Essential essays on key Marxist writers from a leading political thinker Literature of Revolution explores the pivotal texts and topics in the Marxist tradition, drawing on the works of Marx, Trotsky, Luxemburg, Lenin, and Althusser. In close dialogue with common themes and arguments in revolutionary Marxist thought, Geras brings some of his persistent preoccupations to the the relationship between Marxism and justice; the debates on political organization; and the role of revolutionary mass action and party pluralism; as well as an enthralling exploration into the literary power of Trotsky’s writing.
Norman Geras was Professor Emeritus of Government at the University of Manchester. In a long academic career, he has contributed substantially to the analysis of the works of Karl Marx, particularly in his book Marx and Human Nature and the article "The Controversy About Marx and Justice," which remains a standard work on the issue.
Kapak fotoğrafı olarak kullanılan “Kardaki Gençlik” fotoğrafını Ocak 2015’te ODTÜ Devrim Stadyumu’nda çekmiştim. Kitabı okumaya ve incelemeye yeni fırsatım oldu. Kitabın birinci bölümü olan Esas olarak Marx kısmındaki ilk makale olan “Marx ve Adalet Hakkındaki Malum İhtilaf” okurken en etkilendiğim bölüm oldu. Bu bölümde sayfa 62 ve 63’teki aşağıda yer verdiğim alıntıda, adalet ve eşitlik, Geras aracılığıyla Marx üzerinden inceleniyor: “Marx, Alman İdeolojisi’nde proleteryayı; “toplumun bütün yüklerini sağladığı avantajlardan yararlanmadan taşımak zorunda olan.. bir sınıf” olarak tanımlamıştır. Marx’ın aklındaki avantajlardan biri, bu tanımı takip eden cümlede bulunmaktadır; “Bugüne kadarki bütün kurtuluşlar… kısıtlanmış üretici güçlere dayanmıştır. Bu üretici güçlerin sağladıkları üretim, bütün toplum için yetersizdi ve gelişme ancak bir kişinin ihtiyaçlarını diğerleri aleyhine tatmin etmesine dayanmaktaydı. Bu nedenle bazıları -yani azınlık- gelişmenin tekeline sahip olurken, diğerleri –yani çoğunluk- en temel ihtiyaçlarının karşılamasının bitmeyen bir mücadekleye bağlı olmasından dolayı şimdilik (yani yeni devrimci üretim güçlerinin yaratılışına kadar) her türlü gelişmenin dışında kalmaktadır. Bu ihtilaf daha sonraki ekonomik yazılarında da korunmuştur. Marx, bir yerde “çok çalışmak zorunda olanlar ile aylaklık edenler arasındaki çelişkiden” ve bu çelişkinin kapitalizmin son bulması ile kaybolacağından bahsetmiştir. Kapital’de bu noktayı genişleterek; “Verili emeğin yoğunluğu ve üretkenliği ile maddi üretimin zorunlu olarak kapladığı toplumsal çalışma zamanı kısalmış ve sonuç olarak, toplumun, bireyin özgür entelektüel ve toplumsal aktivitesi için sahip olduğu zaman uzamıştır. İşin, toplum içinde çalışabilecek durumda olanlar arasında daha eşit olarak bölüşülmesiyle tikel bir toplumsal tabakanın omuzlarındaki yükü (bu doğa tarafından zorunlu kılınmıştır) toplumun diğer katmanlarına yükleme yeteneği söz konusu değildir. Bu bakış açısına göre iş gününün kısaltılmasının mutlak asgari sınırını, emeğin evrenselliği oluşturur. Kapitalist toplumda özgür zaman, kitlelerin yaşam sürelerinin, sadece bir sınıf için, emek-zamana dönüştürülmesiyle üretilir.”
Norman Geras was born in Southern Rhodesia to a Jewish family in 1943. He would go on to become a professor of politics at the University of Manchester, as well as a member of the editorial boards of New Left Review and Socialist Register. Throughout his life he argued for an open, dynamic, democratic interpretation of Marxism, focusing on the thought of Leon Trotsky and Rosa Luxemburg.
This book is a series of essays. Topics include Marx and justice, commodity fetishism, political representation and party organization (Lenin vs Trotsky vs Luxembourg), and Trotsky's revolutionary literature.
I'm impressed by Geras's mastery of the subject matter. His knowledge of the writings of key revolutionary figures is excellent. There is some overlap in the material and arguments set out in the essays which made some passages feel repetitive.
Geras went on to adopt increasingly...let's say...heterodox positions late in life. He criticized what he saw as violent and illiberal tendencies on the left. That's all well and good but his support for the Iraq war and deference to the global role played by the US were unacceptable.
As far as I can tell, his work during his time at NLR doesn't show any early signs of this future shift. Regardless, the essays in this book are quite good if you are interested in Trotsky or the moral implications of Marx's work.