Jump to ratings and reviews
Rate this book

Küçük Şeylerin Felsefesi

Rate this book
Büyük şeylerin ve yüce ideallerin yol gösterici olmaktan çıktığı zamanımızda küçük ve sıradan şeyler bize ne öğretebilir?

İtalyan felsefeci Francesca Rigotti Küçük Şeylerin Felsefesi’nde eşyalarla, nesnelerle, gündelik pratiklerle ilişkimizi özel bir felsefi yaklaşımla ele alıyor; kavramlar, argümanlar, çözümlemeler kadar metaforlar, imgeler, gündelik dil de bu yaklaşımın temel unsurları.

130 pages, Paperback

First published January 1, 2013

11 people are currently reading
197 people want to read

About the author

Francesca Rigotti

35 books5 followers
Francesca Rigotti (Milano, 6 febbraio 1951) è una filosofa e saggista italiana. Dopo aver ricevuto borse di studio presso l'Istituto Italiano per gli Studi Storici di Napoli e la Fondazione Feltrinelli di Milano, ha conseguito il dottorato in Scienze Sociali all'Istituto Universitario Europeo di Fiesole (Firenze) nel 1984. Trasferitasi a Göttingen, è stata assistente alla cattedra di Teoria Politica di Walter Euchner dell'Università di Göttingen e ha conseguito la libera docenza (Habilitation) in Scienze politiche nel 1991. Dal 1991 al 1996 ha ricevuto un “Heisenberg-Stipendium” della DFG (Società tedesca della ricerca), grazie al quale ha potuto godere di un periodo di fellowship all'Università di Princeton e dal 1996 insegna come docente a contratto alla Facoltà di scienze della Comunicazione dell'Università della Svizzera italiana.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
17 (20%)
4 stars
29 (34%)
3 stars
26 (30%)
2 stars
8 (9%)
1 star
4 (4%)
Displaying 1 - 14 of 14 reviews
Profile Image for Argos.
1,262 reviews495 followers
February 27, 2022
Felsefenin ağır ve soyut kavramlarla ilgilenmesinin yetmeyeceğini, bu disiplinde önemi ve ağırlığı olmayan gündelik işleri, önemi ve ağırlığı olmayan maddeleri felsefi açıdan incelemenin, kısaca küçük şeylerin felsefi olarak incelenmesini öneriyor felsefeci F. Rigotti.

Hatta ev işlerini, ev nesnelerini konuşmaya değmez olarak gören klasik felsefi düşünceye itiraz ederek bunları tarihin gerçek öznesi olarak gördüğünü belirtiyor. Bu tezi desteklemek için “az çoktur” ve “küçük güzeldir” mottolarını kullanıyor.

Farklı bir yaklaşım, kısa olduğu için sıkılmadan okunuyor, çokca alıntıdan yararlanıyor, ama pek de inandırıcı olamıyor bence.
Profile Image for Konserve Ruhlar.
302 reviews196 followers
October 21, 2022
Küçük Şeylerin Felsefesi günlük hayatta görmezden geldiğimiz ve belki de her gün kullanmamıza rağmen varlıklarını hemen unuttuğumuz küçük şeylerin hayatımızdaki yerini ve önemini düşünmemizi sağlıyor. Bunu yaparken metaforlardan, mitolojiden, sanattan ve edebiyattan da destek alıyor. Bu kitabı okuduktan sonra felsefeci Francesca Rigotti gibi etrafınızdaki her şeye daha dikkatli bakmaya başlayacaksınız. Bir sürahi bölümü var mesela, enfes! Makarna süzgeci de öyle!

Rigotti küçük şeyler için anlam kuyularını kazarken diğer felsefeci ve düşünürlere de değinmeden edemiyor. Yer yer onları büyük şeyler düşünürken burunlarının dibindeki en önemli şeyleri görmemekle ya da küçümsemekle suçluyor. Pek suçlama diyemeyiz aslında. Epey hak veriyorum çünkü kendisine.

