Jump to ratings and reviews
Rate this book

Düşsel Konçerto - Cilt 1

Rate this book
Paperback. 14,00 / 21,00 cm. In Turkish. 304 p. Okur-kisi, sen kim olursan ol, su anda burada seninle yüz yüze olmak, gözlerimi gözlerine dikmek, ellerini sikmak ve sana alçak "Yasadigina inaniyor musun? Gerçekten, derinlemesine, yogun yasadigina? Bu hayatin sana, gençligin atesli gecelerinde belki hayalini kurdugun kadar güzel ve büyük görünüyor mu?' demek isterdim. Ve daha da alçak sesle, yavasça, sana sormak Gençligin var miydi? Derinliklerinde, kaninda bir seylerin mayalandigini, kaynadigini, kipirdandigini, heyecanlandigini; disari çikmak, tasmak, dünyayi bir alev gölü misali sular altinda birakmak istedigini içinde hissettin mi? Birkaç saatlik heyecandan, zalim bir günbatimindan, bir sairin dizelerinden sonra sen hissettin mi; sahsen sen kendinin ilk kisi, hayatin kasifi, dünyanin kasifi oldugunu hiç hissettin mi? Ve bu yasam sana zavalli, bu dünya sana küçük görünmedi mi? Yasam askina ölümü arzulamadin mi? Uzak gökyüzünün önünde Büyük Iskender'in hirsini tatmadin mi? Öyleyse bana asik olunmasini saglayabilecek ne var benim içimde?

336 pages, Paperback

First published January 1, 1954

3 people are currently reading
207 people want to read

About the author

Giovanni Papini

229 books249 followers
Giovanni Papini was an Italian journalist, essayist, literary critic, poet, and novelist.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
47 (43%)
4 stars
43 (39%)
3 stars
15 (13%)
2 stars
3 (2%)
1 star
1 (<1%)
Displaying 1 - 22 of 22 reviews
Profile Image for Aslıhan Çelik Tufan.
647 reviews195 followers
July 11, 2018
Düşsel Konçerto 1 ve 2 benim için başucu kitabı oldu!

Huzursuzluğun Kitabı kadar müptela oldum!

Papini gibi bir deha bir usta bir kalem kaçırılmamalı!

Mutlaka okuyun derim!
Profile Image for Tuğçe Kozak.
278 reviews288 followers
December 9, 2017
"Dünyanın bir anda, aniden durduğunu, her şeyin olduğu yerde kaldığını ve insanların o anda oldukları pozisyonda, yaptıkları işte neredeyse heykel gibi hareketsizleştiklerini hayal edin... Eğer bu olsaydı ve bütün bunlara rağmen düşünce insanların içinde hala devam etseydi ve onlar geçmişte yaptıklarını ve yapıyor olduklarını hatırlayabiliyor ve yargılayabiliyor olsalardı, doğduklarından bu yana yaptıklarını tartabiliyor ve ölmeden önce yapacaklarını tekrar düşünebiliyor olsalardı, aniden durmuş bu dünyanın trajik sessizliği altında hangi çaresizlik yanardı bir hayal edin!"

Şiddetle tavsiye ederim, kesinlikle çok tatmin edici bir okuma, çok özgün öyküler.
Profile Image for Banu Gür.
37 reviews69 followers
May 23, 2018
Okudum okumasına da... Düşünüyorum ki; madem Papini dört başı mamur bir fütürist o halde GOG bir magnum opus için daha derli toplu daha evla bir eserdir nazarımda :)
Profile Image for Argos.
1,266 reviews493 followers
November 18, 2019
Düşsel Konçerto I ve II farklı bir Papini yapıtı. GOG gibi roman değil. Bir toplama metinler kitabı; denemeler, öyküler, anılar, anlatılar toplaması. Papini deha ile delilik arasında gidip gelen bir insan. Kararsız, kafası karışık, bu nedenle bir ara ateist sonra koyu bir katolik, her zaman insan dostu hümanist bir kişilik ama sıkı bir Duce hayranı, yani faşist. Felsefecilerin ideallerinin tatmin etmediği bir adam.

