Edebiyatçılar ile futbol arasındaki ilişki yeni değil. Camus ve Nabokov delikanlılıklarında kaleciydiler. Öyle ki Camus insan ahlakına ilişkin bildiği her şeyi futboldan öğrendiğini söyler. Marías da futbola düşkünlüğünü asla inkâr etmeyen edebiyatçılardan. Hem de çocukken sol açık oynayan bir topçu. Futbol, çocuk Javier’in gözünde, kahramanların ve kötü adamların geçit töreni, hayatın temel değerlerini öğrenmesine yardım eden bir destandır. Yetişkin Javier’in gözünde ise bir mizaç, kişilik, fedakârlık ve dayanışma gösterisidir; duygu, hatıra ve nostalji, özellikle de nostalji gösterisi.
“Hafızası olanların bildiği […] gibi, solcular ve cumhuriyetçiler, yani İç Savaş’ın kaybedenleri, ‘Real’ sıfatının kuşkusuz çelişkisine rağmen Madrid’i Atlético’ya tercih ediyorlardı. Real Madrid kuşatılmış ve bombalanmış şehrin ismini taşıyordu, Atlético Aviación ise (Atléti’nin başlangıçtaki ismi buydu) Francocu pilotların, tam da zalimce başkenti bombalamaya kendini adayanların takımıydı. Oyuncularımız arasında az ‘kızılcık’ olmadı, Del Bosque, kaleci Miguel Ángel, […] Breitner […], ve sadece ellili ve altmışlı yılların Avrupa zaferleri, diktatörlük rejiminin tüm fırsatçılığıyla takıma yanaşmasına neden oldu, takımın rejime değil.”
“Marías bu kitapta sözü uzatmıyor; hızlı, dâhiyane olduğu kadar mücadeleci; kişiliğini, çocukluğunu tüm çıplaklığıyla sergiliyor ve ele aldığı bu konuyu tutkuyla, cesaretle işliyor.” Neue Zürcher Zeitung
Javier Marías was a Spanish novelist, translator, and columnist. His work has been translated into 42 languages. Born in Madrid, his father was the philosopher Julián Marías, who was briefly imprisoned and then banned from teaching for opposing Franco. Parts of his childhood were spent in the United States, where his father taught at various institutions, including Yale University and Wellesley College. His mother died when Javier was 26 years old. He was educated at the Colegio Estudio in Madrid.
Marías began writing in earnest at an early age. "The Life and Death of Marcelino Iturriaga", one of the short stories in While the Women are Sleeping (2010), was written when he was just 14. He wrote his first novel, "Los dominios del lobo" (The Dominions of the Wolf), at age 17, after running away to Paris.
Marías operated a small publishing house under the name of Reino de Redonda. He also wrote a weekly column in El País. An English version of his column "La Zona Fantasma" is published in the monthly magazine The Believer.
Okumalara kıyamadığım Javier Marias kitaplarından biriyle daha vedalaştım.
Öncelikle kitaptaki 42 metin, sadece zekice kurgulanmış futbol yazılarından ibaret değil; aynı zamanda bir itiraf havasında, büyük bir samimiyetle ve Marias’ın çocukluğunu, anılarını, tutkularını barındıran yazılar…
Marias’a göre futbol, yalnızca bir spor değil; hem çocukluk anılarıyla iç içe geçmiş bir duygu hem de sürekli tekrar eden bir ritüel.
“Vahşiler ve Duygusallar”, futbolu sadece bir oyun olarak değil, insan ruhunun, hatıraların, politikanın ve kimliğin kesiştiği bir sahne olarak sunuyor. Javier Marias her zamanki gibi hem tutkulu hem de düşünsel bir okuma deneyimi yaratıyor.
Javier Marias’ın neden çok iyi yazar olduğunu bir kez daha anladığım bir kitap. Marias bu defa futbol hakkında yazmış ama ne yazmak! Taraftar olmanın her boyutunu öyle ince nüanslarla ele alıyor ki etkilenmemek elde değil. Bahsettiği futbolcuların büyük kısmına yetişip, izlediğim için daha bir zevkle okudum ama hiçbirini tanımasam da yine bu kitabı severdim. Çok güzel.
