Jump to ratings and reviews
Rate this book

Ünlü Aşk

Rate this book
O bir Türk. O bir kadın. O bir bodyguard. O ünlü film yıldızı Can Taker'ın seksi, havalı, belalı takıntısı...

KAREN YAĞIZ… 25 yaşında. Gençliğinin baharında. Ve hep yapmak istediği işi yapıyor, çünkü bu işte iyi! Ancak işinde hareketi sevse de, özel hayatı içler acısı derecede sıradan, rutin ve sıkıcı... Aslında Karen, bu sıkıcı ve rutin hayatından da memnun. Fakat her şeyin bir kırılma noktası var. Karen bir anda kendisini iki yakışıklı erkek tarafından kuşatılmış olarak buluyor!

CAN TAKER… O bir dünya starı. Kadınlar onunla birlikte olmak için yarışıyor ama onun peşinde olduğu tek bir kadın var; şımarık bodyguardı.

TOPRAK ise Karen'in en yakın arkadaşı, dostu... O olmadan geçen bir günü bile olmadı.

İki erkek, iki aşk, üstüne bir de suikastçı bir psikopat!
Karen için hayat bundan sonra diken üstünde bir maceradan ibaret…
(Tanıtım Bülteninden)

496 pages, Paperback

First published January 1, 2015

22 people want to read

About the author

Burcu Bahtiyar

1 book3 followers

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
14 (18%)
4 stars
27 (35%)
3 stars
21 (27%)
2 stars
8 (10%)
1 star
6 (7%)
Displaying 1 - 12 of 12 reviews
Profile Image for Doğa.
125 reviews36 followers
August 14, 2016
Hayal kırıklığı..

Kitabın konusunu okur okumaz almalıyım bu kitabı dedim.Sonuçta kadın bodyguard içeren kaç kitap var ki piyasada değil mi? Ama kitabın daha başlarında öyle bir hayal kırıklığı yaşamaya başladım ki anlatamam.Hele sonlara doğru sinirimden ağlasam mı gülsem mi bilemedim.Son 50 sayfada kendimi kitabı bitirebilmek için resmen zorladım.

Karen 25 yaşında bir genç kızımız.En büyük hayali bodyguard olmak.Bu hayalini gerçekleştiriyor da.İşinin ehli bir bodyguard oluyor.Ancak bodyguard dediğin sadece fiziksel anlamda değil duygusal anlamda da güçlü olmalıdır.Ama Karen öyle değil maalesef.Çok sulu göz bir tip.İki de bir gözyaşlarına boğuluyor.Ayrıca hayatımda gördüğüm en saçma mantığa sahip.O kadar mantıksız kararlar doğrultusunda hareket ediyor ki bir ara hatta kitabın büyük bir kısmında kendimi Karen'in zekasını sorgularken buldum.

Toprak evladımız ise Karen'in çocukluk arkadaşı.Zengin bir aileden geliyor.Karen bodyguard eğitimi almak için Amerika'ya gitmeye karar verince o da ani bir kararla bodyguard olmaya karar veriyor.Toprak daha kitabın ilk başlarında Karen'a olan aşkını dile getiriyor.Ancak istediği karşılığı bulamayınca bir triplere giriyor bir triplere giriyor..Toprak'ın şımarık ve bencil karakteri kitap boyunca beni rahatsız etti.Sırf Karen kendisine istediği karşılığı vermedi diye en yakın arkadaşım dediği insana karşı takıntığı tavırlar sinir bozucuydu.

Can oğlumuz ise anne tarafından Türk baba tarafından ise Amerikalı.Babasının diplomat olmasının yanı sıra kendisi de dünyaca ünlü bir oyuncu.Bütün kadınlar kendisine hasta.Tek bir bakışıyla bütün kadınlar ayaklarına kapanır falan filan.Zaten dünya üzerindeki tüm kadınlar Can'a özel yaratılmış.Ha bu arada küstah ve ukala olmasını da unutmayalım.

