Jump to ratings and reviews
Rate this book

Çığlık

Rate this book
Konuşan hayvanların, susan insanların, sesli ve sessiz çığlıkların öyküleri var bu kitapta. Öykü sanatının, öykünme değil yaratma olduğunun bilincindeki bir kalemden çıkan yirmi-iki öykü.
Bir okuma şöleni.
(Arka Kapak)

94 pages

First published January 1, 1982

8 people are currently reading
199 people want to read

About the author

Ferit Edgü

84 books181 followers
1936’da İstanbul’da doğdu. İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü’nde başladığı öğrenimini Paris’te sürdürdü. 1976-1990 yılları arasında, kurucusu olduğu Ada Yayınları’nda, çağdaş Türk ve dünya yazarlarının, şairlerinin yapıtlarını yayınladı. Edebiyatın çeşitli alanlarında onlarca ürün verdi. "Bir Gemide" adlı kitabıyla 1979 Sait Faik Armağanı, "Ders Notları" ile 1979 Türk Dil Kurumu Ödülü, "Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı" ile 1988 Sedat Simavi Edebiyat Ödülü’nü aldı. Abidin Dino, Yüksel Arslan, Bedri Rahmi, Eren Eyüboğlu, Füreya, Aliye Berger, Ergin İnan gibi sanatçılar üzerine yayınlanmış kitapları vardır.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
87 (32%)
4 stars
114 (43%)
3 stars
50 (18%)
2 stars
12 (4%)
1 star
2 (<1%)
Displaying 1 - 30 of 33 reviews
Profile Image for Kutşın Sancaklı.
76 reviews20 followers
August 30, 2016
Cézanne ve Hokusai için kurduğu öyküleri okuduktan sonra sanat yazıları için sabırsızlanıyorum..
Profile Image for Aslı Can.
776 reviews295 followers
Read
January 24, 2019
Ferit Edgü arayan bir yazar. Arayışı benim benimsediğim arayışla benzeşiyor o yüzden izlemeyi seviyorum.
Profile Image for Tuna Turan.
409 reviews59 followers
February 24, 2019
‘’Bir kuşum. Uçuyorum. Boşlukta süzülmekten duyduğum mutluluktan soluğum tıkanacak gibi. Uyku ile uyanıklık arasındaki ana (o ara-bölgede) kuş değilim, kuş olmadığımın bilincindeyim, bir başka deyişle kuş olmadığını bilen, ama bir kuş olan, bir kuş gibi uçabilen, boşlukta süzülen bir yaratığım. Kuş olmadığını biliyorsun, diyorum kendi kendime. Uçtuğuna aldanma, insansın. Gördüğün bir düş. Düşte insan da uçabilir. Ama bir kuş olarak değil, diye yanıtlıyorum kendi kendimi."

Kitabın kapağını açtığımda beni karşılayan bu Üç Düş/Üş öyküsüne kapıldım, sonra da peşinden sürüklendim.
Profile Image for Alp Turgut.
430 reviews143 followers
June 30, 2015
Şu ana kadar okuduğum en iyi Ferit Edgü eseri olan “Çığlık”, usta yazarın öykü kitapları kariyerinde adeta bir zirve noktası niteliğinde. Her hikayenin birbirinden güzel olduğu kitapta “At” başta olmak üzere her hikaye okurken rahatlıkla yakınlık kurabileceğiniz karakterler ve derinden hissedeceğiniz minimalist olaylar üzerine kurulu. Tekrar tekrar okumaktan sıkılmayacağınız eserin kesinlikle okunması gereken Türk edebiyatı örneklerinden biri olduğunu söyleyebilirim.

