Kısacık bir roman.
Tanrı anlatıcısı bir tek kişiye anlatıyor romanı, baş kahramanına. Bu yönden başından beri dikkattimi çekti anlatım, daha doğrusu bu tip anlatımın avantaj ve dezavantajlarını yakalayıp durdum metinde.
Hislerimi tam olarak nasıl ifade edeceğimi bilmiyorum ama samimiyetle kitabın bitmesine 20 sayfa kala, kitaba 2 yıldız vereceğimi düşünüyordum. Ama sonra “İnsanı Onurlandırmak” bölümünde anlatım o kadar güzelleşti ki, “yaptın, kapadın, çıktın” tipi anlatımın kuvveti, yaşanılan her anın bir saniye sonra artık mazi olarak önümüze düştüğünün hissini öyle güzel verdi ki, hem de cenaze gibi çarpıcı bir bölümle, karakterin tüm basiretsizliğini, güçsüzlüğünü ve tüm bunların onun ayıplanacak bir parçası değil de sadece bir parçası olduğunu, insan olduğunu anlattı, hatırlattı. Beni benimle karşılaştıran metinleri bu yüzden seviyorum.
O son 20 sayfadan sonra bu kitaba 3 yıldız vermeye karar verirken diğer 60 sayfanın da aynı kuvvette yazılsa kimbilir nasıl bir kitap olacağını düşünmeden edemedim.
Ve Arap edebiyatının genç kuşak temsilcilerinden Muhammed S. El Azab ile tanıştığıma memnun oldum.