“Elimden gelse hâli hazırda kenetlenmiş ellerimizden güç alıp onu bu evden kaçırırdım. Denizi görebileceğimiz bir yere giderdik belki... Hiç konuşmazdık. Dudaklarımız değil, dokunuşlarımız konuşurdu bizim yerimize... Başımı onun geniş omzuna yaslayıp burnumu boynuna gömerdim. Onun o tatlı kokusunu doya doya içime çekip gözlerimi yumardım. İnanıyorum ki birlikte olsak her şey daha güzel olacaktı. Belki daha kolay...”
Ailesi, kızkardeşinin tedavisi için Amerika'ya gittikten sonra Balkanlı Ailesi'nin evinde yaşamaya başlayan İde'nin hayatı, bir gün rüyasında evin oğlu Aslan'ı görmesiyle tamamen değişir.
Herkese ve her şeye karşı soğuk ve ilgisiz görünen Aslan Balkanlı'ya yavaş yavaş âşık olmaya başlayan İde, tutulmaya başladığı adamın buzlarını eritebilecek mi? Yaralı bir aşkın hayaletiyle boğuşan Aslan ise onu seven bir kadının varlığını kabul edebilecek mi?
Beni son derece sıktı, devam edesim gelmedi ve zaten yarım bıraktım. Bir daha elime almayı da düşünmüyorum doğrusu. Karakterleri ayrı dert, olay örgüsü ayrı dert. Sevemedim. Sevmedim. Son derece başarısız buldum.
Bu kitabı gidip kendi ellerimle D&R'dan Türk yazarlara destek olsun diye korsanını beklemeden aldım.Evet,bazı e-kitap siteleri ve olgunlar,aşk romanı olunca uğrak yerim.Sorun aşk romanlarına bayılmam;ama çoğunlukla kitabı bitirişimde bu para bu kitaba yazık demem VE MAALESEF bu kitap da o konuda istisna olmadı.Umarım kullanılan sayfalar geri dönüştürülmüştür;çünkü kesilen ağaç olsam ve bu kitapta kullanılsam kendime hakaret sayardım. Neden mi bu kitap o kadar kötü?Yeri gelir klişelere bayılırım,bazen yeter ki ana karakterler arasında o kimya olsun okutur bana;ama bu kitap tam anlamıyla rezaletti. Erkek karakter 30 yaşında bir bedene,25 yaşında bir yüze;ama 15 yaşında bir ruha sahip.Aslan Balkanlı'nın baş erkek karakter olarak hiçbir çekiciliği yok.Belki okuyanlar hayallerindeki yakışıklı adamı koyarak Aslan'ın balon olan karakterinden bir beyaz atlı prens yaratmıştır;ama ben yapamadım:1 Artık 15 yaşında değilim (ki eminim bunu o yaşta da okusam kitabı beğenmezdim;ama bu kadar nefret de etmeyebilirdim.)2 Aslan'ın aslında bir Christian Grey taklidi olması.Yazarımızın profiline baktığımda kendisinin 50 shades hayranı olduğunu görmemle benim için açığa kavuşmuş oldu;ama yanlış anlaşılmasın.Sorunum Grey orijinali,kopyası olmaz değil.Grey'in kendisi zaten taciz ve tecavüz sınırlarını zorlayan bir karakterken ben neden taklidini okuyayım ki...Aslan da zaten -Grey kadar olmasa da- hassas gösterilmeye çalışılmış kendine güvensiz ve özel hayatında sorunlu bir karakterdi.Spoiler vermek istemediğimden sahneleri yazmayacağım;ama gerçekten Türk kadını bir erkeğin kendilerine öyle davranmasından mı hoşlanıyor!Teşekkürler ben almayayım. Kızımız İde ise tam anlamıyla bir salak.Kusuruma bakmayın ;ama doğru.Hayatında neye öncelik vermesi -ki kendisi- gerektiğini bilmiyor.Onun yaşadığına aşk denmez.Erkeği kendisinin amacı olmuş.Hadi bu dediklerimi ciddiye almayın,tamamıyla subjektij bir yaklaşım bile desek.