Jump to ratings and reviews
Rate this book

Poz

Rate this book
Banu Özyürek, çok ilgi çeken ilk kitabı Bir Günü Bitirme Sanatı ile kuşağının güçlü temsilcilerinden, gür seslerinden biri oldu. İkinci kitabı Poz, etki alanını genişletiyor.
Daha gözü pek, daha müdanasız, daha sert metinler.
Bir yandan mırıl mırıl konuştuğunu sandığımız karakterler, öte yandan bize karanlık taraflarımızı gösteren, hatırlatan kahramanlar. İlk kitabından aşina olduğumuz karşıtlıklarla beraber:
Safdil bir hüzün, neşeli alınganlık...
“Kalk. Ayağa kalk. Kendime böyle emir veriyorum. Yürü. İleri yürü. Çök. Kalk. Çök sırtını dik tutarak, kalk. Unutmak için sürekli bunları yap. Ya da benzerlerini yap. Yemek ye şimdi, diyorum. İçini doldur. Midenden göğsüne, hani o boşluğu hissettiğin yere bir kanal vardır da yediklerinden vitaminler, iyilikler, güçler kuvvetler, tahayyüller ve teselliler, orayı doldurabilecek herhangi bir şeyler, umutlar ve proteinler, toz olur uçuşur boşluğuna doluşur, bir de bakmışsın sofradan kalkarken artık, o var. Var olmasa bile yokluğu yok en azından.”
Kentlilerin de hakiki dertleri, tasaları, neşeleri, acıları vardır. Özyürek, işte buradan konuşuyor.
Poz, edebiyatımızın taptaze özgün seslerinden birinden, müthiş bir jest!

