Jump to ratings and reviews
Rate this book

Yağmur Beklerken

Rate this book
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş döneminin ilk safhasını noktalayan Serbest Fırka denemesi... 1929 büyük ekonomik buhranı ve buna eşlik eden ağır kuraklık tehlikesi. Şeyh Sait ve ilk Dersim isyanları bastırılmış, Takrir-i Sükûn yasaları ile her tür muhalefet ezilmiş, dağıtılmış, “Atatürk devrimleri” yürürlüğe girmiştir. Yağmur Beklerken’de Tarık Buğra Serbest Fırka denemesi/girişimi ekseninde bütün bu gelişmelerin Anadolu taşrasındaki sonuç ve yansımalarını konu edinirken aslında on yıllık Cumhuriyet’in bir bilançosunu da yapmaktadır. 1946-50’de DP’yi zafere taşıyacak hareketin ipuçları, bu hareketin odağında yer alan sağ/muhafazakâr zihniyetin devlet, demokrasi, parti... kavramlarının sosyo-politiği, psikolojisi, Yağmur Beklerken’in o alabildiğine gerçekçi, canlı taşra tipleri ve diyalogları içerisine gayet ustaca serpiştirilmiştir. Bu haliyle bu kitap, sadece Serbest Fırka’nın kapatılması öncesi Türkiye taşrasının değil, darbeler öncesi Türkiye’nin sağ/muhafazakâr gözden görünümü olarak da okunabilir.

227 pages, Paperback

First published January 1, 1981

3 people are currently reading
87 people want to read

About the author

Tarık Buğra

37 books48 followers
2 Eylül 1918 tarihinde Akşehir’de doğdu. İlk ve ortaokulu Akşehir’de okudu. İstanbul Lisesi’nin yatılı kısmında okurken bu lisenin yatılı kısmının kapatılması üzerine kaydını Konya Lisesi’ne aldırdı ve liseyi burada bitirdi. (1936). Lise yıllarında Tarık Nazım müstear ismiyle hik(ye ve şiirler yazmaya başlayan Tarık Buğra, İstanbul Üniversitesi Tıp ve Hukuk fakültelerinde bir süre okuduktan sonra kaydolduğu Edebiyat Fakültesi Türk Dili Edebiyatı Bölümü’nün son sınıfında ayrıldı. Askerlik hizmetinden sonra Şişli Terakki Lisesi’nde muallim muavini olarak işe başladı.