İde'yi hayal ettiğimde kitapta 2 boyuttan ötesine geçemedi,zorlama bir karakter,sıkıcı bir karakter ve Aslan'ı betimlemeleri duygusal değil,komik.Kitap neden 500 sayfa biliyor musunuz;çünkü İde Aslan'ı betimleye betimleye bir hal oldu.Ne kadar yakışıklı olduğunu,kendisine neler hissettirdiğini.Ki İde ilginç bir karakter değil,iç dünyası da sıkıcı.İde sınıfınızdaki güzel;ama kişiliksiz kız gibi.Her şeyi yapması gerektiği gibi yapan;ama sıkıcı.ÇoK 2 boyutlu.Gerçekten çatladım.Anladım herkes ona aşık,kızımızın hiçbir suçu yok güzel olmak dışında.Ağlaması gerektiği yerde ağlar,hep üstüne giden arkadaşları ve kayınvalidesidir.O yapması gerekeni yapar.Haaa bir tane daha suçu var;o da Aslan'a olan aşkı...(Burayı buğulu bir sesle okuyun.)Karakterler böyleyken konu nasıl desek mantıklı değil.Kızın evi var 23 yaşında kim kızı kendi evine alır.Ve o rüya kız diye ad takmalar ne!Yani gerçekten...Eee sen de okumasaydın derseniz bu kitap da dahil şu ana kadar sadece 3 kitabı yarıda bıraktım.Çıktığından beri ve 3 hafta öncesine kaybolana kadar bitirmeye çalıştım.Aslında bu 2. kaybedişim oldu.Biraz aradım kitabı;ama açıkçası kaybolduğu için içim rahatladı.Son 100 sayfasını okumadım.Şimdi yazar belki sonunda gerçekten asasını değdirip balkabağından araba yapmıştır;ama takatim yok.Bu kitap benim okuma sevgimi baltaladı.3 haftadır kitap kapağı açamıyorum.Umarım kitabıma el koyan arkadaş sevmiştir en azından.Ve böyle kitapları basıp da daha şans bulamayan nice güzel eserler olabileceğini düşünmek içimi acıtıyor.Ama yazara karşı bir şeyim yok.Umarım bu işten zarara da uğramaz ki bayağı satıyor anladığım kadarıyla zaten. Birilerini de bu yorumla kırarsam kusuruma bakmayın.İçimde tutamadım.Yine de 0 sıfır puan verilebilseydi onu verirdim.
Yumruğumu havaya kaldırıp "ÖZGÜRLÜK!" diye bağırmak istiyorum. Bir kaç gündür bu kitabı bitirememekle lanetlenmiş ve başrol karakterin sinirlerimi bozmasıyla günlerim geçmişti.
Öncelikle başrol karakterimiz İde ile başlayacak olursak kendisi normalde hayatımda görüp anında ters yöne saptığım kız tiplerinden biri. Evrenin erkeğinin etrafında döndüğünü düşünen, neredeyse her durumda çeşmeleri açan ama ben güçlüyüm havalarına giren bir kızımız.
Diğer karakterimiz ise Aslan Balkanlı. Doğrusu kendisini sevmiştim cidden ayakları yere basan bir tipti sonra biraz Bay Grey ile bir benzerlikler gördüm daha sonra wattpadde hikayenin kendi sayfasına gittim ve yazarın Aslan için düşündüğü oyuncunun Jamie Dornan olduğunu gördüm.
Kitap için o kadar umutlu ve heyecanlıydım ki yaşadığım üzüntü, şok ve ardından gelen sinir bozukluğu tarif edilemezdi. Sonrasında kitap bildiğiniz benim için siyah beyazdı, artık bitsin diye kelimeleri yuta yuta okuyordum çünkü cidden inat etmiştim. Neyse ki sonunda inat etmeme değecek bir bölüm geldi zaten bir fazladan puanı da sırf orası için verdim.
Vakitsizlikten, yoğunluktan ve yorgunluktan geç girilen bir yorum varmış burada...
Şimdi... Beni sinir eden en önemli ayrıntı Aslan Balkanlı oldu. Neden? Çünkü fazlasıyla Jamie Dornan izleri vardı. Evet, yazar internette yayım yaparken cast olarak kullanmış, aklında hayalinde canlandırmış alabilir ama okurken fanfic havası verdiği yerler yok değildi. Bu yönüyle beni kaybetti. Ama bir ilk kitap için iyi bir dili vardı.