Beni karakterlerin yapısından daha da çok rahatsız eden bir şey varsa o da olay örgüsüdür.Bir kitapta hiç mi özgün bir şey olmaz? Tam bir klişe yumağı.Hatta klişede Yeşilçam filmlerine taş çıkartır.Kitap ilk sayfalardan böyle olacağının sinyalini verdi.Sonlara doğru düzelmesini umuyordum ama daha da klişe yumağına döndü.Son sayfalara geldiğimde sinirimden ağlama noktasındaydım.Bir ara gözlerimi devirmekten şaşı olacağımı sandım.

İkinci kitap Toprak ve Melis'in hikayesini ele alıyor.Kitabı okur muyum? Hiç sanmıyorum.Zaten bu kitapta bile Toprak'ın karakteri beni sinir etti.İkinci kitapta onun hal ve hareketlerini hiç çekemem.Ayrıca bir klişe olay örgüsünü daha kaldıramam.

Sonuç olarak benim size tavsiyem bu kitaba harcayacağınız vakit yerine alın elinize bir paket çekirdek, çayınızı da demleyin.Oturun televizyon karşısına güzel bir Yeşilçam filmi izleyin.

İnanın bana daha çok keyif alırsınız.
Profile Image for Gamze.
579 reviews99 followers
March 7, 2015
4,5

http://gamzeninkitapdunyasi.blogspot....

Ünlü Aşk kitabını dün akşam saat 11 civarında elime aldım ve daha öğlen 3 olmadan kitabı bir çırpıda okudum, bitirdim.

Bu türde yazan Türk yazarlarından iki kişi vardır kitapları çıktığı gibi tereddüt etmeden alıp, okuyacağım. Fatih Murat Arsal ve Meral Kır. Ve şimdi ise bu listeye bir isim daha eklemiş bulunuyorum. Burcu Bahtiyar..

Öncelikle son dönemler okuduğum en en keyifli giriş bölümüne sahip olduğu için, kitabı ayrı bir yere koyuyorum :) Eğer kitap hakkında kararsızlık yaşıyorsanız, yaşadığınız yerde bir kitapçıya gidin. Kitabı elinize alın ve sadece ilk bölümü okuyun.. Hemen ardından tereddüt etmeden kitabı okumak isteyeceksiniz büyük bir hevesle.

Yazarın ilk kitabı olduğu için doğal olarak çekimser davranabilirsiniz. Ben de doğrusu nasıl bir kitapla karşı karşıya olduğumdan emin değildim. Ancak yazarın kalemi o kadar eğlenceli ve akıcı ki.. İsteseniz bile kitabı elinizden düşüremiyorsunuz.

Neredeyse 500 sayfa hangi ara bitti anlamadım. İsterdim ki Can ve Karen'in aşkını çok daha fazla okuyayım :)

İçerik ve karakterler hakkında sizlere kısaca bilgi vereyim önce.

Karen Yağız, 25 yaşında bodyguardımız :) Kulağa ilk okuduğunuzda ilginç geliyor değil mi? Baba mit emeklisi olunca Karen'in böyle bir tercih yapmasınız yadırgamıyorsunuz. Kızımız son derece inatçı bu konuda ve çokta başarılı yaptığı işte. Toprak en en yakın arkadaşı. Aynı zamanda bu işte de birlikte çalışıyorlar.

Can Taker.. Ünlü film yıldızımız :) Birgün yolu çekimler nedeniyle Türkiye'ye düşüyor. Annesi Türk, babası Amerikalı. Çokta mutlu bir çocukluk geçirmemiş kendisi. Özellikle annesinin terk edip gitmesi yüzünden. Bu nedenle Türk insanlarına karşı biraz fazla önyargılı ve ırkçılığa varan tavırlarla hareket ediyor. Taaa ki Karen ile tanışasaya kadar :)

Can'ın koruma görevini alan aslında Toprak iken geçirdiği trafik kazası sonucu bu göreve Karen getirilir. Ve hiç düşmeyen tempo da böylelikle başlamış olur.

