Dilin mahiyetini/neligini dusunce, kultur, varlik ile iliskilerinde sorusturan yaniyla felsefeyi konu alan 50 Soruda Dil Felsefesi, "50 Soruda" dizisinin 14. kitabi. Yazari Atakan Altinors'un Antikcag'dan gunumuze felsefe tarihinde dil hakkinda ortaya konmus baslica gorusleri anlasilir ve rahat okunan bir uslupla sundugu kitapta yer alan bazi sorular Dil felsefesinin dilbilimden ayrilan yonu nedir? Hayvanlar arasindaki iletisim bicimleri bir dil meydana getirir mi? Dilin kokeni neden bir felsefî sorundur? Anlam nedir? Antikcag felsefesinde dile nasil yaklasilmistir? Ortacag'da dil felsefesinde tartisilan baslica konular nelerdir? Descartes'in dil felsefesi alanindaki onemi nedir? Berkeley'in dil anlayisi nasil tasvir edilebilir? Rousseau'nun dil felsefesi alanindaki gorusleri nasil ozetlenebilir? Marksizm dile nasil yaklasir? Mantikci pozitivizmin dile yaklasimi nasildir? Chomsky'nin dil gorusu nasil ozetlenebilir?
Kitabın, bir eksikliği giderdiği kesin; Atakan hocanın ellerine sağlık. Fakat, Atakan hoca; İngilizce, Fransızca ve maalesef Arapça karışımı, kendine özgü bir dil oluşturmuş; bilerek ya da bilmeyerek... Bu dil çok itici. Hocam, "yanıt mübadelesi" nedir diye sorsam, belki de orijinali felsefe terminolojisi olan bir ifade vs diyecek. Birçok felsefe teriminin Türkçe karşılığı yok, bu belli ama bu işin çözümü bu değil hocam. Hele de dil tartışmalarının Türkçe yapıldığı bir kitapta zorlama Arapça ve Farsça kelimeler görmek çok üzücü ve bazen de komik. Artık Türkçenin bir parçası olmuş Arapça ve Farsça "kelimelere" sözüm yok ama çok güzel bir şey ortaya çıkabilecekken; Fransızca ve İngilizce enformasyon falan gibi kelimelerin aralarına serpiştirilmiş, bahususlarla, mamafihlerle, mübadelelerle, esas mes'elelerle, zımnenlerle uğraştım durdum. Bir dahakine artık...
50 soruda serisi belli başlı alanlara giriş niteliği taşıması açısından güzel bir çalışma. Atakan hoca da dil felsefesi alanında kapsamlı, toplu ve başlangıç düzeyinde bir kitap hazırlamış. Okuma konusunda hocanın anlatımında farklı kelimeler kullanması biraz yavaşlatıcı bir etkide, her ne kadar dilin zenginliğini iyi derecede ortaya koysa da.
Dil felsefesi ve dil felsefesi tarihine giriş niteliğinde. Dil felsefesine başlangıç için ideal bir kitap olduğunu düşünüyorum. Giriş seviyesinde olduğu için çoğu konuya genel ve yüzeysel değiniyor ki zaten yazar da bunu arada bir belirtiyor. İleri okumalar için başka kitaplara yönelmek gerekiyor.