Jump to ratings and reviews
Rate this book

Hercai #1

Hercai

Rate this book
Her şey, zamansız bir ölüm yüzünden başladı.

Bu ölüm beraberinde, körpe bir yüreğe öfke ve kin getirdi. Aradan uzun, çok uzun yıllar geçti. Genç bir adamın kalbi ve ruhu birbirinden harap duygularla, acımasızca perçinlendi. Öyle ki, bu hissiyatlar onu uçurumun kenarına sürükleyebilecek kadar tehlikeli hale gelmişti.

Yaralı bir mazinin ona bıraktığı en acı hatıra, yüreğinden tüm merhameti söküp atmasına neden oldu. Kara bir kilit vurup derin dehlizlere kapattı vicdanının çığlık çığlığa haykıran sesini. Merhameti ne zaman isyan etse, hep o anı hatırladı. Gözüne uyku girmeyen kara bir gecenin sonunda, akla zarar bir karar aldı!
Ait olduğu topraklara gitmeye karar verdi genç adam. Çünkü her şey orada başlayacaktı, yıllar önce orada bittiği gibi...

Ve Miran Karaman!

Kusursuzca hazırladığı planla, ant içtiği intikamını almak için hazırdı. Yüreğinde kor bir öfke, dilinde kahrolası bir yemin vardı. Şimdi vakit, ödeşmeyi arzulayan deli yüreğini susturma vaktiydi. İçindeki öfkenin bir nebze soğuması için masum bir can yakacaktı... O can kim mi?

- Reyyan Şanoğlu!

*Geceye bir selamım var. Andım olsun ki, adımı ezberleyecek bu şehir!*

432 pages, Paperback

Published April 25, 2017

141 people are currently reading
2470 people want to read

About the author

Sümeyye Koç

12 books113 followers

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
199 (39%)
4 stars
94 (18%)
3 stars
87 (17%)
2 stars
62 (12%)
1 star
60 (11%)
Displaying 1 - 30 of 36 reviews
Profile Image for Oguz Akturk.
290 reviews750 followers
September 11, 2022
YouTube kanalımda Sümeyye Koç'u ve Hercai kitabını okumadan ölebilirsiniz dedim: https://youtu.be/2Ia6xxuNANg

Belaya hazır olun, hem de çifte belaya,
Dünyayı yozlaşmaktan korumak için,
Tüm okurları kendi yayınevleri altında toplayana,
Başkası adına utanmayı yıldızlara sıçratana kadar...
Hercai, Sümeyye Koç...
Cringe Edebiyat Takımı her zaman ışık hızında hareket eder.
Ya Epsilon Yayınevi'ne itaat edin ya da teslim olun...


Goodreads'de binlerce gösterim sayısıyla okurlar tarafından en çok görüntülenen kitaplardan biri olan ve bu sayıyla birlikte Tokat, Zonguldak, Kütahya ve Çanakkale gibi pek çok ilimizin nüfusunu ve Oğuz Atay'ın bütün kitaplarının toplam gösterim sayısını tek başına geçen bir kitaba konuk oluyoruz bugün, toplaşın...

Aslında bu incelemede farklı bir şey yapacağız arkadaşlar. Çünkü bugüne kadar başkası adına hep beraber utandığımız ve insanları çayla, Mevlana'yla, semaverlerle ve semazenlerle kandıran Elif Gibi Sevmek 1, Posta Kutusundaki Mızıka ve Sabah Uykum gibi kitaplardan çok daha masum bir kitap var karşımızda, onun adı: Hercai!

Yunan mitolojisini en kötü kullanan milletlerden biri olduğumuzu biliyorsunuz. Mesela Hercai kitabı da Yunan alfabesindeki bir harf olan Epsilon Yayınevi'nden basılmış. Yani Pegasus, Olympos ve Epsilon gibi Yunanlara ait olan şeyleri en kötü kullanan millet olarak bir tek bu yayınevlerini Yunanistan'a iteleyemiyoruz. Bu da bizim ayıbımız olsun... Neyse, biz yazara ve kitaba geçelim.

Sanat tarihi okuyup mezun olduktan sonra ülkesinin işsizlik istatistiğine katkı sağlayacağını bilen genç yazarımız, gelecekte tanzim kuyruklarına girmeyi hiç istemeyen Sümeyye Koç'tur. Bir gün bir kitap yazma kararı alır. Hatta sayın Koç, bunun üstüne: "Yazmaya yeteneğim olduğunu Hercai’ye kadar fark etmedim." der. Hatta kitap yazılıp yayımlandıktan sonra da şunları söyler:
"Herkesin dilinde, elinde Hercai var. Bindiğim otobüslerde birkaç kez, insanların benim hakkımda, Hercai hakkında konuştuklarına şahit oldum."

