Jump to ratings and reviews
Rate this book

İstanbul'un Nâzım Planı

Rate this book
Tarih: 1 Ocak 1921... Yeni bir yılın ilk sabahında İstanbul'a kar yağmış ama pek tutmamıştır... Yol kenarlarında ve Çamlıca tepesinde beyazlıklar göze çarpıyor... Sirkeci'den demir alan bir vapur pamuk balyalarıyla dolu olsa da, asıl yükü direnişe katılmak için Anadolu'ya geçen Kuva-i Milliyecilerdir.

Vapurda dört de şair vardır: Yusuf Ziya, Faruk Nafiz, Vâlâ Nureddin ve Nâzım Hikmet... Kız Kulesi'ne doğru yaklaşıldıkça Nâzım'ın yüreğindeki korku da büyür. Çünkü, Kız Kulesi işgal yıllarında İngiliz askerleri tarafından Boğaz'dan geçen gemilerin kontrol edildiği bir karakol olarak kullanılıyordu.

143 pages, Paperback

Published October 1, 1999

9 people are currently reading
191 people want to read

About the author

Sunay Akın

30 books237 followers
Şükrü Sunay Akın (d. 12 Eylül 1962), şair, yazar, gazeteci, araştırmacı, tiyatro oyuncusu.

12 Eylül 1962 tarihinde Trabzon'un Maçka ilçesinde doğdu (bu yüzden 18 yaşından beri doğum gününü kutlamamaktadır). Ailesi, onun daha iyi eğitim görebilmesi için, 10 yaşındayken İstanbul'a taşındı. Lise öğrenimini İstanbul Haydarpaşa Lisesi'nde tamamladı. İstanbul Üniversitesi Fizik Coğrafya Bölümü'nden mezun oldu.

İlk şiirini, Meteoroloji Müdürlüğü'nde çalışan bir memurun kızına yazar. Henüz 9 yaşındadır. Kızın isminin baş harflerinin dizelerini oluşturduğu şiiri, evlerinin terasında bulunan odunluk kapısının iç kısmına yazar. Kız, balkona geldiğinde odunluğun kapısını açar mahsusçuktan!. Ama şiir kızın gözüne hiçbir zaman takılmaz. Sunay Akın yıllar sonra (ki bir şairdir artık) çocukluğunun geçtiği Trabzon'a gittiğinde, sert geçen bir kışta, içindeki odunlarla birlikte kapının da sökülüp yakıldığını öğrenir. Şairin ilk şiiri "hava muhalefeti" nedeniyle kayıptır!.. 1984 yılında yayınlanan ilk şiiri de bir sobanın içinde kütürdeyen odunu anlatır! İlk şiir kitabı 1989'da "Makiler" adıyla yayınlanır. Arkadaşlarıyla birlikte 1989'da Yeni Yaprak şiir dergisini ardından, 1990 yılında da Olmaz adlı şiir dergisini çıkardı. Adını Cemal Süreyya'nın koyduğu bu kitabı "Antik Acılar, Kaza Süsü, 62 Tavşanı" izler.

1987 yılında Halil Kocagöz Şiir Ödülü’nü Noktalı Virgül adlı dosyasıyla aldı. 1990 yılında ise Orhon Murat Arıburnu Şiir Ödülü'nü Makiler[1] şiiri ile kazandı.

Anlık ilhamlara dayanan ve genellikle kısa olan şiirleri, Orhan Veli'nin şiirindeki bazı özelikleri günümüzde sürdüren bir yapıya sahiptir. Ayrıca, bu tür şiirlerde genellikle rastlanmayan, yumuşak, lirik bir tonu vardır. Şiirlerinde özellikle ince yergi ögelerini kullanmadaki rahatlığı ile dikkat çeker. Cemal Süreyya'nın etkisinde sürdürdüğü şiirlerde, dil oyunlarına dayalı yoğun bir alaycılık ve şaşırtma; çocuklar ve hüzünle birlikte şairin ilgi ve duyarlılığını göstermektedir.

Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde ders verdi, Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nde 5 yıl boyunca hem ders verdi hem ders aldı. Bu deneyimin de yardımıyla, tek kişilik oyunlar hazırlayıp oynamaya başladı. Türkiye'nin çok sayıda merkezinde ve yurtdışında (Frankfurt, Nürnberg, Londra) sayısız kez tek kişilik oyunlarını sergiledi. Halen Sunay Bey Tarihi adlı gösterisini sunmaya devam etmektedir.

23 Nisan 2005 tarihinde 11 yıldır dünyanın dört bir yanından topladığı oyuncaklarla, yıllardır hayalini kurduğu İstanbul Oyuncak Müzesi'ni Göztepe, İstanbul'da ailesine ait dört katlı tarihi bir konakta açtı. Müze, Türkiye'de türünün ilk ve tek örneği olup, Avrupa Konseyi'ne bağlı Avrupa Müze Forumu (European Museum Forum) tarafından verilmekte olan Avrupa Yılın Müzesi Ödülü'ne 2010 yılı için aday olmuştur.