136 pages, Paperback

Published February 7, 2019

2 people are currently reading
98 people want to read

About the author

Banu Özyürek

2 books9 followers
Öykü yazarı 1979’da İstanbul’da doğdu. Kabataş Erkek Lisesini bitirdikten sonra Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon Sinema Bölümünden mezun oldu. Sözcükler, Özgür Edebiyat ve Kültür Mafyası dergilerinde yayımladığı öykülerinin bir bölümünü 2015 yılında "Bir Günü Bitirme Sanatı" adlı ilk kitabında topladı. 2019 yılında yayımlanan ikinci öykü kitabı Poz ile Yunus Nadi Öykü Ödülü'nü kazandı.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
49 (32%)
4 stars
54 (36%)
3 stars
37 (24%)
2 stars
8 (5%)
1 star
2 (1%)
Displaying 1 - 22 of 22 reviews
Profile Image for Banu Yıldıran Genç.
Author 2 books1,488 followers
November 30, 2019
oh birbirine çok benzeyen, dilde ya da hiçbir şeyde herhangi bir yenilik denemeyen, kolaycı arabesk öykülerden sonra ilaç gibi geldi banu özyürek'in öyküleri.
çok kendi içine döndüğü, sayıklama misali öykülerdense insanları, çocukluğunu ve mesela anneannesini anlattığı öyküleri daha çok sevdim ve bunlarda özellikle fark yarattığını düşünüyorum.
kenarda kalmış, unutulmuş, çekingen, başarılı olamamış insanları anlatıyor genelde ama bu anlattıklarına o kıvrak diliyle mizah kattı mı, hakikaten tadından yenmeyecek öyküler oluyor.
özellikle son öykü, anlatılmayanı anlatarak çok iyi olmuş :)
* notos'a yazdım. http://tembelveyazar.blogspot.com/201...
Profile Image for Ludmilla.
363 reviews219 followers
June 24, 2019
Bir önceki kitabına nazaran tekniğini hayli geliştirdiğini söyleyebilirim Banu Özyürek'in. Alıntılanacak cümleler çoğalmakla birlikte, sonuna kadar gelmeyi başardığım öykülerinde "vuruculuk" olduğunu da söyleyebilirim. Ama "sonuna kadar gelmeyi başardığım öyküler" zaten kısacık öyküler, Munro gibi uzun 40-50 sayfalık öykülerden bahsetmiyorum ki buna rağmen 3-5 sayfalık çoğu öyküsünü bile bitiremedim. Olmamışlığın bir kısmı benim ruh halimden kaynaklanıyor olabilir ama sanmıyorum, uzun bir süreye yaydım kitabı, vazgeçtim yarıda bırakmaktan, birkaç kere yeniden okumayı denediğim öyküler de oldu ki bunu gerçekten pek nadir yaparım. İlla bir neden bulmam gerekirse ülkemizde tematik öykücülüğün yerleşememesinden, kitabın karman çormanlığından, her telden çalmasından bahsedebilirim ama temel neden, klişe olsa da Özyürek'in tekniği geliştirirken öykücü ruhunu bir yerlerde bırakması bence. Bu yazara tekrar döneceğimi sanmıyorum, camianın övgüleri nedeniyle birkaç sene içinde büyük ihtimalle ödül alacağını bilsem de.
Kısacası, bitmeyen arkadaş övücülüğüne benden bu kadar. 2/5
Profile Image for Burak Uzun.
195 reviews70 followers
March 10, 2019
Bazı öyküler vardır okurken sürekli, "öyledir, he valla, aynen, benim de aklımdan geçmişti bu" gibi onay ifadelerini sıralar durursunuz içinizden. Yanınızdan süzülüp giden, teğet geçen mevzuları pattadak yüzünüze vurur, önünüze serer, hadi şimdi kolaysa dikkat etmeden, görmeden geç der.
Ha işte öyle.
Banu Özyürek'in, merakla bekleyenlere "beklediğime değmiş" dedirten cins ikinci kitabı Poz, tavsiyelerden bir tavsiyedir.
Profile Image for Özgür Balmumcu.
258 reviews85 followers
December 5, 2020
Ardı sıra iki Banu Özyürek kitabı okumak bana çok iyi geldi. Bir yazar her okura ulaşacak diye bir kaide yok, mümkün de değil bu zaten, fakat Özyürek içimde bir şeyleri harekete geçirmeyi, beni bir labirentin, duygu ve düşünce labirentinin içinde dolaştırmayı başardı. Bu ikinci öykü kitabı, ilkine göre daha olgun bir dile, daha çetrefilli bir alt metine sahip, ilk öykü kitabındaki zirve noktalarına çıkmaktan ziyade öykülerin tamamına yayılmış daha dengeli bir anlatım var. Sevdim. Sevdim. Sevdim.
Profile Image for Konserve Ruhlar.
303 reviews198 followers
June 10, 2020
Banu Özyürek'in ilk kitabı Bir Günü Bitirme Sanatı'nı çok sevmiştim. Poz'u da sevdim. Poz'u okurken bedenden bedene atlayan tek bir ruhun peşinde duygu dalgalarına bata çıka ilerliyor hissiyle okudum öyküleri. Bata çıka derken kâh depresif kâh güldüren, küçük detaylarla yürek yoğuran öykülerin içinde olmaktan bahsediyorum. Bazı öyküler gerçekten çok özeldi. Benim için Hayvan Yalnızlığı, Kafe Planet Planet ve Mutluluk bunlardan. Kafe Planet Planet öyküsü çok iyiydi. Orada bazı noktalarda tanrı anlatıcının sesini kısmak istedim. Okuyucuyu gördüğü düşte dürtmese düşün akışında kalsak daha güzel olurdu sanki. Mutluluk öyküsünde Kafeyi tekrar görmek, düşten düşe ışınlanmak müthişti. Bir öyküde daha yeşil tenteli kafeyle yazar öykülerin içinden muzip bir şekilde göz kırpıyor :)

Hayvan Yalnızlığı'nda yalnızlığın tanımına bayıldım: ''Bahsettiğim asla melankolik bir yalnızlık değil, hastalansanız su verecek kimsenin olmaması, ölseniz sesinizin duyulmaması gibi. Ya da daha çok, suyunuz verilse ve sesiniz duyulsa bile bunların yarınının güvencesinin olmaması, sizin de bunu yüreğinizde bilmeniz bakımından bir yalnızlık. Bir hayvan yalnızlığı. '' Öyküyü anneannesinin bir anısından yola çıkarak yazamayan bir yazarın dilinden anlatmış. Çok sevdim bu öyküyü :)

Ve Mutluluk öyküsü. Hayal gücünün insanı nerelere götürebileceğine güzel bir örnek. Şimdi kahvemi yapıyorum, camın kenarına geçiyorum ve basıyorum deklanşöre...