Kurgu ise... Hmm, nasıl desem klişe? Fazlasıyla! Yani bildiğiniz zengin, olgun ve olmazsa olmaz yaralı erkeğimiz ; masum, yalnız ama seveni edeni çok kızımız vardı. Sonuç olarak okuduk, bitti. Ben yazarı daha orjinal konularla okumayı isterim, eminim ki o zaman daha iyi işler çıkarır çünkü tatlı ve kolay okunan bir kalemi var.
Kitabın en sevdiğim özelliği, buram buram imkansız aşk kokmaması oldu. Ayrıca kötü karakterler bile tam olarak kötü değildi. Yeteri kadar kötüydü ve bu da iyi bir şeydi. Kitapta her şey yerli yerindeydi. Öyle abartılmış bir olay yoktu yani. Açık açık söylüyorum, eğer Aslan Balkanlı 'ben sana göre değilim' triplerine girip, acıların çocuğu modunda takılsaydı, kitap ilgimi bu kadar çekemezdi. Ve İde... sadece saf değil azıcık ucundan salak da bir kız ama onu da iyi niyetine veriyorum. Kınamamak gerek. Hem ben alıştım kız karakterlerin bu saçma sapan hareketlerine. İde ile ilgili sevdiğim şey ise, klasik başına buyruk karakterlerden olmayışıydı. Kitabı okurken, alışmış kudurmuştan beterdir ruh hali içerisinde İde'nin sürekli Aslan'a baş kaldırmasını, o ne derse tam tersini yapmasını bekledim ama İde 'ben bilmem, beyim bilir' felsefesi ile uysal bir kız oldu :D Aferin, hep böyle ol İde.
Kitapla ilgili gözüme batan, beni rahatsız eden bir kaç nokta daha vardı ama burada söylemek istemiyorum. Kimseyi yanlış yönlendirmek istemem. Yine de bir puanı o noktalardan kırdım.
Akıcı bir kitaptı. Yazarın ellerine sağlık. İnşallah başka kitaplarını da okuma fırsatımız olur inşallah :D
Bu adama güzel diyen insanları anlamıyorum. Kadın bakire degil diye kadına bildiğiniz tecavüz etti. Buna "sert" veya "erkeksi" veya "intikam alan" cinsel ilişki denmiyordur umarım. Kadın canının yandığını ve zorlandığını belirtmişken hem de. Hatırladıkca verdiğim paraya ve harcadığım zamana üzülüyorum, yazara kızıyorum ve bunu destekleyenlere de ayrı sinir oluyorum.
This entire review has been hidden because of spoilers.
:O Ama çok tatlı bi kitaptı bu... Yaralı bir aşk... Şuan kelimelere sığdıramıyorum :D Çok, çok güzeldi ya :D Tabi şuan suratımdaki o aptal sırıtış... Neyse. Ayrıntılı yorum yakında blogta :/ (Zaman bulunca :'( )
Hafiften spoiler barındırmış bir yorum olabilir. Öyle pek içimde tutamayıp,ağzımdan bir şeyler kaçırmış olabilirim. Haberiniz ola!:) Ah şu mutlu sonlar.. Son sayfaları öyle bir akıcı olmuş ki hemen,anında okuyup finale geldiğimi farkettim. Ki zaten kitabın başları da bence akıcı gidiyordu. Ortalarda biraz sıkıntı yaşadım çünkü hep iyi yönden değerlendirdiğimi farkettim. Tam böyle ortalardan,sona doğru olan sayfalarda olayların sürekli aynı şekilde ilerlediği gözle görülür bir şekilde. Ben çokta kötü bulmadım. Yani aslında 4 puanı o mutlu son için ve iki güzel karakter için verdim. Çok sıkıldığımı söyleyemem çünkü genelde aşk kitapları beni rahatsız etmez fazlasıyla. Sanırım ilk defa bir Türk yazarın aşk konulu kitabını okudum. İnsanlar yazarak,deneyerek iyiye ulaşırlar. Kimse çok iyi olarak gelmedi bu dünyaya. O yüzden tabii ki kusurları olabilir diye düşünüyorum. Aklımda hala bazı soru işaretleri kalsada ben yinede bu kitabı mutlulukla bitirdim diyebilirim. Arzu karakterinden nolursa olsun nefret ettiğimi söylemeden edemeyeceğim. Engin olayında çok üzülmüştüm fakat İde'nin de bu olayda kendini suçlaması canımı sıkmıştı. Mine ile olayların tatlıya bağlanması hoşuma gitmedi diyemem. Fakat o kadar yakınım dediği Çağrı'yla nasıl oldu da bir anda tüm muhabbeti koptu anlayamadım. Son kısımlarda Çağrı'yla az bile olsa bir dialog görmek isterdim veya ne bileyim onunla ilgili İde bir şey söylemeliydi.. Aslan'ın acısını piyanosunda gidermesi,haykırışlarını notalarla yapması gerçekten aşırı derecede hoşuma gitti. Ama İde'nin tavırları bazen fazlasıyla sinir olmama sebep oldu. 3 ile 4 yıldız arasında gidip gelsemde yine de kararımı 4'te kıldım. Sonuçta içinde emek var,özen var. Sinir olduğum noktaları açıklıkla ifade ettiğimi düşünüyorum. 'Çok kötüydü' diye bahsedeceğim bir kitap değildi. Yeni kitaplar beni bekliyor.. İyi okumalar!