Aykırı, herşeyi sorgulayan, bulduğu cevaplardan memnun kalmayan, tatmin olmayan, çok bilen biri. Ama kalemi inanılmaz zeki, yaratıcı ve güçlü. Sıradan insanları ele alıp onları sıradışı olayların kahramanları yapıyor ve düş gücünüzü de göz önüne alarak fantastik sayılabilecek, gerçekdışı bir yolculuğa çıkarıyor. Bazen de sıradışı insanları ele alıp onları sıradan hikayeler, olaylar ile sizden farklı biri olmadığını anlatıyor. Bunu yaparken bu arada başta kendisi olmak üzere neredeyse tüm insanlarla özellikle de iddialı ve ön planda bulunan özellikle de zeki insanlarla dalga geçiyor, kafayı buluyor.

Yazdıklarından onun Nietzsche, Stendhal, O. Wilde’dan hoşlanmadığını, biraz maço olabileceği izlenimini edindim. Mizah ve iğneleme en büyük silahı Papini’nin. Gün içinde karşılaşılabilecek neredeyse her olayı düşünüp bunun karşısında yer alacak karşı düşünceyi koyan, fikir-karşıfikir kurgusuyla derdini anlatan bir yazarı okumak bazen güldürse de bazen de sinirlendiriyor insanı. Bu karşıtlığı çok iyi yakalıyor Giovanni Papini. Bu konuda daha ayrıntılı düşüncemi yazarın GOG adlı kitabına yaptığım yorumda belirtmiştim ( https://www.goodreads.com/review/show... )

İlk ciltte yani 1906-1912 tarihleri arasında yazdıkları ile ikinci ciltte 1914’den sonra yazdıkları arasında belirgin bir düşüş var, sanki yorulmuş da yazmış olmak için yazmış gibi. Özellikle 1940 sonrası yazdıklarında bu durum net olarak farkediliyor. Bu nedenle ilk cilt beş, ikinci cilt dört yıldızlık diyebilirim.

Düşsel Konçerto’yu okuduktan sonra, aslında düş dünyasında gezinerek herkes kendi konçertosunu yazmaya devam edebilir, Papini’nin konçertosu bitmiş olsa da...
Profile Image for Usuyitik.
204 reviews76 followers
June 18, 2016

Giovanno Panini'nin Gog'unu ilkgençliğinde okuyanlar iflah olmaz birer hikaye avcısına dönüştü, Monsignore Papini ile üniversite yıllarında tanışanların bir kısmı halen sinizmin doruklarında dolaşıyor, bir kısmı ise keskin birer şüpheci olarak kamuya hizmet ediyorlar. Ancak şunu rahatlıkla iddia edebiliriz ki, Papini okurunda unutulmaz izler bırakan bir yazar. Bu kadar üretken bir yazarı biz Türkçe okurlarının onu yalnızca Gog ile tanıması ise esefle karşılanmalı. Gerçi durum yalnızca Türkçede böyle değil. Borges bile Papini için "zorla unutturulmuş bir yazar" diyordu, bunu bertaraf etmek içinse Babil Kitaplığında kendisine manzaralı bir oda ayarlamıştı. MonoKL Edebiyat ise güzel bir işe girişerek, biz ölümlülerin dünya üzerindeki günleri tükenmeden Papini'nin toplu öyküleri olan Düşsel Konçerto'yu dilimize kazandırdı. 2012'de konçertonun ilk kısmını çevirmişlerdi, 2015'te ise ikinci cildin basımıyla nihayete erdi. Darısı Opera Prima'nın başına .
Sivri dilli, keskin zekalı ve ince görüşlü muharrir iş başında! Papini için söyleyeceklerimiz özetle bundan ibaret. Ama unutmayın ki şeytan ayrıntıda gizlidir! Papini için de durum bundan farklı değil. Papini'nin alamet-i farikası kayıtsız ve kasıtsız bir göze oldukça sıradan ve olağan görülecek durumların içindeki kötücül yanı bulması olmalı. Bir kez o kötücüllüğü yakaladığınızda ise sizin de görüşünüzü ele geçirip dünyada o kötücüllüğü aramaya başlıyorsunuz. Papini'nin bakışı, insanların maskelediği, türlü kılıflarla gizlediği ancak bir şekilde o örtünün altından kaçmayı başaran kötücüllüğü bir radar gibi yakalıyor.
Yine unutmamak gerekir ki, Papini sıkı bir tenkitçi. Batı felsefe tarihinin ululaşmış figürleriyle de, kendi çağının entelektüelleriyle de giriştiği felsefi münazaralardan mağrur zaferlerle ayrılmış bir yazar. O nedenle, kelimelerinin altından felsefi problemlerin nanik çekmesi de mümkün, öykülerin tamamen Batı entelektüel tarihinin figürlerinden oluşması da. Demem odur ki, bir felsefe öğrencisi için de Papini'nin öykülerinde sayısız dersler vardır.
Yazımızın bu aşamasına vardığımıza göre, Düşsel Konçerto'daki öykülerin kurgusundan bahsedebiliriz. İster üslup deyin ister Papini'nin gazetecilik ve dergicilik günlerinden kalma bir alışkanlık; öyküler genelde anlatıcının bir olaya tanık olması ve o olayı biz saygıdeğer okurlara anlatması, e anlatırken de o olay hakkında neler düşündüğünü araya sıkıştırmasından müteşekkil. Unutmadan ekleyelim, yine gazeteci hassasiyetiyle, bu olaylar her zaman haber niteliği taşıyan tuhaflıklar, ilginçlikler olarak arz-ı endam ediyor. Anlaşılan Papini'nin dünyasında sıradanlığa yer yok.
Herhalde şöyle söylememize izin vardır: Papini, kurguladığı ilginç olaylar, iflah olmaz bir şüpheci olarak o olaylara yaklaştığında gördüğü kötücül güçler ile gündelik hayata sinmiş ideolojik ve dogmatik tavırları, biz ölümlülerin sakatlanmış vicdanlarını ve köreltilmiş sağduyularını, ifademi mahzur görürseniz, yüzümüze çarpıyor. Tabii bunu yaparken keyifli bir dil kullanması ve acayip olayların arkasına gizlemesiyle gerçeklik duygusunu kırmayı başarıyor. Bize de okuması düşüyor.

