Aydın Boysan'dan, tadından yenmez bir uzay romanı...
Yıl 2046!
Yer, Boğaziçi kıyılarında, Rumelihisarı'nda bir restoran. Gece yarısını biraz geçe inanılmaz, tuhaf bir olay cereyan eder. Restoranın gediklisi son yedi müşteri; Turgay, Tosun, Oktay, Vedat, Kerim, Coşkun ve Faruk daha ısmarladıkları kahve ve konyaklarını içemeden buhar olup uçar, sırra kadem basarlar... Bu yedi arkadaşın ortadan kaybolmasından biraz önce Tarabya'da, kuzeyden güneye kayan mor bir ışık görülmüş, on beş dakika sonra da bu mor ışık göklere yükselerek yitip gitmiştir... Çok geçmeden anlaşılır ki bizim muhabbet sever kahramanlarımızı uzaylılar kaçırmıştır.
Hem de yıldızlardan bile uzaklardaki Kapo gezegenine!
Yıldızlardan Bile Uzaklarda Aydın Boysan'ın uzay ve evren konusundaki tüm bilgisini gerçek bir yaşam bilgeliğiyle kaynaştıran, lezzetli diliyle tadından yenmez bir roman. Usta kalemin, mimariden ekonomiye, sosyal yaşamdan kültür ve sanata gerçek bir refah toplumu nasıl kurgulanır sorusuna verdiği bir ütopya yanıtı.
7 Haziran 1921’de İstanbul’da doğdu. Öğretmen Nevreste Hanım ile muhasebeci Esat Boysan’ın oğludur. 1939 yılında Pertevniyal Lisesi’ni, 1945’te Güzel Sanatlar Akademisi’ni (Mimar Sinan Üniversitesi’nin Mimarlık Bölümü’nü) bitirdi. Mesleğini 1999’a kadar ara vermeden sürdürdü. Türkiye Mimarlar Odası’nın kurucuları arasında yer aldı; yönetim kurulu üyesi, ilk genel sekreteri ve İstanbul şube başkanı oldu. 1957-1972 yıllarında İstanbul Teknik Üniversitesi’nde ders verdi. Ulusal ve uluslararası mimarlık yarışmalarında ödüller kazandı. Kendi kitaplarını basmak için Bas Yayınları’nı kurdu (1984-93). Aralıksız olarak on yıl Hürriyet ve üç yıl Akşam gazetelerinde köşe yazıları yazdı.
YILDIZLARDAN BİLE UZAKTA / AYDIN BOYSAN İçeriğine dikkat etmeden, sadece Aydın Boysan kitabı diye aldığım, gene tatlı sohbetlerini anılarını okuyacağımı zannettiğim ama büyük bir yanılgı olduğunu anlayıp okuma sırası bekleyen bu kitabı nihayet okudum. Ben daha önce okuduğum kitapları gibi sandım, birkaç kere aynı ortamda bulunup, tanışma şerefine erişip, masada yanında oturup, tatlı sohbetini, anılarını ilk ağızdan dinlediğim Boysan'ın gene anı, sohbet kitabı sanarak aldığım bu kitabın bir ütopya çıkması beni şaşırttı. Arka kapakta: "Yıldızlardan Bile Uzaklarda Aydın Boysan’ın uzay ve evren konusundaki tüm bilgisini gerçek bir yaşam bilgeliğiyle kaynaştıran, lezzetli diliyle tadından yenmez bir roman. Usta kalemin, mimariden ekonomiye, sosyal yaşamdan kültür ve sanata gerçek bir refah toplumu nasıl kurgulanır sorusuna verdiği bir ütopya yanıtı." demekte. Kitabın sonunda uzay fotoğrafları, kendi kaleminden kısa biyografisi ve teşekkür listesi var, ama bu liste alışık olduğumuz gibi değil. Kitabı yazma döneminde okuduğu ve kaynak olarak kullandığı kitap ve yazarların listesi, onlara teşekkür ediyor. "Belirtmek istediğim: Unidentified Flaying Object (Tanımlanmamış Uçan Cisim) konusudur. Bu cisimlerle ilgili kitap madrabazlığı o hale gelmiş ki, bu üç yabancı sözcüğün baş harflerini söylemeye bile, tiksiniyorum." (Önsöz'den) Bu alıntıyı niye aldım? Çünkü benimde UFO ile ilgili bir anım var. Lise son sınıfta İngilizce ders kitabında Newsweek'ten alınmış iki makale ve bir Mr & Mrs Brown öyküsü vardı. Bu makalelerden biri UFO başlıklıydı. İngilizce dersinden geçmek için mülakatta bu üç konudan biri sorulacaktı ve bilmediğim tek konu UFO idi. (Allahtan en iyi bildiğim konu Mary Celeste çıktı, ben geçtim ama aklımda hep UFO çıkarsa korkusu kaldı). "Bu parlamento salonda toplanmaz ki, ekranda toplanır. Her üye gezegen kendi önerilerini, oyunu Takyon sinyalleriyle merkeze bildirir. Bir büyük ekranda, bütün üyeler, sanal olarak bir araya getirilir. Görüşme ve tartışmalar, ekranda izlenir." (16. bl Samanyolu Galaksisi)Bugün bizim için doğal olan sanal toplantılar kitabın yazıldığı dönem (1999) düşünülürse oldukça fantastik cep telefonu kullanımı birkaç sene olmuş, internet ise 1996'da bireysel kullanıma açılmış ama yaygın değildi. Böyle bir kitabı yazan mimar ise; 'Şehir ve Konut', 'Konutlarda Yaşam', 'Şehir Ölçüleri', 'Yamaç Şehri Yoko'; gazeteci ise; 'Söyleşiler', 'Başkan Çapkınlık Yaparsa', 'Robot ile Sevda', 'Yaşamdan Bir Kesit' gibi bölüm başlıkları normal. Ama Boysan mimarlık/ gazetecilik alanları dışında 'Samanyolu Galaksisi', 'Büyük Patlama', 'Karbon Nereden Geldi', 'Sayılar Üzerine', 'Atom', 'Mutluluk Ne Ki?' gibi bölümlerde astronomi, fizik, kimya, matematik, biyoloji, psikoloji, sosyoloji gibi bilim dallarına ait bilgilerde veriyor (bu konulardaki umut ettiği yaşam şeklini anlatıyor). Dünya yaşamının, insanlığın acı gerçeklerini aktarırken, hayalinde olmasını istediği yaşamı bizlere anlatan büyük ustanın kaleminden çıkmış bu kitabı okurken hem bilgilendim, ufkum genişledi hem de onun akıcı Türkçesi, tatlı dili ile keyifli bir okuma oldu. Başka bir alıntı yapmadan sadece fotoğraflar bölümünün başındaki sözünü paylaşarak yorumumu bitirmek istiyorum: "Fotoğraf gerçeği yaratmaz, yakıştırmaz, sadece yansıtır."
One of the best space books i've ever read. I did not read much of them (i had read) but i had see their contents from various sources. It's sad that it's not that well-known, it's the most realistic (and based) advanced alien civillization i've seen. It's like an bullet against cliche "technocratic/meritocratic facts-logic republic of scienceTM" stuff, which still exist. Where masses ascended from wordly desires and gave theirselves fully to the science-logicTM. It's own plot is very good too, while it's sci-fi lore is beautifiul, the basis of many of things are not sci-fi, but more like an joyful writing on human's psyche and writers's own utopia For one example to things that i liked, when much of advanced civillizations always use flying cars and public-transport doesn't seen anywhere ecxpect for some aesthetics; there are no cars and have planetary rail-network. There are things that i did not much liked too, but not much.