Paperback. 12,50 / 19,50 cm. In Turkish. 448 p. Dogalci ve gerçekçi anlatinin klasik yazari Hüseyin Rahmi Gürpinar, bütün sanat yasami boyunca hep aklin ve bilimin yanindadir. Bos inançlara, yobazliga, bagnazliga karsi çikarak, toplumun çagdas düsünceye ulasmasi için elinden geleni yapar; kendi deyisiyle, halki "yüksek bir felsefe"ye ulastirmaya çalisir. Anlatinin her türünde yapit veren Hüseyin Rahmi, Ölüm Bir Kurtulus mudur? romaninda "deneysel roman" biçimini kullanir. Çogu romaninda kullandigi "eglendirirken ögretme" amacina uygun merak ve gülmece ögeleri, bu romaninda yerini daha ciddî ve dramatik bir konu ve anlatima birakir; intihar olgusunu, toplumsal kosullar ve ailenin egitimi yönlerinden enine boyuna irdeler. Romanin bu yayiminda, genç kusaklar düsünülerek, anlati dili günümüz diline uyarlanmis; kitabin basina Hüseyin Rahmi'nin yasamini ve yapitlarini irdeleyen bir inceleme yazisi eklenmistir.
Hüseyin Rahmi Gürpınar was a Turkish writer and politician.
Gürpınar was the son of a family close to the Ottoman court, born in Istanbul. Having lost his mother at an early age, he was sent to Crete where his father was an Ottoman civil servant, however he was soon sent back to Istanbul, where he was brought up by his aunts and grandmothers in Istanbul.
Gürpınar started writing fiction at an early age. He became a civil servant, then a writer and journalist. He later served as a member of parliament in the early years of the Turkish Republic between 1935 and 1943.
Polisiye olarak okursak eğlenceli sayılır, ama psikolojiden çok uzak felsefi açıdan doyurucu değil. Kokainman adamın evindeki karakterlerin atışmaları ve karakterler çok komikti acıklı sonu hariç.
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın bu eseri, ölüm ve intihar gibi karanlık temaları felsefi bir derinlik ve müthiş bir mizahla ele alıyor.
Kitap, toplumun bu kavramlara karşı takındığı tavırları sorgularken, aslında yaşamın kıymetini ve insanın varlık sebebini kurcalıyor. Yazar, en kasvetli konuları bile kendine has sarkastik üslubuyla okura sunuyor.
Anlatım tarzına bayıldığım Hüseyin Rahmi yine oldukça canlı ve sürükleyici bir dil ile karşımızda. Özellikle zekice kurguladığı ironiler ve samimi dili okunmasına müthiş katlı sağlıyor. Eski bir metin olmasına rağmen dili bugünün okuru için bile akıcı. Aralara sıkıştırdığı erkek hegomanyasına da karşı eleştirisi de beni kitaba bağlayan başka bir sebep idi.
İşlenen fikir güzel, arada derede güzel karakter analizleri ve “intihar” olgusu üzerine ilgi çekici konuşmalar ve sınıflandırmalar mevcut. Yalnız kurguyu feci kötü buldum. Gereksiz çok fazla ayrıntı ve olay var. Daha da şanssız olan ise roman için gerçekten gerekli olduğunu düşündüğüm düşüncelerin bu gereksiz ayrıntılar ve kurgu fazlalığı içinde serpiştirilmiş olması ve kitabın bazı bölümlerini atlamaya yeltendiğimde bir şeyler kaçırmış olma ihtimalime karşın geri dönme gereksinimi. Tüm roman adeta bir “bütünlüğü bozMAyan cümleleri bulunuz” sorusu.
Storytelde keyifle dinlediğim bir hüseyin rahmi gürpınar kitabı oldu. İntihar meselesine bu kadar keyifli komik bir perspektif getirebilen bir yazar olmasıyla yine çağını aşmış. Sadece keyifli ya da komik değil, Gürpınar'ın Durkheim'dan, psikanalizden psikolojiden intiharla ilgili alıntılar yapması kitabı çok daha derin bir hale getirmiş. Kesinlikle tavsiye edilir.
"Sevmeyi hak tanımayan beşerî kanunların istibdadından kaçıyoruz...Pek çok aşkları örten büyük mezarın mavi suları, halaskâr dalgalarının kucağında bizi de uyutmak lütfunu gösterecektir."
bu kismi fenaydi onun disinda sozluk okur gibi bitsin diye dua ederek okudum
TRT Dinle uygulamasında dinlediğim bu kitabı Hüseyin Rahmi'nin en başarısız eseri olarak buldum. En azından okumadım diye düşündüm :p O zaman daha da sıkıcı olabilirdi.