http://postoyku.com/muharrir-is-basinda/
Profile Image for Josefina Wagner.
603 reviews
December 31, 2022
https://edebiyatdanostalji.blogspot.c...

Yazarla ilgili daha fazla bilgi almak istediğim halde o kadar az yazı vardı ki internet de. Neden bu kadar geride bırakıldığını merak ettim.
Giovanni Papini adını tarihe yazdırdı ama nedense bir köşede kalması istendi.

Sıradışı teorileri, ani görüş değişiklikleriyle yirminci yüzyılın en büyük polemikçisi siciliyle İtalyan kültürünü şaşırtmasına rağmen yazar kendi ülkesinde ne yazık ki gerekilen ilgiyi görmedi.
Profile Image for Jale.
120 reviews43 followers
July 17, 2015
Özellikle 3. Kitap, Kelimeler Kan'da yer alan anlatılar/öyküler birkaç defa okumaya değer. Birinci ve İkinci, Mülkiyetim Olan Adam, Değiş Tokuş Edilmiş Ruhlar, Geri Verilmemiş Gün, Kimsin Sen ve Neden Beni Sevmek İstiyorsun favorilerim.
Profile Image for Flybyreader.
716 reviews214 followers
July 22, 2022
"Yaşamı parça parça, damla damla tüketmek, yapmaktansa yapacaklarımızı söylemek, hiç çıkmayacağımız yolculukların virajlarını çizmek, asla elde edemeyeceğimiz zaferleri kağıt üzerinde tasvir etmek, ayak izlerimizi asla bilmeyecek asıl yolları işaretlemek zorunda mıyız?”

Papini ile ikinci düellom. Gog’da usta yazarın dehasına bir göz atmıştım ve büyülenmiştim. Zihni tuhaf akan, çok farklı perspektiflerden bakan ve değişik düşünce kapılara açan özel bir yazar olduğuna hiç şüphem yok. Ancak Düşsel Konçerto benim için biraz daha zorlu geçti. Anlatı tarzında yazılmış ve birbirinden bağımsız kısa bölümlerden oluşan bu kitaba karşı oldukça karmaşık hisler besliyorum. Okuduğumun yarısını anlamak istediğimin yarısı kadar anladım, anladıklarımı ise yazarın anlamamı istediğinin yarısı kadar anca anlayabilmişimdir herhalde :). Bazı kısımlar oldukça vurucu ve ilginç olsa da sembolik altanlamlarla dolu bazı bölümler bana hiçbir şey ifade etmedi ve ben ne okudum şimdi diyerek anlam veremediğim zamanlar oldu. Yine de hiçbir zaman ilginçliğini kaybetmemesi güzel, asla sıkılmanıza fırsat vermiyor zira hangi yazar kitabına okurunu aşağılayarak başlar ki? Anında içine çekiyor ilk sayfadan :) Türü sevenlere tavsiye edilir.
Profile Image for Ipek.
106 reviews39 followers
July 9, 2017
" Her şey yavaşça ,yavaşça, yavaşça gerçekleşmeli; metodlu , tedbirli , dikkatli. Her şey kendi saatinde gerçekleşmeli , daha erken değil; su nehirde akmalı ama şelaleden dökülmemeli , rüzgar insanların solgun yüzlerini okşamalı ama onları yıkmak için kasırga gibi öne atılmamalı, bütün hayat dünyaya karşı yöneltilmiş geçici bir öfke değilihtiyatlı bir serpiliş olmalı.