Cumhuriyet gazetesinin açtığı yarışmada Oğlum(uz) adlı öyküsüyle bin liralık büyük ödüle layık görüldüğü ilan edildi. (1948). Ancak, Tarık Buğra’ya bu para yerine altın bir kalem ödül olarak verildi. Aynı yarışmada Doğan Nadi’nin bölük komutanı birinci ilan edildi ve bu zatın hikayeci olarak adına ikinci bir kez daha rastlanılamadı. Yine de bu ödül neticesinde aldığı yoğun iş teklifleriyle basın hayatına atılma konusunda cesareti artan Tarık Buğra, Akşehir’e dönerek Nasrettin Hoca gazetesi’ni çıkardı (26 Temmuz 1949-28 Haziran 1952). Milliyet gazetesi, Vatan, Yeni İstanbul gazetesi (1952- 1956), Yol Dergisi (1968) ve Tercüman gazetesinde (1970-1976) sanat sayfaları düzenledi, fıkralar yazdı, yazı işleri müdürlüğü yaptı. Hisar dergisi ve Türkiye gazetesinde de yazan Tarık Buğra, 26 Şubat 1994 tarihinde İstanbul’da öldü.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
28 (24%)
4 stars
49 (43%)
3 stars
31 (27%)
2 stars
5 (4%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 - 8 of 8 reviews
Profile Image for Ceren Sözgen.
5 reviews
December 27, 2014
1930'lu yılların çok partili hayata geçiş sancılarını yaşayan Türkiye'sinde bir Anadolu kasabası... Romanda, sempatik ve genç bir aile babası olan başkarakter avukat Rahmi ile henüz ilk adımlarını atmakta olan Türkiye demokrasisinin topluma, özellikle de kırsala yansımalarını görüyoruz. Zamanın Atatürk'ün teşvikiyle kurulan Serbest Fırka, ülkede gerçek demokrasiyi inşa etmek için, yine Atatürk'ün belirlediği kişilerce kurulmuştur. Serbest Fırka'nın kurucuları, Atatürk ile omuz omuza savaşmış, gerçekte onun ahbabı kimseler olsalar da, bu yeni fırkanın destekçileri ile Halk Fırkası'nın destekçileri birbirlerine düşman kesilmiştir. Rahmi, bu durumun insanlar arasında yaratacağı kopuşu kestirse ve bu rüzgara kapılmak istemese de şartlar onu zorlamış ve kendini siyasetin tam ortasında bulmuştur. Ve Rahmi'nin beklediği olmuş, yeni parti -niyet edilenin aksine- halka sadece gerilim ve ayrıştırma getirmiştir. Elbette bu kopuş sadece halk arasında yaşanıp bitmiş ve Ankara'yı hiç mi hiç etkilememiştir. Bu durumu Rahmi'nin ağzından şöyle okuruz: Fırtına, şöyle veya böyle, şu veya bu sonuçla dinecek, deniz durulacak. Ankara'da da, Bab-ı Ali'de de pek bir değişiklik olmayacaktı. Ama bu dükkanlar, bu kahveler, bu çarşı pazar... ve bu evler?"
Tepeden inmeci hamlelerin halkta karşılık bulmadığını, "kaleminden kan damlayan" gazete yazarlarının halkı nasıl kışkırttığını, iki siyasi partinin karşılıklı fikir alışverişi edecekleri yerde, çocukların buldukları böcekleri gizli bir hırsla öldüresiye ezmeleri gibi birbirlerini nasıl ezmeye çalıştıklarını acı bir şekilde görüyoruz. Tüm bunların günümüz Türkiye siyasetinden aslından hiç de uzak olmadığını, demokrasi adına belki de o günden bu güne bir arpa boyu yol alınamadığı daha acı bir şekilde görüyoruz.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Mina.
101 reviews2 followers
December 8, 2024
“'Rahmi,' diye başladı; 'yağmurun ne demek olduğunu, üç beş maaşlı ile beş on haytadan başka herkes biliyor. Yağmurun nasıl beklendiğini de. Dua boyunca hep bunu düşündüm. Ve, düşündüm ki, insanların ve cemiyetin, duasını bilmedikleri, çünkü ne olduğunu bilemedikleri bekleyişleri.. şöyle söyleyeyim.. idrak edemedikleri ihtiyaçları da vardır. Halk onları ancak toprağın yağmuru bekleyişi gibi bekler: dilsiz, kelimesiz, aksülamelsiz. Toprak için yağmur duasını insanlar yaptı.. bir saat önce. Yağmursuzluk yüzünden, toprak adına insanlar yandı. İmdi.. peki, diyorum Rahmi.. demeden yapamıyorum ki, halkın, anlatmaya çalıştığım ve anladığından emin olduğum o bilemediği bekleyişleri, idrak edemediği ihtiyaçları.. bulamadıkları için kavruk ve hatta kısır kaldığı ihtiyaçları temine kimler medar olacak? Pancarların için pompa getirdin. Ne güzel. Başkalarına da verdin. Bu ondan da güzel. Ben de aynı şeyi yapmak istiyorum. Aynı şeyi yapalım diyorum.. buna mecburuz diyorum. Hakikaten büyüksek, aklımızla, bilgimizle övünüyorsak, kendimizi okumamışlardan üstün sayıyorsak.. pompa getirmekten hiçbir farkı olmayan bu rehberlik vazifesini yapmak mecburiyetindeyiz diyorum.”