Banu Özyürek'in ironik dilini seviyorum. İlk kitapta da o dil vardı. Özlemişim. Tanıdık bir dost selamı gibi.
Profile Image for Nevra Arslanturk.
257 reviews5 followers
May 6, 2022
Yeni öykücüleri okumakta keyifli, Banu Özyürek’in ikinci kitabı POZ bize yaşamdan çeşit çeşit pozlar sunuyor. Bu kitap 2019 Yunus Nadi öykü ödülünü almış. En çok Kafe Planet Planet öyküsünü sevdim. Kitabın içine de çeşitli mekanlarda sirayet etmiş bir öykü. Çok fazla hayatın içinden ve derinlikli buldum. Olasılıkların öyküsü, zaman zaman herkesin içinden geçen. Sanıldığına inanan zeynepe arzuya Raif hocaya hikayesi de güzeldi-sanılmakta bir poz neticede. Perspektif bir yerde, birilerinin sizi bir yerlerde bir şekilde bir şekle sokması- sizin bu şekli idrakınız ve kabulünüzle birlikte yaptığınız tekrarlar ve mutsuz olsanız bile nice önkabuller. Sanıldıklarımızı düşünmek, fark etmek önemli yoksa nasıl çıkarız başkalarının bizde yarattığı kendi pozumuzdan ama kendimiz olmayan ya da olmak zorunda olmayan - değişebilecek bir parçadan. Pozsuz, imzasız, sanısız olmak adına.

İlk kitap “bir günü bitirme sanatı” güzel ismi ile merak uyandırmadı değil. Onu da not düşeyim-oradan başlamak da hoş olabilir.
Profile Image for Ezgi Şenel.
Author 2 books30 followers
July 9, 2020
Banu Özyürek uzun zamandır okumak istediğim bir yazardı. Poz’la başlama isteğim de kapağa vurulan yanımdan geldi. Biraz talihsiz bir dönemde okuma süreci uzadıkça uzadı. Lakin her öyküsünde yeni bir katmanla karşılaşmaktan olsa gerek yazarla defalarca tanışmış oldum. Dili, karakterleri, bizlere sunduğu anlar hayli özgündü. Kaçındığımız birçok unsuru öylece okura sunuvermesi şaşırtıcıydı.

Korkularımızı ve kaygılarımızı kaleme alışında haşin bir tutum da buluyorsunuz anlayışlı bir kucaklama da, olmadı sorgulayan ya da kırgın bir yanla kendinizi teselli ediyorsunuz. En azından benim hissettiğim bu oldu. Yaşamın içinde birbirimizi suçladığımız ya da desteklediğimiz birçok detay var. Bu detayların ele alınışı okuru kimi zaman sarsıyor kimi zaman da geçmişten bir his bırakıyor. Evet diyorsunuz bunu görmüştüm, buna şahit olmakla kalmadım başıma da gelmişti.