Kitapta sevdiğim bir diğer nokta ise hiçbir şekilde durağan bir hal almaması. Devamlı hareketli geçmesi bölümlerin. Bol bol aksiyonun olması da cabası tabi :)

Kitapla ilgili beğendiğim diğer durum ise, karakterlerin özellikle de Can'ın sevgisini saçma sapan durumlar ile karıştırmadan, kabul etmesi. Yani sadece cinsellik diyerek işin içinden çıkıp, taa kitabın sonunda hislerini kabul eden karakterleri çok okuduk. Ancak Can'ın böyle olmaması, hanesine yazılan bir artı daha oldu :)

Son dönemlerde çok fazla Türk yazarın kitaplarının çıktığının farkındayız. Ve hepimizde bir çekimserlik oluyor maalesef. Ancak demem odur ki tüm çekimserliğinizi bir kenara atın ve bu kitabı kesinlikle alın, okuyun. Eminim sizlerde okuduğunuzda en az benim kadar keyif alacaksınız ;)
Profile Image for Buse Tüzün.
Author 53 books34 followers
March 6, 2015
Ahh, muhteşemdi gerçeten. Çok beğendim. Saat 2 ve az önce bitirdim kitabı. Genelde az da kalmış olsa ertesi sabah devam ederim ama bu ünlü aşk için mümkün değildi. Romantik komedi beklentisi ile başladığım kitap kat kat beklentilerimin üstünde çıktı. Hele o son 100 sayfa falan ! Çok iyiydi. sonu da öyle. blogda ayrıntılı yorum gelecek. Birsürü de alıntı çıkardım tabi :D Ayrıca Burcu Bahtiyar benim ilk favori Türk yazarım oldu :) Piyasaya yeni çıkan yerli yazarlarımızı pek okumadım, ama bu yazar okuduklarım ve okuyacaklarım arasında favorim oldu !
Profile Image for Arzu.
348 reviews
November 20, 2023
Ünlü Aşk

Yemin ediyorum hiçbir önyargım olmadan kitabı okumaya başladım. Kitaba sinirden o kadar çok güldüm ki kitabı falan bırakıp beş dakika sinirimin geçmesini falan bekledim. Kurgu ana hattıyla güzel ve ilgi çekiciydi ama yazar kurgunun ana hattını rezil etmişti.

Ben Karen kadar istemem yan cebime koy tarzında ve bunda haklı olduğunu savunan bir kadın karakter okumadım. Kendince o kadar haklı sebebleri vardı ki... Toprak bana güvenli liman vaadediyor para var, yakışıklı falan benimle evlenmek istiyor süper ama ben Can'ı da istiyorum o da yakışıklı zengin falan bu da cepte olsun ama evlenmek istemiyor o zaman onunla takılırım. Ee başka aşka kim kaldı falan modundaydı kız ya. Çıldırcam.


Toprak zaten ayrı bir abazaydı. Onu hiç sevemedim zerre kadar. Adinin tekiydi, işte. Nefret ederim böyle tiplerden -bir tek 4n1k Ali hariç çünkü orda Ali hiçbir zaman Yaprak'a bunu yapmadı başka kızlarla fingirdeyip sonra ona dönmedi-. Ve Toprak Karen'i sevmiyordu onu oyuncak gibi istiyordu kendine.


Sözde Can'a züppe diyordu ama kendisi ondan daha beterdi. Züppe aklı beş karış havada herifin tekiydi, Toprak. Bodyguardlık namına tek bir halt yapmıyordu kitapta. Sırf Karen'in götünün dibinde olmak için elinden ne gelirse yapmış takıntılı manyak. Mesleğini bile kızla aynı seçmiş. Oğlum senin şirketlerin var mal mısın sen? Sen kimi koruyacaksın, onların seni koruması lazım ama adamın derdi başka tabi.

Sıra geldi Can'a. Yemin ediyorum adam yakışıklı olması ve korunmaya muhtaç olması dışında süs bitkisiydi ya.Süs bitkisiydi ya başrol, şaka gibi?!
Adamın karakteristik özelliklerini düşünüyorum falan ama yok. Yazar yazmayı unutmuş gibi ancak kaslı, at dudaklı, yakışıklı, karizmatik falan olduğunu yazmış.

