Jump to ratings and reviews
Rate this book

Zavallı Necdet

Rate this book
Necdet Feridun eğitimli, yakışıklı, çapkınlığıyla meşhur bir gençtir. Ancak hiç ummadığı bir zamanda altın bukleleriyle onu büyüleyen Meliha ile tanışınca gerçek aşkla yüz yüze gelecek, önceleri aşkına karşılık bulamayarak çektiği ıstıraba daha sonra en yakın arkadaşının karısı olan Meliha’nın da onu sevdiğini öğrenmesiyle yenileri eklenecektir. Zavallı Necdet 1902’de İkdam gazetesinde tefrika edildikten sonra 1920’de yapılan üçüncü baskısında on dört bin rakamına ulaşmış, dönemin en çok okunan eserlerinden biri olmuştur.

200 pages, Paperback

Published April 15, 2021

10 people are currently reading
210 people want to read

About the author

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
104 (31%)
4 stars
136 (40%)
3 stars
68 (20%)
2 stars
25 (7%)
1 star
2 (<1%)
Displaying 1 - 30 of 31 reviews
Profile Image for nefin.
27 reviews1 follower
January 25, 2025
Hayretle, hayranlıkla, üzüntüyle yüzüne bakıp “Zavallı Necdet” diyorum.

P.S: Aslında “Zavallı İbrahim Şemsi” demeliydik sanki ama siz daha iyi bilirsiniz Saffet Nezihi Bey.
148 reviews
December 15, 2021
Keyifli,eski Türk filmi tadında bir roman.Dönemin elit kesiminin yaşantısına da şahit oldum okurken.Saffet Nezihi’nin 1920 yılında kaleme aldığı önsözündeki şu satırlardan da bahsetmeden geçemeyeceğim:
“ yalnız şu kadar diyebilirim ki okuru en az olan memleket şu bedbaht ülkemizdir.Anavatan‘dan ayrılalı henüz bir asır geçmemiş olan komşu memleketlerde matbuatın kazandığı önem ve saygınlık dikkate alındığında,bizde eğitimin ne derece geri kaldığı, okumak ve okuduğundan zevk almak meziyetine sahip fertlerin sayısının ne kadar sınırlı miktarda olduğu ortaya çıkar.
Bu muazzam devletin,şu kuvvetli ve zinde milletin geçirmiş olduğu bir çok inkılap onda bir uyanış tesiri bırakamamıştır .Memleketimiz orta çağ devrinini tamamen üzerinden silkip atamamış;halkımız derebeylik zihniyetinden silkinip hedefi tamamen bilim,fen, sanat gibi hayati alanlara yönelmiş bir ideale sahip olamamıştır. Ya yıkıcı ve zorba bir tarzda emir ve kumanda edebilmek lezzeti veya tam bir kabullenme ve boyun eğme içerisinde itaat perişanlığı…Böyle birbirine taban tabana zıt iki ters kuvvete boyun eğen ve bütün hayatı huzurdan yoksun olan bir halk kitlesinin eğitime ne derece düşkünlük ve yatkınlığı olabilir?”
Profile Image for Terss.
660 reviews36 followers
June 23, 2019
1890'lı yılları anlatan hüzünlü bir aşk hikâyesi.
Dili fazla sadeleştirilmiş ve bence özünü kaybetmiş. Keşke ifadeler bu kadar tıraşlanmasaymış.

******

“İşte hayat!” dedim. “Bunun zevki nerede? Tadı mutluluğu hangi yerinde?”
Bu ara yüzüme kurumuş bir yaprak düştü. Düşten uyandım.

İşte bu yaprak da, en hafif bir rüzgâra bile dayanamayarak yere düşen, çürüyüp yok olmaya mahkum olan şu yaprağın düşüşü de bana hayatın anlamını, gerçek yüzünü gösteriyordu.
Profile Image for Oğuzhan Bahar.
43 reviews
November 19, 2025
Bu kitap, 1900 senesinde yok satmış, yazarı Safvet Nezihi’yi meşhur etmiş, o dönem herkesin bildiği, herkesin okuduğu Zavallı Necdet.

