Jump to ratings and reviews
Rate this book

Asar-ı Atika: Osmanlı İmparatorluğu'nda Arkeoloji Siyaseti

Rate this book
Eski eserlerin sahibi kimdir? Günümüzde uluslararası anlaşmazlıklarda canlı bir yer tutan bu alışılmış sorudan yola çıkan "Asar-ı Atika", eski eserler üzerinden geçmişi sahiplenme olgusunu siyasi ve kültürel boyutlarıyla ele alıyor. Arkeolojinin akademik bir disiplin haline geldiği 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başında, arkeoloji ve ulus kurma pratikleri arasındaki ilişkiye disiplinlerarası bir bakış açısıyla yaklaşıyor. Hükümetlerin, müzelerin, arkeologların ve kazı işçilerinin eski eserler üzerindeki hak iddialarını inceleyerek arkeolojinin kültürlerarası ilişkiler ve iktidar mücadelelerinde oynadığı rolü ortaya koyuyor.
Zeynep Çelik, Osmanlı İmparatorluğu sınırları içindeki eski eserlere dair uluslararası söylemi açığa çıkarırken, Avrupa müzelerine nazaran yeni oluşan iki müzenin kuruluş ve büyüme süreçlerini de karşılaştırıyor: İstanbul’daki Müze-i Hümayun ve New York’taki Metropolitan Museum of Art. Çalışmasında kurumların ötesine uzanarak Batılılar, Osmanlı memurları ve işçiler arasındaki etkileşimi çözümleyen Çelik, kazı işçilerinin sesi gibi arkeoloji tarihinde geri planda kalmış bakış açılarını da gündeme getiriyor.
Zeynep Çelik, New Jersey Institute of Technology’de mimarlık profesörü.

265 pages, Paperback

First published January 1, 2016

5 people are currently reading
34 people want to read

About the author

Zeynep Çelik

27 books12 followers

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
10 (35%)
4 stars
15 (53%)
3 stars
3 (10%)
2 stars
0 (0%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 - 6 of 6 reviews
60 reviews12 followers
February 8, 2018
kitap arkeolojik kalıntıların ikinci katman hikayesiyle buluşturuyor bizi. arkeolojinin henüz bir bilim dalı haline gelmesinden önce 19. yüzyılda Osmanlıda yapılan kazılar, Osmanlı devletinin eski eser politikası anlatılıyor.
eski eserlerin bizde ağırlıklı olarak uyandırdığı düşünceler genellikle ilk sahibi ya da ilk ortaya çıkaran sanatçı veya zanaatkarlar etrafında dolanır. bu kitapla ikinci bir tabaka ortaya çıkıyor, ilk kaşifler.. eserin kaderinin ait olduğu coğrafyadan ziyade, ilk kaşifi tarafından belirlendiğini gözlemlemek mümkün. zira Avrupa'da kallavi bir müzede sergilenmek ya da başkent İstanbul'da mirasçısı olmayan bir güruh tarafından sergilenmek seçenekleri arasındaki muğlaklık ve geçişkenlik sadece kim tarafından bulunduğuna bağlıdır. bu arada bu cümleler dönemin zihniyetini ve birbirlerine bakışını yansıtması için seçtiğim cümleler, zira kitabın da tartışma konusu Avrupa'daki kallavi müzeler gerçekten kallavi mi, ya da Osmanlı'nın antik eserlerin ne kadar mirasçısı olduğu ya da olmadığı..
kısacası artık müze gezerken ya da arkeolojik kalıntıları izlerken aklımızda oluşacak ikinci bir hikaye katmanı oluştu.
Profile Image for Hasan.
18 reviews1 follower
September 21, 2020
Kitap Arkeoloji Müzesi'nin tarihinden, kurulduğu ilk yüzyıldaki Batı dünyasıyla olan ilişkisine, Osmanlı toplumunun tarihi eserlerle imtihanından, müzeye gelen ziyaretçi tiplerine, o zamanki işçi-Arkeolog-müfettiş üçlü ilişkilerine kadar geniş bir konuyu kapsıyor. Basit, sade bir dili var. Eğer konuyu merak ediyorsanız ve pek hakim değilseniz alabilirsiniz.