Valla ben bugüne dek o kadar otobüse bindim, o kadar kişiyle konuştum... Kimsenin dilinde ya da elinde Hercai yoktu. Epsilon Yayınevi'nin istihbarat bölümü, halkın içinden Hercai kitabının verilerini toplamak için bir ajanlık faaliyeti mi başlattı anlamış değilim. Sanırım bir yerlerde insanlara mavi hap-kırmızı hap sorusu gibi Suç ve Ceza mı Hercai mi sorusu soruluyor. Deep Web'in internet dünyasında daha büyük yer kaplaması gibi biz de edebiyat dünyasının Deep Web'i olan Hercai kitabını okuyanları göremiyoruz belli ki...

Tipik bir ikizler burcu erkeği olma özelliğindeki dengesiz Miran, intikam arayışındadır, bunun için Reyyan'ı kafalamak ister. Neredeyse her gün Reyyan'ı "send nude" minvalindeki davranışlarıyla etkisi altına almaya çalışan Miran, Reyyan'dan sürekli "evlenmeden olmaz" cevabını ala ala fıttırmaya başlar. Hatta kitabın başında da düşmanı Joker'den intikam almaya çalışan Batman'ın Gotham City'nin gökyüzüne kendi logosunu yansıtması gibi şunları der:

"Andım olsun ki, adımı ezberleyecek bu şehir. Benden çaldığı ne varsa, söke söke, acıta acıta geri alacağım!” (s. 9)

Olay örgüsünün Afrika modeli saç örgüsünden daha karışık olmadığı bu kitapta tabii ki de her zamanki gibi hatunların efendi adam yerine piç olanı tercih etmesi vardır. Azat bir köşeden Reyyan'a bakarken, genetik üstünlüğünün keyfini çıkaran Miran, Karadeniz'in rengi misali mavi gözleriyle Reyyan'ın kalbini çoktan kazanmıştır.

Şimdi, kitabın konusu dışında birkaç şeyden bahsetmem gerek. Bu kitaba 2 puan verdim, peki neden 2 puan verdim? Çünkü bu kitap insanları çayla, muhafazakar edebiyatıyla ya da semazenlerle kandırmaya çalışmıyor. Kendi içinde insanların gayet de kulağa mantıklı gelen ilişkilerinden oluşan düz bir aşk hikayesi. O yüzden Posta Kutusundaki Mızıka, Elif Gibi Sevmek, Sabah Uykum, Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku gibi kitaplara 1 puan falan vermişken Hercai kitabına 2 puan vermek, benden beklemediğiniz bir şey olduğunu bildiğim halde doğal bir puanlama olacak. Çünkü insanları kandıran ve kalplerini boşaltan bahsettiğim diğer kitaplardansa bu kitabın öyle bir amacı yok, bu kitap diğerlerinden çok daha masum.

Yazarın gelişmeye çok açık olduğunu düşünüyorum aslında. Fakat sadece 10 sayfada anlatılabilecek bir hikayenin 432 sayfada anlatılması, belki "sınavda kağıdımı dolu göstermek istiyorum"culuğuna yorulabilir. Ayrıca böyle dümdüz bir hikayeden, daha şimdiden 40 bölüm dizi yapmak da bence Hollywood'un bizi kıskanması gereken bir ticari meta örneği diyebiliriz. How I Meet Your Mother'daki Robin-Ted-Barney üçlüsünün Reyyan-Miran-Azat üçlüsünden öğreneceği çok şeyin olduğunu düşünüyorum.

Son bir sitemim, yazarın bir röportajında dediği şu sözler üzerine:
"Popülerlik gelip geçici bir şey aslında, esas kalıcı olan yaptığımız işler, bıraktığımız eserler. Maddi anlamda da epey rahatladım. Hayallerimi gerçekleştirebilecek paraya sahibim."

Maddi anlamda epey rahatlayan Sümeyye Koç'a karşılık, Oğuz Atay'ın Goodreads'deki 7 kitabının toplam gösterim sayısının tek bir Hercai kitabının gösterim sayısına erişememiş olması, Robert Musil, Tolstoy ve Ahmet Hamdi Tanpınar gibi yazarların açlık ve borçlar içinde ölmesi de biz okurların ayıbı olsun.
Profile Image for Seyma.
875 reviews
July 28, 2020
Miran:İntikam ateşiyle yanıyorum o adamın kızını kullanarak mahvedicem onları nihahaha

İntikam alınmıştır...

Yine Miran:O değilde ben bu kıza aşık olmuşum aşkımdan kudurcam gidip özür diliyim

Reyyan:Ölsem affetmem seni ve yaptıklarını

Miran:Bir iki damla gözyaşı ühühüh beni affet seni çok seviyorum

Reyyan:Lanet olsun senin gibi adama sana olan sevgimden vazgeçemiyorum

The end...

