Yıllar sonra edebiyata dönmek isteyen Onat Kutlar’ın “Ben bu öykülerde, yazının bana verdiği olanaklarla, bu garip kuşun uçuşunu, onu durdurmadan, anlatmaya çalışıyorum” dediği öyküler, anlatılar... İshak’a alınmayan “Volan Kayışı” ile “İntihar”, 1980’den sonra yazılan üç öykü (“Karameke”, “Sığla Ağacı”, “Mühür”), yanı sıra dosyalarda kalmış öbür adsız anlatıların toplandığı bu kitapta yer alıyor.
Mehmet Arif Onat Kutlar, also known as Onat Kutlar, was a prominent Turkish writer and poet, founder of the Turkish Sinematek and one of the founders of the Istanbul International Film Festival. Onat Kutlar was born in Alanya, Turkey in 1936. He was the grandson of Arif Pasha, an Ottoman governor of the Taif district and the son of Ali Riza Bey, a penal judge of the young Turkish Republic and later a farmer, and Meliha Hanim. He grew up in the city of Gaziantep. He studied law at Istanbul University and philosophy in Paris. His book, Ishak (1959), composed of nine short stories, most of which are written from the point of view of a child and are often surrealistic and mystical was the recipient of the 1960 "Turkish Language Association Short Story Award". According to the literary critic Fethi Naci, these represent a very early example of magical realism genre. He died on January 11, 1995 in Istanbul resulting from injuries sustained in a terrorist bomb attack (carried out by the terrorist organization PKK) which occurred on December 30, 1994 at The Marmara Hotel's cafeteria in Taksim. He was laid to rest at the Aşiyan Asri Cemetery. -From Wikipedia-
İshak'ı okuduktan sonra hevesle diğer kitaplarına bakıp ne de az öykü kitabı olduğunu gördüğümde biraz üzülmüştüm. Öyle bir hevesle aldım Karameke'yi. Ferit Edgü'nün Onat Kutlar'ın ölümünden sonra onun kenarda köşede kalmış yazılarını toplaması sonucunda okuyabiliyormuşuz onu da. Çok az şey yazmış, yazdıklarının bir kısmını da yakmış Onat Kutlar. Şöyle diyor Ferit Edgü önsözde:
'' Yazmayı, okuya okuya, yaza yaza öğrendiğimizi biliyoruz da Tolstoy'un, Kafka ya da Beckett'in nasıl ortaya çıktığını, yetenek diye adlandırdığımız o gizi açıklayamıyoruz. Dolayısıyla Onat'ın da onca başarılı ilk kitabından sonra, tüm isteğine karşın yeni öyküler yazamammış olmasının nedenini hiçbir zaman öğrenemeyeceğiz.''
Onat Kutlar'ın öykülerinde küçük ışıldayan şiirler gizli gibi. Bir anda karşıma çıkan garip bir cümle ile şaşırtıyor beni. Okuduğum öykülerinde yazmaya dair çok gizli, küçük sırlar öğrendim kendisinden. Belki de pek fazla öykü yazmamasının sebebi budur; aradığı ritmi, sesi, çengeli bulmuş, kendini oraya tutturmuş ve dahasını istememiş olabilir. Şimdi, başlangıçta kapıldığım üzüntü, yerini birbirini gördüğü an sevip bir daha hiç görüşmeyecek olsalar da birbirlerinin hayatını hep etkileyeceklerini bilen insanların dostluğuna bıraktı.
Karameke is a collection of sometimes incomplete stories recovered after the death of Onat Kutlar by his family and was subject to a careful selection by Ferit Edgu. I very much liked complete Karameke sequel with strong cinematographic features. Incomplete stories are, on the other hand, well, incomplete. Gives a reminder of the loss of a hugely talented, remarkable writer-intellectual to terror in Turkey.