İsmet Özel'in Üç Mesele ve Zor Zamanda Konuşmak kitapları yeni ve uzun bir dibace ile bir arada "Üç Zor Mesele" adıyla neşredildi. Üç Kulhuvallahi Bir Elham Üç Zor Mesele'nin Dibacesi işin işten geçmediği, Türkiye'de yapılacak şeylerin neler olduğu fikrine mahsus zeminin oluşmasına müsait vaktin işaretlerinin henüz belirebildiği inancıyla yazıldı. Bor'un pazarının geçtiğini kabul etmiyorum; dolayısıyla eşeğimi Niğde'ye sürme düşüncesinde de değilim. Üç Mesele'yi Zor Zamanda Konuşmak içinde erittim ve ortaya daha netameli Üç Zor Mesele çıktı. Niçin yaptım bunu? Her iki kitabın da müşterisi vardı. Yaptım, çünkü eşeğimi Niğde'ye sürmeğe rıza göstermiş olmak, her iki kitabın ikisinden de nasibini alamamış kıraat meraklılarına taviz vermekti. Paradoks her iki kitabın ikisinden de nasibini alamamışların her iki kitabın piyasaya çıkmasına sebep oluşlarındadır."
İsmet Özel, şair ve yazar. Bir süre Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde öğrenim gördükten sonra, Hacettepe Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı’ndan mezun oldu. 18 yıl Devlet Konservatuvarı’nda Fransızca okutmanlığı yaptı. Ataol Behramoğlu'yla birlikte Halkın Dostları dergisini kurdu ve yönetti. 1963’ten itibaren şiirleri yayımlanmaya başladı. 1974’te düşünsel ve ruhsal bir değişim yaşayarak yazı hayatına İslami düşünce çerçevesinde devam etti. Uzun yıllar çeşitli gazetelerde köşe yazarlığı yaptı. 2005’te Türkiye Yazarlar Birliği deneme ve üstün hizmet ödülünü kazandı. 9 şiir, 22 deneme, söyleşi, mektup ve 5 çeviri kitabına imza attı. 1978 yılında kaleme aldığı Üç Mesele (Teknik, Medeniyet, Yabancılaşma) en önemli kitaplarından biridir. 2007 yılında kurulan İstiklal Marşı Derneği'nin kurucusu ve hâlen genel başkanıdır.
2,5 yıldız.. İsmet Özel'in zeki birisi olduğunu, muazzam kelime dağarcığı olduğunu yer yer türkçeyi çok iyi kullandığını da biliyoruz. Çok başarılı tespitleri, önemli analizleri ile bu kitapta ufuk açıcı yazılarının olduğu da bir gerçek. Tüm bunların yanı sıra kafası inanılmaz karışık İsmet Özel'in, özellikle kitabın sonlarına doğru olan yazılarında bu iyice ayyuka çıkıyor. Ne demek istediğini bana göre pek anlatamıyor, bir de net değil çok dolambaçlı bir yol izliyor anlatırken. ''.. şartlar bizi teknik karşısında tavır almaya zorluyorsa, elimizdeki ölçüt ''ileri gitmek- geri kalmak'' gibi çarpıtılmış anlayışlar değil '' hakikate yakın ve uzak olmak'' gibi inançlarımızla bağdaşık bir ölçü olacaktır.''
Yazarın zihin yapısını ve kitabın ana temasını belirten özet bir cümle bu aslında. Enterasan bir kitap okunsa iyi olur eserlerden, çok kolay okunan sindirilebilen kitaplardan değil ama..
Medeniyet, teknoloji, yabancılaşma hakkında çok orijinal tesbitler.
İsmet Özel sevenler için beyin jimnastiği yaptıran, kelimelere, manalara takla attıran ilginç bir kitap. Kitapta oyle yazilar var ki, kalp atisini hizlandiriyor, baska hicbir seyden alinamayan garip bir zevk veriyor ve insanin ayaga kalkip alkislayasi geliyor. Fikirlerin boyle "derin" olabilecegi ve bu kadar basit kelimelerle etkileyici bir sekilde anlatilabilecegine kim inanir.
Bir oturuşta 50 sayfadan fazla okumak ağır gelebilir. Yavaş yavaş yudumlanarak okunmalı.
Derin meselelere girmek istemeyenlerin çok sıkıcı bulacağı bir kitap.
Kitabı, Türkiye Siyasetini, Dünya Siyasetini, insanı, hayatı, ülkeyi, ilkeyi, gayeyi ve hakikati anlamaya çalışan insanlara tavsiye edebilirim. Her makalede, her yazıda her paragrafta üzerine eklene eklene aradığım siyaset ve insan ilminden parçalar buldum. Paradigma ve perspektif anlamında yazarın kendine ait görünür net çizgilerine takılmadan, düşünür kimliği ile değerlendirerek okudum. Aslıma çok şey katan bir eser olduğunu söyleyebilirim.
Mükemmel şâir HER ŞEYE KARŞI bir duruş alıyor. Oma göre Türklük de medeniyet dahil her şeye karşı durmakdır. Kısmen haklı ama metinler çok tatlı, okuyun