Filozof Janet McCraken ‘’ Hayatta kalmak için beslenme ihtiyacının karşılanma şekli, ne yediğimiz, nasıl giyindiğimiz ve evi ne şekilde döşediğimiz her bireyin ahlaki karakterinin gelişimi için aslidir.’’ diyor. Rigotti sık sık McCraken’den alıntılar yapıyor kitabında. Bahsettiği bu tez bana mantıklı geliyor. Bulunduğu yer, soluduğu hava, maruz kaldığı çevresel faktörler insanın düşünme ve yaşayış şeklini etkiler. Bu bölüm üzerine epey durmuş kitabın son bölümlerinde: ‘’ En uzun süre ve en sık kullandığımız nesneler evdedir; ki bu nesneler iyilik, güzellik ve hakikat konusunda en dolaysız öğretmenlerimizdir. ‘’

Kitabın sonlarında sadece ev değil, evde yapılan ve aslında büyük önem taşıyan küçük işlerin de insanın ahlaki gelişiminde ne kadar etkili olduğuna değiniyor. Bu bölümleri okurken bir anne olarak biraz olsun teselli buluyorum. İnsan sürekli aynı şeyleri yaparken yaptıklarının anlamsız olduğunu düşünüyor. Bir faydası olduğunu bir filozoftan duymak mutlu ediyor beni.

Kitaptan en sevdiğim şeylerden biri ( bu arada bu ‘’şeyler’’ konusu kitapta o kadar detaylı işleniyor ki artık ‘’ şeyler’’ sadece bir şeylerden bahsederken detayları geçiştirmek için kullandığımız kelime olmaktan çıkıyor ) nesnelerin ve isimlerin farklı dillerde ve kültürlerdeki kelime kökenlerine değinmesi. Bir tane güzel bir örnek vereyim : ‘’Mutterkuchen ‘’anne tatlısı’’ almancada plasenta için kullanılır. Kadın hayatları tutan cıvatadır. Almancada cıvataya die mutter ‘’ anne’’ denir. ‘’

Benim gibi metaforlara bayılan biriyseniz Rigotti’nin bu konudaki tespitlerine hak vereceksiniz. İşte bu! Sonunda biri metaforların önemine değinmiş. Hem de büyük bir ciddiyetle.
‘’ Metafor dilin doğum halidir, dünyanın başlangıcına ait bir kavramdır. Kavramın içinde kalan, kavramı şekillendiren ve türeten imgedir.’’
‘’Metaforlar varlığa demir atışımızdır sanki, varlığa dair bir şeyler görmemizi sağlarlar; sadece belli belirsiz şeyleri, fark edilir edilmez su yüzüne çıkan bir şeyleri, minicik bir aralıktan beliren örümcek başı gibi bir şeyleri. ‘’

Yaşayacağımız kısıtlı bir zaman var bize verilen. Büyük bir karmaşanın içinde geçen günlerimizi bir parça olsun duraklatma, etrafımızdakileri daha yakından görme, dokunma, hissetme şansını tanımalıyız kendimize. Küçük şeyler önemsiz görülebilir. Ama biraz durup düşünsek, zihnimize özgürlük tanısak, yaşam alanımızı sarmalayan şeylerin hayatımızda aslında ne kadar önemli bir etkiye sahip olduklarını görebiliriz. Bu sadece ihtiyaç karşılama anlamında değil. Bir nesnenin varlığı sadece bir amaca hizmet etmek için görülebilir. Ama bazen sadece hiçbir işe yaramayan küçücük bir şey bile varlığıyla fark yaratabilir. Bu kitabı okuduktan sonra bir pencere açılacak zihninizde.
Bir sürahi, makarna süzgeci, mutfak çöpü örneğin, her gün kullandığımız aletlerin varlıkları metafor evreninde başka anlamlar bulacak.

Yazarın dilimize çevrilmiş diğer kitabı Mutfağın Felsefesi’ni çok merak ettim. Kim bilir oradan ne metaforlar ne detaylar çıkacak. Bu arada bu sevimli ve kitaba çok yakışan kapağın tasarımcısı Virgina Elena Patrone’nin yaptığı diğer tasarımları da çok beğendim. İnstagram sayfasından diğerlerini de görebilirsiniz. Buz Kandilleri ( Kadire Bozkurt) için yaptığı kapak da çok güzeldi.

