Jump to ratings and reviews
Rate this book

Cosmopolitan Anxieties: Turkish Challenges to Citizenship and Belonging in Germany

Rate this book
In Cosmopolitan Anxieties , Ruth Mandel explores Germany’s relation to the more than two million Turkish immigrants and their descendants living within its borders. Based on her two decades of ethnographic research in Berlin, she argues that Germany’s reactions to the postwar Turkish diaspora have been charged, inconsistent, and resonant of past problematic encounters with a Jewish “other.” Mandel examines the tensions in Germany between race-based ideologies of blood and belonging on the one hand and ambitions of multicultural tolerance and cosmopolitanism on the other. She does so by juxtaposing the experiences of Turkish immigrants, Jews, and “ethnic Germans” in relation to issues including Islam, Germany’s Nazi past, and its radically altered position as a unified country in the post–Cold War era. Mandel explains that within Germany the popular understanding of what it means to be German is often conflated with citizenship, so that a German citizen of Turkish background can never be a “real German.” This conflation of blood and citizenship was dramatically illustrated when, during the 1990s, nearly two million “ethnic Germans” from Eastern Europe and the former Soviet Union arrived in Germany with a legal and social status far superior to that of “Turks” who had lived in the country for decades. Mandel analyzes how representations of Turkish difference are appropriated or rejected by Turks living in Germany; how subsequent generations of Turkish immigrants are exploring new configurations of identity and citizenship through literature, film, hip-hop, and fashion; and how migrants returning to Turkey find themselves fundamentally changed by their experiences in Germany. She maintains that until difference is accepted as unproblematic, there will continue to be serious tension regarding resident foreigners, despite recurrent attempts to realize a more inclusive and “demotic” cosmopolitan vision of Germany.

440 pages, Paperback

First published June 13, 2008

2 people are currently reading
56 people want to read

About the author

Ruth Mandel

3 books

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
15 (41%)
4 stars
12 (33%)
3 stars
7 (19%)
2 stars
0 (0%)
1 star
2 (5%)
Displaying 1 - 5 of 5 reviews
Profile Image for emre.
452 reviews361 followers
October 10, 2024
neredeyse altı aylık bir serüvenin ardından bu kitabı bitirdiğim için mutluyum. çok şey öğrendiğim, göç, kimlik, ulusötesilik ve aidiyet konuları üzerine zihnimde yepyeni pencereler açan, "saha araştırması nedir, nasıl yapılır" dersi aldığım ve yazılalı epey olmasına rağmen almanya'nın birçok güncel psikopolitik sürecini yorumlamak konusunda çok yardımı olan bir kitap oldu. ruth mandel akademik bağlamdan kopmayan fakat terminolojiye boğmayan bir üslupla yazmak ve korkakça nötr olmak değil de hakikaten objektif olabilmek konusunda nasıl da yetenekli, ilham verici. iyi ki okudum bu kitaba ve iyi ki var böyle kitaplar. 💚
Profile Image for dantelk.
235 reviews24 followers
May 10, 2025
---> Anyone interested in this book should watch Love, Deutschmarks and Death. <---

Yazarın, Berlin'de belediye otobüslerinde kimsenin yanına oturmayı tercih etmediğini söylediği kısım çok dokundu, ve kendimi sorgulamama sebep oldu: belediye otobüsünde kimin yanına oturacağıma hızla karar verirken, mesela zencileri hemen elimine ediyor muyum? Sanırım ediyorum. Bu konuda daha farklı bir "tercih" politikası gütmeye karar verdim.

Genel olarak okuması ilginç bir kitaptı, ancak bir miktar hayal kırıklığı da yaratmadı değil onu da belirteyim. Ben ilk ağızdan tecrübelere daha fazla yer verilmesini beklerdim, ancak yazar daha çok kendi şahit olduğu durumları yazıya aktarmış. Ayrıca elbette Berlin'de Yahudi olmanın Müslüman olmakla kıyaslanması, özellikle de yazar da Yahudi olduğu için makul, ama bu konuya ayrılan sayfa sayısının kitabın konusundan biraz uzaklaşılmasına sebep olduğunu düşündüm.

Bence yazar, metinde Türklerin Almanya'daki deneyimlerini aktarırken, din meselesine oldukça fazla vurgu yapmış, örneğin sadece bir bölüm, tesettür ve bunun nasıl bir tartışmanın göbeğinde olduğu üzerine. Avrupa ve Türkiye'de gerek islamın, gerek giyim kuşam meselesinin ne kadar çok tartışıldığını düşününce, bunda yadırganacak birşey yok, ama kitabın başka boyutlara da değinmesini tercih ederdim. Ayrıca Alevi - Sünni meselesinde de yazarın biraz subjektif bir bakış açısı olabileceğini düşünüyorum.

Yine Doğu & Batı Alman ekseninde yapılan göçmen tartışmaları da ilginçti.

Puşt, farsçada "arkadan" demekmiş.

Türklükle ilgili kabul ediş, bunu daha çok etnokültürün bir parçası gibi görme üzerine, toplumun bir parçası değil.

Guest worker başka birşey, immigrant bambaşka. İmmigrant tanımı, Türkiye'nin göçmen tanımına çok benziyor.

