Işığa tapmadan, karanlığa sapmadan... "Madde evreni" her an hareket halindedir ve her hareketin bir titreşimi vardır. Hareketlerinin, seçimlerinin, duygu, düşünce ve ifadelerinin de sana özgü bir titreşimi var... Senden yansıyanları, hayat aynasından kaderin olarak seyredersin. Kaderin kalemi dildedir. İfadelerinle hayatına neyi davet ettiğinin farkında mısın? Davranışların ve tutumun sana nasıl bir kader getiriyor? Başına gelen olaylar hangi konularda seni uyarıyor? Seçtiğin meslek sana ne anlatıyor? Bedenindeki sorunlar neyin habercisi? Yaşadığın kazaların içindeki mesajları okuyabiliyor musun? Gelecek planın sadece senin seçimlerinden mi oluşuyor? Sistem bütün bu konularla ilgili seninle konuşurken çok özel bir dil kullanır. Kainatın bu özel diliyle iletişim kurabilmek için hayatın alfabesini biliyor olmak gerekir... Peki, nedir hayatın gizli dilinin alfabesi? Olaylar, durumlar, eylemler, seçimler, sözler ve ifadeler üzerinden hayatı okumaya başladığında sistemle bilinçli bir işbirliği kurmuş olursun. İşte o zaman hayatın gerçek ritmini yakalarsın.
Başımıza gelen her olayın bir nedeni vardır ve biz bunları rastlantı yerine işaret olarak görmeye başlarsak davranış kalıplarımızı da değiştiririz. Aynı şekilde günlük hayatımızda kullandığımız sesler ve kelimeler bir titreşim yayar. Fiziksel özelliklerimiz, duruşumuz, yürüyüşümüz yüzümüz ve mimiklerimiz bize sağlığımız konusunda mesaj verebilir. Bunları doğru okuyarak hangi organımızda ne gibi bir sorun var zamanında ortaya çıkartabiliriz.
Alıntılar:
*Ağzından çıkan her kelime, bir isteğin imzasıdır.
*Yüzündeki tüm bölümler bir duygu ve organla ilişkilidir.
*Sıklıkla tekrar edilen ya da doğru yerde kullanılmayan bazı kelime ve cümle kalıpları asıl mesajları gizlice iletir. “Problem değil” “Senin için problem mi?” sorusuna karşılık olarak verilmediği sürece, aslında “Problem var” anlamına gelir.
*Hayatın denge prensini gereği nerede aşırıya gidiyorsan, onun tersi istikametinde bir aşırılık oluşur. Sattığın yerler varsa bırakamadıkların da vardır.
"The Code of Destiny" starts with a surprisingly philosophical tone, written in simple yet poetic language. The early chapters are engaging and easy to follow, but midway through, the book becomes too abstract for my taste, delving into esoteric concepts that felt less accessible and overly metaphysical.
One of my favorite parts is on page 26, where Güner compares life to a mirror:
"When we want to change a situation, our first move is towards the reflection in the mirror. We assume that by changing it, we change life. But no matter what we do, the reflection doesn’t change; what changes is our approach and perspective towards it."
While some parts of the book offer valuable insights, much of it felt repetitive or unnecessary. If you're into spiritual and esoteric themes, you'll find meaning here, but those looking for clear philosophical ideas might feel disappointed.
Yargılarımızın, tekrara düşerek yaptığımız davranışların aslında hayatımızı oluşturduğunu ve hayatımızdaki her şeyi bizim yarattığımızı ve çektiğimizi anlatan güzel bir kitap. Diğer yandan adı “Kaderin Kodu” olunca, bunları nasıl keşfedeceğim konusunda bir el kitabı olacağı beklentisine girmiştim. Danışanlarından verdiği örneklerle birebir örtüşmediğiniz sürece -ki çoğu çok dramatik vaka ve olaylar- kendinizle ilgili büyük bir “evreka” anı yaşamanız güç.
Kitabın özeti, kitaptaki şu güzel cümle: “Kulak verdiğin sürece, iç görün sana her zaman rehberdir. Gördüğünü okuyabildiğinde, ötesini de okursun.”
Bütün anlaşılırlığıyla muhteşem bir akışta olmak 🙏🏻 Kullandığın sözlerin ya da kalıpların inançların hayatını ne kadar etkilediğini çözmek senin elinde .
Ünal Güner ile youtube’ta karşılaştım ve o günden beri de videolarının müptelasıyım. Araya kitabını da sıkıştırayım dedim. Burada yazdıklarını ayrıntılı ve keyifli şekilde kanalında anlatmaya devam ediyor. İlgililerine tavsiye ederim.
Notum 2,5 aslında. Kitabın dörtte biri komediye varan saçmalık, dörtte biri gereksiz verilen bilgilerden oluşurken dörtte biri lüzumsuz tekrarlardan oluşuyor. Kalan dörtte birlik kısımdan faydalanacağınızı düşünüyorum. Kitap üzerinde dikkatimi çekmek üzere aldığım notlar olması yanında daçmalığından çok güldüm diye not aldığım pek çok yer oldu.
Çok fazla farkındalık uyandıran yeri var. Bu konuda hakkını veriyorum ama bu farkındalıkların çözümü sanırım başka bir kitabında ya da belki videolarında. Biraz tadımlık gibi hissettim. Ancak okumak iyi geldi. Dediğim gibi bazı konulara farklı bakmamı sağladı.