Buna ek olarak kitap içerisinde çocukluktan yaşlılığa varan bir zaman akışı var sanki. Her yaştan karakterin fikir ve hislerini kavrayabilen bir zihne ait kalem beni mutlu eden. Öyküleri tek tek ayıramayacağım lakin belki yazma çabalarımdan belki aldığım ret maillerinin etkisiyle son öyküye hayatımdan epey bir anı bıraktım. O zaman şuruptan birkaç yudum daha, hop. Deli miyiz divane miyiz? Her zaman.
Profile Image for Tuğçen Salkıç.
24 reviews2 followers
June 10, 2020
BA YIL DIM! Kesinlikle harika bir kitap, müthiş bir anlatım. Daha çok okunması ve bilinmesi gereken bir yazar. Bu kitapta kötü hikaye olduğunu sanmıyorum. Mükemmel ve iyi hikayeler var. :) Giriş öyküsü "Bu senin çiçeğin" şimdiye kadar okuduğum en güzel hikayelerden. Bundan sonra da özel bir yeri olacak, belli:) "İpeksi saçlarımla sahnede" öyküsü de bayıldığım bir öykü oldu. Hepsi özel, hepsi güzel öyküler. Kesinlikle tavsiye ederim. 🦋🦋 İyi ki tanımışım Banu Özyürek'i, güzel bir keşif oldu. 🍷🌼
Profile Image for Hulyacln.
987 reviews605 followers
March 23, 2019
‘Ve insani bir teselli biçimi; yutkunma.Boşluğu kendi sıvımızla doldurma.Boşluğu akıtabildiğimiz,transfer edebildiğimiz,çıkarabildiğimiz bir şeyle doldurma.Kısaca maharetimizle.”
.
Anlamsız kelimelerin peşi sıra sıralanması belki de bu öyküler ama anlam da bu anlamsızlıkta.
.
Yutarken farkında olmadığınız; sonra sizi rahatsız eden kılçık gibi..Belki de olağandır bir bumerangın size geri geleceğini bilmeniz gibi~
.
Banu Özyürek ile tanışma kitabım oldu Poz. Beden, mutluluk, anılar gibi iç’e dair paylaşımlar. Ve farklı bir soluk~
Author 9 books8 followers
July 3, 2019
Banu Özyürek, öyküde son noktaya gelmiş, yazılabilecek en iyi öyküleri yazmış ve artık romana geçmesi gerekiyor. Yazar öyküye sığamadığı gibi, öyküler de "ben artık roman olmalıyım" diye sesleniyor. Bu noktadan sonra, sadık okurları olarak, Banu Özyürek'i roman yazmaya zorlamalıyız. Ancak bir husus yanlış anlaşılmasın: TÜRK ROMANI değil (zaten öyküleri de Türk öyküsü değil ki), sadece roman. Herhangi bir milliyete, coğrafyaya hatta neredeyse insana ait olmayan bir roman bekliyorum ben şahsen. Otursun yazsın, işi ne:)
Profile Image for Neşet.
311 reviews32 followers
November 3, 2019
Banu Özyürek'in şiir sevdiği kurduğu berrak cümlelerden anlaşılıyor, şiir okumaya hala korkan biri olarak bu metinleri özenerek okudum. İnsanı şiire yaklaştıran bir yanı var. Yarı kurgu yarı otobiyografik olduğunu düşündüğüm metinleri özellikle sevdim. Yapış Yapış öyküsünde (yanlış anlamadıysam) yakın gelecekte geçen iklim krizi temalı öyküsü de ayrıca güzeldi.
Profile Image for Serdar.
2 reviews
May 16, 2020
Farketmek ve yazmak üzerine derdi olan bir yazar olduğunu hissettirdi bana Banu Özyürek. Yaşamının detaylarını duyumsamak ve duyduğunu son titreşimine kadar takip etmek gibi bir merak içinde olduğunu düşünüyorum. Kurduğu bazı cümlelerinde durup, kendi içime bakma gereksinimi duydum. Sırf bu nedenle beğendiğimi söyleyebilirim.

'Korktukça hızlanıyordum. Hızlandıkça daha da hızlanıyordum. Gide gide, en sonunda hızlanmış bir korku oldum.'

'Bazı şeyler değişmiyorsa, eski hayatımız bu değişmeyen şeylerin içine saklanmıştır ve geri gelecektir belki, diyorum.'

'Alışkanlıklardan biri sekteye uğrayınca diğerlerinin anlamı da değişiyor birdenbire.'

'Nereye kadar giderse gitsin, ne kadar güçlü olursa olsun her kelimenin gelip tosladığı bir duvar var.'

'Yokluğunun hayali çukuru, olmamışlığının afaki acısı var.'

'Mutlu ve özgür, demedi. Bu sözcüklerin anlamı yoktu. Anlamı olmadığı için herkesin içine anlamsız anlamlar tıkıştırdığı sözcüklerdi bunlar.'

