Jump to ratings and reviews
Rate this book

Güzel Yazı Defteri

Rate this book
Tomris Uyar'ın son öykü kitabı; 'Güzel Yazı Defteri'

Tomris Uyar'dan, ilişkilerdeki tutku ve kopuşu, birlikte ve ayrı ayrı yaşanmış yılların biriktirdiklerini ele alan, çoksesli bir kitap. Dostluğun, aşkın ve ihanetin yıllar içinde biriken öyküsü: Bir içki masasına doğru, önce yavaş yavaş, ardından hızla devinen bir uzun öykü. Güzel Yazı Defteri Tomris Uyar'ın son yapıtı. Ali Arif Ersen, bu yapıta özel resimlerle Uyar'ın diline eşlik ediyor.

2004 yılında YKY'nin İzdüşümler dizisine özel bir boy ve tasarımla çıkan kitap bu kez Tomris Uyar kitapları arasında yerini alıyor.
(Tanıtım Bülteninden)

64 pages, Paperback

First published January 1, 2002

1 person is currently reading
107 people want to read

About the author

Tomris Uyar

88 books194 followers
Türk öykü yazarı ve çevirmen. İngiliz Kız Ortaokulu'nda, şimdiki adı Robert Kolej olan Arnavutköy Amerikan Kız Koleji'nde eğitim gördü (1961). İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'ne bağlı Gazetecilik Enstitüsü'nü bitirdi (1963).

Papirüs dergisi kurucularından olan Uyar’ın deneme, eleştiri ve kitap tanıtma yazıları Yeni Dergi, Soyut, Varlık gibi dönemin belli başlı dergilerinde yayımlandı. On öykü derlemesinden Yürekte Bukağı ile 1979, Yaza Yolculuk ile 1986 Sait Faik Hikâye Armağanı’nı kazandı. 60’ı aşkın çevirisi kitaplaşan Uyar’ın günlükleri, “Gündökümü” genel başlığı altında, yayımlandı. Yürekte Bukağı ve Yaza Yolculuk öykü kitapları ile Sait Faik Hikâye Armağanı’nı aldı.

Tomris Uyar, şair Turgut Uyar ile evlidir ve Hayri Turgut Uyar isimli, İTÜ'de öğretim görevlisi bir oğulları vardır. 2003 yılında kanser nedeniyle vefat eden yazarın kabri Zincirlikuyu Mezarlığı'ndadır.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
30 (21%)
4 stars
55 (40%)
3 stars
39 (28%)
2 stars
10 (7%)
1 star
3 (2%)
Displaying 1 - 13 of 13 reviews
Profile Image for Cemre.
726 reviews570 followers
July 30, 2019
Tomris Uyar'ın son öykü kitabı Güzel Yazı Defteri. Henüz okumadığım öyküleri olsa da son olduğunu bildiğimden yavaş yavaş okumak istedim; fakat bunda pek başarılı olamadım.

Uyar'ın öykülerini okurken hep o öykülerle özdeşleşebilecek mevsimleri ya da günün belirli saatlerini düşünürken buluyorum kendimi. Bu kitabındaki öykülerin bende hissettirdiği mevsim ise kış oldu. Sanırım kitapta yer alan bir öyküdeki şu cümlelerin de etkisi oldu:
"Kış dendi mi: tren.
Buğulu vagon pencerelerinden akan mavimsi beyazlık.
Karın sıcak, kalın yorganı.
"

Öykülere gelirsem... Aslında öyküler birbiriyle bağlantılı. Bir arkadaş grubundaki kimseleri tek tek anlatmış Uyar. Tabii ki yine insanın içine işleyen bir şekilde...

Ayrıca kitapta Ali Arif Ersen'in resimlerine de yer verilmiş.

Büyük bir zevkle okudum!
Profile Image for Şeyma Reyhan Gözen.
Author 2 books10 followers
October 4, 2020
"Yazarken dünyayı bir anlığına değiştirebilirken, geçmişinizi bir santim yerinden oynatamıyorsunuz..."
Tomris Uyar
Profile Image for Bilgen.
243 reviews17 followers
May 26, 2021
tomris uyarın son kitabıymış meğer... uzun bir öykü kitabı. mevsimler ve duygular o kadar iç içe ve tanıdık ki. çok sevdim. yazarın diğer kitaplarını da okumak isterim. keşke pek çok kişi okumuş olsa da italik harflerle yazılan karakterin kimliği hakkında konuşabilsek...kim olduğunu merak ettim.
“ su, kurşun renginde artık. gökteki karalık, bir leke gibi düşüyor yaz günü resmine: eylül.”
“...kar, bir mola vermiş hayata. yolcular da kendi yaşamlarına bir süre mola vermişler zaten.” ne doğru bi tespit:) yolculuk hayata da bir mola gibidir, insanı hüzünlendirir hakikaten.
Profile Image for özge mö.
27 reviews2 followers
Read
June 25, 2015
“- O tür bir birliktelikte senden neler isteyeceğimi kestiremezsin.