Fakat ben böyle olmasını istemiyorum ! "

Çok uzun bir zamanda okudum çünkü okudum bitti haydi diyebileceğiniz öyküler değil.
Çarpıcı ,şaşırtıcı , sorgulamaya sevkedici anlatılardan oluşuyor .
Daha ilk sayfalardan "Sonunda sağlam bir yazar ! " dedim ve bittiğinde tadı damağımda kaldı :)
Giovanni Papini tanışılmaya değer bir yazar .
Profile Image for ozgurluk kurdu.
314 reviews27 followers
January 6, 2026
Yılın ilk kitabı Papini'den Düşsel Konçerto. 1903-1954 arasında Papini'nin kaleme aldığı çeşitli metinler bunlar. İlk ciltte üç kitap yer alıyor: Trajik Gazete (1906), Kör Pilot (1907), Kelimeler ve Kan (1912).

Bu derleme ciltte ortaklaşan bir tema var: insan olmak. Papini'nin bütün karakterleri insan olmayı, varlığı, yaşamı, doğayı, insan ilişkilerini ve insanın kendisini sorguluyor.

İlk kitap biraz daha melankolik bir tonda ilerliyor. Papini bu kitapta insanın en gizli saklı duygularını, davranışlarını ve durumları irdeliyor. Oldukça yalın, çarpıcı ve sarsıcı metinler var. Çokça düşündürücü, felsefi zemini kuvvetli metinler bunlar. Bu metinlerden birkaçı beni fazlasıyla etkiledi. Bunlar: İmparator Olamamış Adam, Şeytan Bana Dedi Ki, Ayartılan Şeytan, Olmamışa Ağıt.

İkinci ve üçüncü kitap biraz daha hafiflemiş metinler barındırıyor. Bunlardaki hayat sorgusu farklı noktalara değiniyor. İçinde çokça aşk, sevgi, umut ama bir o kadar da hayal kırıklığı, acı, hüzün, ölüm var. Ancak Papini'nin kullandığı dil ve yazma tonunda farklılaşma çok bariz fark ediliyor. Bunlar içerisinde Kimsin Sen, Dilsizler, Kendi Kendinin Tutuklusu favorilerim oldu.

Genel olarak yazarın kişinin kendisinin aslında kim olduğunu, hayattaki rolünü, başkalarıyla olan ilişkilerini irdeleme yöntemini ve çarpıcı açıklığını çok sevdim. Ancak ikinci cildi okumadan önce bir süre bu metinleri sindirmem ve kendime de bazı sorular yöneltmem ve cevaplarını aramam gerek.

Kesinlikle tavsiyemdir!

Sinem Karaarslanoğlu'nun akıcı çevirisiyle.