'İnsan küçücük şüphesi olmazsa, yani sonuna kadar inandığında, daima kazıklanmaz mı?'

'Sen değişirsen hikayen de değişir.'

'Anlayışlı olmak da bir vakit ve lüks meselesidir bazen. Yani tabiatınızın buna müsaade etmesinin yanında.'
Profile Image for nur ö..
160 reviews32 followers
December 5, 2020
Sınır tanımayan, cüretkâr, çekincesiz, cesur karakterler ve öyküler... Poz, en öncelikle bu yanlarıyla etkisi altına aldı beni. Anlaşılmayı, dinlenmeyi, görülmeyi bekleyen insanlar vardı her bir öyküde. Ancak, daha da önemlisi bilhassa karakterlerin gözü korkmuyor, kendini asla gizleme gereği duymuyorlardı. Deyim yerindeyse, içi dışı bir insan hâline bürünmüşlerdi. Bunlarla birlikte zamam zaman öykülerin ve kahramanların bilinmeyen taraflarını; daha doğrusu, öteki yanlarını da gösterdiği yerlerin olması, yapıtın okunabilirliğini ve kalitesini oldukça yükselten nitelikteydi. Yormayan, sade, kendi halinde akıp giden anlatımıyla, direkt içten gelenin aktarıldığı kelimeleriyle unutulmaz bir zevk yaşattı bende. İyi ki okumuşum dediğim öykü kitaplarından biri oldu. Öykü severlerin mutlaka kaçırmaması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. İlerleyen zamanlarda Banu Özyürek’in yazdıklarını fazlasıyla okumak istiyorum. Hatta şimdiden sabırsızlanıyorum desem yalan olmaz.
Profile Image for Yasemin Ilkay.
221 reviews6 followers
May 13, 2019
Banu Özyürek’in dili kesinlikle olgunlaşmış ‘Bir Günü Bitirme Sanatı’na göre, özellikle ritim ve dilin akıcılığı muhteşem. ‘Yeni Makine İçin Yeni Poz’ başarılı bir ritmin en çok öne çıktığı öykü; ilk fırsatta bu gözle inceleyeceğim. İlk öyküden sonra gittikçe güzelleşen metinlerle karşılaşsak da, sert ve sarsıcı izlekler daha olgun bir dille desteklenmiş olsa da nedense bu sefer öyküleri içine alamıyor, çarpamıyor beni ilk kitaptakiler kadar. Nedenini bilemiyorum belki daha vurucu, daha absürt, daha samimi bulmuştum öncekileri.