30.06.2015
İstanbul, Türkiye

Alp Turgut
Profile Image for Cem Binbir.
38 reviews44 followers
October 28, 2015
Ferit Edgü'den okuduğum bu ilk kitap, üç-dört sayfalık kısa öykülerden oluşuyor. Genel olarak akıcı ve dili sadeydi. Adeta Ferit Bey'in bir dost sohbetinde anlattığı hikayeleri dinler gibi oldum. Bir yandan keyif aldım, ama diğer yandan da yazarın asıl yetkin eserinin bu olmadığını düşündüm. Diğer eserlerinde daha güçlü öykülerine ulaşacağıma inanıyorum.
Profile Image for Bora.
146 reviews15 followers
October 26, 2018
Söylenecek pek fazla bir şey yok. Ferit Edgü'nün kısa ama bir o kadar da insanın içine işleyen öykülerinin bulunduğu çok güzel bir eser.
Profile Image for Helin.
107 reviews9 followers
September 7, 2016
Çığlık her birinin gerçek olduğuna inandıracak kadar sade, bir o kadar da derin hikayeler içeriyor. 1-2 sayfa ile dahi karakterlerin gizli dünyalarına kapıyı aralıyor, gerisini okuyucuya bırakıyor. Özellikle tamamlanmamış parçalardan oluşan son kısımda her öykünün tadı damakta kalıyor, daha fazlasını istetiyor. Hikayeleri daha da iyi anlamayı sağlayan öykülerin öyküsü kısmı da çok faydalı oldu. Tavsiye edilir.
Profile Image for Cgcang.
341 reviews38 followers
October 25, 2018
Türk yazınının en güçlü yazarı belki de Ferit Edgü. Yazının, Türkçenin niteliğini, becerisini ve yetisini bu denli ustaca ortaya koyan başka bir yazar olmayabilir. Çığlık, özellikle baştaki ilk birkaç öyküsüyle çok güçlü bir kitap. Hemen hemen tüm öyküler şimdiye dek okuduğum en iyi öyküler arasına yerleşti. Türk yazını, Edgü'ye çok şey borçlu.
Profile Image for Başak Çolular.
89 reviews22 followers
February 12, 2016
Gerçekte olmadığını bildiğim, ama yine de inanmak istediğim öyküler yazıyor Ferit Edgü. Bir öyküsünde doğunun ağızdan ağıza yayılan mucizevi bir masalını yorumluyor, bir öyküsünde en yakın arkadaşını kendi roman karakteriyle buluşturuyor. Beni hep şaşırtıyor, hep meraklandırıyor.
Profile Image for ekinc.
20 reviews2 followers
January 5, 2026
Yine duyguların derinliklerinde yüzdüğüm, zaman zaman kısacık öykülerinde kaybolup başka diyarlara gidip bugüne döndüğüm bir Ferit Edgü kitabı. Bazı şeyleri o kadar olmuş gibi inandırarak, sanki az önce başından geçen bir olayı anlatıyormuşçasına doğal anlatıyor ki bu -anlatımı kolay gösterme- işine imrenerek bakıyorum.
Profile Image for Dilan.
26 reviews
September 9, 2023
Keyifle okunan bir Edgü kitabı daha. Kitaptaki öyküler iki bölüme ayrılmış. İlk bölümdeki öyküler daha muziplik içeriyor, göndermeler yer alıyor. İkinci bölümdeki kitaplar ise daha kısa ve kafada sorular oluşturan tarzda öyküler. İnsanî değerlere vurgu yapılmakta.
Profile Image for belisa.
1,444 reviews42 followers
October 11, 2019
daha iyiydi, özellikle "Sahaf" güzeldi
Profile Image for Doruk.
1 review
December 21, 2025
Fena değildi, zaten öyküler de kısa kısaydı. Bir edebi eser olmaktan ziyade Ferit Edgü'nün karalamalarının derlemesi gibi bir şeymiş gibi hissettiriyor (kendisi de sonda açıklıyor zaten). Kendisinin de bir sanat koleksiyoncusu(?) olduğunu biliyorum o yüzden resim ile ilgili yazdığı öyküler ekstra ilgimi çekti.
Profile Image for Hulyacln.
987 reviews577 followers
August 21, 2019
‘Denizin bu değişkenliğini izliyorsunuz.Ve diyorsunuz ki,ne mene bir dünya bu deniz! Durmadan değişiyor,rengi,akıntısı,dalgası,balıkları.Ama bu değişimler için seviyorsunuz denizi.Herhangi bir denizi değil,kendi denizinizi.’
Damakta kalan tat misali akıla yerleşen öyküler ve kısa metinler.. Denizden gelen tılsımlı bir at,fareyle dertleşen bir kedi,kanatlanıp uçmaya çalışan bir insan evladı fark eder mi? Gerçeğin üstü de altı da bir olamaz mı kelimelerle?
Özellikle ‘çığlık’ ve ‘sahaf’ öyküleri pek güzeldi~
Profile Image for Berke .
54 reviews
August 28, 2018
Kitabın içindeki her küçük hikaye, kalın bir romanın demosu niteliğinde.
Tadı damağınızda kalıyor ve o küçük hikaye hiç bitmesin istiyorsunuz.