Çok içli dışlı olmasam da bir şekilde sevdiğim bir oyundu futbol. Marias'ın kaleme aldığı bu yazılar bu oyunu neden sevdiğimi hatırlattı. Ve tabi şu anda uzak kalma gerekçelerimi de. Belki eskiden de çok temiz değildi ama bir sektör haline geldikçe gerçekliğini kaybetmeye başladı benim için. Amerikan güreşi gibi bir gösteri haline geldi.
Marias yazılarında ağırlıklı olarak İspanya'yı ve Real Madrid'i anlatmış. Real Madrid ve Barcelona arasındaki rekabetten bahsetmiş. 1994 ve 1998 dünya kupalarına dair yazıları en çok ilgimi çekenler oldu. İki kupayı da tekrar yaşadım yazıları okurken. (Ne kadar uzak kalsam da dört yılın bir ayını hala dünya kupasına ayırıyorum.) Tutkulu bir taraftar olarak bir sürü konuda kesin yargılarını sergilemekten sakınmamış.
Kitabın çeviririyse maalesef pek iyi değildi. Çeviri doğrudur belki ama okuma keyfini baltalayacak şekilde yapılmış. Cümleler uzadıkça (muhtemelen Marias'ın orijinal cümleleri böyleydi) akıcılığını kaybetmiş. Gelecek baskıları daha iyi olur umarım.
ispanyol futbolunu takip ediyorsanız, hele de barça-real rekabeti ilginizi çekiyorsa ya da taraflardan birine sempati duyuyorsanız kesinlikle okuyun. ama bir futbolseverseniz de okuyun derim. çünkü iyi yazar gözünden futbola bakılması çok farklı bir şey.
la liga’dan fransa 98’e, real madrid ve futbol üzerine marias’tan keyifli denemeler. gayet severek okudum ama yazarın barthez toteminde sınıfta kalmasına şaşırarak ve gülümseyerek tabii.
Uma selecção de crónicas sobre futebol, feita por Paul Ingendaay que no Prólogo regista que através delas sabemos mais sobre o Javier Marias do que com a leitura de um qualquer seu romance. Escrita bem humorada sobre o lado mais selvagem e também mais puro do adepto de futebol. No caso do Real Madrid. Para quem como eu tem o Javier Marias com um dos seus autores preferidos é obrigatório.
Este libro compila columnas de Javier Marías, escritor español aficionado al Real Madrid. El libro hace catequesis madridista gracias a los buenos apuntes de Marías. Una joya
Ağırlıklı olarak 21. yüzyıl öncesi İspanyol futboluyla ilgili yazılmış köşe yazılarının derlendiği bir eser. Futbolun edebiyat ve felsefe gibi disiplinler bağlamında üstü kapalı bir şekilde değerlendirildiği yazılar yer alıyor ve hâliyle kitabın hitap ettiği kesim de futbol ile ilgilenen kesim. Kitabın çevirisi kelimenin tam anlamıyla berbat olmasaydı okumaktan keyif aldığım bir deneyim olabilirdi.
Una raccolta di articoli di Javier Marìas, scritti per El Pais, sul Real Madrid e sul mondo del calcio.
Personaggi e aneddoti che hanno fatto la storia di questo sport, dal Real Madrid di Gento ad altri calciatori come Cantona, Pelè, Tardelli e molti altri.
Futbol yazılarından oluşan harika bir Marias kitabı. Marias'ın da taraftarı olduğu Real Madrid'in Franco yanlısı olmadığına ikna oldum. Asıl Franco yandaşı Atletico Madrid'miş. Keyifli ve tutkulu bir taraftar Marias.Futbol seven, Marias seven herkese öneririm.