Yine de kuşkusuz güzel bir kitap, azımsanamayacak kadar derin ve estetik öyküler. Kah uykuyla uyanıklık arasında yazıyormuş hissi uyandırıyor, kah bir çocuğun gözünden çok somut acıları anlatıyor, kah bir yaşlının ölmeden önce hissettiklerini düşündürüyor, kah eskilerden bir anneannenin gençliğindeki kısa süreli mutluluğu ve hayal kırıklığını... Ama bu metinlerin ortak noktası benimle nesildaş bir yazarın bana çocukluğumu anımsatacak kadar aşina bir şeylerden bahsetmesi. Ama duyguları, karakterleri gösterirken asla duygusallığa sığınmadan yazıyor. Çok çok başarılı bu konuda. Hayvan Yalnızlığı’nda ve Mutluluk öykülerinde düşündüm bunu en çok. Ama bana en çarpıcı, en içten gelen öyküsü, Zeynep’e, Arzu’ya, Raif Hoca’ya oldu. Yarattığı karakterler bu öyküde özellikle çok gerçek. Son öykü de bir yazar adayı olarak benim için bir hayli ilginçti. Ancak öykü başlıkları ve girişleri nedense beni önceki kitaptaki kadar yakalayamıyor, acaba ben mi dikkatsizlik ettim. Bu anlamda en başarılı başlık ‘Kapı’ öyküsüne ait. Uzattım ama beni çok düşündüren bir kitap oldu. Kalemine, yüreğine sağlık Banu Özyürek’in 😊
Profile Image for okumadan_olmaz.
174 reviews53 followers
May 12, 2020
Poz, 2019 Yunus Nadi Öykü Ödülü’nü kazanan Bana Özyürek’in ikinci kitabı.
Beni biliyorsunuz iyi bir yazım dilinin yanında karakterleriyle, o karakterlerin içinde bulunduğu duygu durumlarıyla ve olay örgüsüyle yüreğime dokunan öyküler okumayı daha çok seviyorum.
Fakat Poz, bana bu duyguları yaşatan bir kitap olmadı çünkü Poz daha çok durum öyküleri içeren, insana ait kırgınlıkları anlatırken kendi içinde sakince ilerleyen yer yer de cesur olmaya çalışmış bir kitap.
Yazarın cümleleri birbirinden öyle bağımsız, düşünceleri öyle dağınık ki karakteri kullanarak neyi anlatmaya çalıştığını bile yakalayamadım çoğu zaman.
Aldığı ödüle, bu tarz durum öykülerinden keyif alan okuyuculara ve elbette ki yazara saygım sonsuz. Sadece bir okuyucu olarak ben aradığımı bulamadım bu kitapta o kadar.
Profile Image for Simruy.
13 reviews1 follower
November 23, 2019
İlk öyküden sonra “Acaba ben mi anlamadım, bu kitap böyle mi?” dedim.
Sonra açıldı-k. Birkaç sayfa ve öykü sonra, yazarla aynı şeylere minnet duyup aynı şeylerden çekindiğinizi fark ediyorsunuz. Günlük, gündelik hayatlarımızda geçiyor kitap; “tavaları iç içe dizerek öldürdüğümüz cuma akşamları”nı, benzer erkeklerin benzer umursamazlıklarına sabrettiğimizi sakin sakin gösteriyor bize. Tüm bunların eşiğinde, Banu Özyürek ve Poz ile bir ortaklık kuruyorsunuz.
Profile Image for Sebnem Kinaci.
7 reviews1 follower
January 22, 2021
Harikaydı, aktı gitti bazen su gibi bazen daha yudum yudum, şarap gibi. Her öyküyle farklı yanlarıma, farklı yaşlarıma, hepsi ben olan ama hepsi de farklı o genç kıza, o kadına dokundu. İlk kitabını çok sevmiştim, bunu apayrı çok sevdim. İyi ki tanıştığım, okuduğum, çağdaş kadın yazarlardan en sevdiklerimden. Dilerim üçüncü ve daha nice kitaplarını okumak kısmet olur.
Ve bir not; Suna Ferhat’lar çok yaşasın! :)
Profile Image for Emina Buket.
185 reviews18 followers
July 19, 2022
Okuduğum ilk kitabiydi yazarın. Bazı öyküleri çok güzel olmasına rağmen bütün kitaptan aynı zevki almadım. Bir de yazım dili sanki hep bir eksik gibi, sanki birseyler yazılması gerekiyormuş da yazılmamış gibi. Belki de yazarın tarzı budur bilemiyorum.

Ama yaslilarin o çocuk gibi sevinen halini o kadar güzel özetlemiş ki Nezihe Berktavin hareketlerinden Zeki Müren öyküsünde gözümün önünde bir an anneannem canlandı.
Profile Image for Canan Elif.
99 reviews2 followers
June 24, 2019
Güncel edebiyatı pek sevemiyorum bu yüzden de önyargılıydım başta. Bir öykü okuyayım diye açtım kitabı, 1,5 günde ve okuma fikri hep aklımda olarak bitirdim. Çok kolay yazılmış hissi veren, zorlamadan akan öyküler. Yağmurdan Sonra, Kafe Planet Planet, Hayvan Yalnızlığı, Şehirde bir oda, Zeynep’e, Arzu’ya Raif Hoca’ya yı çok beğendim.
69 reviews12 followers
February 8, 2021
İlk birkaç öykü çok iyi. Sonraki öykülerde aynı özen, özgünlük ve anlatım ustalığını bulamadım.
Displaying 1 - 22 of 22 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.