Sırf merakımdan başladım ağlaya ağlaya bitirdim bir de ikinci kitap çıktı yok arkadaş okuyamam o kadar da değil :(
Profile Image for trestitia ⵊⵊⵊ deamorski.
1,552 reviews456 followers
July 17, 2019

bu yorumu serinin tamamı için birleşik yazıyorum, evet atlayarak okudum.




EY ALL THE SINGLE KIZ KURULARI!
- ben farklı veya sağlam yazılmışsa klişe sever miyim?
- içimde engellenemez bir arabesque var mı?
- alaturka iyi yazılırsa sever miyim?
- düştüğüm beylerin genel özellikleri arasında sikimsonik nedenlerden dolayı yaralı, kalın kafalı, kontrol manyağı, sevdiceğini üzen, hödük, kaba, takıntılı, sevdiceğini üzen, bağırıp çağıran, aşşırı kıskanç, alfa, sevdiceğini üzen, kibirli, ben merkezci, geçimsiz, sevdiceğini üzen, patronluk taslayan, inatçı, sinirli, diken üstünde, sevdiceğini üzen, bi öyle bi böyle, zalım, küstah... bunlardan bir, birkaçı veya tamamı var mı?



ama bu bi başka. ben bi çoklarının aksine, gençlerin yazmalarına karşı değilim. benim ayar olduğum nokta herkesin copy paste yazmaya çalışması, badboy furyası mesela. ya da best sellerları düşünün yurtdışındaki, hala herkeste bir E.L. James olma çabası. Benim şeye de lafım yok; yok doğu yazılmış, yok entrika yazılmış. Romance da olsa hikaye her yerdedir, yeri gelir Oasis (2002) gibi bir film izlersiniz ve bildiklerinizi unutursunuz. yani kısacası abartıya (mübalağa yapılmıyorsa), taklitlere gelemiyorum. ki nereye kadar farklı bişi atabilirsin iki bin on dokuz yıldır dünyadayız farklı olsun diye diye gang-bangleri romance saymaya başladık.

şimdi geliyorum probleme;
klişe ayrı kurgu tekrarı başka bir şey. müthiş bir örnek vereyim, miran vuruluyor, ölüyor sanıyoruz, ama abartılı yerde yatarken veda etmeler, onun başında çırpınan bir kadın... halbuki çelik yelek var. veya bi önceki vurulmasında (gerçekten vuruluyor) miran'ı bi türlü affedemeyen reyyan da yokluğun acısıyla affetmiş oldu falan... yavrum bunlar yapıldı, muhtemelen hindistan nüfusundan fazla kez.

romance mı yazıyorsun şiir mi? böyle minik minik tatlış şeylerden bahsetmiyorum karakterin birbirine dediği. iki kişi birbirine aşık, kavga ediyorlar, elli kelimelik şiir gibi konuşmaz. ha mecaz kullanabilir, benzetme yapabilir, kanattın kalbimi diyebilir, kanadımı kırdın diyebilir de kurban olayım kafiyeli, secili, söz sanatlarının havada uçuştuğu durum başka bir şey. bi de 3 nokta koymuyor musunuz sonuna of bileklerimi kesesim geliyor.

şimdi bunu yabancı yazarların da çoğunun beceremediği alaturkalık-arabesklik-demodeliğe gelelim. hala seveni var, küçük dokunuşlu işleri ben de seviyorum (müslüm filmine 3 kere gittim tartışmayın benle) lakin abartmayın; doğru bunun bi ölçütü yok, yaşa da bağlı değil. ki böyle hissetmemize neden olan yazım biçiminiz; yukarıda dediğim şeyler. buna bir de aşırılaştırılmış dramlar, sündürülmüş diyaloglar, asla çözüme kavuşmayan silsileler... YAPMAYIN.



karakter yaratmıyorsunuz. diyosunuz ki şerefsiz bi bey olsun nasıl olursa olsun, kırsın döksün sonra ölüyom aşık oldum desin konu kapansın. bunun kadın eziliyor kadın silik gösteriliyor falan gibi sikko feminizme bağlayacak değilim. herkes güçlü kadın olmak zorunda değil, güçlü olmak da hep diretmek demek değil. dik başlılıkla dik duruşluluk arasında büyük çizgi var. keza kadın illa büyük şovlar veya müthiş sözler veya kanıtlanmasını hareketlerle isteyen olmak zorunda da değil. adam karşısına geçer, ağlar, seviyorum, pişmanım der konu kapanır. olabilir size ne aile ve sosyal politikalar bakanı mısınız? AMA ben bir kitabı okuduğumda yan karakterleri hadi siktir ettim ne kadın ne erkek ana karakter mümkünse karakter olsun, başka binlercesinin klonu değil. elbette benzeyecek, benzemeli, ama kendine has olsun. sallıyorum şu an, kızı kolundan tutmuş sürüklerken mesela öfkeden burnundan solumasındansa manyak gibi kahkaha atsın mesela çünkü sakin sakin cennetteymişçesine gülümseyen de yapıldı.

