, Rifat Ilgaz vs. bu donemin dikkat ceken yazarlari. Mavi Karanlik bahsi gecen turde metinlerin gec donem orneklerinden. Nergis ve babasi Muhtar'in bakis acilarindan darbe oncesi insanlarin ruh hali ve toplumsal catismalar anlatiliyor. Ama daha cok Bodrum'da olan bitenden uzak olmayi tercih eden (sozde) aydinlarin kisisel sorunlarina odaklanan metinde bilinc akisi da kullanildigindan modernizme dogru yonelim oldugu soylenebilir. Aslinda belki de biraz FreudoMarxist...
1,497 reviews5 followers
February 19, 2015
Bu okuduğum üçüncü Vedat Türkali romanı. Bir Gün Tek Başına en sevdiğim romanlar arasındadır, Kayıp Romanlar beni o kadar etkilemedi ancak bu yazardan daha fazla şeyler okumak istiyordum. Mavi Karanlık bana biraz Bir Gün Tek Başına'yı hatırlattı.

Bodrum ve Bodrum sakinleri gözümde canlandı okudukça. Kesinlikle tavsiye ediyorum.
Profile Image for M.I..
135 reviews14 followers
March 11, 2015
Yazarın okuduğum 3. kitabı ve bunu da diğerleri gibi beğendim. Ama siyasi olayları birbirine bağlamakta zorluk çekmem beni eksikliğim mi yoksa kitaptan mı kaynaklı anlayamadım.Aşka gelince bence insanın doğasındaki aşka çok güzel değinmiş yazar. Herkesin içinden bir aşk.Çok fazla derinlere inmeden ,büyüleyici aşk olaylarına girmeden tam da hepimizin yaşadığı türden ..
Profile Image for Brczdn.
392 reviews15 followers
June 29, 2019
Vedat Türkali artık çok okumak istediğim hep okumak istediğim bir yazar. Doyamadım. Özellikle karakterlerin iç hesaplaşmaları çok iyiydi. Yazarın karakteri kendi kendine konuşur gibi bize aksettirmesi akıcılık sağlıyor. Bir parça uzatılmış kısımlar vardı belki ama onlar da olmasa bütüne ulaşamazdım sanki.
Profile Image for Yasemin Salihoglu Karagul.
336 reviews28 followers
July 1, 2018
80 öncesi dönemi Vedat Turkali kendine has tarzi ile anlatıyor bize. Turkiyenin gundemindeki konulari, ilişkilerle o kadar güzel harmanlamis ki akıp gidiyor roman.
Romanı okurken, tekne ile Bodrum koylarında dolaşmak istiyor insan, bir nevi gündemden kaçış gibi...
Profile Image for Ayse Sen.
169 reviews1 follower
February 6, 2014
Nergis'in aşk üçgeniyle 12 eylül dönemini birebir yaşatıyor bize sn. Türkali. Bu kitapla Kos adısını Bitez yalısını, Bodrumu seviyorsunuz. Türkali'nin bütün kitaplar okumaya değer....
Profile Image for Banu Kibar.
63 reviews7 followers
January 28, 2014
Heavy subject, fluent language, easy reading. Not recommended to read at depressed times.
Profile Image for pelinneokur.
100 reviews1 follower
January 16, 2021
Roman '80 darbesi öncesinde, ancak olayların alevlendiği bir zaman diliminde geçiyor. Nergis, üniversitede araştırmacı olan erkek arkadaşı Korhan'ı korumak için Ankara'dan uzun yıllardır ailecek tatile gittikleri ve pek çok tanıdıklarının olduğu Ege Bölgesi'nde bir şehre kaçırıyor. Roman bilinç akışı tekniğine oldukça yakın bir teknikle yazılmış çünkü çoğunlukla Nergis'in ve bazen de Nergis'in babası Muhtar Bey'in kafasından geçenleri okuyoruz.

Öncelikle şunu söylemek isterim ki okuması çok kolay bir kitap değil, çünkü neredeyse her cümlede altı çizilecek bir düşünce yumağı var. Ancak okuduğunuzda keyif alacağınıza da emin olduğum bir kitap.