Özellikle ortada bir yasak ilişki kurma düzenine ne demeliydi. En nefret ettiğim şey; aklında başka biri varken bir başkasında teselli bulmak. Her iki tarafa da yazık. Az karakterli ol da kendin hallet olayı. Can'dan kaçmak için uydurduğu bahaneye bak "Sevgilim var"😤

Adama en başında desene ben ciddi ilişki düşünüyorum gelemem böyle şeylere diye yok illa bir erkeğin koruması altına gireyim de beni o korusun ondan caysın hatta belki kıskanır beni falan.(Sonlara doğru, adamla insan gibi ciddi bir şeyler istiyorumu imalı şekilde söyleyince adama dank etti. Adam yabancı sonuçta onlar rahat beraber olma konusunda Karen'in ne istediğini nerden bilsin?! Cidden orda bile Toprağı kullanarak kendine evlilik sözü aldı adamdan. Karen, Linda'nın dediği gibi kaç kovala uyguladı ve iki erkeği de elinde oynattı. Linda'dan daha şeytand. Kitapta başrolden nefret edip kötü karaktere acıdım.)

Diğer bir konu ise, adamın eğer Karen'de  gözü yoksa bile kendi kendine gözüne soktu adamın. Yok öpüşelim ama rol icabı, yok sevgili olalım ama rol icabı... Tövbe tövbe açtırcak ağzımı, rol icabı daha ne etcek acaba adama?!

Diğer trajikomik olan olay ise kadının adamı koruması gerekirken sarhoş olup sevgilisi yanındayken Can'ı öpmesi. İğrenç be. Midesizlik.😵😖

Toprak dahi olsa kimse bunu haketmiyordu. Sonrasında bu yasak ilişkide olan Can ve Karen'in sevgilileriyle aynı koltukta oturup, film izlerken el ele tutuşmaları altan alta. Rezalet ya. Nasıl bir tablo bu düşünsenize?! Cidden kitabın sonlarına doğru 3.sayfa haberi olmalarını bekledim.

Hadi bunlar geçti gitti. Linda, kör Toprak'ın gözünü açtı ve ne oldu kadına şiddetle karşılaştı. Adi Toprak, o kadın sana gerçekleri söyleyen tek kadındı.Onu darp edeceğine teşekkür etmeliydin,mal. Peki Melis salağı hala diyor ki Karen için çok korumacı, onu seviyorum. Sana o kadar sayıp sövdü sen hala seviyom onu de. Yarın öbür gün sana da bunu yapınca seviyorum diyebilcen mi acaba?!

Melis de zaten ayrı bir sinsi. Kitapta herkes birnin boş anını kolluyor gidem de ilan-ı aşk edem. Ya peki sonra olanlara ne demeli? Dilber şeytanı her haltı yesin sonra da gel milleti ayır. Can ve Toprak kardeş sende onları ayırdın sürtük demediği kaldı ki Karen'e durum zaten böyleydi.

Ve kızın gitmesi ama mal Toprak'ın hala kendini düşünmesi falan... Abov valla ben nasıl cinnet geçirmeden bu kitabı bitirdim, bilmiyom. Zavvalı süs bitkisi Can'da ortalıkta dolaşıyordu o sıralar yazık. Ve işin komik tarafı adamın kardeşi burnun dibinde çıkıyor koskoca Türkiye'de. Allah Alah sen bak Allah'ın işine😂

Kitap bununla da yetinmeyip kızımızın yazın flörtleştiği adamın aslında şimdilerde yasak aşk yaşadığı Can'ı öldürmeye çalışması da büyük tesadüf zaten. Bunlar biraz fazla tesadüf değil mi, cidden yazar? Yazar bence bizimle eğleniyordu bunu yazarken.

Yalnız söylemeyi unuttum kitabın anlatımı da çekilcek dert değildi. Biraz Sergio'yu sevdim o da ara sıra görünüp çıktığı için, yoksa o da uzun kalsa kitapta onu da sevmezdim kesin. Neyse acı tatlı bir kitabın daha sonuna geldik ve ömrümden yedi kitap.

