*Hiçbir şey yapmayın . Sadece izleyin.
*Şüpheden kaçmak ise sorgulamaktan kaçmaktır . Şüphe nedir ? O sadece bir soru işaretidir. O sizin düşmanınız değildir ; o ,sizi sorgulamaya hazırlayan içinizdeki soru işaretidir yalnızca . Şüphe sizin dostunuzdur .
*Gerçeğin niteliklerinden biri de onu hatırlamanıza gerek olmamasıdır . Oysa bir yalanın devamlı hatırlanması gerekir , yoksa onu unutabilirsiniz . Yalanlara alışmış olan birinin gerçeğe alışmış olan birinden daha iyi bir hafızaya ihtiyacı olur çünkü dürüst , her zaman gerçekleri söyleyen bir insanın hafızaya ihtiyacı yoktur . Eğer sadece gerçeği söylüyorsanız , onu hatırlamanız gerekmez. Eğer yalan söylüyorsanız , o zaman bunu sürekli olarak aklınızda tutmanız gerekir , zira birine bir yalan söylerken , bir başkasına başka ve yine başka birisine de başka bir yalan söylemiş olursunuz . Kime neyi söylediğinizi zihninizde sınıflandırmanız ve kaydını tutmanız gerekir . Söylediğiniz bir yalanla ilgili bir sorun çıktığında ise tekrar yalan söylemeniz gerekir . Yani yalanlar birbirini izler , yalan doğum kontrolüne inanmaz . Gerçek ise bakirdir , onun hiç çocuğu yoktur ; aslında o hiç evlenmemiştir.
*Asi bir ruhunuz yoksa , ruhunuz yok demektir . Başka türlü bir ruh zaten olamaz
*Bir kez daha tekrarlayayım , yaşamak sadece hiçbir amacı , hiçbir anlamı olmayan şeylerden ibarettir; yani bu şeylerin hiçbir amacı yoktur , sizi bir yere ulaştırmazlar , onlardan bir anlam çıkartamazsınız . Başka bir deyişle yaşamak kendi içinde bir anlam taşır .
*Gerçek yalnızca asilere gelir, asi olmak ise kesinlikle tehlikeli bir yaşam sürmektir .
*Fakat bir şeyi unutmayın : Kalabalıklar asla gerçeği deneyimlememiştir . Gerçek sadece bireylerin başına gelen bir şeydir .
*İçinizde hiçbir sorunun yanıtının olmadığı ve öyle bomboş oturduğunuz gün , evinize kavuştuğunuz gündür ; cehaletten masumiyete ermiş olduğunuz gündür o gün .
*Tehlikeli yaşamak , seçeneklerin olduğu zamanlar demektir, dikkat edin. En uygun , en rahat,en saygın olanı , toplumun kabul edeceğini veya onurlu olanı seçmeyin .Siz kalbinizde ziller çaldıran neyse onu seçin. Sonucu her ne olursa olsun yapmak isteyeceğiniz bir şeyi seçin.
*Neyin ne gibi sonuçlar getireceğini ancak bir korkak düşünür : "Eğer şöyle yapsam ne olur ? Bu nasıl bir sonuç doğurur ?" diye sorar. O , sonuçla daha fazla ilgilidir . Gerçek insan asla sonuçları düşünmez. O sadece eylemi düşünür ; tam orada ve o andadır. "Hoşuma giden bu ve ben de bunu yapacağım ," diye geçirir içinden .Sonra her ne olursa olsun kabullenir , asla pişmanlık duymaz. Gerçek insan asla pişman olmaz , asla tövbe etmez çünkü o asla kendisine karşı bir şey yapmamıştır.
*Tehlikeli yaşamak , kendinle yaşam arasına aptalca koşullar -konfor ,elverişlilik ,saygınlık - getirmemek demektir .
*Hiçbir şey yapmanıza gerek yok sizi tek ilgilendiren şey izlemek , bu aklınızdan geçen düşünceyi adlandırmamak , onu yargılamamak çünkü bunları yaptığınızda eyleme geçmiş olursunuz.
*Unutmayın ki sadece deneyimlediğiniz şeyler size aittir. Bildiğiniz şeyler ise sadece bildiklerinizdir.
*Şüphe edin ! hatta sonuna dek şüphe edin çünkü şüphe bir arınma sürecidir, zihninizdeki tüm ıvır zıvırı silip atar.
*Dünyanın dört bir yanındaki dinler, insanoğlunun bu kelimenin anlamını bile unutmasına yardımcı oldular.
*İnanç, rahat ve elverişlidir; insanı sersemletir , uyuşturur . O bir uyuşturucudur , insanı zombiye çevirir.
*İnançlarınızı yıkın. Elbette bu rahatsızlık verecek ,uygunsuz olacak ama uygunsuzluk olmadan gerçekten değerli olan hiçbir şey elde edilemez.
*Ben kimsenin oyununu oynamam. Ben ancak kendi oyunumu oynar ve kuralları da kendim koyarım.
*Evlilik aşkın ölümüdür.
*Özgürlüğünden asla feragat etme!