benim için en en en en en eeeeeeeeeeeeen zoru bu ağdalı, sözde edebi zorlama dil oldu, oluyor ve olmakta. ben ki aşüfteler aşüftesiyim, ölür biterim beylik laflara, romantik sözlere ama kitabın önüne geçmesin rica ediyorum. dediğim gibi seveni de var; ama bence yanlış. "yürek sızım" mı dedin (ki müthiş), bitti gitti taam yether aq.
HA ŞU YANILGIYA DA DÜŞMEYİN, Mardin'den çıkan karakterlerin California'daymışçasına konuşmasını falan bekleyemezsiniz.

Durun for example vereyim
“Suskunluğum kefenim olacak gibi... Öyle büyük bir korku var yüreğimde. Sanki bir gece kıyamet bizim için kopacak. Büyük bir yangın çıkacak. Ama bu sefer sadece ben değil, hepimiz yanacağız!”
VEYA HER BÖLÜM BAŞI YAZILAN BEYLİKLER...............................
“Yağmura karışan toprak kokusu, yaşama bile yüz çevirten, yâr kokusu… Bu gece, ağlıyordu bu şehir. Haykıra Haykıra… Ah İstanbul! Kim için yanıyorsun böyle? Kim için ağlıyor, sızlıyorsun delicesine? Koskoca şehrin, ıssız kalabalığı… Her biri farklı dertlerin koynunda sabahlayan, bambaşka acıların eteğinde kavrulan… Aslında birbirinden hiçbir farkı olmayan insanlara, aslında hiçbiri, birbirinin aynısı olmayan insanlara ağlıyordu bu gece İstanbul… Herkes için dökerken eteğindeki taşları, biraz Miran için ama en çok da Reyyan için ağlıyordu!”
VEYA
“Merhaba dersin, merhaba ey vicdan yarası. Selam olsun sana, yüreğimi kanatan merhamet yanığı. Tükenmeyen ihanetlere, sonu gelmeyen tüm kalp sancılarına, ömrünü pişmanlığın kor avuçlarına peyda edenlere selam olsun!”

SORUYORUM BUNA GEREK VAR MI? HATTA BUNU İTALİK YAZMAYA GEREK VAR MI? bu ara ara yapılabilir ona da hadi neyse de durma durmadan 3 lafın 5'i de böyle olmaz ki be gülüm.

şu "be" kelimesini de kullanıp durmayın (sorry asfasdf), bayat. ve allah razısı için tekrar uyarıyorum her beylik lafın sonuna üç nokta koymayın.

hikaye genel olarak eh, anlatışı-kalemi korkunç kötü, gözlerim beddua etti bana.



ha seveni var mı, manyak gibi (zaten bu latin amerikalılar, ispanyollar, israilliler taam keko da isveçlileri ya da fransızları falan anlamıyorum ben asdfafad)

peki dizi?
allah belamı verdi.
bu arada da dizi kitapla çok da paralel gitmiyor ama dizi de korkunç. daha izlemedim bi iki sahne izleyip tumblrda gif paylaşığ duruyorum.
ama
ama
AMA

Mirancım SEN NASI bi BEYSİN.
adam zaten muazzam bi de bunu alıp tüm fetişlerimin içine sokmaya ne hakkınız var adfadfadfas :(
vitale'den beridir böyle düşmedim ben.
hayır bi de adam sürekli gözyaşı döküyor aq vallahi kesicem kendimi;;; kadın-erkek ağladığında gözlerinin çevresi pembeleşen biriyse ona düşülür aksini düşünen aseksüeldir asdflkf :(
zaten şrfszin teki üstüne bi de bu öfkesi, bu hödüklüğü dağlar oy oy
şöyle de bi gerçek var gerçek hayatta ben doğu erkeğine düşüyorum afdafsdfasd (genel kültür; ) daha görülmemiştir batılı seveyim.
doğulu insanlara kaba falan dediğim düşünülmesin ola ki dedim seviyorum zaten. doğu kültürü daha yakın bana batıdan veya yaşam biçimleri; inanması güç ama evet. (böyle deyince üstüme kuma gelse bayılırım sanıyosunuz ama şimdi size ikinci bi kültür dersi veremem)
italyanlara bakıyorum orda da doğuluya benzeyenleri seviyorum.
yani adam italyanımsı bir doğulu havası var inkar eden delidir adamın hatları yeter.
tüm sebep akın akınözü'nün Miran tiplemesi yüzünden yani akın akınözü de değil.



oy yiğidim kıyamam :(
HAVA OLAYIM iç çek beni asdfasdfadsfasd

ataerkil toplumda köle olmaya mahkumum
xoxoxo
iko
Profile Image for Dana Al-Basha |  دانة الباشا.
2,369 reviews998 followers
to-buy
May 19, 2019
I'm watching the series and I'm addicted! Episode 8 is not out yet. The series reminds me a lot of a Mexican soap opera (Telenovela) titled Guadalupe, that was back in 1993 and it was a hit show. Must read the novel.