Bu kitap çevirmenini epey uğraştırmıştır diye düşündüm okurken. Alıntılar, kelimelerin ve kavramların başka dillerdeki anlamları, metaforların türkçedeki uygun karşılıklarını bulmak büyük titizlik gerektirmiş olmalı. Meryem Mine Çilingiroğlu’nun ellerine sağlık.


https://konserveruhlar.wordpress.com/...
Profile Image for Eylül Görmüş.
759 reviews4,728 followers
November 10, 2022
"Endüstri devrimi seri üretimle bütün nesneleri kopya haline getirerek nesneler ile onların biricikliği arasındaki bağı koparmıştır. (...) Belki de son darbe bilişim ve yeni medya devrimi oldu, zira bunlar şeyler ile aramıza girmenin yanı sıra kullanmayı bildiğimiz ama işleyişini kontrol edemediğimiz nesnelerle bizi karşı karşıya getirdi. Evren gerçeklikle aramızda duran bir ekran ve ağ haline geldi, şeyler artık öncelikli değil. Şimdi burada bizi ilgilendiren ve kalbimizde yer eden şey makarna süzgeci imgesi: Belki de gerçeği ortadan kalkmadan önce elimize hakiki, metal bir makarna süzgeci alıp dokunmanın, elimizde evirip çevirmenin tam zamanıdır."

Pek güzel, pek leziz bir küçük kitap Francesca Rigotti'nin "Küçük Şeylerin Felsefesi" kitabı. Benim durmaksızın edebiyata dair söylediğim "edebiyat illa büyük şeyler mi söylemeli" sorusunun felsefeye uyarlanmış hali gibi adeta, küçük ve sıradan "şeyler"e bakmamızı, günlük nesnelerden öğrenebileceğimiz pekala çok şey olduğunu söylüyor Rigotti.

Bunu yaparken de çok oyuncu ama bir yandan da pek derinlikli bir didiklemeye girişiyor. Kelimelerin etimolojik kökenlerine inip "şey"lerin "kavram"lar ve "fikir"lerle bağıntılarını keşfediyor, nesnelerin o adları alma süreçlerinden acayip enteresan sonuçlara varıyor.

Bir yandan üzerine yeterince düşünmediğimiz ikilikleri hatırlatıp (sert/yumuşak & eril/dişil & kamusal/mahrem) bunları nesneler üzerinden başka türlü tariflemeye girişiyor, bir yandan da nesnelerle ilişkimizi kurtarmaya çalışmanın gerekliliğini, bunun illa ki nostaljik bir eylem olmak zorunda olmadığını belirtiyor.

"Şeyler" kadar "metaforlar"ı da didikliyor ki bu metaforlar kısmı özellikle ufuk açıcıydı. (Metafor diyince aklıma yine Kundera'nın o sonsuz sevdiğim cümlesi geliyor, bininci kez yineleyeyim madem: "Metaforlar tehlikelidir: aşk bir metaforla başlar." 🤍)

Sonuçta insana bolca düşünme malzemesi veren, dönüp dönüp bakılacak, çok zengin bir kitap bence bu. Dili ve kavramları bu kadar didikleyen bu zor metni kusursuz çeviren Meryem Mine Çilingiroğlu'na da teşekkür etmeden bitirmeyeyim. Çok zor bir işi mükemmel kotarmış hakikaten.
Profile Image for Badem.
33 reviews1 follower
March 20, 2022
Bi ara şey sormuştum perdelerin gözleri olsa içeri mi dışarı mı bakar diye. Küçük şeylerin felsefesi kitabıyla neden bu soruyu sorduğumu anladım. Küçük Şeylerin Felsefesi Ev içi görünmez emeğe, duygusal emeğe dair çok güzel bi kitap cidden, beşik sallarken, kanaviçe yaparken felsefe yapmaya dair, Devrim gibi bir kitap! “En uzun süre ve en sık kullandığımız nesneler evdedir, ki bu nesneler iyilik, güzellik ve hakikat konusunda en dolaysız öğretmenlerimizdir.”
Ev içi görünmez emeğimiz! Klişe gelecek ama önemli bir durum barındırıyor, sevgimizi katarak yaptığımız bir yemek mesela, sevginin 5 para etmemesi sonucu bi işe pek yaramayan, duygusal emeğimiz!
Evet kitap şey diyor ondan “Peki ya beşik sallayarak ve bebeğin altını değiştirerek felsefe yapmak mümkünse?” Hani dışardaki her iş “tehlikeye göğüs gerecek cesarete sahip olmayı gerektirirken, ev içi işlerinin sadece rutinsel monoton işler sayılmasına” karşı geliştirilmiş enfes kitap! Neden zamanında perdelere göz taktım, içeri veya dışarı baktırdım, kitap sayesinde anladım.
Profile Image for Yasemin.
79 reviews7 followers
April 14, 2024
Gündelik ve sıradan saydığımız şeylere (cisim, sözcük ve hatta davranış kalıplarına dair) derin farkındalık geliştiren ontolojik ve emistemolojik derlemeler… içerik yazarın çeşitli dergilerde farklı zamanlarda yayınladığı yazılarından oluşuyor.
Üç buçuk yıldız, belki de çevirinin tutukluğu nedeniyle dört yıldız veremedim.
Profile Image for Alessandra.
11 reviews1 follower
September 14, 2020
"Nuova Filosofia Delle Piccole Cose" è un piccolo libro che parla di alcune di quelle tante piccole cose di cui la filosofia spesso non si cura.
Francesca Rigotti, invece, queste piccole cose le mette al centro della sua riflessione e lo fa in un modo molto particolare, curioso e affascinante.
Così in questo libro si aprono sottocapitoli che hanno come titolo "il ferro da stiro", "il pane", "il baco da seta", "il sapone" e per ognuno di questi ci si trova aperto davanti un mondo intero di suggestioni.
Nelle ultime pagine del testo, poi, Rigotti riflette sul legame fra le piccole cose e il femminile offrendo una delle possibili motivazioni per cui alcuni oggetti non sembrano essere degni di riflessione filosofica e suggerendo i motivi per cui, invece, sarebbe importante lo fossero.