Ve sonda Can'ın bir amerikan olarak arabeske bağlaması tam bir trajediydi. Cidden özellikle bunların ingilizce nasıl denileneceğini düşünürken, gülmekten çıldırdım. Bu arada Can, sadece beş yaşına kadar Türk biriyle yaşayıp sonra Türk kültürlerine adetlerine kolayca adapte olabilmesi ve amerikanvari tavrının hemen gitmesi falan saçmaydı. Bence Can bir film yıldızı için fazla oturaklıydı, o adamın yerinde kim olsa havaya girerdi ben oek bir böbürlenme görmedim, ilk sahne dışında. Bence yazar o amerikanvari hayatı pek yansıtamamıştı o yüzden ben olaydan daha da bir koptum tabi. Hatta ara ara hani şu aksiyon filminde başroller, esasen korkağın teki olur ya gerçek hayatta Can'ın da öyle bir karakter çıkıp, korkudan Karen'in kucağına atlamasını bekledim. Belki o zaman sinirden değil de gerçekten gülerdim. Eğer sinirden gülmek istiyorsanız bu kitabı kaçırmayın derim 😂😂 Ben hala gülüyorum 😂

Yazarın ilk kitabı olduğu için 2.5tan 3 veriyorum.
Profile Image for ✿яσsαℓιη∂α✿.
460 reviews50 followers
April 6, 2015
Bir gün gibi kısa bir sürede biten akıcı bir kitaptı. Sevmediğim yönlerde vardı ama okurken keyif aldığım kitaplar arasına girdi.
Profile Image for Hatice_.
151 reviews62 followers
March 16, 2015
Süperdi :) Hiç beklemediğim olaylar oldu...
Profile Image for Hafize.
138 reviews10 followers
April 1, 2015
severek okuduğum bir kitap oldu...
sayfalar su gibi aktı gitti...
hem aşk hem de heyecan ve kovalamacayı aynı kitapta okumak
pek mümkün olmuyor ki ben çok severim :)
hele şu sıralar genelde arabesk diyebileceğim aşk hikayeleri moda iken ÜNLÜ AŞK bu kitaplardan sonra güzel bir mola, içinizi açan bir kitap olacak bence...
ben kadın karakterlerin güçlü,kendine güvenen, her olaya atlayan, hiç bir yerden eksik kalmayan ve az biraz çatlak olanlarını çok severim...
işte Karen Yağız'da böyle bir karakterdi...
kendisi yakın koruma efendim... ve dünyaca ünlü ve de pek bir yakışıklı Can Taker'ı koruma işine el attı.... Can'ı korudu ama kendini Can'dan korumayı başaramadı ;)
hem aşkı hemde macera dolu olaylar arasında kaldı...
garibim baya zorlandı...
ama her güçlü ve hafif deli kadın kahraman gibi
başı dik ve olayları iyice karıştırarak ta olsa son derce eğlenceli bir şekilde her şeyi tatlıya bağladı :)
okurken dedim ki acaba yazarımız Karen'in yeni kitaplarını yeni maceralarını mı yazsa?
Karen'i farklı maceralarda okumak özellikle de hayatının gidişatını görmek çok keyifli olurdu....
kitabın en iyi tarafı sadece Karen değildi tabi diğer karakterler de, kitabın anlatımı da çok güzeldi...
özellikle Karen'in iç sesleri beni çok eğlendirdi...
hatta en sevdiğim ve benim de artık kullanacağım bir deyim de oldu: "BAKTIN DELİ,DÖN GERİ!"
ayrıca belirtmeden geçmeyeyim aksiyon dolu sahneleri de çok
beğendim... okurken heyecana kapılmamak mümkün değildi...
kısaca demem o ki;
heyecanlı, eğlenceli ve de aşk dolu kitapları sevenler
bu kitabı KAÇIRMASIN!!!
ayrıca halaa ben yerli yazar okumam
diyen kaldıysa (bence kalmamıştır ama belli mi olur ;) )
yerli yazar sevmeye Burcu Bahtiyar ile başlayabilir...
nitekim yazarımız yabancı polisiye-aşk tarzı yazan yazarlarla
rahatlıkla yarışabilir :D
Profile Image for Zeynep..
52 reviews6 followers
April 26, 2016
sevdim mi sevmedim mi bilmiyorum aslında tam ortasında bir yerde kaldım. ama kolay ve çabuk okudum.
Profile Image for Nurhayat Turna.
358 reviews19 followers
October 17, 2015
Ünlü Aşk - Bucu Bahtiyar || Kitap Yorumu