P.S Kitap aslen İngilizce yazılmış daha sonra Türkçeye çevrilmiş ama herhangi bir sorun göze batmıyor.
Profile Image for Jindřich Zapletal.
230 reviews12 followers
July 29, 2023
The title of the book is misleading. It does not really cover Ottoman empire; it sets a humbler aim: the 19th century politics of what nowadays is called the Istanbul Museum of Archaeology. There is also an interesting chapter on the workforce archaeologists hired for their excavations. If you want to learn something about circumstances in Egypt or Iraq, or about digs that circumvented the museum officials, you have to look elsewhere. I previously read Budge's books (a rather unscrupulous acquisition agent for the British Museum at the end of 19th century active in Egypt, Sudan, and Iraq), I hoped to get a counterpoint to them, or to learn how the Ishtar gate or the Pergamon frieze found their way to Germany, and I was disappointed in this respect.

With this caveat, I liked the book for what it is. It looks at the international reception of the museum, its development, and its visitors, it contains many interesting references. The author is familiar with both the Turkish and Western perspective. It was a great read after my recent Istanbul visit. Some of my questions remained unaddressed though:

1. Is the museum not just as a colonial enterprise as its western counterparts, given the relationship of Istanbul officialdom to Arab parts of the empire?
2. Artifacts such as the Sidon sarcophagi or the Damascus documents, are they immune to repatriation politics? To me, they do not really seem to be at home in Istanbul.
3. The author explains how initially, the museum was mostly a presentation for the foreign scholars and tourists, with domestic visitors mostly absent and even ignored by the curators. This pertains to question 1. However, I was reminded of my visit to the recently opened museum of modern art in Galata. When I realized that there are nearly no domestic visitors, I fled from that weird place. Does it actually have any value as a venue?
Profile Image for Burcu.
81 reviews
September 2, 2025
Kitabın başlığı Osmanlı İmparatorluğunda Arkeoloji Siyaseti olsa da aslında kitap bundan çok daha ötesini anlatıyor. Osmanlı İmparatorluğunda Arkeolojinin ve müzeciliğin başlangıcı, bu sürecin Batı'daki müzelerin oluşumuyla karşılaştırılması, bu gelişmelerin farklı ülkelerin vatandaşları açısından ne anlam taşıdığı kitapta detaylı şekilde işlenen konular. Ayrıca Batılı ülkelerin Osmanlı topraklarında yaptığı kazılarda çalışan işçilerin durumu, kazıların lojistiği, arkeologlar ve halk arasındaki ilişkiler gibi belki şimdiye kadar çok az ele alınan konular, arkeologların çizim ve fotoğrafları da eklenerek işlenmiş. Zeynep Çelik kitabı eski eserlerin kime ait olduğuyla ilgili bitmeyen tartışmaya da değinerek sonlandırmış. Arkeolojiye veya müzeciliğe ilgi duyan herkesin keyifle okuyacağı bir araştırma kitabı. Kaynakçası da çok yararlı.
Profile Image for Esra.
180 reviews25 followers
November 23, 2022
Tarihi eserleri ve onların doğrultusunda tarihi okuyup anlamak için eşsiz bir kitap, daha önce hiç düşünmediğim perspektifler açtı. Favori bölümüm edebiyata müzelerin nasıl girdiği konusu oldu, içinde eşi bulunmaz eserlerin olduğu müzeleri yazarlar nasıl yansıtmış. Prof. Zeynep Çelik yotube konuşmaları da çok değerli, çok şey öğrendim, varolsun.
Profile Image for formosante.
31 reviews1 follower
May 29, 2023
osmanlı’nın geç kalınmış ve adım adım gelişen arkeoloji anlayışı kuru bir siyasi tarih anlatımından uzak çok akıcı bir biçimde açıklanmış. kitabın her bölümü oldukça etkileyici, spesifik noktalar üzerineydi (örneğin müzelerin romanlara yansıması üzerinden değerlendirilmesi). baştan sona görselleri ve bütünüyle oldukça keyifli bir eserdi...
Displaying 1 - 6 of 6 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.