Önce Safvet Nezihi kimdir ona bi bakalım?
Asıl adı Ömer Lütfi bu arada. Safvet Nezihi onun mahlası. Bizde gelenektir zaten, Divan edebiyatından beri, yazarlar şairler, mahlas kullanırlar. Namık Kemal mesela, Mehmet Kemal’dir. Tevfik Fikret, Mehmet Tevfik’tir. Fikret mahlası, fikir kökünden gelir. Safvet ve Nezih, hemen hemen aynı anlamda, temizlik, saflık anlamına gelen isimler. Hayatı hiç de öyle olmamasına rağmen :Dd

1871 doğumlu Safvet Nezihi, İstanbul’da doğup, İstanbul’da vefat etmiş. Babası Binbaşı Şevki Efendi. Aynı zamanda sülalece kuyumcular. Varlıkları, rahatları gayet yerinde bir aile. Zaten Safvet’i Galatasaray Lisesi’nde okutuyorlar. Oradan mezun olunca birkaç memurluk görevi alsa da eşi ve bir yaşındaki çocuğu talihsiz bir şekilde vefat edince, kendisini tamamen edebiyata veriyor. Dergiler, yazılar, hikâyeler, batıda eğitim almalar derken, Paris’te bir Fransız hanımla evleniyor. Onunla İstanbul’a geliyor ama, kadın çok durmayıp, geri Paris’e kaçıyor. Sonra Safvet Nezihi bu kez, Türk bir hanımla 3. Evliliğini yapıyor. O dönem hem romanlardan, hem kuyumculuktan çok iyi para kazanıyor ama, hiç de Nezih olmayan düzensiz hayatı, zevk - eğlence hayatı, kumar hayatı, tüm parayı bitiriyor. 3.karısı da terk ediyor onu. Zaten o hayattan kaptığı Frengi hastalığı vardı. Üstüne mutsuzluk, sinir, bağımlılık derken, birden kendisini Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde buluyor. Epey bir zaman orada kalıyor, orada yazılar falan yazıyor, ama, hiçbir dergi, hiçbir yayınevi kabul etmiyor Bakırköy’de bir delinin yazdıklarını. Zaten 3 Aralık 1939’da kaldığı hastanede, vefat ediyor.

Geçelim Zavallı Necdet romanına, 1900 yılında 72 bölüm olarak tefrika ediliyor. Roman, Abdülhamid döneminde yazıldığı için, siyasetten epey uzak. O dönem tüm eserler öyle sayılır. Büyük bir baskı var çünkü,, politik, tarihi, eleştirel şeyler yazamıyorlar. Dönemin Servet-i Fünun etkisiyle çok popüler olan aşk, yasak aşk, özellikle de aşkın böyle hastalıklı, zarar verici derecede tutkulu hali, bu romanda da var. Aynı yıllarda incelediğim son 6-7 roman, yasak aşk üzerineydi. Zamansız mekansız bir tema yaa mükemmel gerçekten. Şu an bile kitapların, televizyon dizilerinin falan vazgeçilmez teması :D Siyasi baskı mı var? Yapıştır yasak aşkı, halk oyalansın. Safvet Nezihi’nin Galatasaray Lisesinde okuması ve ardından Fransa’da bulunması Balzac’tan, Vadideki Zambağından etkilendiği yönünde söylemlere yol açsa da, bence etkiyi hiç uzakta aramaya gerek yok. Bizzat Halid Ziya’nın, Aşk-ı Memnu’nun etkisi bu. Ama sonra ne oluyor? Abdülhamid gider gitmez, baskının kalkmasıyla, herkes o günlerde ne yaşandıysa anlatmaya başlıyor. Safvet Nezihi de Müsebbib’i yazıyor. Şahit olduklarını bir bir anlatıyor.