Complessivamente un ottimo libro ricco di spunti di riflessione che propone un modo diverso di "guardare, toccare, annusare, ascoltare (...) gli oggetti che ci stanno intorno e le attività che svolgiamo".


Ps: un bel passaggio/esempio:

"La mano della mente, la manus cogitans, non solo raccoglie, ma neppure lascia a riposo ciò che ha raccolto, anzi lo agita, lo rimuove incessantemente. Come la mano che sbatte insieme farina e acqua per fare il pane. O come la mano che passa la spola che trascina la trama avanti e indietro, al telaio, tra i fili dell'ordito. Come le mani che alzano e abbassano i remi, immergendosi nell'acqua e spostandoli indietro, su e giù, dentro e fuori. Come la mano che solleva ritmicamente il martello per abbatterlo sull'incudine. (...) <>"
213 reviews
September 19, 2023
Buyuk ve soyut kavramlar kadar kucuk ve somut olanlarin da 'felsefesi' yapilmalidir diyor Rigotti ve kendi fikrince gundelik olanin felsefesi nasil yapilir gosteriyor. Gundelik olan deyince tabi ki evsel olan, ozel olan ve tarihsel olarak butun bunlarla ozdesletirilmis disil olana dair metaforlar uzerinden uretiyor felsefesini. Ozellikle kelimelerin etimolojik kokeni uzerinden seyleri nasil kavramsallastirdigimizi gosterdigi bolumler adeta Kundera'nin kitaplarinda kendini "insert" ettigi ve felsefi bir edebiyatla gonlumuzu fetheden bolumleri tadindaydi.
Fakat benim kitapla ilgili genel sikintim, iddia ettigi gibi kucuk olanin felsefesini yapmiyor oldugunu dusunmem. Kucuk olandan hareketle evreni kavrayisimiz uzerine yani yine buyuk sorular uzerine dusunceler sunuyor bize. Kitap sey gibi okunabilir: Bilinc akisiyla makarna suzgecinden utuye turlu turlu gunluk nesneyi dusunup nasil felsefi sorular sorabilir, nasil anlamlandirmalar yapabilirim? Bunu yaparken de kitap formati geregi cok yuzeysel gecistiriyor bir suru konuyu. Daldan dala atliyor. Cok 'sey' uzerine az sey biliyor ve dusunmus oluyoruz kitap bittiginde. Tam olarak hizli tuketim icin yazilmis gibi. Bu da benim okuma keyfimi de deneyimi de olumsuz yonde etkiledi ama bu yazardan cok kitap endustrisine sitemim. Slow kitap hareketini baslatalim buradan!
Profile Image for Nurbanu Ulu.
114 reviews1 follower
February 9, 2024
Felsefesini aldığım ama fazlasına vakıf olamadığım bir kitaptı. Doğrusu, güzel başladı ama sonunu zor getirdim. Bazı ilişkileri anlayabildiğim, bazılarına Einstein teorileri gibi bakakaldığım bir gerçek.
Profile Image for Gülçin Altınok.
14 reviews2 followers
January 7, 2023
Yüzünüzde tatlı, ılık ve samimi bir tebessüm yaratmayı başarıyor Francesco Rigotti. Gerçekten çok sevimli bir kitap, nedendir tam olarak çözemediğim ama rahatlatlattığını hissettiğim bir düşünme şekli üzerinde kafa yoruyor kendisi. Şeylerin sıradan hayatını anlamak, anlamlandırmak ve bu sayede onurlandırmak üzerine kurulu bir felsefe. En azından ben öyle yorumladım. Büyük şeyler yerine küçük şeylere odaklanarak onların gizli dünyasını metaforlar aracılığıyla keşfetmek üzere bir yolculuğa çıkıyorsunuz.. Bu şeyler makarna süzgecinden güle, gülden tesbihe, tespihten sabuna, sabundan ekmeğe, oradan İpekböceği kozasına ve daha nice beklenmedik, sıradan şeylere uzanıyor. Ben okuduktan sonra kendimi yenilenmiş hissettim.
Ancak şunu da söylemeliyim ki kitabı okumak ve anlamlandırmak çok kolay değil. Tahminimce bu (felsefe kitaplarına çok hakim değilim bu sebeple tereddüt ederek söylüyorum) kitabın felsefik metodlara dayanarak ilerlemesinden kaynaklanıyor. Kitabın pek çok paragrafı kelimelerin etimolojisiyle alakalı, bu sebeple kelimelerin Latince, İngilizce, Almanca, Fransızca vb dillerdeki köklerinin derin incelemeleriyle dolu. Bu dillere hakim değil veya yeterince kullanmıyor iseniz bu paragrafların büyük kısmı sıkıcı gelebilir. Ben kesinlikle yer yer böyle hissettim ancak buna rağmen Rigotti sizi eninde ya da sonunda sıradan şeylerin olağanüstü anlamlarıyla cezbetmeyi başarıyor.
Son olarak dürüstçe itiraf etmem gerekir ki benim kitabı sevmem için Rigotti daha kitap başlamadan yazdığı ithafı ile beni kendine çekmeyi başarmıştı:
“Rosaria R.’ye ve adında rosa [gül] geçen herkese”. Tavsiye ederim.
Profile Image for maMbo jamBo.
65 reviews8 followers
March 13, 2025
küçük hazinelerden biri. dönüp dönüp bakılacak bir kitap.. çeviri çok başarılı, kapak tasarımı şahane. gerçekten tebrikler Notos Kitap <3
Profile Image for Ferdinand Bardamu.
72 reviews2 followers
October 6, 2024
“Bu dünyanın insanları tıpkı
kahve değirmenindeki kahve çekirdekleri gibidir;
biri önce, biri sonra, bir diğeri onun peşi sıra,
hepsi yol alır aynı kadere.”
Profile Image for Oğuz Tecimen.
Author 19 books3 followers
January 4, 2022
Cosa possono insegnarci le cose piccole e mondane in un'epoca in cui le cose grandi e gli ideali elevati smettono di guidare?