Thank God for Google translate! I'm translating the book and reading it, the story is nothing like the tv series so far, I was hoping to know what might happen next but I don't think it will help.



Many things are different like, Miran has blue eyes in the book, Hazar is evil to Reyyan, she knows he is her step-dad, Gönül is not related to Miran but they are married, Cihan is very kind to Reyyan, Yaren is not mean and her name is Havin, there are no Gül or grandpa.

Profile Image for moi, k.y.a..
2,104 reviews383 followers
May 5, 2019
Ayy bu ne be!
keyifle kitp bile gömemiyorum resmen. :(
dizi yüzünden gereksizce hakkında bilgi sahibi olunca hiç böyle üstüne konuşasım gelmedi. Hevesim aşırı kursağımda kaldı. En kısa sürede siz şöyle hakkıyla bir gömme bulacağım ben, söz!
Kimse, hiçbir kuvvet bizi bu eğlenceden mahrum edemeyecek o zaman!
Profile Image for Alejandra.
293 reviews51 followers
April 12, 2020
Este libro es muy malo. Yo no encontré por ningún lado el profundo amor de Miran por Reyyan, ni siquiera cuando se supone que ya se ha arrepentido del daño que ha hecho.
Al contrario, me parece un personaje perverso, carente de sentimientos, frío e insensible. Es un imbécil, literalmente. Y la actitud de Reyyan en el libro tampoco me gustó, le falta personalidad, decisión. Reyyan es mucho más fuerte y posee más carisma en la serie.
La verdad es que la serie de TV es mucho mejor que el libro con diferencia.
Profile Image for Priss Reyes.
185 reviews2 followers
November 13, 2019
description

Por fin tuve el tiempo de leer el libro en el que está basada mi serie favorita del 2019, y que, seguro ya es, una de mis grandes series de todos los tiempos. Por lo tanto, me fue casi imposible no comparar ambos productos mientras iba leyendo, pese a que lo intenté, pero no pude.

Por lo poco que sé de la novela, la autora la comenzó a publicar en Wattpad (soy una lectora que casi no confía en lo que sale de ahí) y al volverse un éxito se publicó en 2017. Luego de eso, los derechos fueron vendidos a una pequeña casa productora turca que en marzo de 2019 la estrenó en formato serie del género "Töre", es decir, costumbrista. Nadie se habría imaginado que, de la noche a la mañana, se convertiría en éxito televisivo en Turquía y en un fenómeno internacional en YouTube y redes sociales, rompiendo varios récords en toda la historia de series turcas.

La historia de Hercai trata acerca de un suceso trágico ocurrido entre dos familias, lo que provoca que 27 años después el joven hijo de una de estas familias urda en secreto una venganza en la que, para llevarla a cabo, enamora a la hija de su enemigo; sin embargo, como es de suponerse, el amor verdadero no estaba en los planes.

A simples palabras parece una trama muy sencilla y cliché, pero al tratarse de una historia turca existen muchas más variable culturales y de idioscincracia que, de cierta manera, hacen que el "plot" resulte muy atractivo... detalle que supieron explotar de manera brillante en la serie y que en la novela queda tan desperdiciado que, en vez de que la serie sea una adaptación fiel de la novela, acabé sintiendo que mis personajes principales existían en dos universos paralelos con rostros diferentes, ya que me fue imposible pensar en los actores cuando leía a personajes con personalidades tan distintas. Suena extraño, pero así fue.

Siempre he sido de las lectoras que les encanta que las adaptaciones sean fieles a la obra original, pero en este caso, pese a que no quiero ofender el trabajo de la autora, hay que reconocer que era muy joven cuando la escribió y por lo tanto la obra se siente inmadura y con mucha inconsistencia. Poseé cosas rescatables como algunos diálogos y pasajes con ese deje poético y melodramático tan típico de la lengua turca y que me gustó. Pero le hace falta sustancia y los personajes están tan descoloridos que me fue difícil empatizar con ninguno. Faltó mucho por desarrollar en la relación de la pareja protagonista, en la sanación de ambos y en el conflicto familiar para que al terminar el libro yo me lo creyera todo, y no fue así. Si bien hay una segunda parte, pero no es justificación suficiente para que el primer libro mostrara una historia tan pobre en muchos aspectos.