Zavallı Necdet romanını okumayanlar için çok kısa bi özetleyeyim. Adından da anlaşılacağı üzere Necdet adında bir karakterimiz var. Kitapta lepiska saçlı, yani sarı, yumuşak ipek gibi saçları olan, gerçekten yakışıklı bir genç olarak anlatılmakla birlikte, kendisini fazlasıyla beğenmiş biri, bu yüzden, normal selamlaştığı kadınları bile, kendisine âşık olmuş zanneden ve, herkese bunları abarta abarta anlatan biri. Yaza doğru Fener’de bir beyaz köşke taşınıyorlar, karşılarındaki pembe köşkte çok güzel bir kız var. Meliha. İşte bu herkesi aşık eden çocuk, ne kadar uğraşsa da Meliha onun yüzüne bile bakmıyor. Bir süre sonra da, Necdet’in arkadaşlarından asker İbrahim Şemsi ile evleniyor.

Necdet hem komşuları, hem aile dostları olduğu için Meliha ile sık sık bir araya geliyor. Meliha da bu sayede, Necdet’i yakından tanıma fırsatı buluyor ve zamanla Necdet’e aşık oluyor Ama, öyle böyle bir aşk değil, o kadar hastalıklı tarif edilen bir aşk ki bu, hamileyken çocuklu olursam Necdet benimle evlenmez diyerek, İbrahim Şemsi’den olma bebeğini bilerek düşürüyor mesela. Meliha’nın arkadaşlığı ile avunmaya alışmış olan Necdet, Meliha’nın kendisine bu derecede karşılık verdiğini görünce büyük bi ikileme giriyo. Bir yanda arkadaşına böyle bir kötülük yapmak istemezken, diğer yanda delice aşık olduğu kadından karşılık bulabilme imkanı var. Bu ikilem içini yiyip bitirirken, annesi Necdet’e, akrabalarından bir Anadolu kızı olan Müzehher’i getiriyor. Müzehher, Meliha gibi sarı saçlı bembeyaz tenli değil. Piyano falan da çalmıyo ama çok temiz kalpli, Necdet’e hastalığında sağlığında bakan, namuslu bir kadın. E, ahlaken de daha uygun sonuçta. Namık Kemal’deki gibi, yine bir fahişe kadın ile namuslu kadın arasında kalan erkek :dd bu kadar da olmaz dedirtti gerçekten.

Neysee, Necdet ile Meliha beklenmedik bir sevişme yaşayınca Necdet’te Meliha’ya karşı ipler tamamen kopuyor. O saatten sonra Müzehher ile evlenmeye kesin karar veriyor. Meliha’ya da durumu anlatıyor ama Meliha, Necdet’ten hamile olduğunu söylüyor bu sefer. İşler yine çığırından çıkıyor. Müzehher bunu duyunca hastalanıyo, zaten kalbinden rahatsızdı. Kısa süre sonra vefat ediyor. Yaptıklarına, pişmanlıklarına vicdanı dayanmayan Necdet dei geride kalanlara mektup yazaraki intihar ediyor. Biz de zaten Necdet’in arkadaşının bu mektupları okumasıyla öğreniyoruz olayları. Meliha da Necdet’ten olan çocuğu doğururken ölmüş. Necdet’i, Müzehher’i ve Meliha’yı yan yana gömmüşler. Eski doğu masallarında da hep böyle biter ya. Mezarda kavuştular misaliyle. Ya da Müzehher açısından bakalım. Mezarda bile üç kişiyiz ne kötü :Dd

Necdet’in arkadaşı mektupları okuyor ve her şey çözümleniyor. Bu edebi dost tekniği, hoş bi teknik, sık kullanılan bi teknik, En bilindik örneklerinden Frankenstein var mesela yakın zamanda filmi de çıktı… O kitapta da, gemi kaptanının kız kardeşine yazdığı mektuptan, gemisinde tanıştığı Doktor Frankenstein’ın hikâyesini dinliyorduk. Safvet Nezihi de böyle bir teknik kullanmış.