In La filosofia delle piccole cose, la filosofa italiana Francesca Rigotti indaga il nostro rapporto con le cose, gli oggetti e le pratiche quotidiane con un approccio filosofico speciale; metafore, immagini, linguaggio quotidiano sono gli elementi base di questo approccio così come concetti, argomentazioni e analisi.

Partendo dai motti del minimalismo "less is more" e "small is beautiful", Rigotti si posiziona a favore di piccolo invece di grande, minore invece di maggiore, bello invece di sublime, morbido invece di duro, fluido invece di solido, femminile invece che maschile. Faccende domestiche, occupazioni quotidiane, oggetti ordinari e mestieri sono i protagonisti della "piccola filosofia" di Rigotti.

Compito della filosofia, secondo Rigotti, è quello di occuparsi non solo dei grandi sistemi di pensiero, delle questioni etiche e politiche, degli eventi epici e storici, ma anche della realtà ordinaria, delle esperienze quotidiane, dei prodotti del lavoro. Quindi sostiene che solo se ci prendiamo cura di cose, oggetti ed esseri viventi e prestiamo attenzione ai compiti di routine, le nostre capacità di pensiero sulla bontà, la bellezza e la giustizia si sviluppano effettivamente.
La filosofia delle piccole cose è un invito all'affascinante mondo delle cose ordinarie che intrecciano la realtà attraverso la filosofia, la poesia, l'arte e l'esperienza.

(Questa è la quarta di copertina che ho scritto per l'edizione turca.)
Displaying 1 - 14 of 14 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.