Hayatta en sevdiğim yazarlardan biri, en sevdiğim şeylerden birine dair yazmış, haliyle şekerci dükkanına girmiş çocuk neşesiyle okudum bu kitabı. En sevdiğim Marias kitabı olmadı elbette, zira o mertebede Yarınki Yüzün üçlemesi olanca ihtişamıyla oturmakta ama nefis bir kitaptı bu da.
Öncelikle; ön sözde dendiği gibi, Marias hakkında çok fazla şey öğrendim bu kitap sayesinde, romanlarından ve okuduğum diğer eserlerinden çok daha fazla şey. Çocukluğuna, gündelik hayatına, edebiyatla ilişkisine, zevklerine dair bir sürü şey var bu kitapta ki kendisini daha yakından tanımak benim için büyük mutluluk. İkincisi, çok komik bir kitap bu. Bu yazıları yazan Marias çok komik bir Marias, keşke hep böyle şakalar yapsa, dalga geçse, bayıldım.
1994-2000 yılları arasında futbola dair kaleme aldığı yazıların derlemesini içeren bu kitapta tabii ki sadece futbol yok. Benim futbolu bunca sevmemin sebebi, izlemesi çok keyifli bir spor olmanın ötesinde bir şey olmasındandır, hayatın içindeki her şeyin orada da görülebileceğini, kitlelerin, bireylerin davranış biçimlerine dair futboldan öğrenilecek çok şey olduğunu düşünmemdendir. Bu kitap da tam olarak bunun ispatı gibi. Marias da böyle bir yerden bakıyor futbola, zira futbol yazıları içeren bir kitapta mesela şöyle bir cümle olması başka neyle açıklanabilir? “Duygular söz konusu olunca süre çok önemlidir, üzerlerinde ısrar edilirse solup giderler.”
Sonuçta çok mutlulukla okudum bu kitabı, iyi ki dilimize çevrilmiş. (Çeviri demişken, hep diyorum, arkadaşlarımın çevirdiği kitapları okumaktan ayrı bir haz alıyorum diye, bu da bir arkadaşımın, Selay Sarı’nın çevirisi, ellerine sağlık!) Futbolla hiçbir ilgisi olmayanların sıkılması muhtemel, ama biraz merakınız varsa bence göz atabilirsiniz. Şimdi artık son Marias kitabı Tomas Nevinson için gün saymaya geri dönebilirim. Hadi!
Bu kitap, Marías’ın 1994–2000 yılları arasında kaleme aldığı futbol yazılarından oluşan bir derleme. Metinlerin büyük bölümü İspanya futbolu etrafında dönüyor; özellikle de Real Madrid merkezde. Yer yer Avrupa futbolu, zaman zaman da dünya futbolu anlatının içine giriyor. Böyle olunca kitap, doğal olarak referans bakımından oldukça yoğun. Oyuncular, teknik direktörler, takımlar, turnuvalar, o dönemin futbol gündemi…
Bu yoğunluk zaman zaman mesafe yaratabiliyor. Bazı göndermeleri anlamadım, pek çok ismi de bilmiyordum; hepsine daha hâkim olsaydım muhakkak daha da keyif alırdım. Ama yine de kitabı çok severek okudum. Çünkü bakış açısı yalnızca futbola değil, futbolla birlikte gelen her şeye dair — ve o bakışın sahibi Marías.
Marías çocukluğundan beri koyu, tutkulu bir Real Madrid taraftarı ve iyi bir yazar. Bu iki hâl bir araya gelince zeki, cesur, yer yer çok komik metinler çıkmış ortaya. Öyle yazıyor ki, sırf onu takip etmek için bile futbol izlenir. Eleştirdiği pek çok şey bugün daha da fazlasıyla devam ediyor. Futbolun masumiyetine geri dönmesi gerektiğini söylüyor — ki bu yüksek paralarla pek mümkün görünmüyor ama… neyse.
“Bana on yaşında bir vahşiyken verdiğim tepkilere tıpatıp aynı şekilde verdiren çok az şeyden biridir futbol; hakikaten çocukluğa haftalık bir dönüş,” diyen bir fanatik var bu kitapta. Bir de “Duygular söz konusu olunca süre çok önemlidir; üzerlerinde ısrar edilirse solup giderler,” diyen bir yazar. İkisi bir arada. Sen seversin!