"Öykülerin Öyküsü"
Kısmında Çığlık hikayesinin detaylarının paylaşılmamış olması sanırım o hikayenin gerçek olduğuna tekabül ediyor :D
Profile Image for Sahizer.
65 reviews
March 3, 2020
Ben zaten çok severim Ferit Edgü'yü... kitabın arkasında her hikayenin arkasındaki fikri de açıklamış. Ünlü bir ressamla tesadüfen tanışmasından bahsetmiş, bitirilmesi gereken hikayeler yazmış, yazımı başkalarına bırakmış, çok değişik bir üslubu var. Bu kitabını da çok sevdim.
Author 2 books461 followers
Read
January 19, 2022
Öyküler arasında beni en çok etkileyen "üç rüya" oldu. Ayrıca Sahaflı öykü de insana "keşke bitmeseydi" dedirten cinsten.
Profile Image for şevval.
4 reviews
July 22, 2025
kuş olmadığını bilen, ama bir kuş olan, bir kuş gibi uçabilen, boşlukta süzülen bir yaratığım.
Profile Image for Ozcan.
194 reviews5 followers
July 4, 2024
📌Hayvanları seven, insanları da sever, derler.
Yalan.
Bazı hayvanlar sevilir.
Ve bazı insanlar.
.
.
📚📝✒️
İlksöz: Yazdıklarım yazamadıklarımla beraber.

Çığlık, Ferit Edgü'nün beşinci öykü kitabı, 1982'de okuyucuyla buluşmuş. Kitabı üç ana bölüme ayırmak gerek. İlk bölüm Edgü'nün 11 öyküsünden oluşuyor. Edgü okuyanların çoklukla karşılaştığı o kısa, yarım sayfalık öyküler değil bunlar, biz Edgü severler için dolu dolu, onun geneldeki öykülerine göre uzun ve bu nedenle keyfin doya doya alındığı öyküler. İkinci bölümde ise Edgü'nün aslında tamamlanmamış (ama belki de Edgü'ye göre bitmiş) dokuz metin var. Edgü bu metinler için kitapta şöyle bir açıklama yapıyor: "Bunları öyküleştiremedim, yakın ve uzak zamanda da bu taslakları geliştirmeyeceğim, o nedenle isteyen bunları tamamlayabilir, öykü, roman haline getirebilir, hiçbir hak iddia etmeyeceğim." Son bölümse ilk bölümde yer alan öyküler halkında kısa açıklamalar içeriyor.

Edgü'nün kalemini, öykü tarzını çok seviyorum ve açıkçası tüm yazdıklarını okuma gibi bir niyetim var. Bu okumada öne çıkan öyküler, ilk bölümden Kör ve Oğlu ile Sahaf oldu. Kör ve Oğlu, bana kendine kitap okutan Borges'i hatırlattı ki son bölümde bu öykü ile açıklamasını okuduğumda bunu farketmenin keyfini yaşadım. Sahaf ise en keyif aldığım öykü oldu. Özellikle Hakkari'de Bir Mevsim'i okuyanlar için harika bir sürpriz sizi bekliyor. Öyküleştirilmemiş metinler içindeyse Yazar ve Yazman, Merdiven, Teyzemin Sonu en sevdiklerim oldu. Bu kısacık metinler o kısa Edgü öykülerinde olduğu gibi bolca zenginleştirildi kendimce.