TRT 2 ve CNN Türk'de "Stüdyo İstanbul", "İzler", "Akşama Doğru", "5N 1K" gibi kültür sanat programları ve belgeseller hazırlayan, katkıda bulunan Sunay Akın, TV 8'de de "Gezgin Korkuluk" ve Ramazan Ayı boyunca Mahya Işıkları adlı programı hazırlayıp sundu.

Yaşam Radyo, Radyo Kent, Best FM'de radyo programları yaptı. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi ve Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nde öğretim görevlisi olarak ders verdi.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
157 (32%)
4 stars
183 (38%)
3 stars
117 (24%)
2 stars
16 (3%)
1 star
6 (1%)
Displaying 1 - 12 of 12 reviews
Profile Image for Baris Ozyurt.
920 reviews31 followers
July 23, 2017
"Kitaplara zincir vuranlara söylenecek en güzel söz George Christoph Lichtenberg' in şu özdeyişidir: 'Kitap bir aynadır: Yüzüne bir maymun bakarsa, elbette bir havarinin görüntüsünü yansıtmaz.'"(s.95)
Profile Image for DeeDee.
86 reviews7 followers
April 27, 2015
Bir Sunay Akin klasigi..
Herkes gecenin bir yerinde sondurmusken fenerini; Sunay Akin,
Birileri atesin altini beslesin, karanlik defolup gitsin diye, 'devrim' sozcugu guzel kitaplarin ilk sayfasina yazilsin diye, sabahlara kadar beynine fazla mesai yaptirip, Nazim Hikmet'in gulumseyen bir fotografina bakarak 'Istanbul'un Nazim Plani'ni yazar.
Profile Image for pcnmra.
1 review
Read
October 11, 2024
İstanbul'da yaşayan ve şiir özellikle de Nazım seven insanların okumasını kesinlikle öneririm. Eğer İstanbul dışından çokça tanıdığınız varsa şehri tanıtırken onlara bu şehrin sınırlarında bir adada kurulan Şiir Cumhuriyeti isimli ütopyadan ve onun enstantelerinden bahsetmeniz de bir diğer önerim olur. Keyifli okumalar.
Profile Image for Rüçhan.
377 reviews8 followers
February 23, 2015
Tüm zamanlara hitap eden bir kitap. Bilinçli bir muhalifin gözünden sisteme ilişkin çok şey eleştirilmiş. Akın'dan okuduğum ilk kitaptı. Gerisi gelecek.
Profile Image for Ilke.
246 reviews6 followers
January 23, 2019
Şairler insanlığın gerçek yasalarını koyarlar.
Profile Image for Özgün Onat.
437 reviews6 followers
May 16, 2025
Yine bir Sunay Akın buluşması. Akın’ın yazdıklarını okumak en az sohbetlerini dinlemek kadar keyifli. Bu seferde ‘İstanbul’un Nazım Planı’ adlı kitabını okudum.
İlk bölümün başlığı ‘Nazım Hikmet ve Kız Kulesi’. Nazım’ın Kız Kulesi ile olan aile bağını, sevgisini ve anılarını anlatıyor. Kız Kulesi için yazılmış mısralardan örnekler veriyor. Benimde İstanbul denilince ilk aklıma gelen Kız Kulesi’dir. Çoğunluk İstanbul’u Ortaköy Camisi ile tasvir eder ama bana göre Kız Kulesi daha ağır basar. Nedenini tam olarak bilmiyorum. Denizin ortasında yalnızlığın hüznünü taşıması, Boğaz’ın girişini tutması, Kadıköy’e yakın olması, sahilde oturup seyrine doyum olmaması olabilir. Hakkında çok şey yazılmış kuleye bende en sevdiğim şarkılardan birinin sözleriyle selam vereyim. Ruhun şad olsun Kayahan.
ÜSKÜDAR
Üsküdar'ın incisi gönlümün birincisi
Kaçma pencerelerden gözüm sendedir
Saçların kıvır kıvır yanaklarda gamzeler
Sen bir kere gül Üsküdar senin olsun
Gel gel gel benimle gel gel gel
Karşımızda Kız Kulesi kollarımda sen
Karşımızda Kız Kulesi kollarımda sen
Kollarımda Kız Kulesi karşımızda sen
Kollarımda Kız Kulesi karşımızda yok ki
’Deniz Kaçkını Bir Ulus’ bölümünde: “İlkokul öğretmenim İstanbul’un alınışını anlatırken sabah uyanan Bizanslıların Osmanlı gemilerini Haliç’te görünce çok şaşırdıklarını söylemişti. O gün bugün bir soru çengeli asılı durur kafamın içinde: Gemiler karadan yürürken Bizanslılar ne yapıyorlardı?” Aynı fikirdeyim, bende bu konuyu hala çözemedim, cevabı hep merak ettim. O dönemde, o teknoloji ile onca yola kızaklar döşeniyor, gemiler çekiliyor, suya indiriliyor. Ve tek bir Bizanslı dahi bu kadar işi görmüyor, duymuyor, uyuyor!!!