Romanda değinilmesi gereken bazı detaylar da vardı. Sarışınlar, esmerler falan, lvbel c5 şarkısı gibi bi kitaptı gerçekten :D okurken sizin de dikkatinizi çekti mi bilmiyorum? Meliha sarışın müzehher esmer falan, bi ara tatile gidiyor orada da yine sarışın kızlar esmer kızlar anlatıyo… Başkaa,,,, Batılı olanlar piyano çalıyor mesela, Meliha piyano çalıyor. Anadolu’dan gelme kızımız Müzehher… ud çalıyordu. Batılı gibi yaşayan Meliha, kendi mutluluğu için bebeği de düşürür, kocasını da aldatırdı. Müzehher, Necdet’in ve başkalarının mutluluğu için ölümü bile göze alırdı. Bireysellik - toplumculuk, bencillik - fedakarlık çok klasik, çok klişe bir yerden anlatılmıştı. Özellikle kadınlara karşı yaftalar ve bu gibi klişelikler okurken benim, çok tadımı kaçırdı. Safvet Nezihi’nin kadınlara bakışını da, hiç beğenmedim. Güzel olan şey vardı ama, renklerin kullanımı. Bununla ilgili bir yazı da okudum, Osman EROĞLU’nun bir yazısıydı. Romandaki renk simgeselliği üzerine. İşte Beyaz köşkte Necdet’ler, pembe köşkte Meliha’lar oturuyordu. Pembe renk mutlulukla, güzellikle bağdaştırılmıştı romanda. Meliha’nın pembelikleri git gide sarıya, siyaha yaklaşıyordu falan. Finaldeki “Sarı gül” mesela. Yasak aşkın, ölümün simgesiydi. Bunlar iyiydi.

https://www.youtube.com/watch?v=NqBYU...
Profile Image for Buse.
42 reviews
January 4, 2026
Ah ah… Bu nasıl bir hikayeydi böyle? Nasıl güzel bir kitaptı… Ah Necdet… Ah Müzehher… Vah İbrahim Şemsi... Ve Meliha… Kitap tam olarak adının hakkını veriyor.

Necdet; son derece yakışıklı, eğitimli, durumu çok iyi, aynı zamanda da son derece çapkın. Gönül eğlendirmelerini seven, sürekli bir etkinlikte sürekli bir seyahatte. Hayattan son derece keyif alan bir karakter. Bir arkadaşının Necdet’e rastlayarak sohbet etmeleriyle kitap başlıyor. Öncesinde arkadaşıyla buluşmalara devam ediyorlar olaylar da Necdet’in arkadaşına anlatmasıyla, arkadaşının gözünden aktarılıyor bize.
Sonrasında asıl hikayeyi bir mektupla anlatıyor Necdet. Ah ah nasıl bir mektup…

Böylesine etkilendiğim, beni hüngür hüngür ağlatan kitap bu sene bir kere olmuştu ki bu da ikincisi benim için. Kahretti hikaye beni. Öyle acıklı ki, öyle sıkıyor ki kalbinizi cidden okurken Necdet’i çok çok iyi anladım. Hiçbir şey tek taraflı olmuyor elbette ortada bir suç varsa bu suça ortak mutlaka bir kişi de oluyor… Of! Yazmak istediğim o kadar çok şey var ki. Ama spoiler olmaması açısından bahsetmeyeceğim. Sadece kitaptaki Meliha karakterinin bencilliği beni sinir krizlerine soktu. Mutlaka okuyun derim. Beğenmeyeceğinizi asla düşünmüyorum. Yürekten tavsiye ediyorum bu kitabı…

