Pek sevdim, ne cana yakin, ne şen, ne naif bir kitap. orta kisimlari saha raporu tadinda olup biraz baydiysa da, pek cok bilgi aldim, hatta bu konuda daha cok okuyup bilgilenmem gerektigini fark ettim. yazarin bozkir sevgisi oyle hosuma gitti ki, ne icten aktarmis...
Babamın kitaplığında çocukluğumdan bu yana durup bana göz kırpan bir kitaptan söz ediyorum. Nihayet elime alıp okumama neden olan şey biraz da Enis Batur'un Hikmet Birand için Türkçenin büyük ustası diye söz etmesi ve bu kitabı ile bir diğer kitabı hakkında da başyapıt nitelemesinde bulunması olmuştur.
Hikmet Birand bitki sosyolojisi üzerine çığır açmış, öncülük etmiş önemli bir cumhuriyet dönemi bilim insanı. Ziraat Mühendisi. Aslında kitapta bahsedilenler ve bahsedilme yöntemi gayet güzel. Bir insan ve Ankara'da yaşayan bir ağaç sohbet ediyorlar; ağaç, sorulan sorulara bilgilendirici, ayrıntılı yanıtlar veriyor. Yerkürede bitki yaşamı nasıl başladı, nasıl sürdü, toprak nasıl oluştu, toprak türleri, bitki örtüsü türleri, çiçekler, döllenmeler, vs.. Kitap bitip kapağını kapattığımızda kuşkusuz tüm aktarılanlar tüm detaylarıyla kafamızda yer etmeyecektir ama bir bilinç oluşturacaktır diye düşünüyorum.
Son olarak şunu belirteyim; elimdeki baskı İş Bankası'nın değil, 1983 yılında Örgün Basımevi tarafından yayınlanmış sürümüdür ama kitap adı o sürümde farklı geçtiği için buraya ekletmedim. Bendeki baskı çocuk yayınları dizisi içinde çıkmış ama bırakın çocukları, yetişkinler için bile konsantrasyonu dağıtmaya meyilli, odaklanmakta zorluk yaşanabilecek düzeyde ayrıntılara denk gelinebiliyor sıkça.
Yarım yüzyıl önce kaleme alınmış, içten bir anlatımla doğanın mucizevi işleyişine ışık tutan bir kitap. Çevreye, ağaçlara, birlikteliğe, dayanışmaya saygı duyan herkes tarafından okunması gereken bir kitap. Hikmet Hoca'nın toprağı bol olsun.
Doğaya sadece manzara olarak bakanlara, toprak nedir kaç milyon senede oluşmuş, ağaç nedir ot nedir diye sabırla anlatan bir kitap. Bunları okuyan okuyucu; erozyon, yanlış tarım ve hayvancılık ile çoraklaşan coğrafyamız hakkında daha da beter üzülecektir. On yıllarca Anadolu'yu karış karış gezmiş Hikmet Birand'ın bu eseri, doğa bilinci ve sevgisi uyandırmak için okullarda okutulmalı diye düşünüyorum.
Okurken çokça zorlansam ve her şeyi hafızamda tutamasam da ülkemizin ormanları ve bitkileri ile ilgili bir çok şey öğrendiğim bir kitap. Keşke herkes okusa da bizim memlekette neden ağaçları korumalıyız anlasa.