Küçük bir kasabada yaşayan bir grup insan; akrabalar, arkadaşlar, tanışlar... Herkes kendi kıskacında kıvranmakta, bu dar çevrenin sıkıcı, delici gözlerinden, ne olacağı çok önceden belirlenmiş gibi duran sakinliğinden kaçmaya, daha zengin, daha dolu bir hayal kurmaya çalışmaktadır. Ama düşledikleri yerler birer kartpostal resmidir çoğu kez, ya da tutunarak uçmak istedikleri insanlar birer gölge... Küçük Akdeniz kasabası, renklerini içinde saklayan, görünenin dışında en az bir de gizli kapaklı hayatları olan sakinlerinin ani cinnetleriyle çalkalanmaktadır: Kaçmayı başaranlar, içlerindeki ateşe teslim olanlar, hüzünlerine neden olarak gördüklerini öldürmeye çalışanlar, korkunç bunaltıya dayanamayıp aklını kaçıranlar, esrarengiz yabancılar, söylentiler, dedikodular... Geleneklere, "olması gerekenlere", "uygun görünenlere" karşılık, içimizden fışkırıp gelenler kısacası... İnsanlık halleri...
Έχοντας διαβάσει το βαμμένα κόκκινα μαλλιά περίμενα κάτι καλύτερο. Για εμένα το βιβλίο ήταν απλά ενα ευκολοδιάβαστο ανάγνωσμα για να περάσεις την ώρα σου. Δεν μπορώ να πω ότι αποκόμισα κάτι.
Η φάση του βιβλίου είναι, όπως περιγράφει το άσμα :
"Τα 'φτιαξε ο Μηνάς με την Ανέτα Που τα 'χε με το Δήμο τον τρελό Χώρισε ο Χρηστάκης με την Τέτα Και τα 'φτιαξε ξανά με την Ζωζώ Και τα' φτιαξε η Μάρι με τον Άρη και τον Χάρη Που τα είχε με την Ρένα και μετά με την Νανά Κι ο Μιχάλης με την Άννυ που τα είχε με το Γιάννη Μπερδευτήκαν και τα φτιάξανε ξανά Τα 'φτιαξε η Μαίρη ξαφνικά με το Λευτέρη Που γουστάριζε την Λένα πριν γνωρίσει τη Γωγώ Που τα είχε με τον Άρη πριν τα φτιάξει με την Μάρη Και που κάποτε τη γούσταρα κι εγώ"
Exellent narration of Greece's small town people,a sharp x-ray view of the greeks' minds and beliefs given with a small dose of irony and surrealism. Loved it
Κρυμμένα μυστικά μιας μικρής πόλης. Ιστορίες που διαπλέκονται μεταξύ τους, δυστυχώς όχι πάντα αρμονικά. Η γραφή του συγγραφέα κοινότοπη και πολλές φορές κουραστική. Σπίτια και οικογένειες που τα μυστικά τους πίσω από τους τέσσερις τοίχους του σπιτιού τους φανερώνονται αργά (χωρίς καμμιά φοβερή έκπληξη, η αλήθεια). Συμπέρασμα: μάλλον άτυχη ή μια μελαγχολική στιγμή του συγγραφέα που έγραψε τα σαφώς ανώτερα «Βαμμένα κόκκινα μαλλιά»
Kitap bana biraz yüzyıllık yalnızlık esintisi verdi. Hem yazı dili hem karakterlerin birbiriyle olan ilişkisini görünce aklıma direkt o geldi. Çok çok beğendiğimi söyleyemem ama hoş bir havası var. Kitabın ismi bizdeki 'cenaze nedeniyle kapalıyız' cümlesi yerine biri ölünce kahveye cenaze yerine hüzün kelimesini kullanmalarından gelmiş.
Kızıla Boyalı Saçlar'ın referansıyla okudum. Farklı bir kitap tabi. Bütüncül bir romandan ziyade aynı kasabada yaşayan, tanışan, akraba olan insanların, ailelerin ayrı ayrı hikayeleri diyebiliriz. Dil yine çok akıcı. Kolay okunan, sade bir kitap.
"Mitsoscugum, annen ve annem, haydi kız kardeşinide katalım, dünyanın, ya en aziz kadınları ya da en çilekeş orospuları. Karar senin. Birincisini seçer, bir azize ile yattığını, bundan gurur duyduğunu söylersin. İkincisini seçersen ya onlara acır ya da senin moruğun fermuarını açık halde annen şeyini ağzına alırken gittiği gibi, siktir edip gidersin. Seçim senin, ya onlara acır ya da onlara tükürürsün."