Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye üzerine yaptığı araştırmalarla tanınan Stefanos Yerasimos'un 15. ve 16. yüzyıl saray mutfağına ışık tutan bu son kitabı, mutfak kültürümüzün temelleri ve toplumsal tabakalarla ilişkisi konusunda çok ilginç bilgiler veriyor. Osmanlı padişahları 15. ve 16. yüzyıllarda hangi yemekleri yiyorlardı? Gerek saray gerekse halk mutfağında yemekler nasıl pişiriliyordu? Domatesin, patatesin, biberin ve fasulyenin Anadolu'ya henüz gelmediği günlerde yemeklerin ana malzemesi neydi? gibi sorulara verilen yanıtlar Osmanlı mutfağı hakkındaki bildiklerimizi birkaç yüzyıl geriye götürüyor. Tek örneği Bayezid Devlet Kütüphanesi'nde bulunan bir Osmanlıca yazmadan hareketle hazırlanan kitap, saray mutfağının kapılarını açmakla kalmıyor, ayrıntılı ve kolay uygulanabilir tariflerle bu güne kadar hiç bilmediğimiz yemekleri tatma fırsatı da veriyor.
Stefanos Yerasimos (1942-2005) Yunan asıllı Türk ve Fransız tarihçi. İstanbul'da 1942 yılında doğan Yerasimos, 1966 yılında Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'nin Yüksek Mimarlık Bölümü'nden mezun oldu. “Paris Institut d'Urbanisme de l'Universite”den şehircilik diploması alan Yerasimos, 1973 yılında Sorbonne Üniversitesi'nde ”Azgelişmişlik Sürecinde Türkiye” konulu doktora tezi verdi. Yerasimos, 1986 yılında ise “Osmanlı İmparatorluğu'nda Gezginler” konulu ikinci bir doktora tezi yazdı. Paris Üniversitesi'nin Şehircilik Bölümü'ne 1972 yılında öğretim görevlisi olarak giren Yerasimos, 1989 yılında aynı üniversiteden profesör unvanı aldı. Yerasimos, 1994-1999 yılları arasında İstanbul'daki Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü'nün müdürlüğünü yaptı. Stefanos Yerasimos, yakalandığı kanser hastalığına 20 Temmuz 2005'de Paris'te yenik düştü. Çok sayıda Fransızca ve Türkçe araştırma ve makaleleri bulunan Yerasimos'un Türkiye'de yayımlanan başlıca eserleri şunlar: “Azgelişmişlik Sürecinde Türkiye” “Türk-Sovyet İlişkileri, 1917-1923” “Türk Metinlerinde Kostantiniye ve Ayasofya Efsaneleri” “Milliyetler ve Sınırlar” “İstanbul: İmparatorluklar Başkenti”, “Süleymaniye” “Sultan Sofraları”
Yerasimos çok saygın ve okumaktan da çok keyif aldığım bir tarihçi. Bu kitabı diğer kitaplarına kıyasla daha sönük kalan, küçücük bir çalışma. Konusu keşke çok daha geniş ve ayrıntılı olsa dedirtiyor. Kitabın ilk kısmında yeme alışkanlıkları anlatılıyor. Gıda malzemelerinin kullanım ve dahil olma biçimleri üzerine fena olmayan yazılar. Bu bölümden sonra yemek tarifleri verilmiş. Meraklısına çok güzel tarifler verilmiş diyebilirim.
Kitap iki bölümden oluşuyor. Birinci kısımda Osmanlı mutfağında pişen yemekler, padişahların ve saray halkının yeme alışkanlıklarindan bahsediliyor. Usulünce bulgulandırmalar desteklense dahi sunuş biçimi olarak biraz düzensiz buldum. Kronolojik bir ilerleyiş ya da daha özgül konu başlıkları, hiç olmazsa mevcut konu başlıkları altındaki bilgiler daha keskin çerçevede olabilirdi. Her iyi araştırmacı iyi yazamayabilir elbet, iddiası da olmayabilir ancak daha derli toplu olması açısından söylüyorum.
İkinci kısımda da yemek tarifleri yer alıyor. Sözcüklerin etimolojilerinin incelenmesi ve yemek pişirme metotların detaylıca açıklanması benim çok hoşuma gitti. Kitap aralarındaki çizimler ise ayrı bir okuma kolaylığı yaratmış.
Demem o ki, 300 sayfa olsa yine okurdum çünkü bilgiler bulgular pek kıymetli. Ancak içerik biçime bir yıldız yenik düştü, o yüzden dört.