(PT) Crónicas sobre futebol, escritas entre 1993 e 2000 no jornal El País e selecionadas para este livro pelo seu editor alemão.
"Selvagens e Sentimentais" é um conjunto de crónicas onde o autor demonstra o seu amor pelo futebol, e não só a sua paixão pelo Real Madrid (e simpatia pelo Numancia), como uma antipatia quase dependente pelo Barcelona. Essa dependência é no sentido de afirmar que o seu clube branco, que joga em Chamartin, precisa dos "outros" de Camp Nou e que trajam de "blaugrana", porque ele teme pelo dia em que seja formada uma liga catalã e não ter mais o seu querido inimigo.
Em contraste, tem dois desprezos: o Atlético de Madrid e a seleção espanhola, que a considera insonsa (são os anos 90, o tiki-taka aparecerá depois).
São crónicas bem escritas, porque são do coração. As suas angustias e recordações do passado mergulham-nos nessas vivências, contadas por ele mesmo, e nos sentimos em empatia com ele. Não sei se há alguém que se tenha tornado "blanco" ou gritado "Hala Madrid!" por causa dele, mas desconfio que sim. Mesmo assim, a maneira como escreve sobre futebol, o desporto por excelência do século XX, mais que todos os outros, confesso que me deu o sentido do inesperado. Aliás, este é um dos livros mais inesperado que li nestes últimos tempos, porque não esperava que existisse alguém que escrevesse tão bem e tão do fundo do coração como Marías.
Se algum dia der para escrever sobre futebol, então que seja como ele.
Quiero y admiro a Javier Marías, creo que ha sido el mejor escritor español de los últimos años, está muy por encima del resto, su trayectoria ha sido siempre ascendente y lineal, sin sobresaltos, sin publicar por publicar y cobrar por tener un libro más en editorial, esta es mi opinión y no tengo otra, creo que ha sido una de las mayores pérdidas de la literatura en castellano y sobre todo mundial. Hasta aquí lo bueno, ahora lo malo, Qué madridista era, eso ya lo sabía, pero cuando decidí leer este libro, no esperaba ver tantos elogios a mi enemigo (Real Madrid), me escocían los ojos al leer, pero, qué bien escribe este hombre y aunque el libro es un alegato a su equipo, le he acabado, con una urticaria, con malestar en las tripas, con dolor de cabeza y de alma, pero, soy colchonero y a valiente no hay merenge que me gane sin robar. Pero, después de reposar, de curarme de las heridas causadas por la lectura, he pensado, cosa que hago poco ya que me gusta el futbol y la cerveza y he llegado a la conclusión que el Señor Marías es un madridista con lama atlética, sabe que el Atlético es su enemigo y lo dice, no anda como otros poniendo el falso señorío por delante, nos pone verdes, como debe ser e incluso llega a criticar las últimas épocas de su equipo, cosas que sólo hacen nosotros, lo pobres, los parías, los desterrados de la gloria, es decir los ATLETICOS. Vamos a ver, libro para los muy fans de los de las quince Champios, para el resto de humanos un dolor.
São rotuladas de "crónicas de futebol" mas são sobretudo crónicas sobre o Real de Madrid, clube de eleição do escritor, e em geral do futebol espanhol e das rivalidades existentes neste campeonato. Dado o tema do futebol, poderia ser uma obra mais universal e menos pessoal. Contudo, soube bem relembrar um pouco dos mundiais de 1994 e 1998, e a paixão infantil pelo desporto rei. São crónicas do tempo de Romário, Suker, Redondo (cortado do Mundial 94 pelo selecionador argentino por não cortar o cabelo), do 7-0 do Celta ao Benfica, de Guardiola, Hierro e Luis Enrique como jogadores, do auge do Deportivo da Coruna e do Valencia, de Laudrup, da armada holandesa de Van Gaal no Barcelona, e da chegada da revolucionária Lei Bosman. Um futebol que mudou muito ao longo dos anos, mas cuja paixão que cria pouco ou nada muda.