Bir öykü yazmak bir roman yazmaktan çok daha zor. Bir romanı, belirli bir sınırlama yapmadan, sayısız ana veya yan karakterlerle, sayısız olaylarla-tabii ki birbiriyle ilişkili- kurgulamak mümkün. Bir ortamın tasvirini, bir duygunun tanımını sayfalarca yapmak mümkün. Ama öyküde kullanılan sayfa sayısı bir romana kıyasla çok daha az. Novella dediğimiz uzun öykü ya da kısa roman kavramında beliriveriyor bu ayrım zaten. Yok deniliyor, bu uzun olmuş, öykü diyemeyiz buna. İşte biçilen o sınırlı sayfada bir şeyler anlatmak gerekiyor öyküde ve açıkçası iyi bir öykü de o birkaç sayfada bazen bir romandan çok şey anlatıyor. İşte bu başarıyı yakalabilmek zor kılıyor öyküyü, öykünün yazımını.
.
O sınır koyulan sayfadan daha da az sayfa içeren öyküler yazıyor Ferit Edgü. Açıkçası birçok okura da özellikle bir olay örgüsü bekleyen okura da farklı geliyor bu kısa, çok kısa öyküler. Okuma bitince "e ne oldu şimdi" duygusu sarıveriyor  okuyucuyu. Bu yazdıklarımı ukalalık, çok bilmişlik olarak tanımlamayın. Çünkü bundan birkaç sene öncesine kadar hiç öykü sevmeyen, okumayan biriydim, tek tük okuduklarımda da yukarıda bahsettiğim durumlar karşısında "e ne oldu şimdi" diyordum. Ama ne olduysa öykünün sihri mi deydi bilemem zamanla benim öykülere bakışım değişti, öykülere ulaşma isteğim arttı, sonuç olarak öykülerden aldığım keyif çoğaldı.
.
Bu süreçte benim açımdan keyfi arttıran durumları açıklayabilmek için iki konuyu aktarmam gerek sanırım. İlki, gerçek mi efsane mi olduğu bilinmeyen Hemingway'in altı kelimelik öyküsü durumu. Bilenler hatırlayacaktır: For sale: baby shoes, never worn (Satılık bebek ayakkabısı, hiç giyilmemiş). Burada öyküyü öykü yapan bu altı kelime değildir aslında. O altı kelimeye bizim yani okuyucu tarafından eklenen onlarca, yüzlerce, binlerce kelimedir öyküyü etkili kılan. Yani okuduğumuz öyküde, okuma sürecinde ve sonunda o öyküye ne kadar ekleme yaptığımız. Yazarın o birkaç sayfada aktardığı, elimize tutuşturduğu, bizim onu sahiplenip sayfalarını çoğalttığımız bir süreç. İşte bunu ne kadar iyi yapabiliyorsak alınan keyif de o kadar artıyor sanırım. Unutmadan, tabii ki bize bu imkânı tanıyan öykülerle alınabilir bu keyif.
.
Diğer durum ise daha önce okuduğum Onar Kutlar'ın İshak adlı öykü kitabında bahsettiği bir konu, aslında bir önceki durumla da ilişkili. Onar Kutlar kendi öykü yapısını şöyle açıklıyordu: "İyi öykücü, akıp giden zamanın ritmine onu durdurmadan kalemini uydurandır. Bir süre birlikte döner o çarkla. Ve bir ölü noktayı geçince bırakır." Yani benim anladığım, hayat akarken o hayatın bir zaman dilimine tanıklık eder sonrasında da çekiliriz kenarıya. Öncesinde de akan bir hayat vardır anlatılan öyküden ayrı, sonrasında da sürecek bir hayat. Okuyucu olarak tanıklık ettiğimiz o öykü sürecinin öncesini ve sonrasını çoğunlukla bilmeyiz ama okuduğumuz öyküye göre eklemeler yaparız o zaman dilimlerine. Böylece okuduğumuz zaman diliminin hikâyesini zenginleştiririz.
.
Ferit Edgü okudukça bu iki durumdan dolayı olsa gerek hep keyifli okumalarım oluyor. Öykü serüveni yeni yeni başlamış birinin yazdıklarını çok bilmişlik değil de bu süreçte yaşadığı, yaşamaya devam ettiği deneyimler olarak alırsanız sevinirim. Uzun oldu farkındayım. Buraya kadar okuduysanız sabrınız için çok teşekkür ederim. Keyifle okuyacağımız nice Ferit Edgü'lere, nice öykülere, nice romanlara. Sağlıcakla. Kitapla.
.
.
.
Sonsöz:
📌Demir, bu kitabı daha önce okumuş olduğunu söyler.
"Ne önemi var, der sahaf. Kitaplar birçok kez okunmak için yazılmazlar mı?"
.
.
.
Profile Image for Burcu Booker.
69 reviews77 followers
Read
July 30, 2021
Çığlık, benim Ferit Edgü ile tanışma kitabımdır. Ve bana kalırsa, bir tanışma kitabı olarak iyi bir tercih değildir. Yazarın okuyan herkes tarafından çok çok beğenilen başkaca kitapları mevcuttur. Özellikle Hakkari’de Bir Mevsim (yahut eski basılarındaki ismiyle ‘O’) kitabının bu kitaptan önce okunması, hem daha önemli bir yapıt olması hem de Çığlık’taki öykülerden birindeki Süryani sahaf göndermesi sebebiyle yerinde olacaktır.
***
Bu kitaptaki öykülerin, hafızamda kalıcı bir yer edindiğini zannetmiyorum. Ama yine de bu kitabı okuduğuma memnunum. Bu da aslında kitaptan ziyade yazarına olan ilgimdendir. Hani bazı adamlar ve kadınlar vardır, hiç tanımazsınız ama bilirsiniz işte, o kadında, o adamda enteresan bir şeyler vardır. Ferit Edgü benim için bu kategorinin bir ferdidir. Bunun başlıca nedeninin Tezer Özlü ile hukuku olduğunu sanıyorum. Öyle veya böyle, ben Ferit Edgü’yü zaten tanışmadan uzun süre evvel sevmeye başlamıştım.
***
Öykülerle ilgili kafamı kurcalayan yegane mesele, bu hikayelerin otobiyografik bir karakter içerip içermediğiydi. Zira oldukça canlı bir tasvirle anlatılan kör bir baba, ‘büyük usta’ olarak anılan bir ressamla münasebet, çevirmenlik işiyle ilgili anılar; bana acaba parça parça Ferit Edgü’nün yaşamını mı okuyorum sorusunu sordurdu. Kitabın sonunda bu sorum olabilecek en net biçimde yanıtlandı. Hem de öykü öykü, tek tek.
***
Ben bu kitabı sevdim. Fakat dediğim gibi, benim Ferit Edgü’yü seveceğime dair kararım, yıllar öncesine dayanır. Velhasıl, ne kadar objektif olduğuma dair kararı size bırakıyorum.
***
Sevgiler efendim ^^
Profile Image for elif kalafat.
294 reviews436 followers
January 16, 2020
İnsan kaldıramıyor, duyduğu ama duymazdan geldiği hikâyalerin çığlıklarını duymak zorunda kalmaya. İnsan sağır, insan çoğu zaman kör, insan çoğu zaman empatisiz, insan çoğu zaman düşüncesiz. İnsan hep tembel ve isteksiz. Suç, onların maruz kaldığı hayatta mı yoksa bu hayata karşı çıkmayışlarında mı, kim bilebilir? Ben bilmiyorum. Ferit Edgü, özellikle birkaç hikayesinde beni alıp çok uzaklara götürdü. Öncelikle üç düş/üş öyküsü için arkadaşım Rabia’nın dediği gibi bu iki kelimenin bu denli birbirine yakın olması canımızı acıtıyor. Bende de kalp kalmadı okurken. Kör ve Oğlu öyküsü, bir âmâ’nın hallerini anlatıyor, çığlıklarını diziyor, okuyorsunuz, şikayet etmiyor gözükse de onun da içi kan ağlıyor bir şeylere muhakkak.