Lo que agradezco a las guionistas de la serie (y algo que sí disfruté en la lectura) fue percatarme de las constantes y claras referencias que a lo largo de los episodios (casi a modo de "easter eggs") han incluido de la obra original. Aunque, si soy sincera, les agradezco muchas más cosas. Entre ellas, que dotaran de consistencia y muchísimo más sentimiento el "plot" original explotando la belleza exótica y costumbrista de su cultura; convirtiendo así una historia de amor que pasaría sólo por bonita, en algo épico y hermoso con tintes tan shakespearianos que a veces es bello y a veces desgarrador. No sin dejar de mencionar a la producción por las locaciones, la dirección, la fotografía, la música y las excelentes actuaciones, sobre todo por ese tremendo par de protagonistas que han hecho que el público crea su intensa historia de amor.

Por último, ¿recomiendo el libro? Sólo si eres muy fan de la serie. Entonces, ¿recomiendo la serie? Totalmente sí; si gustas del drama intenso y el romance trágico pero hermoso; si no le tienes miedo a llorar en cada episodio; si sabes apreciar la cadencia narrativa y el enfoque a los sentimientos más que a la acción en algunas ocasiones; si gustas de conocer costumbres y tradiciones diferentes aunque parezcan fuertes de comprender para los occidentales.
Profile Image for Moon Stream.
274 reviews84 followers
May 23, 2019
2,5
Sırf mövzusunda maraqlı gələn məqamlar oldu deyə bu xalı verirəm. Amma istər yazı tərzi ilə; istər aşırı dramatikləşdirilmiş səhnələri ilə kitab əlimdə süründü. Oxumaya bilərdim təbii ki, amma serial haqqında daha çox fikrə sahib olmaq və iksi arasındakı fərqləri bilmək baxımından oxumaq istəyirdim. Çünki niyə bilmirəm ama serialını izləyirəm. Düzdür; bəzən serialın da hədsiz dramatik olduğunu düşünürəm, amma nə edim izlərkən sıxıla bilmirəm və Reyyan və Miran ikilisini canlandıran oyuncuların arasındakı tutum məni özünə çəkir😁
Yəni, serial kitabından daha yaxşı çəkilib və bir çox məqamına görə kitabdan daha çox hadisələrin altının doldurulduğunu düşünürəm. Məsələn, kitabda Miran'nın intiqam almasının əsasları çox zəif göstərilib və üstündə çox durulmayıb. Amma serialda buna yetəri qədər yer verilib və əsası da daha inandırıcı olub.
Kitabı ayrılıqda dəyərləndirək. İlk növbədə, yazarın dilini niyə sevmədim? Çünki əslində əsər nəsrlə yazılsa da o sanki şeirvari yazmağa çalışıb, üstəlik hər ikidəbir durumun nə qədər acılı olduğunu göstərən ifadələr(hədsiz ama hədsiz çox işlənməsəydi bəlkə gözümə batmazdı). Misal üçün:
"Zaten hep böyle başlamaz mıydı en büyük kinler? İyilikle kötülüğün arasındakı o ince çizgide gidip gelmez miydi körelmiş zavallı duygular? Zaten hep böyleydi. Hep de böyleydi. Onlarca umut, binlerce hayal, pervasızca katledilir, masumiyet azılı bir canavara dönüşüverirdi.
Hayellerinden vurulmuş milyonlarca insan gibi.
Miran gibi, Reyyan gibi!"

"Acılara müptela hayatın, kederlere pervane oluşu kadar kaçınılmazdı bazı şeyler. Bir insanın canını en çok en sevdiği insan yakardı. Bir kadının ömrüne karalar bağlayan bir adam, mümkünü yok unutulmazdı. Mühür kazınmış misali... Yürekteki yeri her zaman baki kalırdı. İster aşk olsun yeri, ister nefret, bu kural yıkılmazdı"

"Şüphesiz, sözcükler de katildi. Milyonlarca insanın ruhunu yaşarken öldürebilen görünmez katillerdi. Miran ölüyordu da, ses edemiyordu. Çünki dibine kadar haksızdı, biliyordu. Susuyordu.
Ölüyordu."

Yəqin özünüz də gördüz nə demək istədiyimi. Amma kitabı oxuyanlar məni daha çox anlayacaq. Kitabın dili məni o qədər əsəbləşdirdi ki, kəlmələrlə ifadə etmək mümkün deyil.