Söylemeden geçmeyeyim; tasvirler, o dönemin havası ve atmosferi vs. çok güzel anlatılmıştı.
Profile Image for MELTEM GULSOY.
115 reviews8 followers
January 17, 2024
Servet-i Fünun akımından eserleri okurken aklımda sürekli şu soru; bu insanlar neyle geçiniyorlar, nedir bu servetin kaynağı ??? Kışın Şişli ya da Beyoğlu'nda, yazın Bebek, Ada vs... Köşklerde, hizmetlilerle... Kimsenib çalışmak gibi bir durumu yok gibi. Orada yiyelim, burada içelim, şurada gezelim. Bunca boş vakitte de aşık olalım, aşkımızdan ölelim... Kadınlar da ekstra cüretkar. Gerçekten dönemi yansıtıyor mu cidden merak içşndeyim. Erkek karekterler, burada da özellikle Necdet tam sopalık. Zavallı falan değil, başına gelenler müstehak...

Gene de seviyorum o dönemi okumayı. Yazarın eserinin 3. baskısı için yazdığı yazıda saptamaları güzel "Cehalet ve gaflet bizi bu hale getirdi. İnkılabımız maskaralık, Meşrutiyet dönemimiz sahtelik, yalancılık kisvesinden kurtulamadı. "

"Memleketimiz ortaçağ devrini tamamen üzerinden silkip atamamış; halkımız derebeylik zihniyetinden silkinip hedefi tamamen bilim, fen, sanat gibi hayati alanlara yönelmiş bir ideale sahip olamamıştır. "

Ancak bu saptamalara eserin içinde hiç tesadüf edilmiyor. Bu bana garip geliyor. #okumatutkusu #okumahalleri #bookworm #booknerd #kitapkurdu #readinglist #okumagünlüğü #readingdiary #meltemgülsoy #meltemgulsoy #meltemreading #meltemokuyor #bookstgramturkey #bookaholic @isbankasikulturyayinlari
Profile Image for Aslıhan .
57 reviews
January 14, 2021
Oldukça hüzünlü, inciten sevme ve sevilmelerin yer aldığı bu romanda, her bir karaktere üzülsem de Müzehher ile İbrahim Şemsi Bey'e diğerlerinden çok daha fazla üzüldüm. İyi ve kötü değişimlerin yer aldığı Zavallı Necdet, eski hüzünlü bir film gibi tesir etti. Severek okudum.🌻

"İstiyordum ki gözlerimiz birbirleri ile karşılaşsın! İstiyordum ki bakışlarımız birbirine çarparak bayılsın."

"Sevda felaketi insana başka bir hal, bir gariplik, nasıl anlatayım, herkeste olmayan bir hâl veriyor. Kimsenin görmediği en küçük en nazik şeyleri gösteriyor. Kalbi çok ince hislere alıştırıyor... "

"O dakikada her ikimizin de gözlerinde birkaç damla üzüntü yaşı görüldü. Bu birkaç damla tuzlu suyun ne önemi olabilir? Biz ona yürekten ağlıyorduk."

"Artık süsünüze hiç önem vermez oldunuz, öyle ya! İnsan sevildiğini anladıktan sonra..."

"Okumak için bir kitap almıştım. Hâlbuki ben düşlere dalmışım. İnsanın kendi düşünceleri ne kadar tatlıdır; öyle değil mi efendim?"
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Loren.
63 reviews1 follower
June 3, 2025
Kitabın dilini, anlatımını çok beğendim. Kitabın her sayfasında istemsiz olarak aklımdan Aşk-ı Memnu ile karşılaştırdım. Konu olarak benzerlikler bulunuyordu. Burada konuyu bir erkeğin açısından okuyoruz. Aslında kitapta Necdet’e üzülmekten çok Mühezzer ve Melahat’ın eşine (adını unuttum maalesef) üzülüyorsunuz. Melahat’ın eşinin, hatta kitaptaki herkesin gözlerinin önünde bu kadar olay yaşanırken hepsinin Necdet’in hastalığı nedeniyle hiç bir şey yakıştırıp akıllarına gelmemesi ve hepsinin gerçekten saf oluşu inanılmazdı. Okunmaya değer bir eser diye düşünüyorum. Bunca zaman hiç bir yerde bu eseri duymamak da garip geldi bana. Tam dizi ya da film yapılmalık.
Profile Image for Esra.
149 reviews
January 15, 2026
Ya odaklanamadım tam o yüzden normalinden de okumam gerekecek :')