böyle kitaplar, yani olanı anlamaya zorunda bırakanlar;hep çok sevdim. Sevgili Ferit bey da kedisinin, faresinin çığlığından kör insanına kadar herkesin çığlığını duyurmaya çalışmış. sevdim çokça.
Profile Image for Fatih Erol.
106 reviews
January 16, 2024
Ferit Edgü'den okuduğum 8. kitap olan "Çığlık," belki de tükettiklerim içinde en zayıf kitaplarından birisiydi. Bu kitabı sevmedim diyemem, sadece yazım tarzı bu kitap özelinde biraz ham geldi bana. Bundan 5 sene önce yazdığı "Hakkari'de Bir Mevsim"de ve çok sonraları yazacağı "İşte Deniz, Maria"daki şiirsel yazım dili bu kitapta mevcut değil. Öykülerin bir kısmı fena olmasa da akılda kalıcılık anlamında biraz zayıf olduklarını düşünüyorum. İçlerinde en çok "Sahaf" isimli öyküyü sevdim. "Hakkari'de Bir Mevsim"de gördüğümüz ve benim aklımda hep bir merak unsuru olarak kalan Süryani sahafın hayatının oradaki olaylar sonrasında nasıl devam ettiğini okuyoruz bu öyküde. Umarım okumadığım diğer kitaplarında da böyle ince iplerle bağlanmış diğer karakterleri görme şansım olur.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Demet Çakmak.
13 reviews2 followers
February 16, 2019
'Çığlık' başlıklı bölümde kısa öyküler, 'parçalar' başlıklı bölümde öykü taslakları var. İlk defa öykülerini okudum. Son derece sade ama duygulu bir dili var, çok hoşuma gitti. Tebessüm ederek okuduğum öyküler çok oldu. Borges'i andırıyor biraz, kitabın sonunda da bununla ilgili bir sürpriz var.
Profile Image for Sevda Sen.
127 reviews
September 18, 2021
Ferit Edgü okumayı seviyorum. Güzel öyküler var içinde, özellikle birkaçını daha bir sevdim. Hakkaride bir mevsimden tanıdık gelen sahaf öyküsüne kalbimi bıraktım
Displaying 1 - 30 of 33 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.