Yenə də hər şeyə rəğmən, etiraf etməliyəm ki, sonu məndə az da olsa növbəti kitab üçün maraq yaratdı. Amma indilərdə və ya növbəti ay ərzində oxumağı düşünmürəm. Bu kitabın yorğunluğunu atım gərək, sonra digərinə başlayaram🙄
Əlbəttə kitabı yazan yazarın əməyi var, əməyinə haqsızlıq etmək istəmirəm. Sadəcə qoy yazar da bilsin ki, bu şəkildə yazması çoxları üçün xoş olmayacaq. Bu, əsərin dram tərəfini üzə çıxarmaq üçün vasitə kimi deyil də, ümumilikdə dramın özünü üzə çıxarmaq istəyi kimi görünür və xoş hisslər oyatmır.
Kitabda ikinci sevmədiyim məqam, hadisələrin altı yaxşı doldurulmamışdı. Və eləcə də əsasları inandırıcı gəlməmişdi.
Başqa nə demək olar bilmirəm. Kitabı oxuyub oxumamaq sizə qalsın🤔
Profile Image for Beliz.
408 reviews19 followers
April 28, 2019
Dizideki Miran daha tutarlı bir tip 😂

Profile Image for ruta.
416 reviews20 followers
April 15, 2019
Her yerden fırlayan Hercai reklamlarından sonra mecburen merakıma yenik düşüp okudum.
Çok iyi bir kitap olduğunu söyleyemem, ama çok kötü bir kitapta değildi.
Daha önce bu tarz bir konu işleyen bir kitap okumamıştım ve bu kitaptan sonra bir daha da okuyacağımı zannetmiyorum. Çünkü gerçekten rahatsız edici bir konuya sahip bence.
Yazarın diline de pek ısınamadım. Normalde üçüncü kişi ağzından anlatılan hikayelerle pek bir sorunum yok ama dili çok soğuk, mesafeli geldi.
Yine de ne olursa olsun ikinci kitabı da okuyacağım, seriyi yarım bırakmamak için.
1 review
April 20, 2019
Where can I read all the book?🤣🙌
Profile Image for ❤SanaReads❤.
1,224 reviews67 followers
July 24, 2021
I only watched the tv adaptation of Hercai because so far the book isn't and won't be translated into English or Arabic much to my knowledge and to be honest, I'm so lazy to use Google translate for a 400 pages book.

The series was a little bit longer for my taste (69 espisodes, 2 hours and a half for each episode) with so much drama and repetitive angst but the story was good, the music was fabulous and the actors did a great job especially Rayyan's mom.
Profile Image for Nurhan Çakmakçı.
8 reviews
May 30, 2019
Bu kitabı hercai dizisi çıktıktan sonra okudum
hercai ve kardelen masalı ...
çok güzel bir hikaye
Kitaptaki son sahne çok güzeldi hikayenin ikinci kitabını okumak için çok heyecanlıyım
Profile Image for O. .
368 reviews
December 28, 2019
I don't know why people say the series should be after the book. The book was so terrible. I didn't like Miran at all. And there was no ReyMir either.
Maybe there is more ReyMir in the second book... Miran was so unsympathetic and evil. I didn't like the fact about Gönül. And I couldn't understand his change. There was no development. No change of heart... or it was there but I don't understand that. We didn't see much of this. There was so much missing.
And I don't want to talk about the writing style. It was soo horrible.

A few things from the book were used in the series but I think the implementation was much better.
I didn't ship ReyMir. Miran don't deserve her. He was a really creepy and a stalker. Not my Miran. xD

I will read the second book because I need arguments for stupid fans who say the book is so much better. I don't support hate! And I need to know how much ReyMir is in the book.

If I didn't know the dizi by heart some things would be very difficult to understand in this book. I like dizi Azat Abi more than here. He always cries and is a sissy but is still better than book Azat Abi.

I need to find a good english translation for the next book.
126 reviews
August 25, 2018
İlk kitabın bölümlerini Wattpad’de okumuştum ama kitapta çoğu yerleri değiştirilmiş hatırladığım kadarıyla ve keşke değiştirilmeseydi. Reyyan’ın hemen Miran’ın yanında kalmasına sinir oldum. Kendisini yakan adamın yanına çok çabuk gitti ve affetti. Keşke biraz daha süründürseydi.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for The Bookbutterfly's Quotage.
538 reviews10 followers
September 27, 2025
I picked up Hercai solely because I was drawn in by the TV series, and while the premise had promise, the execution in the book falls frustratingly short. The early chapters offer glimpses of intrigue: a classic revenge plot tangled with forbidden love, rich with emotional stakes and family honor. But soon, everything goes downhill. What begins as an engaging setup dissolves into repetitive scenes and emotional standstills, where we’re expected to accept a “great love” mostly because the characters say so ,not because it's convincingly built. You wait, page after page, for real development, but it rarely comes. And let’s be honest: Miran in the book is harder to love. His rage is raw, and while Koç tries to make him sympathetic, his behavior, especially early on, feels borderline abusive, and that's where the book messes it up, it doesn’t interrogate that convincingly enough. Reyyan, in contrast, comes across as more reactive, a lot less independent than her TV series version.