Leyendo a Marías entiendo mejor mi animadversión hacia el Real Madrid. No me gustan los equipos que no se permiten perder o que, cuando pierden, se "semejan a su eterno rival, delicado y flaneur, proclive a la caída". No comprendo la eterna faena del ganador y sus necesidades de lujo, exceso y pomposidad.
Soy humano. Gano poco, pierdo mucho, pero a pesar de todo sonrío y sueño. Amo sin necesidad de aspirar a la gloria. Los equipos que me mueven el alma son esos que, a pesar de sí mismos, disfrutan del presente y dejan que la pelota continúe sobre el cesped. No necesito ver a otros ganar para sentirme parte de un mundo mejor.
Ese no es el mundo al que aspiro.
Más allá de esto, el libro es interesante; sobre todo cuando el escritor aborda la tan problemática cercanía del Madrid con el franquismo.
Geçtiğimiz ay kaybettiğimiz İspanyol romancı Javier Marias'ın, 1992-2000 yılları arasında yazdığı futbol yazılarının bir seçmesi olan bu kitap, rahatlıkla futbol üzerine taraftar gözüyle yazılmış, şimdiye kadar okuduğum en iyi kitap olabilir. 80'lerin sonunda ve 90'ların tamamında tribünlerde yer almış bir insan olarak, endüstriyel futbol öncesi taraftar profilini ve hissiyatını daha iyi anlatan yazılar okumadım desem kesinlikle abartmış olmam. Altı yıldız verme şansım olsa altı yıldız verirdim. Ne demişler: "1-2-3 gol yetmez, 4-5-6 olsun!"
Le pasa a este libro lo que le pasa a casi todos los libros que compilan textos que un autor fue publicando sobre un tema en diferentes momentos y espacios: el resultado termina siendo soporosamente repetitivo y vanamente extenso. Luego, quizá los textos aquí recopilados me llegan tarde, vienen desde los noventa, y la forma en que el autor se expresa de ciertos grupos y de las mujeres no me es del todo cómoda. Rescata la lectura la maestría en el uso del lenguaje y su capacidad para pintar literariamente la pasión por el futbol.
Llegué a este libro por una doble recomendación sin saber que el autor era tan o más madridista que Di Stéfano, aún así o he disfrutado enormemente, el autor es además de un buen escritor, nos muestra que se puede hablar de fútbol apasionadamente, sin faltar el respeto a los equipos de los cuales no sé es hincha y además admirar el buen juego.
Der Mann liebt Fußball. Und besonders Real Madrid. Viele herrliche kleine Stücke. Sehr weise, kindlich. Ein wenig, wie vielleicht nicht unnatürlich, die Vergangenheit verherrlichend. Aber er bringt gute Argumente.
Marias'ımızın futbolla olan ilişkisini okumak benim gibi futbol severler için daha zevklidir eminim. Bu yüzden çok sevdim. Ama ilgilenmeseniz bile, yeni bir bakış açısı katacaktır "taraftarlık" olgusuna.
Una bella conjunción entre literatura (o más precisamente "articulismo") y fútbol de la mano de uno de los mejores escritores en habla hispana de la historia. Muy interesante para todos los apasionados de ambas disciplinas. ¿Lo único malo? Que Marías era del Real Madrid.
Real Madrid taraftarı, nobel ödüllü bir edebiyatçınin 1990 2000 arası köşe yazılarından derlenmiş, futbolu, taraftarlığı bir takıma karşı karşıkoyulamaz sadakatı anlattığı, okuması özellikle futbol taraftarı bir okursanız daha da keyifli kitap.
Fue interesante, mas siento que le hicieron falta más cosas. Tal vez un poco más de humor, no sé. Sin embargo, me gustó mucho leer otra vez un libro con crónicas sobre fútbol.