Her şeyi köşeye itmenizi talep edeceğim sizden; çünkü ezberleri bozan, kah kahkahalar boğulup, kah oturup ağlamaklı olacağınız kitap hakkında gevezelik edeceğim sizlere. Gerçekten! Sıra dışı ve değişik bir konu ile karşılaşacağınızı söyleyebilirim.
Yirmi beş yaşında, cıvıl cıvıl, hayat canlı ve güzel bir kadın olan Karen Yağız’ı çekiştireceğim sizlere. İnatçı oluşundan burun kıvırarak bahsederken, ne kadar güzel sevebildiğini vurgulayacağım. Sevdiği adamla kendi mutsuzluğu pahasına, sevdiği insanlar için yerini yurdunu değiştirmeye kalkışındaki aptallığı da anlatacağım.
Aslında şundan bahsetmeliyim ki Ünlü Aşk, Can Taker ve Karen Yağız’ın ilginç karşılaşmasıyla başlayıp, ihtiraslı bir aşk hikayesi değil. Yanında bonus olarak aksiyona bulanırken yükseğe çıkan tansiyonun alçalmadan gizemli hayatlara konuk oluyoruz.
Öyleyse başlayayım!
Karen, bir bodyguard. Doğru işittiniz, burun kıvırıp küçümsenmemesi gereken bir kadın, esaslı hatun. İşini çok seviyor ayrıca. Ailesiyle fikir ayrılıklarına düştüyse de çabalamaktan geri kalmayarak canını dişine takmış. Öyle birkaç aylık kursla değil, yurtdışına gidip International Bodyguard Associations tararafından verilen eğitime katılmış, başarıyla eğitimini tamamlamış, elinde diploması ve çeşitli başarı belgeleri var.
Babası ise eski Mit emeklisi biri ve kızını her an gölge gibi takip ettirmiş o zamanlarda. Yakın arkadaşı -buraya dikkat çekmek istiyorum zira bu ‘yakın’ arkadaş kitaptaki önemli adamlardan bir diğeri- Toprak tam destek yanında. Karen’in hayatı işi, ailesi ve arkadaşlarından oluşmakta, gönül işleriyle pek bir alakası yok. En azından, son işine kadar durum bundan ibaretti. Güzel bir kadın. Duygularına göre rengi açılıp koyulaşan yeşil gözleri var. Buğday teni, koyu kumral dalgalı saçlarıyla egzotik bir güzel, ama pek te farkında değil.
Dostu olarak gördüğü Toprak’ın aşk itirafıyla dengeler değişiyor.
Eh, bir de kaza geçirince Toprak, onun yapması gereken görev Karen’e kalıyor ve asıl macera tamda burada başlıyor.
Annesi Türk olan, Amerikalı ve oldukça ‘ünlü’ bir oyuncu Can Taker’ın bodyguardlığını yapma görevi Karen’e kalıyor. İlk karşılaşmaları öyle komikti ki kahkahalarımı tutmakta zorluk çektim. Zaten o anlarda en az Karen kadar allak bullak olmuştum. Tabi hayallerimde canlanan Can Taker, havuzdan çıkıp burnumun dibindi dikilince daldığım hayallerde boğuldum :)
Adamın karızmasından önce, yakışıklı oluşuna vurgu yapmak istiyorum! Zaten Karen, karşılaştıkları o ilk anda hissettiği tehlike, ilerleyen zamanlarda yaşayacağı hayati tehlikelerin ön sezisiydi. Tabi bunun yanı sıra tehlike durumunda olan kalbi de vardı. Atacağı her adımı dikkatli atması gereken bir oyuna dönen hayatı, iki yakışıklı adamın kalbine diktiği göz ile karmaşık hale geldiğinde sakin olması güçtü :)
Ve olmazsa, olmaz sırlar! Can’ın sakladığı sırlar var. Sakladığı bu sırlar, ölüm tehditleri almasına neden oluyor. Zaten bu yüzden koruma talebinde bulunuyor. Türkiye’ye film çekimi için gelir ve korunmaya ihtiyacı vardır. Can, hayatının oynadığı aksiyon filmlerinden bir farkı kalmadığının farkına vardığında korkularına yeni eklemeler olur. Kendi için değil de Karen’in zarar göreceği için korkar. Aslında yaraları da var Can’ın, daha çocukken değer verdiği tek kadın tarafından, annesinin terk etmesiyle güven sorunu oluşmuş. Kızgınlığından çok kırgın, ama annesini bulup o kavuşma anı vardı ki... Neyse, kitaba saklayayım ben cümlelerimi, siz alıp okuyun!
Bir de Toprak var, Karen’in yakın arkadaşı. Tabi arkadaş kulvarından sıkılıp ‘sevgili’ kulvarına geçmeye karar verdiğinde işler karışıyor. Toprak Arslan, Karen’in tasviriyle Kenan İmirzalıoğlu’na benziyor, hatta ondan daha karizmatik ve yakışıklı ama bu değil ki onu dost sınıfından alıp yar sınıfına kolayca koyabilsin. Dediğim gibi, işler biraz karmaşık.