-Ne sözgelimi ? Kenan bir kahkaha attı.

-Seni. Oysa seni hep dışardan sevmek isterdim öyle…”

Güzinin dudakları titremeye başlamıştı.

-Biraz çabuk olalımda masamızı kapmasınlar, dedi Kenan.

Sonra eğildi, onu omuzlarından kavradı, sıkı sıkı göğsüne bastırdı, soluğunu içine çekti.

“Sıradan bir yaz gecesini karartacak güç de var onda, ışıldatacak güç de. “



“ortak bir dilimiz yokmuş.”
Profile Image for Beril Heral.
202 reviews105 followers
July 16, 2024
a failed attempt to dig into turkish literature
Profile Image for Aylin Alpustun.
121 reviews5 followers
June 30, 2023
Kitabı Tomris Uyar yazığı ve Ali Arif Ersen’in kitap için özel olarak çizdiği resimler için aldım.
Bana hikayeler çok sığ geldi, liseli aşıkların basit aşkları gibi. Kim bilir belki de aşk yaş kaç olursa olsun hep aynı duyguları kamçılıyordur.

Bol bol karakter var kitapta…

Genç yaşta üniversiteden emekli olup kitap yazmak için köy kasabasına kapanan Kenan

Bağımsızlığına çok düşkün, Kenan’ı hep çok seven ama evlenmeyi göze alamayan Güzin

Yine üniversiteden ayrılan, ne teşekkür eden, ne hal hatır soran Bülent

Paraya düşkün Olcay

Sosyoloji okuyup reklam ajansında çalışan Sema

Bir zamanlar adliyede katiplik yapıp şimdilerde lotaryacılık yapan İsmet

Her ilişki biriciktir ama bu karakterler bende derin hisler bırakmadı, hatta hiç bir duygu da bırakmadı diyebilirim.

Son olarak da kitaptan bir cümle bence çok iyi bir özet:

“Kitap onu çevresinden koparıp alacak kadar usta-işi değildi”
Profile Image for Alper Uyumaz.
101 reviews2 followers
March 29, 2022
Tek öyküden oluşan ve karakterler olarak bölümlere ayrılan akıcı.. her karakteri beni benden alan, içten hissettiren ve içerisinde ki resimler ile büyüleyen nadir kitaplardan birisi. Tomris Uyar'ın her ne kadar çevirilerini bilsem de öykücü tarafı da muazzam. Tabi Papirüs Dergisi ve kendisinin denemelerini unutmamak lazım. Gelelim öyküde ki karakterlere Güzin, Olcay, Bülent, Kenan ve Sema.. Öykü bir yazlık bir yerde kumsalın kenarında ilerlemeye başlıyor. Soğuk bir deniz ve insanın her zerresine yapışan kumlar. İçkiler, sigaralar gırla gidiyor.. Sohbetler ise içki ve sigaranın hammaddesi gibi.. Arada çıkan hafif bir esinti güzelliğin habercisi.
Profile Image for ahmet berk duman.
36 reviews4 followers
October 3, 2025
“Eskiden viski çıkardı lotaryadan, 80’lere doğru piyasada zor bulunan maddeler (diyelim kahve, sigara v.b.) çıkmaya başladı.
Müşterilerin artan ilgisizliğini alt etmek amacıyla “yardım paketi” kapsamına giren ödüller hazırlandı: Bir paket taze kahve, çay, bir tavuk, üç sigara gibi. Viski ya da Rus votkası yerine temel gıda maddeleri konması (çok düşük fiyata gelse bile) katılanların sayısını arttırmadı. Kumarbazlığın en önemli özelliği, kazanma heyecanı, ucuza kapatma hırsına hiç benzemiyordu. Bunu lotaryacılarla müşteriler kadar ortayaşlı kadın da anlamıştı: İsmet’ten yeni defterleri istemedi, üç ay beklemesine gerek kalmasa da. (Yeni oyuncu, çıkınını almayı unutmazdı ki.)
Elindeki defter, sonunculardan. Müşterilerden çoğunun adlarını bilmiyor ama yüzlerini tanır görse. Şu anda bir tren penceresinden karda güçlükle seçilen yerleşik karaltılar değil onlar, yağmurla yıkanmış meyhane camlarından şöyle bir görünen bulanık, silik ama ezberlenmiş yüzler. Kaygıyı, aşkı, bağışlamayı, gulümsemeyi erken yaşta öğrenmiş birine kentli olmayı öğreten, onunla aynı mekânları, aynı sokakları, aynı saatleri paylaşmış akraba yabancılar: garsonlar, eski bakanlar, elektrik tamircileri, avukatlar, aşçılar, marangozlar, berberler, kumarbaz iş adamları, doktorlar. Kentin pasajlarını yurt edinmiş uyumsuzlar: meslekleri ne olursa olsun.