Peki Nergis'in kafasından neler geçiyor? '80 darbesi öncesinde geçmesi sebebiyle tabi ki bu olayların neden başladığı, nasıl bitirilebileceği, bu olaylara nasıl bakılması gerektiği, gencecik üniversite öğrencilerinin işkenceye maruz kaldıktan sonra yaşadıkları, hissettiklerine dair gözlemleri, onlara bu işkenceyi uygulayanların elini kolunu sallayarak dolaşması, ülkenin sözümona aydın kesiminin aslında kendi ülkesinden ne kadar bihaber yaşadığı, elinde güç olsa da zor durumda olan insana yardım etmek söz konusu olunca üç maymunu oynayan zenginler, sırtını devlete dayamış ama işçiyi sömüren para babaları, mafyalar vb. konular.

Ha bu arada unutmadan kızımızın gençlik aşkı Özgür de olaya dahil oluyor ve arka planda memleket meseleleri tartışılırken, önde Nergis, Korhan, Özgür aşkının akıbetini okuyoruz.

Vedat Türkali'yi yanlış hatırlamıyorsam ilk defa okuyorum ve bu kadar aydın ve olayları farklı yönlerden ele alma kapasitesi yüksek bir yazarla tanışmak beni mutlu etti. Romanda insana, insanlığa dair, kokuşmuşluğa, çürümüşlüğe dair de pek çok olay veriyor yazar. Tabi ki güzelim Ege Bölgesi'nin doğa harikalarından, sorunlarından bahsetmekten de geri durmamış. Romanı okurken kendinizi güzel bir yaz tatilinde Ege kıyılarında dolaşıyormuş gibi hissedeceksiniz.

Ben okurken çok keyif aldım ve biliyorum ki daha sonra okuduğumda dikkatimi çekecek başka bir sürü yer olacak çünkü kitap o kadar dolu. İçimde güzel hisler bırakan bir kitap oldu, meraklısına tavsiyemdir.
Profile Image for Kebikec.
34 reviews5 followers
March 21, 2022
Kafamda dönüp duran sorulardan biri. Okuduğun kitabın yazarını dolaylı yada direk tanıyor olmak kitaptan alacağın zevki, kitaba karşı beğenini etkiler mi? Tanımak mı yoksa tanımıyor olmak mı yeğdir? Hakkında fikirlerimiz olan bir insana karşı ne kadar objektif olabiliriz?

Türkali'nin "Bir Gün mutlaka" kitabı bu kitaptan daha bilinir genel olarak daha beğenilir olmasına karşın ben bu kitabını daha başarılı buldum. Aradaki sürede yazarlığı ilerlemiş. Dil, olay kurgusu, içindeki mesajlar açısından çok daha başarılı buldum. Belki bu aralar kafamın aydın eleştirisi ile dolu oluşu etkilidir.

Bir kitabı klasik yapan şeylerden biri içindeki karakterlerin, fikirlerin zamana karşı direnebilmesi uzun zaman sonra bile karşılık buluyor olması. Kırk yıl görece kısa süre olsa da kitaptaki karakterler günümüzde canlı bir şekilde yaşamaya devam ediyor. (ne yazık ki)

Yayınevini kutlamak lazım kitabın tashihi oldukça başarılı. 440 sayfada sadece bir hataya rastladım. O da nazar boncuğu olsun :-)
Profile Image for Serenity.
41 reviews1 follower
November 6, 2021
Bu kitabı okumaya başladığımda, aylardır kitap okuyamadığım bir dönemdeydim. Konusuna aldanıp tatilde okumaya başladım ancak bu okuma tatille sınırlı kalmadı, metrolarda ve otobüslerde benimle oradan oraya koştu :) Nihayet, bir buçuk aylık aranın ardından bu kitabı bugün bitirebildim... Korhan'ı fark etmeden o kadar benimsemiştim ki ölümü beni adeta sarstı. Ve düşündüm; hayatta bir Korhan olabilmek zor iş; Korhan gibilerin kıymetini bilmek de... Nergis karakterini ne kadar tutarsız bulsam da iç hesaplaşmalarını okurken kendimden bir parça buldum ve okurken bu tutarsızlığın, karakterin "insan" oluşundan kaynaklandığını anlayabiliyosunuz. Aydın geçinen karakterlerin ülkelerine karşı bencilliği ve Bodrum'u bir sığınak olarak görmeleri, aydın kesimin siyasi görüşlerinin aslında o kadar da aydın olmadığını gösteriyor. Okuduğum ilk Vedat Türkali kitabıydı. Daha hızlı bitirebilirdim eğer kitap okuyamama dönemime denk gelmeseydi. Yazarın Bir Gün Tek Başına adlı eseri ve diğer eserlerini de yakın zamanda kütüphaneme ekleyebilmek dileğiyle.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Displaying 1 - 30 of 43 reviews