Niçin? Ey ebedi sevda ışığı I Sana şarkı söylediğin
dolaşma yeriyken I Ruh ve kalbim gibi büyük, parlak I Ebedi bir ilham
mesiresi I Sen düştün soğuk ve haşin I Bu siyah toprağın karanlığa bulaşmış I Öfke ve bahtsızlık sinesine; I Beni terk ettin ... İşte ben tabut I Denilen
harap heykelin I Sığınıp korku ve dehşetinin gölgesine I Sana geldim melül
ve ağlayarak I Sana ey parlayan güneş
Profile Image for Thanotheranna.
66 reviews13 followers
April 13, 2022
Kitap başlarda çok güzel ilerlemesine rağmen, özellikle kitabın hem dil hem de konu olarak ağır gidiyor bu yüzden de kitabı tamamlamak çok zorlaşıyor.
*Kitabın baş karakteri olan Saffetin aşkı kutsal gözükürken zamanla yazar, kadın karakterin aşkını şıpsevdi ve itici göstermeye çalışması bende kitabı bırakma isteği uyandırdı.......
Profile Image for Zişan.
35 reviews
February 19, 2025
Buuu eski dönem kitapalrinda karakterlerin hareketlerinin abartiligi..dizi olarak çekseler flash tv'de yayınlanir o derece yapmacık..bu arada hikayede yanan İbrahim semsi oldu muzehherden bile çok ona uzuldum adamın saflik senin Necdetle ne gibi bir kan bagin varki cocugun ona benzediğini gördüğün halde suphelenmiyorsun..
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Arda.
42 reviews
November 12, 2021
1900’ler basinda Istanbul’da yasanan bir ask hikayesini, donemin toplumsal ve kulturel normlariyla anlatan guzel bir roman. Bir pazar sabahi sahil yolu gibi yogun akici; yolda bazen sovuyoruz bazen de keyifli unsurlara denk geliyoruz.
Profile Image for Börteçine .
135 reviews
February 19, 2022
Sonunda Meliha'yı kötü kadın yapıp Necdet'i aklamak aaa cık. Bunun dışında klasik olmasına rağmen aşırı akıcı bir kitaptı. Bu zamana kadar edebiyat klasiği olarak okulda bile adının geçmemesine çok şaşırdım. Giriş kısmında yazarın hayatıyla ilgili bilgilerin yer alması ise çok hoşuma gitti.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for p*lin.
147 reviews
November 22, 2024
necdet birader az adam olaydın da kıza sevdiğini söyleseydin amk tamamen kendi hatası bütün bu yaşananlar mütezere ve melihaya çok ayıp ettin sonra drama queenlik yapıp kendini öldürmen çok komik açıkcası
This entire review has been hidden because of spoilers.
14 reviews1 follower
July 10, 2025
İnternet aracılığı ile keşfedip okuduğum ve aynı zamanda beğendiğim nadir kitaplardan biri. İnsanların psikolojilerini ele alış şekli olsun toplumun normları olsun güzel bir şekilde dizaynd edilmiş bir kitap.


SPOİLER!

Sonunun biraz duygusal ve normalde yaşanabileceğinden biraz daha olağanüstü şekilde bitmesi beni biraz hayal kırıklığına uğrattı.
Profile Image for Ahmet Kaya.
84 reviews
August 13, 2025
Aşk-ı Memnu'ya benzeyen bir hikayesi var. Bu tür kitaplar aslında tarzım değildir ama oldukça akıcı olduğunu söyleyebilirim. Özellikle Türk dizilerini sevenlerin bayılarak okuyacağını düşünüyorum. Türk hikaye anlatıcılığı son 150 yılda pek değişmemiş anlaşılan.
Profile Image for mert.
75 reviews3 followers
October 12, 2025
aşırı melankolik... bir o kadar da gerçekçilikten uzak.

