1880 yılında Arnavutluk'un İşkodra kentinde doğdu.1902 yılında Harp Akademisini bitirdi. İlk görev yeri olan Dersim ve çevresinde 8 yıl görev yaptı.1913'te, Çatalca Aşiret süvari Tugayının başında Balkan Savaşı sonrasında Edirne'ye kadar gelen Bulgar ordusunu püskürttü. I. Dünya Savaşı bittiğinde 3. kolordu kumandanıydı.
Kurtuluş Savaşı boyunca 12. Kolordu Kumandanı olarak Delibaş İsyanı'nın bastırılmasında, I. ve II. İnönü Savaşlarında Sakarya Savaşı'nda görev aldı.1921'de Tümgeneralliğe yükseltildi ve Süvari Grup Komutanı oldu. Kurtuluş Savaşı'nın son yıllarında Uşak, Afyon, Alaşehir çevresinde çarpışmalarda süvarileri büyük hizmet gördü. Kaçan Yunan ordusunu kovalayarak İzmir'e giren ilk süvari birlikleri Altay'ın komutasındaydı.
I. dönem ve II. dönem TBMM'de de yer aldı. Askerlik ve milletvekilliğini birlikte yürütmesi mümkün olmayınca Atatürk'ün isteğine uyarak meclisten ayrıldı ve orduda kaldı.1944'te I. Ordu Komutanlığına getirildi. Aynı yıl İran ve Afganistan arasındaki sınır anlaşmazlığında hakemlik yaptı. Hazırladığı rapor, anlaşmazlığın çözümlenmesinde yararlı oldu.1945'te, Yüksek Askeri Şura üyeliği sırasında yaş haddinden emekliye ayrıldı.26 Ekim 1974'te hayatını kaybetti. Mezarı, Ankara'daki Devlet Mezarlığı'ndadır.
Genel bilgime çok bir şey katmamasına rağmen fena bir metin değil diyebilirim. Kitabın en ilginç kısmı İzmir Suikastı davaları devam ederken Altay’ın Atatürk'le olan bir muhaveresi. Buraya ilave ediyorum.
Bana hitaben:
« Ali bey bizim paşaları da asacak...»
dedi, fikrimi sorar tarzda yüzüme baktı. Bu sözler bir sürpriz tesiri yaptı, bir an durakladım, Başbakan başını eğmiş yere bakıyor sanki bakışları ile bir tesir yapmış olmaktan çekiniyordu. Kendimi toparladım ve dedim ki:
« Paşa hazretleri, siz herşeyi bizlerden iyi düşünür ve yaparsınız. Bu suali bendenize tevcih etmekle anlıyorum ki lütufkâr kararınızı vermişsiniz...»
Bu yoldaki cevabımdan, lütufkâr karar tabirinden paşaların idamlarını istemiş olsaydınız bana sormazdınız demek istediğimi o yüksek zekâ derhal anlamıştı.
Bu diyalog haricinde çok matah bir eser değil ne yazık ki. Ha bir de şu kısım ilginçti.
“General Allenbi bundan sonra suvari kumandanıni değiştirmiş ve bu savaşta edindiği tecrübe ile bir yıl geçmeden HAYFA yakınlarında ordumuzu yararak çember içine almış ve bütün SURİYE’yi eline geçirmişti. Bizim de bu tecrübe ile beş yıl sonra SUVARİ KOLORDUMUZ AFYON’da Yunan ordusunu sarmış ve onun esir olmasını sağlamıştı.”