Toprak’ın durumuna üzüldüm diyebilirim ama ilerleyen zamanda ona sinir olduğumu da ifade edebilirim. Ama takdirimi toplayan bir şey vardı ki, Karen ile aralarındaki o bağ. Ne yaşamış olsalarda dostlukları zarar görmüyor ve devam ediyor.
Bir de yan karakter vardı ki en çok onu sevdim. Sergio, Can’ın hem bodyguardı, hem de yakın arkadaşı. Onun olduğu kısımlarda yüzümde tebessümle okudum sayfaları. Tabi yüreğimi de ağzıma getirmedi değil.
Klişeye kapılıp aşk üçgeni devam edecek diye korkarken, öyle bir şeyin olmayacağını görmek rahatlatıcıydı. Aslında klişeye bünyem alışıktır, cılkı çıkmadıkça, severim de :)
Akıcı bir dili vardı yazarın ve işin içine gizem, aksiyon girince kitap tadından yenmez hale geldi.
Kurgusu oturmuş, konusu özgün, anlatımı akıcıydı Ünlü Aşk’ın, göze batan ve beni rahatsız edebilecek bir şeyi yoktu. Kapağı çok beğendim. Öyle ki kapaktaki çift içeriğe birebir uymuştu. Ayrıca film şeridi, silah gibi küçük objeler kapağa hareketlilik katarken bana görsel bir şölen bahsettiler, deyim yerindeyse.
Aksiyon ve romantzm dolu satırların büyüsüne kapılıp, akıcı anlatımyla sürüklendiğiniz sayfalar sonunda sizi bekleyen mutlu sona ulaşınca emin olun yetmeyecek. Daha da uzasa, daha çok okusaydık ya diyeceksiniz. Nasıl mı biliyorum? Ben öyle dedim de ondan!
Pişman olmayacağınız bir masala konuk olmak için alıp okuyun.
Keyifli okumalar...

http://sonsayfasiask.blogspot.com.tr/...
Profile Image for Gökçe.
Author 4 books73 followers
February 8, 2017
Eveeet bir Türk yazar kitabı daha okudum. Kitabı Ephesus tanıtımı yapmaya başladığından beri Facebook'ta konusu ilgimi çektiği için merakla bekliyordum. Gerçi yazarın kendi sayfası bana biraz ergen işi gibi gelmişti ama yine de dayanamayıp aldım.

