Fatma Erdek - Erken Rüya Zamanlar
Eser ve Nehir bir gazetede tanışırlar.O vakitler Eser yolun çok başında olan genç bir gazateci,Nehir ise gazete sahibinin biricik kızdır.
İkilinin arasında ufak çaplı bir atışma geçmiş ve sonrasında ilişkileri ilerlemiştir.Nehir ultra zenginliğe sahipken Eser orta halli bir ailede büyümüştür. Arkadaşlıkları süresince Eser genç kızı kendi bütçesine uygun daha minimal daha sıcak ortamlara götürmüş, genç kızda bundan hiç şikayetlenmemiştir. İki gencin kalplerinin kapıları birbirine açılırken,Eser'in içini kemiren tek bir soru vardır; "Ben Nehir'e yetebilir miyim?".Aralarında yüzük takarlar. Nehir'in babası bunun farkındadır.Eser'de resmiyete dökmek için Nehir'in okulunu bitirmesini beklemektedir.O sırada da yurt dışından savaş muhabirliği teklifi alır ve gider. Nehir'in buna gönlü razı değildir, babasının kendilerine bakabileceğini söylesede Eser böyle birşeyi asla kabul etmeyeceğini kesin bir dille söyler.Eser gider ve Nehir en büyük pişmanlığını, hayatının geri kalan kısmını kabuslar ve büyük bir acıyla geçireceği şeyi yapar.Eser ile yaptıkları bir telefon konuşmasında onu terkeder ve ikisini de bir yangının ortasına sürükler.
Nehir yaptığı hatanın farkındadır fakat geri dönmeye yüzü yoktur.Eser sevdiği, evlenmek istediği kadının onu bu durumda savaşın ortasındayken terk edişini hazmedememekle birlikte nefretine de engel olamamaktadır.
Üzerinden yıllar geçsede dinmeyen bir nefret ve tükenmeyen bir acıydı onların kalbindeki.Şimdi önlerinde sonu birbirlerine çıkan bir yol vardı.Ama ikiside bu yoldan ve yürürken karşılarına çıkabilecek herşeyden korkuyorlardı..
#alıntılar
Kilometrelerin hesabını yapmak yalandı, yanlıştı.Aşkta uzaklık ya da yakınlık yüreğin izin verdiği, hissettiği kadardı.
Sanki ölü bir ruh, eskimiş bir beden içinde yeniden diriliyor...
Benim alın yazımsa, sadece bir kadının geçebildiği derin bir vadiydi.Ve geçen kadın Nehir'di.
Geçmişe giden yol açılmış, uzun, ışıltılı bir köprü kurulmuştu.Nehir beyaz bir güvercin olup, gelip göğsüme konmuştu.
Önce küçük balık ve okyanus hikayesini anlatacağım sana.Sonra sevdalandığım denize bırakacağım kendimi.
Yeryüzü dar gökyüzü uzak...Ölüm boşlukta kalmakmış