bir anlamda "ölmüş bir kadının evrak-ı metrukiyesi"ne benziyor. lakin bunda anlatının odaklandığı şahıs bi erkek. pek tabii, erkek hezeyanlarını okudukça sinirlerim tepeme çıkıyor.
1 review
January 8, 2026
Bu kitabı okurken bu kadar ağlayacağımı düşünmemiştim. 2026’nın ilk kitabının bu kadar hüzünlü olması… Kitabın anlatımı çok hoşuma gitti. Bu tarz kitapları okurken betimlemeleriyle tüm kitabı aklımda canlandırmak inanılmaz zevk veriyor
Profile Image for merve yavrucu.
2 reviews
August 3, 2018
Aşkı ve imkansızlığı o kadar güzel anlatıyor ki bitirdikten sonra etkisinden çıkamıyorsunuz.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for KamiAMG.
4 reviews
June 9, 2022
çok beğendim beni çok duygulandırdı. her şey o kadar ince ve güzel detaylandırılıp tasvir edilmiş ki...
Profile Image for Hatice .
74 reviews2 followers
July 20, 2022
Dilini çok beğendim ama çok karamsar olduğu için 1 puanı ordan kırdım. Türk filmi tadında çok hoş, dili kibar, okuması zevkli.
Profile Image for Dogan.
26 reviews3 followers
March 15, 2025
İstanbul’ un çeşitli semtlerindeki köşklerde, hizmetçilerinin sağladığı konforun içinde aşk acısı çeken bir beyefendinin hikayesi
Profile Image for Cansu Varol.
225 reviews96 followers
June 6, 2025
Hüzünlü bir aşk hikayesi. 1890'lı yıllarda geçiyor.
Profile Image for salomé .
5 reviews
August 6, 2025
en sevdigim turk edebiyati romani oldu😭 meliha beni cok sinir etti ve necdete cok uzuldum💔
68 reviews3 followers
January 15, 2024
Yazar, karakterlerine derinlik katmayı başarması açısından dönemin kendisinden daha ünlü pek çok yazarından daha ileride olsa da kitabın çapkın bir erkeğin aşk kurbanına dönüşmesiyle bitmesi eserin değerini azaltan bir detay olarak göze çarpıyor. Kitaptaki karakterler elbette bu dönemdeki diğer yazarlarda olduğu gibi kendi arzularının peşinden gidip, sorumluluğu ise karşı tarafa atıyorlar. Bu eserde yine kadın karakterin erkekten daha sorunlu olduğunu görmekle birlikte, karakterlerin olay örgüsü içinde işlenişi ve erkeğin detaylı vicdan muhasebeleri eşitsizliğin çok fazla göze batmamasına yardımcı oldu.

Bu seri benim için edebi zevk duymaktan çok dönemin edebiyat anlayışını anlamak için okuduğum kitaplardan oluşuyor. Tanzimat döneminden başlayarak okuduğum kitapların çoğunun Osmanlı ve Batılılaşma ikilemini yüzeysel bir biçimde Batı düşmanlığı olarak yansıtması, kadınların daima en bayağı erkeğin bile anlayış seviyesinin altında değerlendirilmesi gibi sorunlara sahip olduğunu az çok herkes bilir. Buna rağmen içlerinde samimi toplum eleştirisi olan ve kadını kendi hayatının kontrolünde olmaya yetkili bulan az sayıda kitap, tüm kitapların okunmasına değer. Bu kitabı her iki kategoriye de tam olarak sokamam, bu nedenle üç yıldız verdim.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Miss Öykü .
168 reviews
May 14, 2016
Klasik bir Servet-i Fünun romanından ne beklenirse hepsini veriyordu. Ayrıca Eylül'e de oldukça benziyordu.
Profile Image for Büşra.
28 reviews
August 4, 2024
bu eseri okuduğum için çok mutluyum harika bir romandı
Displaying 1 - 30 of 31 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.