Kitaplarla kalın!
Profile Image for Murat Dural.
Author 19 books631 followers
May 2, 2017
Bir Papini daha... "Düşsel Konçerto 1. Cilt"... İçinde sizi sarsacağına emin olacağınız öykülerle dolu. Müthiş bir dil, harika tasvirler, derin anlatım, surata ansızın inen ve gülümseten tokatlar. Sevgili Yankı Enki'nin dediği gibi "Dekadanlığı, İtalya'nın Poe'su ünvanını sonuna kadar hak eden zamanının çok özel zekalarından". Öykülere tek tek girmenin anlamı yok.Her biri başladığında zaten zapt edildiğinizi anlıyorsunuz. Öykü bitene kadar hiçbir yere gidemezsin diye bağırıyorlar. Eğer tekinsiz, garip, tuhaf öyküleri, Poe'yu, Lovecraftı, Gotik Edebiyatı seviyorsanız Papini ve eserleri kaçırmamanız gereken yapıtlar. Sonraki kitap mı? Tabii ki Papini, "Düşsel Konçerto 2. Cilt"!! :)
Profile Image for Begum.
27 reviews9 followers
July 12, 2020
Kitabın arkasında "Düşsel Konçerto sizin için bir kez başlayacak ve Papini'nin müziği yaşamınızın müziği olacak." yazıyor. Gerçekten öyle oldu. Bitsin istemedim. Bu kadar kısa olmasına rağmen bu kadar etkileyici, düşündürücü öyküler, denemeler okumak nefes almak gibiydi. 4-5 sayfalık bir öykü okuyorsunuz ve bitince dakikalarca üzerine düşünmekten kendinizi alamıyorsunuz. Karakterler öyle gerçek ve aynı zamanda da öyle gerçek dışı ki uzun süre aklınızdan çıkmıyorlar. Bu yıl okuduğum en güçlü metindi kesinlikle. Papini'yle tanışma kitabımdı. İkinci cildini ve Papini'nin diğer tüm eserlerini okumak için sabırsızlanıyorum. Mutlaka okumanızı öneririm.
Profile Image for Deniz Ata.
280 reviews15 followers
November 13, 2024
Daha öncesinde yazarın GOG isimli kitabını okumuştum .Aman Allah'ım nasıl bir kafa ,uslup,yetenek ....

Aradan yıllar geçti aynı duyguyu dejavu şeklinde yaşıyorum . Peşpeşe okuyacaktım ama yok ikinci kitabı emniyet sibobu olarak yanımda tutmaya karar verdim.

Ne zaman modern edebiyat kabak tadı verirse sığınacak limanlarım olması lazım .

Öykülerin her biri birbirinden güzel derin ve senaryo ilhamı olası ...
Profile Image for Atila Demirkasımoğlu.
146 reviews6 followers
April 4, 2015
Okuduğum en iyi on metinden biri. Felsefi hikayeler ve destansı bir anlatım tarzı. Zeka fışkıran cümleler ve düşünüşler de var biraz sıradan hikayeler de. 4-5 tane gerçekten birinci sınıf üst düzey hikaye var.
Profile Image for okurgezer.
74 reviews2 followers
January 28, 2024
“İnsanlar, imkansız bir şey, saçma, çılgınca, inanılmaz ve berbat bir şey hayal edin. Dünyanın bir anda, aniden durduğunu, her şeyin olduğu yerde kaldığını ve insanların o anda oldukları pozisyonda, yaptıkları işte neredeyse heykel gibi hareketsizleştiklerini hayal edin… eğer bu olsaydı ve bütün bunlara rağmen düşünce insanların içinde hala devam etseydi ve onlar geçmişte yaptıklarını ve yapıyor olduklarını hatırlayabiliyor ve yargılayabiliyor olsalardı, doğduklarından bu yana yaptıklarını tartabiliyor ve ölmeden önce yapacaklarını tekrar düşünebiliyor olsalardı, aniden durmuş bu dünyanın trajik sessizliği altında hangi çaresizlik yanardı bir hayal edin!”

Çok güzeldi! Memnun oldum Papini.
Tam olarak nasıl ortaya çıktığını merak ettiren, nereden böyle ilginç düşünce akışlarına kapılındığını sorguladığım ve bazen korkarak “bence de böyle” dediğim anektodlara rastladığım, hazine gibi bir şey. Bu kitap karşıma Huzursuzluğun Kitabı okurları arasında da beğenilmiş olmasıyla çıktı ve dikkatimi çekti. Benzer bir huzursuzluk var diyemem ama huzursuzluğun Papini’yi ele geçirmiş bir tema olduğu kesin.
48 reviews5 followers
June 23, 2024
Yine Papini dünyasına ait harika hikayeler/yazılar. Kitabın ilk bölümü şu şekilde başlıyor:

“Okur-kişi, sen kim olursan ol, şu anda burada seninle yüz yüze olmak, gözlerimi gözlerine dikmek, ellerini sıkmak ve sana alçak sesle: “Yaşadığına inanıyor musun? Gerçekten, derinlemesine, yoğun yaşadığına? Bu hayatın sana, gençliğin ateşli gecelerinde belki hayalini kurduğun kadar güzel ve büyük görünüyor mu?” demek isterdim.