“İşte Arif bey (Arzu)daymış, Vahap bey (Neşe)deymiş her zamanki gibi. Önce iki numara kapatmış. Geç saatlerde yarım sayfayı kapattığına göre epey içmiş, imzasından belli.
Kutsi (Hoşgör)de, Özen (Deniz)de, Yaşar bey (İmroz)da, Cavit (Huzur)daymış. Rahmi, bütün lotaryalara (Pavyon)da katılmış.
Şu son gün nasıl bir gündü acaba?
Portakallarla mandalinaların köşeleri tuttuğu, içli kokularıyla midye tava, kokoreç, kebap kokularını bastırdıkları bir gün mü bu? Yoksa gelenlerin masaya caneriği getirdikleri bir bahar akşamı mı?
Neşe’nin orta masasındakiler uğramamış o gün - kendisi de. (Zaten onlar İsmet' in hatırı için katılırlardı lotaryaya.)

“Sonra bu orta masa geleneği Yakup’ta sürdü. O masaya kimlerin oturacağı belliydi. Kimin ne içeceği, kimin çabuk kalkacağı, kimin ille hır çıkaracağı da.
Belki de o yüzden herkes, kendisinden beklendiği gibi davranmakla kimseyi kırmış olmuyordu. Arasıra güne gölge düşüren sitemler, tartışmalar, düpedüz aşağılamaya dönüşen takılmalar kısa sürede unutuluyordu.
Ertesi gün. Yarın.
Yarın vardı nasılsa, yeniydi.
Şimdi geçmiş zaman olan bir yarın. Bir uykuluk bir mola.

“Sabahla vagon canlanmıştı: mızmızlanan çocuklar, tersleyen büyükler, yemekli vagona gidenler, kahvaltıda bir şeyler atıştıranlar, birbirlerine kaç dakika ya da kaç kilometre kaldığını soranlar, kondüktöre danışanlar, kapının her açılışında dönüp bakanlar, ilk fırsatta yol arkadaşlarının işini-gücünü, öğrenim durumunu, ailesini, çalışıp çalışmadığını öğrenmeye çabalayanlar. Televizyon dizilerinden söz edenler, eğlence dünyasının ünlülerini çekiştirenler. Artık hiç susmayanlar. Konuşmalara katılmayan, hele kitap okuyanları kuşkuyla süzenler. Bir kere bile camdan dışarı bakmayanlar: mola bitti.
Donuk günes içeri ılık, tozlu bir ışın demeti uzatmıştı. Dışarda, düzlüğe indikten sonra seyrelen tek tük kar taneleri uçuşuyordu.

“Şu anda Balıkpazarı’nda olmak var. (Bunca yolu geri dönmek için mi almıştı yani? Güzel Yazı Defteri'nin kılavuzluğunda?)

“Şu anda Balıkpazarı’nda olmak var. Birkaç kadeh konyak içmek sonra kendisine tek başınalığı, daha doğrusu kendine yetmeyi öğreten bu yüzleri kutsamak. Sayfalar dağılmış şu defterdeki çoğu ölmüş, birçoğu unutulmuş adı rüzgâra saçmak, sonra usulca, çok usulca, belki bir sigara yakarak onların kış ortasında bir yaprak tipisi gibi Beyoğlu kaldırımlarına yağmasını seyretmek.”
.
.
Tomris Uyar; “Bütün Öyküleri” - “Güzel Yazı Defteri”, İstanbul: Yapı Kredi Yayınları/YKY, İkinci Basım, Mart 2017, Sayfa: 913-5.
-
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Renklikalem.
553 reviews182 followers
May 4, 2023
İlk Tomris Uyar okumam bu çiçek gibi kitap oldu. Aslında tek bir öykünün karakterleri üzerinden ayrı ayrı mini öyküler kurgulamış Tomris Uyar. Bir oturuşta okuyabileceğiniz, tatlı-acı tuhaf bir tat bırakan, çok gerçek hissettiren karakterleriyle kendi kendini okutacak Güzel Yazı Defteri’ni okumanızı tavsiye ederim.
Profile Image for Alphan Lodi.
340 reviews2 followers
August 22, 2025
Şu anda Balıkpazarı’nda olmak var. Birkaç kadeh konyak içmek sonra kendisine tek başınalığı, daha doğrusu kendine yetmeyi öğreten bu yüzleri kutsamak. Sayfaları dağılmış şu defterdeki çoğu ölmüş, birçoğu unutulmuş adı rüzgâra saçmak, sonra usulca, belki bir sigara yakarak onların kış ortasında bir yaprak tipisi gibi Beyoğlu kaldırımlarına yağmasını seyretmek.
Displaying 1 - 13 of 13 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.