Tarık Buğra’dan ilk Osmancık’ı 9.sınıfta, psikolojik açıdan son derece hassas ve tepkisel olduğum bir dönemde okumuştum. O zaman bile içimde hiçbir şey tetiklememiş olması daha müsait bir vakitte eserlerini elden geçirme isteği oluşturmuştu içimde. Bu istek doğrultusunda okuduğum Yağmur Beklerken, Tarık Buğra’yı sandığımdan da çok seveceğimi bana göstermiş oldu. Çok, çok kıymetli bir eser. Yalnızca Cumhuriyet’in ilk yılları, inkılapların uygulanma ve benimsenme süreci, Serbest Halk Fırkası hakkında geniş bir bakış açısı kazandırmakla kalmıyor; Türkiye’nin hem günümüz hem de ne yazıktır geleceği hakkında da çok isabetli tespitler içeriyor. Türk toplumunu muazzam bir doğrulukla gözlemlemiş sevgili Tarık Buğra. Bugün yaşananlar, 100 yıl önce yaşanmış olanların tekerrürü, hatta belki daha da yozlaşmış hali. Toplumdaki bu durağanlık yürek burkuyor.

“Ve gazeteler -Meşrutiyet döneminden kalma çirkin gelenek hortlamış- habere ihanetleri ve fıkra, makale üslubları ile çamur atmaktan, sövmekten, böylece de kendilerini seçen okuyucuları birer savaşçı yapmaktan başka bir şeyi umursamaz görünüyorlardı. İki yanda da, kaleminden kan damlayan yazarlar vardı.”

“Yani, seçim meçim; iktidarın el değiştirmesi laftı; bir taraf -mutlaka- ezilecekti.. ezilmeliydi. Ve bu da..belki..milli iradenin bir garip tecellisi.. milli iradeye bir acayip uyuş idi.”

Olay örgüsü, yazarın dili, karakterler, genel anlamıyla her şey mükemmeldi. Hikaye o kadar doğal bir üslupla yazılmış ki, sanki gerçekten bir Rahmi vardı ve yaşadı. Aynen onun gibi Rıza Efendi, Kemal Bey, Deli Yakub, Sami ve Güldane de… Ne muhteşem bir gözlemcilik, ne muhteşem bir anlatım!

“Adam titriyordu.. yirmi adım öteden fark edilecek kadar. Ve, adamın gözlerinden.. pıtır pıtır.. üç beş damla yaş dökülüverdi. Yörenin yan yana beklediği rahmetin ilk damlaları bunlar mıydı? Bir karış toprağı olmayan bu adamın bu gözyaşları, tek başına rahmete değmez miydi.. rahmeti yağdırmaya?”

“Daha ne yağmurlar -ve nasıl- beklenecek, ne dolular; "Yağmasın güzel Allah'ım," diye dua edilirken yağacaktı!
Ve -acaba- beklenen yağmurlar vaktinde yağacak mıydı. Ekinler, beklenmedik doluların hepsinden sonra da dirilip doğrulabilecekler miydi?”

Kitabın geçtiği dönem, Tarık Buğra’nın bu eseri yazdığı dönem ve bugün… hala ve her zaman yağmur beklemekteyiz. Göz yumuşlarımız, ses çıkarmayışlarımız yüzünden başımızdan aşağı dolular yağdırmaktayız, nice ekinleri köklerinden söküp atmaktayız. Yine de ümitvarız, kimsenin görmediği, bilmediği yerlerde, toprağı delen dolular altında bile, ekinler dirilip başvermekte…
7 reviews
August 9, 2024
Türk siyaset tarihinin klasiklerinden olan bu roman, 1929 Büyük Ekonomik Buhranını ve Serbest Fırka açılışını konu edinerek bu gelişmelerin İç Anadolu taşrasındaki yansımalarını inceliyor. Dönemin siyasi tartışmalarını ve gerilimlerini sade ve gerçekçi taşralı karakterleri üzerinden bize aktarmakta.

Sağ/muhafazakar yaklaşımlara sahip baş kahramanı Rahmi’nin bakış açısından sunduğu bu eser, çok başarılı psikolojik tahlilleri içermekte ve insan zihninin işleyişini çok güzel ifade edebilmekte. Rahmi, çok güçlü bir karaktere sahip (ve güçlü karakterine uygun olarak avukatlık mesleğini icra etmekte) ve insanlarla kurduğu iletişimlerde her zaman güçlü bir konumda.