Pek çok insan emeklilik için Türkiye'ye dönmek istiyor (ama nafile)

Almanlar, Türklere apartman kültürü ile ilgili broşürler dağıtıyorlar

Liberal sayılabilecek bir gazetede bile Türkçe kelimeler bölümü açılmasına müthiş tepki var- eğer bizim gazetenin okuyucusu buysa, ötekilerinki nasıl acaba.

Multicultural, kültürler birbirine değemiyorsa pek bir anlama gelmiyor.

Türkler arasında da doğudan gelenler alt seviye olarak görülüyorlar.

Hinterhauser: iç avlulu apartman.

Okullarda da Türklerden "Türk" gibi davranmaları bekleniyor, bu şablonun dışına çıkmak da bir tuhaf karşılanıyor.

Jew'lerin başına gelenlerin "en güzel sanat eseri"ne döndürülmesi ne derece ahlakçı?

!!!!!!!!Fena şeyleri yapan küçük bir kesim de olsa, buna ses etmeyen kitleler asıl riski oluşturuyorlar.!!!!!

Türkler sarımsak kokuyorlar (Türkiye'de de bunu Afganlar için söylerler!)

Berlin Hastanesi'nde entel bir Türk gören Alman hemşireler, ikide bir "bu ne okuyor" diye bakıyorlar.

Almanya'da vatandaşlığa alırken mesela noeli hangi gün kutladıklarını, bazı patriotic şarkıları, yemekleri falan soruyorlar.

Çifte vatandaşlık çok kritik bir tartışma.

Kızılbaş'ın nereden geldiğini öğrendim.

Bavarya'da okullarda haç zorunlu mu olsun değil mi tartışması.
Profile Image for Zozan Baran.
41 reviews3 followers
January 1, 2025
Excellent book about Turkish, Kurdish, Zaza, Alevi diaspora in Germany. Their relation to each other and to their host country and German people. What I like the most about the book is that it problematizes the migration not as migration per se but in terms of host country and majority's problem to accept changes and tackle challenges come with encountering new people, their sensibilities, cultural and moral codes.

I think the book capture in-betweenness with a great clarify and empathy. Anyone who experience migration, cultural diversity, identity complexities would appreciate book's ability to capture these realities.

I found the book personally highlighting for both my experience as a Kurdish person internally emigrated in Turkey and for my experiences with cultural complexity in Berlin.

It could be a great guideline for ethnographic research as well.
Profile Image for Yasemin.
24 reviews6 followers
April 3, 2020
Kitabı tez araştırmam için kütüphaneden ödünç almıştım. Kafamdaki plan birkaç chapteri inceleyip tezde o kısımlardan yararlanmaktı. Ancak hani bazı akademik kitaplar vardır ya öyle güzel yazılmıştır ki çok sürükleyici bir romanmışçasına her bölümü merakla okursunuz, dili çok güzel kullanmıştır yazar, burada bu kelime ne güzel gitmiş diye bir cümleye takılırsınız ve daha da bir şevkle okumaya devam edersiniz (ne yazık ki akademide böyle kitaplar çok yok ya da varsa da ben bulamıyorum öyle sık sık), işte Ruth Mandel’in Cosmopolitan Anxiety’si tam olarak öyle bir kitaptı. Mandel’in hem Türkiye’de hem de Almanya’da oldukça uzun bir dönemi kapsayan saha araştırmalarının ve de her iki dile de oldukça hakim olmasının payı var elbette kitabın bu kadar başarılı bir araştırma olmasında. Ama yine de Mandel roman da yazsa çok güzel olur bence, ben kendisinin yazmasına da hayran oldum. Kitabın insanda bıraktığı tek olumsuz his ne akademisyenler ne araştırmalar yapıyor ve de ne güzel yazıyorlar, sanırım ben asla bu kadar iyi yazamayacağım, diye düşündürmesi. Ezcümle, eğer Almanya’nın göç tarihi, Türklerin Almanya’ya göçü, genel olarak da vatandaşlık, kimlik, göçmen olma deneyimi, iyi saha araştırması nasıl yapılır gibi konularla ilgiliyseniz bu araştırmayı keyifle okuyacağınızı garanti ederim.
Profile Image for Kevin.
49 reviews4 followers
May 22, 2013
Ruth Mandel's analysis of Germany's so-called Ausländerproblematik is enlightening and nuanced. First deconstructing the rhetoric behind German conceptions of Turks (as well as the so-called Deutschtürken), Mandel then continues to provide analysis of the constructions of identity among all parties. Included in her book is a significant reflection on historical events, all leading up to a summary of current identity politics. Perhaps the most valuable information included are Mandel's lengthy, often anecdotal observations of minority groups within the Turkish diaspora, particularly relating to Alevis. This was the first text that I have read in my study of the Turkish diaspora of Germany, and it has provided numerous, useful terms present in both Turkish and German discourses. Mandel certainly maintains a critical view on German policies regarding foreigners, however these views are pervasively and persuasively founded in a level-headed dialog. In all, Mandel's book seems to me to be the best starting point for an engaging and multifaceted study of identity politics and the Turkish diaspora in Germany.
Displaying 1 - 5 of 5 reviews