Ve daha da alçak sesle, yavaşça, sana sormak isterdim: Gençliğin var mıydı? Derinliklerinde, kanında bir şeylerin mayalandığını, kaynadığını, kıpırdandığını, heyecanlandığını; dışarı çıkmak, taşmak, dünyayı bir alev gölü misali sular altında bırakmak istediğini içinde hissettin mi? Birkaç saatlik heyecandan, zalim bir gün batımından, bir şairin dizelerinden sonra sen hissettin mi; şahsen sen kendinin ilk kişi, hayatın kaşifi, dünyanın kaşifi olduğunu hiç hissettin mi; şahsen sen kendinin ilk kişi, hayatın kaşifi, dünyanın kaşifi olduğunu hiç hissettin mi? Ve bu yaşam sana zavallı, bu dünya sana küçük görünmedi mi? Yaşam aşkına ölümü arzulamadın mı? Uzak gökyüzünün önünde Büyük İskender’in hırsını tatmadın mı?

Sana bunu sormak isterdim, çok aşağılık okur; burada durup sayfalar okuyan, eyleme geçmeyi bilmediğin, kendi adına yaşamayı bilmediğin için başkalarının hayat atışlarını dinleyen güçsüz insancık. yaptığın eylem sana alçakça, kalleşçe, çok kalleşçe görünmüyor mu? bir sandalye seni taşıyor, önünde birbirine bağlanmış kağıtlar, bu kağıtların üzerinde siyah simgeler var ve sen bu simgelerin üstünde göz gezdiriyorsun ve ruhcağızın, simgelerin, senin uykulu imgelerini zorla uyandırması uyarınca gülümsüyor ya da ağlıyor, görüyor ya da seziyor. ve belki de sen kitapları okuyarak yaşadığına inanıyorsun! Dışarı çıkarken sen “bihaber”, psikolojiden anlamayan ve edebiyatla beslenmeyen alçak halk tabakasına büyük bir hor görüyle bakacaksın. kendi kendine, ben bir entelektüelim, bir seçkinim, bir düşünürüm, bir aristokratım, üstün bir kişiyim, kısacası bir elit üyesiyim, dersin. Dünya etrafımda dönüyor, dünya benim için yaratılmış. Eğer uymazsa, sahne tasarımcısına bir tekme atarım ve onu kendi başıma tekrar yaparım. Ve böylece kendimi pışpışlar ve eğlenirim; evimde meşhur eserlerin fotoğraflarından ve ünlü yazarların iyi yayımlarından başka şey bulamayacaksınız. Yüksek yaka ve anlaşılmaz kelimeler benim sınıfımın nişanlarıdır: Ben zamanın kralıyım, ruhun kralıyım, sonsuzluğun kralıyım.

Bütün bunları sen mi söylüyorsun kalleş okur? Olabilir: Buna inanıyor, bunu hayal ediyor, bunu arzuluyorum. Çünkü ben gerçekten senin için konuşuyorum ve küçümseyişimin sıcak nefes kokusunu suratında hissetmen için senin gerçekten karşımda olmanı isterdim. Ve seni hor görüyorum, ey okur, seni korkunç bir sebep yüzünden hor görüyorum, tiksinç, acı veren bir nedenden, ki sana çok benziyorum, ben de neredeyse senin gibiyim, ey okur, -ki belki de, ben senim…
Profile Image for Orçun Güzer.
Author 1 book57 followers
November 21, 2021
Hikayelerinin ilk cildinde, Papini’nin 1906, 1907 ve 1912 tarihli ilk üç öykü derlemesine yer verilmiş. İlk kitaptakiler öyküden çok düzyazı şiire benziyor; şiirsel öykü demiyorum, doğrudan Baudelaire tarzı “poèmes en prose” olarak tasarlanmış. İçlerinde aforizma tadında çok güzel cümleler olsa da, baştan sona güzel diyebileceğim birkaç parça var; bunun da nedeni, tematik olarak kendini tekrar etmesi. İkinci kitaptaki öyküler genelde fantastik bir durum çevresinde işleyen alegoriler olarak okunabilir; bu tarz bana daha çok Kafka’yı hatırlattı; “İtalya’nın Poe’su” unvanı nereden çıkmış, pek anlayamadım. Ancak Kafka’nın sulandırmadan, bürokrat soğukluğuyla anlattığı durumları Papini biraz fazla uzatıyor ve pek de bir yere bağlayamıyor. Birkaç öyküde, “Tamam arkadaşım anladık, dekadansın, nihilistsin, fantastiğe meraklısın da, az daha uğraşsaydın ya şu öykülerin çatısıyla?” diyesim geldi. Yani, ana buluş iyi olsa da (başlıkların çoğundan zaten spoiler niyetine neler olacağını anladığımız) bu buluşun çevresinde sağlam bir kurgu oluşturamamış. Üçüncü kitapta ise, ustalaşmaya başladığı fark ediliyor; birkaç öykü gerçekten çok etkileyici ve hemen hepsi sağlam kurulmuş; daha da önemlisi, karamsar vızıldanmaları bırakıp, hiciv ve alaya geçmiş – yani absürdün asli unsurlarını keşfetmiş. İkinci ciltte bu tarzın yerleşmesini umut ediyorum. Ne olursa olsun, farklı bir yazar olan Papini’ye kayıtsız kalmamak lazım…
Profile Image for Sudefteri.
472 reviews9 followers
May 23, 2024
Burada 40 öykü bulunuyor. Edebi yönü çok kuvvetli ve çok lezzetli bir okuma olduğunu söyleyebilirim. Bazıları güzeldi, bazılarıysa çok çok güzel. Tek seferde okunup rafa kaldırılacak bir eser asla değil. Arada canı çekince tadına bakılacak bir yemek gibi adeta.