Kitaba başlayıp 10 sayfa kadar okuduktan sonra kitap okumak yerine ortaklıklarda fik fik gezdiğim için kitap geç bitmiş gibi görünüyor ama aslında geri kalanına dün 16.30'da başladığım kitap gece yarısı olmadan bitmişti.

Öncelikle kitaba dair sinir olduğum en büyük şey bölüm yerleri oldu. Yalan olmasın çok hoş görünüyor ama işte 500 sayfalık kitap aslında 440 sayfa falan.

Onun dışında kitabı genel olarak beğendim denebilir. Yani okunabilir bir kitap, bariz bir iticiliği yok. Bu kitapta da Y kromozomu olan herkes Karen'e hasta. O kısım biraz can sıkıcıydı. Karen güzel, iyi niyetli, aklına koyduğunu yapan bir kız. Can'ı görene kadar da hayatında oldukça başarılı. Ünlü film yıldızı Can Taker'in korumalığını yaparken yandan yandan ona da laf çarpmayı bırakmıyor tabi. Can ise başlarda kibirli, kendini beğenmiş bir adam olarak gördüğümüz biri olsa da bir "pislik" adam değil. Yani kıza karşı aşağılamaları (En baştaki sürtüşme hariç) yok. Hatta kitap ilerledikçe benim en sevdiğim karakter oldu. İyi niyetli bir adam özünde.

Toprak karakterini sevmedim. Sürekli Karen'i bir şeylere zorlayan, kendi istediği olmayınca kabul etmeyen, bencil bir adam bence. Hep bir çocukluklar falan. Hatta mesleğini bile Karen için seçişi bence çok büyük aptallıktı.

Genel olarak kitap yüksek tempoda gidiyor. Ben çok daha komik olur diye bekliyordum ama tebessüm ettiren bir kitaptı. Öyle Pabucumun Ajanı gibi deli bir komedi yok. Aşk konusuna gelince ne yalan söyleyeyim ben öyle büyük şekilde hissedemedim ikilinin aşkını. Yani Can bence bu konuda çok daha gerçekçiydi, ben onun aşkını sevdim. İkisi bir aradayken öyle accayip güzel bir kimya var demezdim yani.

Bir de Karen'in bu "ben kahraman olacağım" tipi hareketlerini sevmedim. Tamam amacın o değil ama illa dünyayı sen mi kurtaracaksın arkadaşım ya?! Hep bir kendini feda etmeler falan. Yapmayın yani, ne gerek var.

Ben sır olaylarını çok çabuk çözdüm. Zaten benim beklediğim şeylerdi. Türk filmi tadında bir gizem vardı. Bir How I Met Your Mother annesini beklemek gibi değildi :D

Bu arada kitapta cinsellik üstü kapalı anlatılmış, Grinin Elli Tonu sonrası tüm kitapların erotizme kaymasından sıkılan arkadaşlara göre yani ;)

Sözün özü, eğer kitap yakınlarınızdaysa, bulduysanız alın okuyun. Okuduğunuza sevinirsiniz ama okumazsanız da öyle büyük bir şey kaçırmış olmazsınız. Herkesin sürekli konuşacağı, ölüp bitilecek karakterler yok.

Kitabın sonu bir başka çifte gönderme yapıyordu yani bir devam kitabı olabilir diye düşünüyorum ben.

Yazar son sözünde "Türk yazarlara ön yargımızı kırıp kitabı aldığımız ve yeni bir yazara bir şans verdiğimiz için" biz okurlara teşekkür etmiş. Ben de kitabının başarısını kutluyorum. Tebrikler. Tebrikler. Açıkçası ikinci kitabı çıksa alırım sanırım :)

Profile Image for kitaplarinincisi.
61 reviews8 followers
April 2, 2015
Hikaye güzeldi evet ama düzeltilme yapılmamış olması puanın benim açımdan düşmesine sebep oldu :(
Displaying 1 - 12 of 12 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.