İlk kez 1838 yılında yayımlanan “Alışkanlık Üzerine”de Félix Ravaisson, alışkanlığın kökeninin ve gelişme sürecinin izini sürüyor ve insan doğasının temelinde alışkanlıklar olduğunu ileri sürüyor. Konuya dair yapılmış en iyi ve özgün çalışmalardan biri olan “Alışkanlık Üzerine”de, alışkanlığın metafizik nitelikleri materyalizm ve idealizm ekseninde bütün ayrıntılarıyla kaleme alınıyor. Proust, Bergson, Heidegger, Merleau-Ponty, Derrida ve Deleuze gibi isimleri de etkilemiş olan “Alışkanlık Üzerine”, yıllar sonra tekrar okurlarla buluşuyor. “Alışkanlık gibi, içgüdü de, irade ve belirgin bilinç olmaksızın, bir amaca yönelmiş eğilimdir. İçgüdünün farkı daha az düşünce içeren, daha karşı konulmaz, daha kati olmasıdır. Alışkanlık içgüdünün kesinliğine, zorunluluğuna, mükemmel kendiliğindenliğine, belki hiç ulaşamayacaktır ama, her zaman yakınsayacaktır. Öyleyse alışkanlık ile içgüdü, yani alışkanlık ile doğa arasındaki fark yalnızca derece farkıdır ve bu fark sonsuz bir küçüklüğe yakınsatılabilir.”
Jean Gaspard Félix Ravaisson-Mollien was a French philosopher and archaeologist. He was a student of Schelling and a teacher of Bergson. His philosophy fits in the tradition of French Spiritualism. He was influenced by Maine de Biran re-actualized the Aristotelian Metaphysics and critique of eclectism of Victor Cousin in La philosophie en France au XIXe siècle. He did not occupy a university chair, but he was the conservator of the department of antiquities at the Louvre, president of the jury of the Aggregation of philosophy in France and Inspector General of Libraries.
Expected a mundane read, got a still original attempt at bridging idealism and materialism, body and mind. Great success, despite the swampy wording for an uninitiated schmuck like me.
A fascinating read that takes you far further than you would think to begin with. Ravaisson's PhD thesis spans many spheres of philosophical debate, simultaneously taking on Hume and Immanuel Kant, and looking to show how habit is what enables us to cross the boundary between phenomena and noumena.
" Hence habit is not an external necessity of constraint, but a necessity of attraction and desire. It is, indeed, a law, a law of grace...it is the final cause that increasingly predominates over efficient causality and which absorb the latter into itself."