Wattpad'de okurken çok sevdiğim(ama basılmış halini elime aldığım zaman kesinlikle soğuduğum) ve yazara imzalatacağım kitap için almıştım. Verdiğim paraya kesinlikle yazık oldu. Ayrıca imzalatamamıştım.
Öncelikle kitaptaki kurgu çok saçmaydı. Okurken kendimi Aşk-ı Memnu izliyormuş gibi anımsadım. Ayrıca yine erkek karakterimiz "Kötü Çocuk" havalarında idi. Sigara içer, aşırı derecede zengindir, bir bakışıyla masum kızımızın kalbini çalar. Masum kızımız ise, gün yüzü görmemiş, saf, iyi niyetli,hali vakti yerinde (ama oğlan kadar zengin değil), ağzı var dili yok bir kızdır. Kızımız oğlan ile tanışınca kendini güvende hisseder ve doğru aşkı bulmuş olur.
Bir zamanlar Wattpad'in Türkiye ayağı bu şekilde kurgulanmış kitaplar ile çalkalanıyordu. Aslında o zaman içine bakıldıkça doğru bir karardı. Okuyan insanların yaş aralığı 13-15 idi. Ergenlik çağında olan bütün kızlar (ben de dahil) bu şekilde bir ilişki istiyordu.
Yazarın hayal dünyasını geliştirmesine ihtiyacı var. Bizim toplumuzun şöyle bir sorunu var. Eğer sen yazara bir soru/yorum atmışsan ve o da sana iyi bir şekilde (iyi şekilden kastım; tabiiki canım, evet bebeğim -gülücük-) olunca o yazar çok minnoş oluyor. Ama sana kötü şekilde dönerse o yazarın vay haline. Eminim ki Nazım Hikmet'e, Cemal Süreya'ya, Edip Cansever'e soru sorsan bu şekilde cevap vermez. Ne diyeceksin onlar da mı kötü yazar. İnsanlar kitap kapaklarına değil iki kapağın arasına sıkışmış kelime topluluklarını okumaya ihtiyaçları var.
"Yağmur, kimseler yokken tadı daha da çıkan şeylerdendi. Sessizliği bozan huzur, mutluluk... Yatmadan önce duyulan bir ninni gibi derinden ve sakin... Onu seveni güzelleştirir, ferahlatır, huzur verirdi. Sevmeyeni en olmadık yerde yakalar, sırılsıklam ederdi."