‘Kız Kulesi’ndeki İnek’ başlıklı bölümde: İstanbul’da toplu taşımacılıkla uğraşan kuruluşlardan biri de, Belediye’ye bağlı olan İETT’dir. “İstanbul Elektrik Tramvay Tünel” sözcüklerinin baş harflerinden oluşan İETT’nin halk dilindeki anlamı ise şudur: İneklik Etme Taksi Tut… Bizim yaşıtlarımız bu sözü bilirler, çok kullanırdık. Kim söylemiş neden söylemiş bilmiyorum. Ama kısa mesafelerde özelliklede birkaç kişi isek otobüs yerine taksi tutardık. Yani ineklik etmezdik 
Bankadaki Kadın adlı bölümde: Sosyalist ülkeleri görenler yeşillikler içindeki kentlere tanık olmuşlardır. Sofya, ağaçlıklar ve parklar arasında yemyeşildir. Şehir tramvayı, korular ve parklar arasından geçer. Sosyalizmi terk eden ülkelerin kentlerinde bugün dev vinçler görmekteyiz. Sanki bir şeye geç kalmış gibi çalışır o vinçler… Evet, sosyalizm geç kalmıştır!... Ağaçları kesmeye, yeşili kurutmaya, kentleri ticari rant haline dönüştürüp havasını, suyunu kirletmeye, doğayı yok etme yarışına geç kalmıştır!... Sunay Akın söylenecekleri söylemiş, başka söze gerek var mıdır? Bu tespitler üzerine söyleyecek bir şey bulamadım, sadece paylaşıp sizi de bilgilendirmek istedim.
Doyum Olmuyor Ki adlı bölümde: Günümüzde bile birçok insan Orhan Veli’nin şiirini tanımakta geç, çok geç kalmaktadır. Yazdıkları şiirimizin yüzünde bir sivilce olmaktan öteye gidemeyen kimi şairler “sivil şiir” lafını ağızlarına dolamış olsalar da, bunu başaran Orhan Veli’nin ta kendisidir. Tespitini yapmış Sunay Akın. Orhan Veli, ortaokulda tanıyıp, okuduğum; lisede benim şairim olduğuna karar verdiğim ozanım. Sonralarında sevdiğim şairler olsa da, tüm şairlere saygı duysam da O benim için daima 1 numara, ilk göz ağrım, baş tacım. Şiir/ şair tavsiyesi istediklerinde O’nu, güzel bir söz istediklerinde onun mısralarını söylerim. Sunay Akın’ın cümlelerini okuyunca Orhan Veli’yi erken tanımaktan, onu anlamaktan gurur duydum.
Nazım Hikmet radyo programında Orhan Veli’nin dört şiirini okuyor, söyleşinin sonunda: “Bir tane daha okuyayım. Doyum olmuyor ki…” diyerek bir şiir daha okuyor. Usta Nazım haklı Veli’ye doyum olmuyor.
Profile Image for Arzu Onuklu.
964 reviews9 followers
August 15, 2019
Gene muhteşem akıcılıkta bir Sunay Akın kitabı... Sunay Akın okurken ne çok şey ögrenilir anlatmak için kelimeler yetersiz kalır okuyun okutturun kısaca...
Profile Image for Damla Oktar.
47 reviews
October 27, 2025
İçinde ünlü yazar ve şairlerden alıntılarla İstanbul’u anlatan, 38 öyküden oluşan, iyi araştırılıp oluşturulmuş bir eser.
Profile Image for Sermet Bulut.
57 reviews1 follower
February 25, 2022
Sunay Akın'ın erken dönem kitaplarından biri olan bir kitapta yazarın nevi şahsına münhasır üslubunun henüz tam anlamıyla oturmadığını görüyorsunuz. Yazarın kitaplarındaki sürükleyici anlatımın temeli olan o ilgi çekici üslup bu kitapta yer yer aksıyor. Bu sebeple olsa gerek bu kitaptaki bazı yazıları zorlanarak okudum. Ayrıca kitap belirli bir tema üzerinden yürüdüğünden ve buna bağlı olarak izleksel okumalar sonucunda oluşturulmuş olduğundan kitapta pek çok yerde yazar tekrara düşüyor. Bu durum okuma keyfini belli ölçüde baltalıyor. Yazarın bu zamana kadar okuduğum hemen her kitabını sevdik ancak bu kitap için aynı hislere sahip değilim.
Displaying 1 - 12 of 12 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.