Worse still, the book is plagued by basic language issues. Grammatical errors, awkward phrasing, typos, they aren’t just distracting, they actively pull you out of the narrative. It's hard to stay emotionally invested when you're mentally correcting the writing every other sentence. And while the ending tries to surprise, it doesn’t redeem the long stretches of stagnation or make sense of how the characters ended up where they did. The emotional payoff just isn’t earned.

Hence, my verdict is: the TV series is far better. It takes the raw concept of the novel and shapes it into something emotionally coherent, visually powerful, and dramatically satisfying, everything the book struggles to be. It gives you the emotional power of the story but smooths out the book’s roughest edges. It delivers passion without completely glorifying toxicity. It makes space for redemption, growth, and human vulnerability in a way the book struggles with. And the on screen characters? Chef's kiss. Miran is still quite intense, but the series works harder to show his guilt over the evil he's been raised to see as justice served from the early episodes. His remorse feels earned, not just narrated. His groveling, especially is god-tier. His emotional growth is a whole journey we walk through. Reyyan in the show, equally, has more depth, has more agency, more backbone. She’s not just a pawn or a victim. She fights back, makes demands, sets boundaries, and still loves, still forgives. She feels modern within the constraints of her world. You get more nuance, gestures, pauses, deep-felt expressions. Akin Akınözü and Ebru Şahin bring layers to the story that the book doesn’t really deliver on. The on-screen chemistry, the conflict, the big and small moments; all land better on screen.

You still get the sweeping drama, the burning love, the betrayal and reconciliation — but with more empathy, more evolution, and fewer pages of circular suffering.
Profile Image for Funda.
99 reviews13 followers
October 12, 2019
Kitaba ilgi göstermemin tek sebebi dizisinin çekilmesi. Başlangıçta olaylar ve kişiler basit de olsa okuyucuyu kendine çekiyor, fakat sonra olaylar gelişemiyor, kerameti kendinden menkul bir aşka ve bir dolu toplumsal kabule inanıp devam etmemiz, bunu yaparken de hiçbir gelişme olmayan onlarca sayfaya sabır göstermemiz gerekiyor. Sona gelindiğinde bir sürprizle karşılaşmıyor değiliz ama bu durum, hikaye içindeki onca kişiyi anlamlandırmamıza yetmiyor. Zaten devamı gelecek diye oracıkta bırakılıveriyoruz çünkü.
Daha fenası ise kitabın dil yanlışları, anlatım bozuklukları, yanlış yerde ve yanlış anlamlarda kullanılan sözcüklerle ve yazım hatalarıyla dolu olması...
Eğer iki kitabı birlikte edinmeseydim ikinciye elim gitmezdi, fakat elimde olduğu için onu da okuyacağım. Şimdilik son yorumum şu: dizisi daha güzel!
Profile Image for Güçlü okyanus .
1 review
May 17, 2019
Hercai kitabını ben dizisi çıktıktan sonra okudum açıkça söylemek gerekirse diziyi izlemeden önce merak ettiğim bir kitap değildi. Ama dizisi çıkınca ilk bölümü dikkatimi çekti ve hercaiyi okumaya başladım.

Kitap ilahi bakış açısıyla yazıldığı için başlarda biraz zorlandım. Çünkü uzun zamandır ilahi bakış açılı bir kitap okumamıştım.

Kitabın konusuna gelecek olursam; Miran Karaman kusursuzca hazırladığı planla, ant içtiği intikamını almak için hazırdı. Yüreğinde kor bir öfke, dilinde kahrolası bir yemin vardı. Şimdi vakit, ödeşmeyi arzulayan deli yüreğini susturma vaktiydi. İçindeki öfkenin bir nebze soğuması için masum bir can yakacaktı... O can kim mi?
Reyyan Şanoğlu!
“Geceye bir selamım var. Andım olsun ki, adımı ezberleyecek bu şehir!” 
44 reviews1 follower
March 26, 2022
Even if it had the worst storyline, I'd stay just for the beautiful writing. Every line was so magically and romantically written, I was left speechless. It had an interesting plot though and was way different from the tv series. It kept me asking for more and I would probably read it faster and give it 5 stars If it wasn't for the school work I had and the reading slump I was in. I would recommend it to anyone, it has the right amount of everything. Just awesome!
1 review
Read
April 22, 2021
Uyyy no estoy ya viendo la serie, pero si hay libro y leyendo los comentarios que no son tan buenos, acerca de este, ayyy no se!!! me quedo con las ganas, esta vez solo me quedo con la serie, yo que amo leer , novelas que tienen su serie!!!
Profile Image for Murat Kesgin.
Author 10 books1 follower
October 25, 2019
Okumasanız da olur değil kesinlikle okumamanız gereken bir kitap. Pardon kitap dedim
Displaying 1 - 30 of 36 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.