"Yaşamı parça parça, damla damla tüketmek, yapmaktansa yapacaklarımızı söylemek, hiç çıkmayacağımız yolculukların hoş virajlarını çizmek, asla elde edemeyeceğimiz zaferleri kağıt üzerinde tasvir etmek, ayak izlerimizi asla bilmeyecek asıl yolları işaretlemek zorunda mıyız?
Küçük bir çaba dostlar. Bizi epey cezbeden o hiddetli ve köpüklü denize atalım kağıtlarımızı. Deniz sır saklamayı bilen, temkinli bir tanrıdır, bize asla ihanet etmez. Niyetlerimizin cesetlerini kıyıya atmayacaktır." (sf 25)

Profile Image for Non Compos Mentis.
1 review1 follower
December 27, 2020
Yaratıcı ve düşündürücü öyküler. Bu yıl beni şaşırtan kitaplardan oldu. Beklentilerimin üstündeydi. Bir de sadece bana mı sanki daha yakın tarihli bir metin gibi geldi bilemiyorum. Tek cümlelerden kitabı indirgemeyi sevmem ama ‘son arzu’nun giriş cümlesi kitabın en sevdiğim cümlesi oldu: Eğer sana bakar ve ölebileceğini, bir daha sana bakmanın verdiği acıyı, usulca ağlayışını dinlemenin verdiği sıkıntıyı ve seni ellerimle boğma arzusunu duymayacağımı düşünürsem, işte o vakit gözlerin kapanır ve bir ölü gibi düşersin yere; ve bir anda, uzun saatler süren yağmur ve karanlığın içinde ruhunu kaybetmiş biri gibi soğuklaşırsın.
Profile Image for Dilek.
743 reviews
September 4, 2022
Çarpıcı eleştirel bir yazı. Kelimeler dişidir, eylemler erkek. Kendini anlatan karakter, bir katile dönüşüyor.

*"Yaşadığına inanıyor musun? Gerçekten derinlemesine, yoğun yaşadığına."

*"Gerçek dünya sadece düşüncede ve kendi benliğinde keşfedilir ve ben istediğim zaman onun efendisi olabilirim. Yeterki onu içimde, en derinlerimde arayayım."

*"Kimsin sen? Başkalarının var olduğuna inanmayan birisiyim ben."

*"Ben kendim için var olmak, kendim için yaşamak istiyorum."
Profile Image for G. İlke.
1,292 reviews
June 10, 2024
Papini'yi severim aslında ama bu kitap biraz yorucu oldu benim için. Onun düşsel konçertosu bana düşsel hezeyanlar gibi geldi zira. Sıcak havada okunacak kitaplardan değil, kafayı toparlamak zaten çok zor. Bakalım ikinci cildi daha anlamlı gelecek mi?
Profile Image for Monokl Kitap.
141 reviews27 followers
November 30, 2020
Yazar daha ilk cümlesiyle okuru kendine çeker. 40 öyküden oluşan bu kitap daha çok yazarın bir eseri bitirdikten sonra verdi��i aralarda yazılan düşüncelerin öyküsel anlatımı gibidir.
Displaying 1 - 22 of 22 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.