Kitabın dili, ağır olarak “İç Anadolu Türkçesi”(?)(şivesi?) ile yazılmış, Konyalı ben bunu çok beğendim ❤️🙏🏻 LOL.

Kitaptan bazı alıntılar:

“Oradakiler, sonuç ne olursa olsun birbirlerini kollayacak, durumlarını ve ilişkilerini koruyacaklar. Peki ya köyler, kasabalar?” —-> Onlar (kabaca “yöneticiler ve zenginler” olarak ifade edeyim.) her zaman yollarını bulurken, olan halka/fakire olur gerçekten.

“(…) bi er kişinin evini kurmadan, ocağını tüttürmeden, işini hâlâ yola komadan.. bi de yaşını, başını almadan milletin gidişatına, memleketin işlerine garışması pek yakışık olmaz. El âlem; sen kendine nettin ki, bana netçen deyiverir.” —-> Kendine iyiliği dokunmayanın başkasına iyiliği olmuyor cidden, bu yaşımda öğrendiğim bir tecrübe bu. Bir insan olan kendisine faydası olmayanın insanlığa da faydası olmuyor, insan önce kendine faydalı olmalı. (çok uzun bir tartışma konusu)

Lise zamanımda, tam olarak 02.11.2015 tarihinde okuduğum bu kitabı bi 9 sene sonra tekrar okurum, hehe.. (lisenin üstünden 9 senenin geçmiş olması…. YAŞLANDIK BE AZİZİM)

İyice uzatmadan, (tek bu eseri baz alarak :p) HALA aynı tartışmaların döndüğünü ve bazı konularda hiççç ilerleyemediğimizi ekleyerek review’ümü sonlandırıyorre.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Acibademist.
80 reviews1 follower
December 29, 2019
Anadolu’da bir kasabanın dünü ve bugünü, ne yazık ki yarınını da özetliyor. Gün olup aynı ülküde buluşabilen insanların fırtına dindiğinde çıkarları için birbirlerine nasıl da düşman olabildiklerine şaşırmıyorsunuz, zira içinde yaşıyorsunuz. Ankara’daki, Babıali’deki masabaşı hesaplarının Anadolu’da nasıl ayrışmalara sebep olduğunu, linç kültürünü tetiklemesini bugünün siyasetçilerinin görebilmesi açısından önemli. Biliyorlar, görüyorlar da işlerine geliyor belki de. Ne demiş kitapta Tarık Buğra? “ Oysa sahnedekiler, son perde de kapandıktan sonra, gişede toplanan paraları paylaşacaklar, kaderlerinin o gelire bağlı olduğunu hiçbir zaman unutmayacaklardı.”
29 reviews
January 28, 2025
Şöyle bir geriye baktığımda yakın zamanda gerek kurgudan gerek kurgu dışında hep yabancı yazarları okuduğumu ancak elime bir Tarık BUĞRA kitabı alınca fark ettim. 1930'lu yılların Anadolu'sunda Ege ağzıyla konuşan sıcacık karakterlerle tanışmak çok iyi geldi bana.
Profile Image for Hale.
52 reviews
August 18, 2018
“Fırkacılık milleti birbirine düşürmeden, düşman etmeden yapılabilirdi ve -kesin olarak- yapılmalıydı. Ve fırkacılık,karşıya sövüp saymadan,çamur atmadan çok önce, hatta, karşıyı eleştirmeden önce,kendi ilke ve amaçlarını, uygulama yöntemlerini anlatmak olmalıydı.. ve olabilir sanıyordu”

Yağmur Beklerken Serbest Fırka’nın neden dağıldığını, o zamanı çok güzel bir biçimde açıklamış bir roman.
Profile Image for Fethi Naci.
125 reviews180 followers
Read
January 20, 2014
#40
Yağmur Beklerken'de Serbest Fırka olgusunun Türk insanlarını ne hale getirdiğini görüyoruz.
Displaying 1 - 8 of 8 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.