Ah... desem. Kocaman bir düğüm bıraksam buraya. Günlerdir her öyküde boğazımda taşıdığım o düğümle vedalaşsam, buraya emanet etsem onu. Ah... desem, yüreğimdeki sızıyla vedalaşsam... Yazarın yetişkinler için kaleme aldığı ilk öykü kitabı #tarihihoşçakallokantasi ni da çok çok beğenmiştim ama bu kitap... öyle derin, öyle dikkatli, öyle naif bir gözle gözlenmiş duygular var ki kitapta, her öykü bir nakış motifi.
Her öyküyü ayrı beğendim ama 'Kimlikte Nurşen' ve 'Fehime Halamı Kaybedip Tekrar Bulduğumuz Gün' ayrı sarstı beni. Şermin Hanım'ın çok dikkatli bir gözlemci olduğunu düşündüm bir kez daha.
Hikayelerdeki ortak duygu 'kayıp' 'ölüm' 'yas' olmasına rağmen yer yer buruk bir tebessüm de konuyor dudağınıza. Ama sonra tekrar birkaç kelimeyle çarpılıyorsunuz.
Velhasıl ben kitabı çokça beğendim. Ara sıra dönüp tekrar tekrar karıştıracağım bu yüzden💟
Öyküseverlere, öykü okumak isteyip nereden başlasam diye düşünenlere naçizane tavsiyemdir🍃
#alıntılar
"Anlıyordum ki fakirlik ve ucuzluk aynı şey; biri insana, biri eşyaya mahsus; ikisi de sevilmiyor, ikisinde de tüm samimiyetine rağmen değersizleşiyorsun"
"İnsan tükenir. Doğduğu andan ölümüne kadar büyüyor, gelişiyor, yaşlanıyor gibi görünse de içten içe tükenir. Eşya öyle değil, dokunmadığın sürece azalmaz ama insanoğlu ona da dokunur, suyunu çıkarır, yer, bitirir, yok eder."