Ailesi kardeşinin tedavisi için Amerika'ya gittiğinde İde de bir tanıdığının çalıştığı eve, Balkanlı malikânesine taşınır. Bir gece evin oğlu Aslan'ı rüyasında görmesiyle hayatı farklı bir yöne gitmeye başlar. Aslan Balkanlı tabiri caizse buzdolabı gibi ve kendinden yaşça büyük bir adamdır. İde ise Psikoloji öğrencisi ve hayat dolu genç bir kadın. Zamanla Aslan'a aşık olan İde bakalım aşkına karşılık bulacak mı? Şahmelek @mervenilya'nın ilk kitabı ve benim için yeri çok ayrı olan bir kitaptır. Aşk hikâyeleri bende bayılma isteği uyandırsa da bu kitap benim içimi sıcacık yapmıştı okuduğum dönemde. Dili sade ve akıcı, üslubuysa çok yerinde olan bir kitap bence. Bölüm girişlerinde yer alan alıntılar sayesinde yeni yazarlar tanıma şansına eriştiğim için beni ayrıyeten mutlu etti bu kitap. Ayrıca her iki karakterde de kendinize ait bir şeyler bulmanız kaçınılmaz. Wattpad hikayelerine karşı önyargının arttığı son zamanlarda oradan iyi ve nitelikli eserlerin de çıkabileceğine dair umudunuzu arttıran bir kitap Şahmelek. Puanım: 4/5
Bu kitap hakkında o kadar çok söylenecek söz var ki. Bu kitabı ilk elime aldığımda, okumaya başlayacağım sırada Merve Akıncı'nın ilk kitabını okuduğumu fark ettim. İyice meraklanmaya başladım ve ilk kitabı okuduktan sonra devam etmek istedim ama gözlerim buna izin vermedi. Kitabın büyüsüne kapılmıştım resmen. Konusu çok farklıydı. Spoiler vermemeye çalışarak üzerinden geçeyim. İde karakteri kardeşinin hastalığı yüzünden Amerika'ya giden ailesinin emanet ettiği Balkanlıların evinde kalıyor. Aşkın büyüsüne de o evdeki Aslan Balkanlı tarafından yakalanıyor. İlişkileri çok farklı bir noktadan başlıyor. İşte o büyük noktaya ikisi de adım atıyor. Bunu sonucunda da ortaya bir aşk çıkıyor. Ama ne aşk. Okurken ben bile içimde hissettim duyguları. Hele hele Aslan Balkanlı. İde kadar olmasa da bende aşık oldum. Kitabı şiddetle almanızı tavsiye ediyorum. :) :)
Ben bu kitabı çok sevdim ya.Elimden bırakmak istemedim. Çok sıcak içten bir kitaptı.Şurasını beğenmedim, şu şöyle olsaydı keşke dediğim hiçbir yanı yoktu.Her şey o kadar güzeldi ki özellikle Aslan Balkanlı <3 (ergen kızlar gibi oldum resmen:D ) Bitirdikten sonra suratımda kocaman bir gülümsemeyle kapattım kitabı. Türk yazarlarımızdan böyle kitaplar okuyunca çok mutlu oluyorum.
Şahmelek Şahmelek okudum fakat sevmedim. Aslan karakteri olmasa daha kötü olurdu. Kurgusu iyidi ve güzel noktalara değinildiği de oldu. Bazı konulara çok fazla deginilmemesi fakat bazı konuların üstünde fazla durulması biraz kötü oldu. Bazı konular havada kaldı neredeyse. Sonuçsuz kaldılar gibi. Kitabın finalinin daha güzel yapılması hoş olabilirdi bence. Bir wattpad kitabı olarak kalmalıydı bence. Kitap kapağı kadar güzel değil. Okumasanızda olur.
erkek karakterin çekincelerinin nedenini hiç inandırıcı gelmedi açıkcası daha mantıklı ve ciddi bir nedne bekliyordum. Rüya olayına hiç girmiyorum öyle manasızdı ki es geçerek kendimi avuttum. kitapta ciddi mantık hataları olsa da üslubuda kitabı okunur kılıyordu, biraz daha üzerinde çalışılsa çok daha iyi bir sonuç çıkardı kanımca
Bir solukta okunabilecek bir aşk romanı Şahmelek. İde ve onun Aslan'a karşı olan ilgisi, Aslan'ın soğuk ve gizemli tavırları ve okuyucuyu kitaba bağlayan anlatım tarzı... Son dönem Türk yazarlarının başarısı için güzel bir örnek. Kitap sevilmiştir:)) http://kozmokitap.blogspot.com.tr/201...
Diğer çoğu basılan Wattpad hikayesi için de söylediğim gibi, basılmış bir kitapta beklentiler artıyor. Aşırı klişe bir konusu vardı, tam bir türk dizisiydi! Karakterlerin aşkı ve yazarın arada güzelleşen yazı dili dışında iyi bir şeyler yoktu. 2 puan tamamen bundan verildi. Baygın aşk hikayeleri okumak istiyor ve türk dizileri seviyorsanız tavsiye ederim.